T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : ***
VEKİLLERİ : Av.
Av. ***
DAVA : İtirazın İptali (ZMSS'den Kaynaklı Rücu Davası)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... sevk ve idaresindeki 51 ... plakalı otobüsün kaza yapması ve davalı sigorta şirketi sigortalı ... sevk ve idaresindeki 51 ... plakalı otobüsün kaza yapan yaralılara ve sağlık görevlilerine çarpması neticesinde meydana gelen 51 ... plakalı otobüste yolcu olan ve 1.kazada kurtulan ancak 51 ... plakalı otobüsün çarpması ile ...'nun vefat ettiğini, işbu vefat neticesinde taşımacılık sigortası kapsamında ...'nun hak sahipleri olan Müzeyyen - ...'na 06/05/2014 tarihinde 37.773,00 TL, 28/06/2019 tarihinde 170.894,29 TL ve 29/12/2016 tarihinde ilam harcı olan 5.547,98 TL olmak üzere toplam 214.215,27 TL ödeme yapıldığını, kazanın neticesinde ...'nun vefatına neden olan 51 ... plakalı aracın tramer kayıtları ve poliçe sureti doğrultusunda 70401518 poliçe no ile davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilmiş olan zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi bulunduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin rücu hakkı bulunduğunu, davalı taraf hakkında müvekkili kurum tarafından Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını ancak davalı taraf takibe itiraz ettiğinden davalı hakkındaki itirazın durduğunu ileri sürerek; Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı şirket aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanının 21/12/2023 tarihinde meydana geldiğini, davanın anılan zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açıldığından zamanaşımı itirazında bulunduğunu, itirazları doğrultusunda davanın reddi gerektiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. Maddesinde yapılan değişiklik ile trafik sigortalarına ilişkin açılacak maddi tazminat davalarına ilişkin düzenlemeler yapıldığını, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırıldığını, dava öncesinde sigorta kuruluşuna başvuru zorunluluğu getirildiğini, davacılar tarafından dava öncesinde müvekkili şirkete başvuru yapıldığını, yukarıda belirtilen açık kanun hükmüne istinaden dava şartı yokluğundan davanın reddini talep ettiklerini, zararın öncelikle zorunlu taşımacılık poliçesinden karşılanması gerektiğini, kazanın taşıma işi sırasında meydana geldiğini bu sebeple öncelikle zorunlu taşıma poliçesine başvurulması gerektiğini, trafik poliçesi ile taşıma poliçesi arasındaki ilişki sıralı sorumluluk ilişkili olduğunu, bu sebeple kabul anlamında olmayıp taşımacılık sigorta poliçesinin teminat limitlerinin tükenmesi halinde ancak müvekkili şirketin sorumluluğunun doğabileceğini, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalının kusuru oranında ve sigorta poliçe limiti ile sınırlı olacağını, kusur oranlarının tespiti için hem Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden hem de Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti'nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davada ispat külfetinin davacı da bulunduğunu, bu kapsamda müteveffanın davacıya destek olduğu hususunun ispatlanmasının zaruri olduğunu, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde SGK tarafından yapılan - yapılacak ödemelerin müvekkili şirketin sorumluluğundan tenzilini, yine dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmamalarını, harç , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Mahkememizden verilen 24/11/2020 tarih ve ... sayılı görevsizlik kararı verilmiş, Kayseri 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17/10/2022 tarih *** Karar sayılı karşı görevsizlik kararı uyarınca gönderilen dosya Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 05/01/2023 tarih *** Karar sayılı ilamıyla Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine karar verilmiş ve dava mahkememizin ... Esasına kaydı yapılmıştır.
Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosya aslının dosya içerisine alındığı görülmüştür.
Kayseri Genel İcra Daire'sinin ... Esas sayılı dosyasının bir örneğinin dosyamız arasına alındığı görülmüştür.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkereye, Davalı ... A.Ş.'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür.
İstanbul 9. ATM'nin ... Esas sayılı dosyasının ve İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün ... esas nolu dosyasının uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderildiği görülmüştür.
