T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili kooperatifin ortağı iken kooperatifin 15/05/2022 tarihli genel kurulun 9. gündem maddesi ile alınan karar ile devam eden konut inşaatlarının devam edip tamamlanabilmesi için 2022 temmuz ayından başlamak ve aylık net 2.500,00-TL olmak üzere toplamda 30.000,00-TL ödenmesine dair karar alındığını, henüz dairelerini teslim alamamış 150 kadar üyenin dairelerinin inşaatlarının devam ettiğini, genel kurulda alınan kararların tüm ortakları bağlayıcı mahiyette olduğunu, davalının bu yükümlülüğü yerine getirmemesi nedeniyle aleyhinde Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu, davalının yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olduğundan bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı kooperatifin ortağı iken, kooperatifin yapmış olduğu 15.05.2022 tarihli genel kurul toplantısı uyarınca 2022 Temmuz ayından başlamak üzere aylık 2.500 TL üzerinden yıllık 30.000 TL borç tahakkuk ettirildiğini, 7410 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile kooperatifler kanununa geçici 11. madde eklendiğini, söz konusu maddenin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini, fakat iptal kararlarının geçmişe etkili olmadığını, davacının sunduğu emsal kararların derdest dava ile bağlantılı olmadığını, derdest davanın hukuka aykırı olduğunu ve reddi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, davacı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı kooperatife müzekkere yazılarak davalının üyelik dosyası celp edilmiştir.
Kayseri Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden davacı kooperatifin ana sözleşmesi, hazirun tutanakları ve tüm genel kurul kararları celp edilmiştir.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı takip dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının ve ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mali müşavir bilirkişi ... 06/03/2024 tarihli raporunda özetle;
1-Dosyada bulunan belgelerin incelenmesinden davalının davacı kooperatifin 1016 numaralı üyesi olduğunun anlaşıldığını, davalının yaptığı, ödeme incelendiğinde düzenli aidat ödeyen normal statülü üye olduğunu, davalının peşin bedelli sabit fiyatlı üye olduğuna yönelik bir iddiasının bulunmadığını, Genel kurul tutanaklarında da bu yönde bir karara rastlanılmadığını,
2. Davalının toplam ödemesinin 49.162 TL olduğu dosyadaki hesap ekstresinden tespit edildiğini, ancak konut kesin hesap ibra sözleşmesi kapsamında davalıya 22.580 TL borç çıkarıldığını, bu tutarın davalı tarafça kooperatifin yüklenicisi Necef İnşaat şirketine bono vererek ödendiğini, toplam ödemesinin 71.742 TL olduğunun anlaşıldığını, bu tarihten sonra davalının 2015 yılı genel kurul kararında belirtilen 9.500 TL'yi 10.640 TL olarak ödediğinin dosyadaki ödeme belgesinden anlaşıldığını, ancak davalının takip konusu alacağa yönelik herhangi bir ödemesinin tespit edilemediğini,
3. Davalının takip tarihinden sonra ve dava tarihinden önce ve dava tarihinden sonra davacı kooperatife ödemesinin gözükmediğini, bu yönde dosya kapsamına herhangi bir belge de sunulmadığını, Kooperatif bilgisayar kayıtlarında da bir ödeme tespit edilemediğini,
4.Davacı tarafın davalı hakkında başlatmış olduğu takipte davalıdan 20.000 asıl alacak ve her bir taksitin temerrüt tarihinden takip tarihine kadar yıllık %18 oranı üzerinden 1.155,20 TL işlemiş faiz talebinde bulunduğunu, davacı kooperatifin 21.06.2015 tarihli genel kurulunda aylık %1,5 işlemiş faiz kararı alındığını, daha sonraki dönemlerde herhangi bir karar alınmadığını, Genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda 20.000 TL asıl alacağın ve 1.155,21 TL işlemiş faiz tutarının hesaplandığını,
