T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ***
VEKİLİ :Av.
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalının ticari ilişki içerisinde olduğunu, müvekkilinin davalıya ürün vermekte olduğunu, davalının müvekkiline olan borçlarını ödemediğini, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosya ile icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, icra takibinin durduğunu, davalı tarafından 13/05/2022 tarihli 32.806,31 TL'lik hesap mutabakatı verildiğini, davalının takibe kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; davanın kabulü ile, davalının itirazının iptaline, kötü niyetli davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen yasal 2 haftalık kesin süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı tarafın HMK'nın 128/1. maddesi gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı tespit edilmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
13/07/2023 tarihli celsede; davalı tarafından ticari defterler sunulur veya incelemeye esas yerleri bildirilirse ya da verilen kesin sürenin dolmasından sonra HMK nun 266. Maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK nun 267 ve 268 maddesi gereğince resen seçilecek bir mali müşavir - muhasebeci bir bilirkişiye dava dosyasının tevdine, HMK’nın 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; davalının ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle, davalı defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerini olup olmadığı usulüne uygun tutulup tutulmadığı, davalı lehine veya aleyhine delil olma durumu bulunup bulunmadığı, davacı ile davalı arasında ticari ilişkiye dair kayıt olup olmadığı, davacının davalıdan dava konusu olan faturalardan dolayı alacaklı olup olmadığı hususlarında TBK 102 hükümleri de nazara alınarak açıklamalı rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş bilirkişi Süheyla Gökçek'in mahkememize sunmuş olduğu 09/11/2023 tarihli raporda özetle; dava konusu alacağa esas faturaların usulüne uygun olarak muhasebeleştirildiğini ve beyan edildiğini, davalının 31/12/2021 tarih ve 169 yevmiye madde numaralı kayıtta yapıldığı iddia olunan ödemeye ilişkin belge sunmadığını, mahkemece 31/12/2021 tarih ve 169 yevmiye madde numaralı kayıttaki 32.806,83 TL ödemenin yapılmadığı yönünde hüküm kurulacaksa davacının davalıdan asıl alacak 32.806,83 TL alacağı olacağını aksi yönde hüküm kurulacaksa davacının davalıdan alacağının bulunmayacağını mahkememize bildirmiştir.
HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair 07/12/2023 tarihli celsede karar verilmiş, bilirkişi Ufuk Şentük'ün mahkememize sunmuş olduğu 31/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, davacının 2021 yılı yasal ticari defter kayıtlarında davalıya toplam 4 adet 33.406,32 TL fatura düzenlendiğini, 600,00 TL ödeme aldığını, 2022 yılında 32.806,32 TL davalıdan alacaklı olarak devrettiğini, 01/09/2022 tarihinde 2.050,05 TL ve 700,00 TL takip masrafı olarak davalı şirketin borçlandırıldığını, 2023 yılına 35.556,37 TL davalıdan alacaklı olarak devrettiğini, 24/01/2023 tarihinde 1.214,01 TL takip masrafı olarak davalı şirketin borçlandırıldığını, 24/01/2023 tarihi itibariyle davalının davacıya 36.770,37 TL borçlu olduğunu mahkememize bildirmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı dava dilekçesi ile davalıya 31/01/2022 tarihli 7.414,64 TL bedelli, 07/02/2022 tarihli, 13.194,88 bedelli TL, 08/02/2022 tarihli, 12.196,79 TL bedelli faturadan düzenlediklerini, alacaklı olduğunu, ödeme yapılmadığını ve davalı hakkında takip yaptığını belirterek Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında itirazın iptali dilemiştir.
Davaya konu Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davacısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine toplam 34.933,67 TL üzerinden 18/18/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının 31/01/2022 tarihli 7.414,64 TL bedelli, 07/02/2022 tarihli, 13.194,88 bedelli TL, 08/02/2022 tarihli, 12.196,79 TL bedelli faturadan ve buna ilişkin işlemiş faiz kaynaklı olduğu ödeme emrinin itiraz üzerine takibin durduğu ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Faturanın TTK'da tanımına yer verilmemiştir. Vergi Usul Kanunu 229.maddesinde fatura,"Satılan emtia ve yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesika" olarak tanımlanmıştır. Buna göre fatura, tek taraflı düzenlenmesi her zaman mümkün olan bir belgedir.