Bilirkişi Makine Mühendisi ...' den alınan 11/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Kaza olayının maddi hasarlı, yaralanmalı, ölümlü ve tek araçlı bir Trafik Kazası olduğu,
Raporda belirtildiği üzere birinci kazadaki KÖK NEDEN; 51 ... plakalı Iveco marka araç sürücüsü ve sahibi ... aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve yukarıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, sürüş esnasında aracını kullanırken yol, hava ve trafik durumuna dikkat etmemiş, yoldaki tehlikeli viraj işaretlerine dikkat ederek aracının hızını azaltmamış, kış mevsimine göre yol yüzeyinin ıslak ve karlı olabileceği durumlarını dikkate almamış, inişe eğimli yolda uygun vitesle aracını kullanmamış, iniş eğimli bir yolda aşırı hızlı araç kullanmış, aracının hızlanmasını önlemek için sürekli frene basarak balataların ısınmasına, yüzeylerinin sertleşmesine ve buna bağlı olarak da frenlerin tutmamasına neden olmuş, muayenesiz şekilde araç kullanmış, aracının donanımlarını mevsim şartlarına göre araç kullanım öncesinde kontrol etmemiş ve eksikliklerin giderilmesini sağlamamış, araç kullanımı esnasında kendisinin ve başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini yeterince sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle araç sürücüsü ...' ın meydana gelen 1. Kaza olayında TAMAMEN SORUMLU OLDUĞU,
Raporda belirtildiği üzere ikinci kazadaki KÖK NEDEN; 51 ... plakalı Temsa marka araç sürücüsü ... aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve yukarıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, sürüş esnasında aracını kullanırken yol, hava ve trafik durumuna dikkat etmemiş, kış mevsimine göre yol yüzeyinin ıslak ve karlı olabileceği durumlarını dikkate almamış, yoldaki tehlikeli viraj işaretlerine dikkat ederek aracının hızını azaltmamış, inişe eğimli yolda uygun vitesle aracını kullanmamış, iniş eğimli bir yolda aşırı hızlı araç kullanmış, olay mahalline gelmeden önce hızını azaltarak aracını güvenli bir şekilde sürmemiş ve olay yerine yaklaşmamış, önceden kaza yapan araç ve ambulansı görmesine rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek ilk kazadaki araç ve yaralılara çarparak kendisinin ve başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini yeterince sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle araç sürücüsü ...' ın meydana gelen 2. Kaza olayında TAMAMEN SORUMLU OLDUĞU,
Dosya içeriğindeki bilgiler ve kazaya istinaden yapmış olduğum teknik değerlendirme ve inceleme sonrasında 38 ... plakalı 2008 model Nissan marka Ambulans sürücüsü ...' ın kaza mahallinde yaralılara yardım etmek için bulunması ve aracının tepe lambasını yakması nedeni ile meydana gelen kaza olayında bir etkisinin ve ihmalinin olmadığı,
Raporda belirtildiği üzere; söz konusu kazada araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilmemesi, kazaya istinaden yapmış olduğum teknik değerlendirme ve inceleme sonrasında; 38 ... plakalı 2008 model Nissan marka Ambulans sürücüsü ...' ın kaza mahallinde yaralılara yardım etmek için bulunması ve aracının tepe lambasını yakması nedeni ile 38 ... plakalı araç sahibi Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü' nün kaza olayında bir etkisinin ve ihmalinin olmadığı,
Söz konusu kazada araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilmemesi, kazaya istinaden yapmış olduğum teknik değerlendirme ve inceleme sonrasında; 51 ... plakalı Temsa marka plakalı araç sürücüsü ...' in şahsi dikkatsizlikleri, hataları ve kural ihlallerinin olması nedeni ile 51 ... plakalı araç sahibi *** San. Ve Tic. Ltd. Şti.' nin kaza olayında bir etkisinin ve ihmalinin olmadığı,
Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği, bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı,
Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı, kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir.