5. Davacı kooperatifin devam eden diğer davalarındaki bazı ara kararlarda ödemeye ilişkin alınan kararın neye ilişkin olduğunun (kesin hesap, aidat, ek ödeme vs) tespitinin talep edildiğini, Kooperatif genel kurul kararında imalatı devam eden blokların inşaatlarının yapımında ve inşaatların yapımının hızlandırılmasında kullanılmak üzere inşaat finansman gideri olarak talep edildiğinin belirtildiği yönünde rapor sunulmuştur. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan dilekçesi, davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, inşaat finansman gideri alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. Zira uyuşmazlık 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 99. maddesi uyarınca ticari niteliktedir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, kooperatif kayıtları, Kayseri Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün cevabi yazısı ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosyaya mübrez 06/03/2024 havale tarihli bilirkişi raporunda;Dosyada bulunan belgelerin incelenmesinden davalının davacı kooperatifin 1016 numaralı üyesi olduğunun anlaşıldığını, davalının yaptığı, ödeme incelendiğinde düzenli aidat ödeyen normal statülü üye olduğunu, davalının peşin bedelli sabit fiyatlı üye olduğuna yönelik bir iddiasının bulunmadığını, Genel kurul tutanaklarında da bu yönde bir karara rastlanılmadığını, davalının toplam ödemesinin 49.162 TL olduğu dosyadaki hesap ekstresinden tespit edildiğini, ancak konut kesin hesap ibra sözleşmesi kapsamında davalıya 22.580 TL borç çıkarıldığını, bu tutarın davalı tarafça kooperatifin yüklenicisi Necef İnşaat şirketine bono vererek ödendiğini, toplam ödemesinin 71.742 TL olduğunun anlaşıldığını, bu tarihten sonra davalının 2015 yılı genel kurul kararında belirtilen 9.500 TL'yi 10.640 TL olarak ödediğinin dosyadaki ödeme belgesinden anlaşıldığını, ancak davalının takip konusu alacağa yönelik herhangi bir ödemesinin tespit edilemediğini, davalının takip tarihinden sonra ve dava tarihinden önce ve dava tarihinden sonra davacı kooperatife ödemesinin gözükmediğini, bu yönde dosya kapsamına herhangi bir belge de sunulmadığını, Kooperatif bilgisayar kayıtlarında da bir ödeme tespit edilemediğini, davacı tarafın davalı hakkında başlatmış olduğu takipte davalıdan 20.000 asıl alacak ve her bir taksitin temerrüt tarihinden takip tarihine kadar yıllık %18 oranı üzerinden 1.155,20 TL işlemiş faiz talebinde bulunduğunu, davacı kooperatifin 21.06.2015 tarihli genel kurulunda aylık %1,5 işlemiş faiz kararı alındığını, daha sonraki dönemlerde herhangi bir karar alınmadığını, Genel kurulda alınan kararlar doğrultusunda 20.000 TL asıl alacağın ve 1.155,21 TL işlemiş faiz tutarının hesaplandığı anlaşılmıştır.
Davaya konu; Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinde yapılan incelemede; alacaklısının mahkememize ait işbu dava davacısı S.S. Ataşehir Toplu Konut Yapı Kooperatifi olduğu, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davalısı ... olduğu, alacaklı tarafından borçlu aleyhine toplam 21.155,20-TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin usulüne uygun olarak borçlu tarafa tebliğ edildiği, borçlunun süresi içerisinde takibe itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği ve 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasının açıldığı görülmüştür.
Bilindiği üzere kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır (Yargıtay 23 H.D. *** Karar sayılı ilamı).
Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.
Davacı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez. (Yargıtay 23 H.D. *** sayılı ilamı).
Somut olayda davalının davacı kooperatifin üyesi olduğu, davalının sabit ücretli üye olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği, genel kurul kararlarının iptal edilmediği anlaşılmaktadır.
Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/871 Esas ve 2021/1256 Karar sayılı emsal ilamı). Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir (23. Hukuk Dairesi, *** Karar sayılı emsal ilamı).