TTK 21/1.maddesine göre, "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir”. TTK 21/2 maddesine göre "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır".
27.06.2003 tarihli *** K.sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, "fatura sözleşmenin yapılmasıyla ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir.." denilmiştir.
Fatura akdin kurulumuna değil, ifasına ilişkin belge olduğundan faturaya dayalı alacak talebinde bulunmak için öncelikle akdî ilişkinin kanıtlanması gerekir. Bu nedenle faturaya dayalı alacağın ispatı kural olarak davacıya aittir.
Akdî ilişkinin ticari defterler üzerinden kanıtlanması halinde alacaklı olduğunu iddia eden kişinin delil olarak ya her iki tarafın defter ve kayıtlarına dayanması ya da münhasıran davalı defter ve kayıtlarına dayanması gerekir.
HMK'nın 222. maddesi uyarınca, tarafların ticari defterlerinin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Belirtilen bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın yukarıda belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ise ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda dava konusu faturaların davalı ticari defterlerinde yer aldığı ve nakit olarak ödeme yapıldığı görülmüştür. Yine davacı ticari defterlerinin incelenmesi dava konusu olan faturaların davacı ticari defterlerinde yer aldığı ve ödenmediği yer aldığı görülmüştür.
Somut olayda ispat, davaya konu mal/hizmetin teslim edilip edilmediği ve teslim edildi ise bedelin ödenip ödenmediği noktasındadır. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. (TMK m. 6) İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı kanıtlaması gerekir. (HMK m.190) davalı taraf dava konusu faturaları ticari defterlerine kayıt etmiş olması karşısında kendi aleyhine delil teşkil ettiği, davaya konu mal/hizmetin teslim edildiği ve ödemenin davalı tarafça ispatlanması gerekmektedir. Ancak davalı taraf ödemeyi ispat edemediğinden fatura asıl alacak kısmı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmadığından yemin deliline dayanamayacağından yemin delili hatırlatılmamıştır.
-İcra inkar tazminatına dair değerlendirmede;
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (HGK'nun 07.06.2006 tarih 2006/19-295 Esas, 2006/341 Karar sayılı kararı).
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak miktarı davalı ticari defterlerinde yapılan inceleme ile de sabit olmuş ve bu miktar alacağın varlığı saptanarak hüküm kurulmuştur. Davalı bu miktar borçlu olduğunu kendi ticari defterleri ile dahi bilebilecek durumda iken takibe itiraz etmiş olduğundan hükmedilen miktarın likid bir alacak olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
-Faize ait değerlendirmede;
Taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan 818 sayılı BK'nun 101.maddesinde; "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur" hükmü getirilmiştir. 6098 sayılı TBKnun 117.maddesinde bu hüküm ''Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer'' şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması ile gerçekleşir. Somut olayda davacı tarafça sunulan herhangi bir ihtar olmadığından davacının işlemiş faize ait istemi reddedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile; davalının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile; takibin takip tarihi itibariyle 32.806,31 TL asıl alacak yönünden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına, işlemiş faize ilişkin istemin reddine,
2-İİK'nun 67/2. Maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilen 32.806,31 TL toplam alacağın takdiren %20'si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 2.241,00 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 418,21 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.822,78 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 2.901,60 TL'sinin davalıdan bakiye 218,40 TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafından peşin yatırılan 179,90 TL başvurma harcı ve 418,21 TL peşin harç olmak üzere toplam 598,11 TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan, bilirkişi, posta, tebligat, elektronik tebligat kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 4.149,00 TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 3.858,57 TL'sinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, artan kısmın davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
8-AAÜT'ye göre hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
9-AAÜT'ye göre hesap edilen 2.127,36 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
10-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/03/2024
Katip ***
¸e-imzalı
Hakim ***
¸e-imzalı
*5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!