Bilirkişi Hesap Bilirkişisi ...' dan alınan 05/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; E.1- Desteğin babası ve annesinin destek zararı:
Baba ... nun bakiye destek zararının;
İşlemiş Aktif Dönem Zararı : 5.762,28 TL.
İşleyecek Aktif Dönem Zararı : + 51.544 92 TL.
57.307,20 TL.
(Yetiştirme giderinin mahsubu (57.307,20 - 1.066,33) :56.240,87 TL,
Güncellenmiş ödemenin mahsubu (56.240,87 - 17.503,03) : 38.737,84 TL, olduğunu,
Anne ...'nun bakiye destek zararının;
İşlemiş Aktif Dönem Zararı : 5.762,28.TL.
İşleyecek Aktif Dönem Zararı :+58.636,92 TL.
64.399,20 TL.
Yetiştirme giderinin mahsubu (64.399,20 - 1.066,33) :63.332,87 TL.
Güncellenmiş ödemenin mahsubu (63,332,87 - 22.423,03) : 40.909,84 TL. olduğunu,
E.2- İtirazın iptali talep edilen Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. sayılı
dosyasında davacı / alacaklı tarafından;
34.773,00 TL. asıl alacak
20.097,84 TL. işlemiş faiz
5.547,98 TL. bakiye haç
1.882,36 TL. işlemiş faiz
170.894.29 TL. asıl alacak
+ 19.594 32 TL, işlemiş faiz
252.789,79 TL. takip toplamı talep edildiği,
E.3- İtirazın iptali talep edilen Kayseri Genci İcra Dairesi'nin ... E. sayılı
dosyasında işbu raporla yapılan hesaplamalar neticesinde ise;
34.773,00 TI.. asıl alacak
20.114,99 TL, işlemiş faiz
5.547,98 TI.. bakiye harç
1.885,10 TL. işlemiş faiz.
170.894,29 TL. asıl alacak
+19.678,60 TL. işlemiş İaiz
252.893,96 TL. takip toplamı hesaplandığı, gerek esas alacaklar gerekse faizler yönüyle
davacı / alacaklının fazla bir talepte bulunmadığının hesaplandığını,
E.4. 21.12.2023 kaza tarihinde ölüm halinde kişi başına Taşımacılık Sigorta poliçesi ile ZMMS poliçesi teminatının 250.000.00 TL. olduğu, davacı ...tarafından yapıları ödemelerin poliçe teminat limiti dahilinde kaldığı, davalı ... AŞ.'nin ZMMS poliçesi dosya kapsamında bulunmamakla birlikte (sunulan poliçenin başka bir plakaya ait olduğu görülmüş olsa da taraflar arasında bu konuda ihtilaf bulunmadığı anlaşılmıştır) davalı ... AŞ.'nin 51 ... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olması durumunda rücuen talep edilen tutarın tamamından sorumluluğunun bulunduğu, desteğin 51 ... plakalı araçta yolcu almaması nedeniyle 51 ... plakalı aracın ZMMS sigortacısının sorumluluğunun bulunduğu (Taşımacılık sigortacısının sorumluluğunun bulunmadığı) hususunu mahkememize bildirmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı ...21/12/2023 tarihinde ... sevk ve idaresindeki 51 ... plakalı otobüsün kaza yapması ve akabinde davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesinde sigortalı 51 ... plakalı otobüsün kaza yapan yaralılara ve sağlık görevlilerine çarpması sonucu dava dışı *** vefat ettiğini mirasçılarının tazminat ödediğini bu tazminatan dolayı davalının sorumlu olduğunu ve Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takip yaptıklarını belirterek İtirazın İptali ve İcra İnkar tazminatı dilemiştir.
Kayseri Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde alacaklının ...olduğu borçlusun ise davalı ... olduğu 252.789,79 TL üzerinden takip yapıldığı takibin dayanağın ...'nun vefatı ile tazminat davası olduğu görüldü .
