T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait 58 ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi güvencesindeki 38 ... plakalı araç sürücüsü ... arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tutanağında görüldüğü üzere meydana gelen kazada karşı tarafın %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkiline ait aracın tamir servisine götürüldüğü ve onarımının yapıldığını, tamir masraflarının kusurlu aracın sigortacısı olan davalı ... tarafından karşılandığını, müvekkiline ait aracın tüm parçalarının orijinal olduğunu, araçta iskonto farkı uygulanarak ve parçaların muadillerine göre yan sanayi, çıkma veya orijinal olmayan parça fiyatları üzerinden KDV ilave edilmeksizin ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin eksik ve hatalı olduğunu, müvekkiline ait araçta bakiye hasar farkı mevcut olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00-TL hasar farkının haksız fiil tarihi olan 06/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin adresinin İstanbul olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olması nedeni ile yetkisizlik kararı verilmesine, ayrıca davanın görevsiz mahkemede açıldığını davacının aracının ticari değil hususi araç olduğunu, bu kapsamda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafça arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu ve mevcut poliçede limitin 43.000,00-TL olduğunu, davacının kaza tarihinden itibaren faiz işletme talebinin hukuka aykırı olduğunu, öncelikle usuli itirazları dikkate alınarak davanın usulden reddine esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracındaki hasar bedelinin tazmini talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.
Kaza tespit tutanağı, sigorta bilgi ve gözetim merkezi kayıtları, kazaya karışan araçların trafik kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, kusur ve değer kaybı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Yine 6098 sayılı TBK 49. maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.".
Dosyaya mübrez 16/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; dosyada mevcut kaza anında düzenlenen maddi hasarlı kaza tespit tutanağındaki verilere göre kazanın gerçekleştiği gün 15.30 civarında havanın açık, yerlerin kuru ve görüşün temiz olduğu, kazanın gerçekleştiği Seydili caddesi-Karamanlı sokak kavşak kollarında ana yol-tali yol trafik işaret ve levhalarının bulunmadığı, kontrolsüz bir kavşakta uyarı ve ikaz tabelaları da yok ise kavşak kollarından hangisinin ana yol hanginin tali yol olduğunu bilmesinin beklenemeyeceği, yapılan internet sorgulamalarında da halen dava konusu kavşakta anılan tabelaların mevcut olmadığı, ana yol-tali yol tabelalarının bulunmadığı, davalı yan tarafından sigortalanan 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içi sokak üzerinde seyir halindeyken olay mahalli kavşağa geldiğinde kavşak kollarından gelmekte olan araçların hızını ve konumunu dikkate alması ve kavşağa kontrollü bir şekilde çıkması gerekirken bu hususlara yeteri kadar riayet etmediği olayda kusurlu olduğu, davacı yana ait 58 ... plaka sayılı araç sürücüsü sevk ve idaresindeki otomobil ile yerleşim yeri içi yolda/caddede seyir halindeyken olay mahalli kavşağa yaklaşırken diğer kavşak kollarından gelen araçlara karşı kontrollü ve tedbir alabilecek vaziyette müteyakkız seyretmesi zamanında etkin tedbire başvurması ve sağdan gelen araçlara geçiş önceliği vermesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği olayda kusurlu olduğu, sonuç olarak meydana gelen olayda; davalı yan tarafından sigortalanan araç sürücüsü ...'nün %25 oranında kusurlu olduğu, davacı yana ait araç sürücüsü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, 58 ... plaka sayılı aracın yapılan tamir/bakımlarının dayanağı olan servis faturalarının gerçekleşen kaza sonrası yapılan tamir işlerinin yeterliliği konusunda yapılan değerlendirmede; onarım esnasında araca yapılan onarımlarda ön tampon hariç orijinal parçaların kullanıldığı, tamponun ise orijinalı ile değiştirilmeyip onarım yoluna gidilmesini tercih ettiklerinin görüldüğü, yapılan tamiratların yapıldığı tarih itibariyle faturalarda bildirilen tutarlara uygun olduğu, ancak aracın geçmiş kayıtlarında dava konusu trafik kazasında hasara uğrayan ön kısımlarında kaza geçmişinin bulunmadığı, orijinal olduğu, dolayısıyla tamponun orijinalı ile değiştirilmesi durumunda tampon bedelinin kaza tarihinde 1.350,00-TL (kdv dahil) olduğu, güncel fiyatının 3.529,05-TL olduğu, kaza kusur oranına göre 1350 x 0,25 = 337,5-TL bakiye zararının bulunduğu, 58 ... plaka sayılı araç için davalı sigorta firması ... Şirketi tarafından onarım bedeli olarak 6 defada 21.718,44-TL ödemenin yapıldığı, davalı yan tarafından dosyada mevcut "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta" poliçesine göre araç başına 43.000,00-TL hasar ödemesi klozunun olduğu, davalı yan ... Şirketi tarafından dosya konusu trafik kazası dolayısıyla poliçeye göre araç başına maddi limit olarak 21.281,56-TL'lik pozisyon olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Davacı vekili sunduğu 23/03/2024 tarihli ıslah dilekçesinde: 100,00-TL olarak açtıkları davanın değerini bilirkişi raporu doğrultusunda 237,50-TL artırdıklarını, 337,50-TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre: 06/10/2021 tarihinde davacıya ait 58 ... plakalı araç ile davalı nezdinde ZMMS sigortalı bulunan 38 ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, 38 ... plakalı aracın 04/01/2021-04/01/2022 tarihleri arasında davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin maddi (araç başına) 43.000,00-TL olduğu, dava tarihinden evvel davalı sigorta şirketince 6 defada toplam 21.718,44-TL ödeme yapıldığı, bu nedenle bakiye teminat limitinin 21.281,56-TL olduğu, dava açılmadan önce davalıya yazılı olarak 12/10/2022 tarihinde başvuruda bulunulduğu, bu şekilde dava şartının gerçekleştiği, alınan bilirkişi raporuna göre meydana gelen kazada davalının sigortalısı olan araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu, onarım esnasında araca yapılan onarımlarda ön tampon hariç orijinal parçaların kullanıldığı, tamponun ise orijinalı ile değiştirilmeyip onarım yoluna gidilmesini tercih ettiklerinin görüldüğü, yapılan tamiratların yapıldığı tarih itibariyle faturalarda bildirilen tutarlara uygun olduğu, ancak aracın geçmiş kayıtlarında dava konusu trafik kazasında hasara uğrayan ön kısımlarında kaza geçmişinin bulunmadığı, orijinal olduğu, dolayısıyla tamponun orijinalı ile değiştirilmesi durumunda tampon bedelinin kaza tarihinde 1.350,00-TL (kdv dahil) olduğu, kaza kusur oranına göre 1350 x 0,25 = 337,5-TL davacının bakiye zararının bulunduğu, bu bedelin KTK 99 maddesi uyarınca davacıya hasar ödemesinin yapıldığı 18/01/2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına dair aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ ile;
1-337,50-TL hasar bedeli farkı tazminatının 18/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 427,60-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 179,90-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 247,70-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yaptığı 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç, 1.500,00-TL bilirkişi ücreti, 113,75-TL posta ücreti olmak üzere toplam 1.973,55-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 337,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, tarafların yokluğunda HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 24/04/2024
Katip ***
e-imzalı
Hakim ***
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!