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ... Karar sayılı kesinleşmiş ilamında muris ... mirasçıları tarafından 51 ... plakalı aracın zorunlu taşınmacılık sigortasının bulunmadığı bahisle tazminat davasının açıldığı mahkemece davanın kabulüne karar verildiği İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında güvence hesabının 28/06/2009 tarihinde ilama dayalı olarak 170.894,29 TL ödeme yaptığı görülmüştür.
Davacı tarafından sunulan KTK Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesinin incelenmesinde kazaya karışan 51 ... plakalı aracın 54 ... plakalı araç ile aynı olduğu bunun motor ve şasi numaralarının incelenmesinde tespit edilmiştir. Alınan sigorta poliçesinde ... tarafından düzenlendiği ve kaza tarihi itibari ile geçerli olduğu görülmüştür.
Ceza dosyasının incelenmesinde, ... birinci kazada yaralı olarak kurtulduğu, ancak 51 ... plakalı otobüsün çarpması sonucu vefat ettiği anlaşılmıştır.
Zaman aşımı def'inin değerlendirmesinde;
Davalı davalı ***. vekili cevap dilekçesinde, zaman aşımı def'inde bulunmuştur.
2918 sayılı KTK'nın 109/1-4. maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğredikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar."
Açıklanan hukuksal durum ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı ...tarafından icra dosyasına 28/06/2019 tarihinde 170.894,29 TL ödeme yaptığı ve takibin ise 05/10/2020 tarihinde yaptığı ve bu nedenle rücu zamanaşımı dolmadığından zamaaşımı itirazı reddedilmiştir.
-Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde,
Mahkememiz olayla ilgili ceza dosyasının bir örneğini dosyamız arasına almıştır. 21.12.2013 günü saat 16.50 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki 51 ... plakalı otobüs ile çift yönlü inişe eğimli Erenler Caddesini takiben Hacılar Merkez istikametine seyredip No:56 önlerindeki olay mahalline geldiğinde hızlanan ve durduramadığı aracı ile mahal öncesindeki sağa virajı alamayıp direksiyon hakimiyetini kaybederek, yolun solundaki bahçe duvarlarına, evler ve elektrik direğine çarpması ve sağ yan kesimine yatarak sürüklenmesi sonucu birden fazla ölüm ve yaralanmayla sonuçlanan 1.kaza, bundan yaklaşık 15 dakika sonra yine aynı istikametten gelmekte olan sürücü ... sevk ve idaresindeki 51 ... plakalı otobüsü ile duramayıp, 1. Kaza sonucu yaralananlara müdahale için olay mahalline gelen tepe lambası yanık vaziyetteki 38 ... plakalı Ambulansın sol arka kesimine, Ambulans sürücüsü ***' a, yaralılara yardım edenlere ve yerdeki yaralılara çarpması sonucu yine birden fazla ölüm ve yaralanma ile sonuçlanan 2.kaza meydana gelmiştir Makine Mühendisleri Odasına sunulmak üzere hazırlanan 27.12.2013 tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda özetle; Kaza yerinin %30-35 eğimli olduğu, 51 ... plakalı otobüsün Yolcu Taşıma İzin Belgesinin olmadığı, muayene geçerlilik süresinin 12.02.2011 tarihinde dolduğu, kazadan önce aracın fren tertibatında bir olumsuzluk olmadığı, otobüsün periyodik bakımlarının zamanın tam olarak yapılmadığı, 51 ... plakalı otobüsün Yolcu Taşıma İzin Belgesinin olduğu, sigorta geçerlilik süresinin 12.08.2014 tarihli olduğu, muayene geçerlilik süresinin 21.10.2014 tarihli olduğu, aracın periyodik bakımlarının zamanında yapıldığı, kazadan önce aracın fren tertibatında bir olumsuzluk olmadığı, belirtilmiştir.
Polis tarafından hazırlanan 21.12.2013 tarihli Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağında özetle; "51 ... plakalı araç sürücüsü ...' ın 2918 sayılı K.T.K.' nun 52/1-b ve 26.5 kuralını ihlal ettiği, 51 ... plakalı araç sürücüsü ...' ın ise 2.kazanın oluşumunda 2918 sayılı K.T.K.' nun 52/1-b ve 47/1-d kuralını ihlal ettiği " belirtilmiştir.
Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2016 tarihli *** karar sayısında; Sanık ...' ın 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirtilmiştir.
Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına sunulmak üzere hazırlanan 31.01.2014 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; 51 ... plakalı araç sürücüsü ...' in 2918 sayılı K.T.K.' nun 34, 52/1-b ve 67 kuralını ihlal ettiği, 51 ... plakalı araç sürücüsü ...' ın ise 2.kazanın oluşumunda 2918 sayılı K.T.K.' nun 52/1-b kuralını ihlal ettiği " belirtilmiştir.
Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesine sunulmak üzere hazırlanan 04.06.2014 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; 51 ... plakalı araç sürücüsü ...' in 2918 sayılı K.T.K.' nun 30, 52/1-b ve 47 kuralını ihlal ettiği, 51 ... plakalı araç sürücüsü ...' ın ise 2.kazanın oluşumunda 2918 sayılı K.T.K.' nun 47 ve 52/1-b kuralını ihlal ettiği " belirtilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 13.08.2014 tarih ve 4121 sayılı raporunda; Kazada sürücü ...' ın Asli ve Tam kusurlu olduğu, Kazada sürücü ...' ın Asli ve Tam kusurlu olduğu, Belirtilmiştir.
Mahkememizce alınan kural ihlalleri tespiti raporunda ise, 1 ... plakalı Iveco marka araç sürücüsü ve sahibi ... aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarından ve yukarıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, sürüş esnasında aracını kullanırken yol, hava ve trafik durumuna dikkat etmemiş, yoldaki tehlikeli viraj işaretlerine dikkat ederek aracının hızını azaltmamış, kış mevsimine göre yol yüzeyinin ıslak ve karlı olabileceği durumlarını dikkate almamış, inişe eğimli yolda uygun vitesle aracını kullanmamış, iniş eğimli bir yolda aşırı hızlı araç kullanmış, aracının hızlanmasını önlemek için sürekli frene basarak balataların ısınmasına, yüzeylerinin sertleşmesine ve buna bağlı olarak da frenlerin tutmamasına neden olmuş, muayenesiz şekilde araç kullanmış, aracının donanımlarını mevsim şartlarına göre araç kullanım öncesinde kontrol etmemiş ve eksikliklerin giderilmesini sağlamamış, araç kullanımı esnasında kendisinin ve başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini yeterince sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle araç sürücüsü ...' ın meydana gelen 1. Kaza olayında tamamen kusurlu olduğu,
ikinci kazadaki 51 ... plakalı Temsa marka araç sürücüsü ... aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarından ve yukarıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, sürüş esnasında aracını kullanırken yol, hava ve trafik durumuna dikkat etmemiş, kış mevsimine göre yol yüzeyinin ıslak ve karlı olabileceği durumlarını dikkate almamış, yoldaki tehlikeli viraj işaretlerine dikkat ederek aracının hızını azaltmamış, inişe eğimli yolda uygun vitesle aracını kullanmamış, iniş eğimli bir yolda aşırı hızlı araç kullanmış, olay mahalline gelmeden önce hızını azaltarak aracını güvenli bir şekilde sürmemiş ve olay yerine yaklaşmamış, önceden kaza yapan araç ve ambulansı görmesine rağmen gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek ilk kazadaki araç ve yaralılara çarparak kendisinin ve başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini yeterince sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle araç sürücüsü ...' ın meydana gelen 2. Kaza olayında tamamen kusurlu olduğu olduğu tespitlerine yer verilmiştir. Anılan raporlar birbirleri ile uyumlu olması karşısında mahkememize sunulan rapor uygun kabul edilmiştir.
-Destekten yoksun kalma tazminatına dair değerlendirmede;
Destekten yoksun kalma tazminatı, B.K'nun 45/II. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir." şeklinde hükme bağlanmıştır.
Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nun 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
Borçlar Kanunu’nun 45.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, *** K. sayılı kararı).
Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve *** K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Önemle vurgulanmalıdır ki, Borçlar Kanunu’nun 45/III. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK.nun 15.06.2011 gün ve *** K. sayılı ilamı).
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın “Sigortanın Kapsamı” başlıklı A-1.maddesindeki, “Sigortacı, bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde düzenlemesi yer almaktadır.
- Aktüerya hesabına dair değerlendirmede;
Mahkememize bilirkişi ...tarafından sunulan raporun incelenmesinde, İstanbul 9. ATM'nin ... esas dosyasına konu esas alınan rapor tarihine göre tazminatın yapıldığı ve ödenen miktarların belirlenen tazminattan az olduğu anlaşıldığından rapor yöntemine uygun olması sebebi ile esas alınmıştır. Davalının ZMSS poliçesi kapsamında ödenen zarardan sorumlu olması sebebi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
-Davacı tarafından yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olup olmadığına dair değerlendirmede;
Sigorta poliçesi çerçevesinde sigorta şirketi ödeme yapmakla yükümlü olup, ödeme yaparken basiretli bir tacir gibi davranarak kazaya yönelik incelemeyi doğru yapmak, gerçekten kaza olup olmadığını somut olarak tespit etmek ve bu durumu kesin olarak tespit ettikten sonra ödeme yapmakla yükümlüdür. Olayla ilgili tutulan kaza tespit tutanağı bulunmaması gibi sadece mağdurun beyanlarına göre olayın kaza olduğundan bahisle ödeme yapıldığı haller bulunmaktadır.
TBK'nın 78/1. maddesi "Borçlanmadığı edimi kendi isteğiyle yerine getiren kimse, bunu ancak, kendisini borçlu sanarak yerine getirdiğini ispat ederse geri isteyebilir." hükmü bulunmakta ise de, bu kapsamda yapılan ödemelerin rücu kapsamında yaptığı ödemeyi "kendisini borçlu sanarak" yapmış olduğunu ileri sürmesi mümkün değildir. Yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olarak değerlendirilmesi gerekir.
Bu durumlarda, yapılan ödemenin lütuf (ex gratia) ödemesi olarak değerlendirilmesi gerektiği ve bu ödemelerin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak talep hakkı vermeyeceği unutulmamalıdır. (Yargıtay 17. HD. ***karar sayılı ilamı)
Somut olayda davacı tarafından yapılan ödeme mahkeme kararına dayandığından lütuf ödemesi olarak değerlendirileyemecektir.
-İcra inkar tazminatına dair değerlendirmede;
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih *** Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı yargılama ile belirli olduğundan likid kabul edilmemiştir.
-Nihai değerlendirme;
Davacı tarafından İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen ... Karar sayılı kesinleşmiş ilamında muris ... mirasçıları tarafından 51 ... plakalı aracın zorunlu taşınmacılık sigortasının bulunmadığı bahisle tazminat ödemesi yaptığı, ... 51 ... plakalı aracın karıştığı birinci kazada yaralı olarak kurtulduğu, ancak 51 ... plakalı otobüsün çarpması sonucu vefat ettiği ettiği, 51 ... aracın zmss poliçesi bulunduğu ve zarardan sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile;
2-Davalının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın iptali ile ödeme emrine uygun takibin devamına,
3-Davacının icra inkar tazminatı talebinin koşulları bulunmadığından reddine,
4- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 17.268,07 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 3.053,07 TL peşin harcın mahsubu ile eksik 14.215,00 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 54,40 TL, peşin harç 3.053,07 TL, tebligat, müzekkere ve posta gideri 709,50 TL ve bilirkişi ücreti 5.100,00 TL olmak üzere toplam 8.916,97 TL yargılama harç ve giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 39.918,47 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/05/2024
Katip ***
e-imzalıdır
Hakim ***
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!