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın *** K. sayılı dosyalarında davacısının iş bu dava davacısı S.S. Ataşehir Konut Yapı Kooperatifi olduğu ilamlarında ortak olarak "
Dosya kapsamından; davacı kooperatifçe üyelerine tahsis ve teslim edilecek taşınmazların inşaatlarının etap etap yaptırıldığı, 17.06.2001 tarihinde, 2. etapta tamamlanan 194 adet bağımsız bölümle ilgili, kooperatifin toplam 555 ortağının katıldığı kura çekildiği, davalıya ait bağımsız bölümün de bu kura ile davalıya isabet ettiği, 15.05.2011 tarihli genel kurulda yönetim kuruluna verilen yetkiye dayanılarak 31.05.2011 tarihi itibariyle davalının kooperatife borcu ile ilgili kesin hesap yaptırıldığı, belirlenen 35.662,00 TL.'nin, davacı kooperatifin, davalının ve yüklenici şirketin imzalarını taşıyan, 13.02.2012 tarihli "Mutabakat Sözleşme" başlıklı belge ile kooperatifin lehdar, davalının keşidecisi olduğu senetler ve nakit karşılığı yükleniciye ödendiği, 14.02.2012 tarihli "Konut Kesin Maliyet Hesabı İbra Sözleşmesi" başlıklı belge ile, davalı üyenin konut maliyeti kesin hesap komisyonu raporuna göre tespit edilen bakiye borcunu ödediği, üye ve kooperatifin belirtilen istisnalar dışında birbirlerini karşılıklı olarak gayri kabili rücu ibra ettikleri, 22.02.2012 tarihinde davalıya ortaklığına bağlı bağımsız bölümün tapuda tescil edildiği, davacı vekilinin aksi savunulmayan beyanına göre kooperatifin henüz dairelerini teslim alamamış 150 kadar üyesinin dairelerinin inşaatının devam ettiği anlaşılmıştır.
Davacı kooperatifin 21.06.2015 tarihli genel kurulunda 6. gündem maddesinde, "...kooperatifin kalan inşaatların tespitinin yapılması, (kesin hesap) maliyetinin belirlenmesi, tahsilatının bir takvime bağlanmasını, ve takvime bağlanan ve takvim süreci belirlenen tahsilat miktarlarının süresinde ödenmemesi durumun da geciken her bir ay için ayrıca aylık net %1,5 gecikme zammı alınması, kooperatif yönetim kurulu ile görüşüp kesin maliyeti belirlenen üyelerin kooperatiften izin almak kaydı ile borçlarının bir kısmının veya tamamının kooperatif yüklenicisi ile pazarlık yaparak borcunu ödemesi konusunda iş ve işlemleri yapmak üzere yönetim kuruluna yetki verilmesi" oy birliği ile kabul edilmiş,
7. gündem maddesinde de, "Ortaklık aidatlarının belirlenmesi maddesine geçildi. Yönetim kurulu üyesi Resul YÜCEL söz alarak ortakların kalan inşaatlar için inşaat maliyeti olarak yaklaşık 9.500.00-TL'nin bir önceki madde de görüşülerek kabul edilen hususlar doğrultusunda ortaklarımızın ödemesi gereken kesin maliyet bedellerinin yönetim kurulumuzun alacağı ödeme planı kararı doğrultusunda ortaklarımızın yükümlülüklerini yerine getirmesi veya yönetim kurulumuzdan görüşerek izin almak kaydı ile yükümlülüklerini müteahhide karşı yerine getirmesi kaydı ile üyelik aidatı alınmamasını teklif etti bunu üzerine oylamaya geçildi.Yapılan oylamada teklif oy birliği ile kabul edildi." şeklinde karar alınmıştır.
Davacı kooperatifin 21.06.2015 tarihli genel kurulunun 6. ve 7. gündem maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, kooperatifin kalan inşaatlarının tamamlanması için her bir üyeden, yaklaşık olarak belirlenen 9.500,-TL'nin kooperatife veya kooperatif yönetim kurulunun izni ile yükleniciye avans olarak ödenmesine oybirliğiyle karar verildiği anlaşılmaktadır.
Anılan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açıldığı yolunda herhangi bir iddia veya savunma ileri sürülmediği gibi, dosyaya bu hususta herhangi bir delil de sunulmamıştır. Genel kurula bakanlık temsilcisinin katıldığı, toplantı ve karar nisaplarının oluştuğu, bir başka anlatımla genel kurul kararlarının yokluk sebeplerinin bulunmadığı görülmektedir.
Öte yandan, bilanço açığının kapanması veya ortağın kişisel sorumluluğunun artırılması halinde ek ödemeden söz edilebilir. Bu bağlamda, aidatların artırılması, tapu alınması için bazı giderlerin alınması, gecikme faizi, konutların yapımının hızlandırılması için ek aidat, çevre ve bahçe düzenlemesine yönelik alınan kararlar ek ödeme niteliğinde değildir. Bu gibi hallerde, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 31/1 ve 52/1. maddelerindeki ağırlaştırılmış karar yeter sayısına gerek yoktur. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 06.04.2015 tarih ve *** K. sayılı ilamları aynı yöndedir.)
Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidat bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır.
Diğer yandan; davalı tarafça dosyada bulunan 13.02.2012 tarihli mutabakat zabtına göre, yüklenici şirketin lehdarı olduğu bonolar verilmiş, bu ödemeleri dikkate alınarak bağımsız bölümünün tapusu adına tescil edilmiştir. Dolayısıyla ilk derece mahkemesinin ödemelerin yükleniciye yapılmasının istenemeyeceği, aidatın ve ek maliyetin genel kurul kararıyla üçüncü bir şahsa devredilmesinin mümkün olmadığı yolundaki gerekçesinde de isabet bulunmamaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda ve dolayısıyla mahkemece, iş bu dava genel kurul kararının iptali davasıymış gibi genel kurul kararlarının yerindeliği değerlendirilmiştir.
Ayrıca, bir kooperatif ortağına bağımsız bölümüne ait tapu kaydının adına tescil edilebilmesi için, ortağın taşınmazına yönelik olarak kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirmiş olması gerekmektedir. Davacı kooperatifçe, bu ilkeye uygun olarak, davalı ortağın bağımsız bölümünün adına tescili öncesinde, o tarih itibariyle borçları belirlenmiş, bu borçların ödenmesi üzerine ibra edilmiş ve tapu kaydı adına tescil edilmiştir. 14.02.2012 tarihli ibraname, tapu tescili öncesi hiçbir borcunun kalmadığının belirlenmesine yönelik olup, ileride doğacak borçların talep edilmeyeceği anlamını içermemektedir.
Kesin hesap üye borç tablosu belgesinde üyenin borcunun 31.05.2011 tarihi itibariyle belirlendiği açıkça yazılmıştır. Belge, "Kesin Hesap" tanımlamasını içeren başlık taşımakta ve kooperatif genel kurullarında bu ibare kullanılmakta ise de, kooperatifin inşaatlarının devam etmesi, belgede borç miktarının belirlendiği tarihin yazılı olması gözetildiğinde, ana sözleşmenin 61. maddesindeki kesin hesabın somut olayda sözkonusu olmadığı, yapılan hesabın tapu tescili öncesi ortağın borcunun belirlenmesine yönelik olduğu açıktır.
Bu durumda ilk derece mahkemesince, davalının, kesinleşmiş genel kurul kararına dayalı olarak talep edilen, inşaat finansman gideri olduğu anlaşılan ödemeden sorumlu olduğunun kabulü gerekirken, yanılgılı gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Davanın dayanağı olan icra takibinde, genel kurulca kararlaştırılan 9.500,00-TL ile aylık %1,5 oranı üzerinden belirlenen 1.567,50-TL gecikme faizinin talep edildiği, davacı kooperatifçe üyenin ayrıca bir ihtarla temerrüde düşürülmesine gerek kalmadan borcun ifası istenebileceğinden, gecikme faizinin, takip tarihi öncesi bir yıl için işletildiği, temerrüt faizi işletilmesinde bur usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmaktadır." bildirilmiştir. Bu ilamlar uyarınca mahkememizce verilen davanın reddine dair seri dosyalarda ki kararlar kaldırılarak davaların kabulüne dair hüküm kurulmuştur.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 13/11/2019 tarihli *** K içtihadı da "kooperatif üyesi, kooperatiften edindiği, taşınmazı iade etmeden istifa etmesi halinde, istifadan önce veya sonra olmasına bakılmaksızın inşaat maliyetine ilişkin aidatlardan sorumludur" şeklindedir.
Yine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın *** K. sayılı dosyalarında da uyuşmazlığa benzer genel kurul kararından ve alacaktan doğmakta olup, yerel mahkemelerce davanın kabulü ile itirazın iptaline karar verilmiş ve bu kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
İş bu dava dosyasında da yukarıda yer verilen karardaki uyuşmazlık gibi 15/05/2022 tarihli genel kurulunun 9. nolu maddesi uyarınca icra takibi yapılmış ve yapılan itiraz neticesinde 20.000,00-TL asıl alacak yönünden itirazın iptali için iş bu dava açılmıştır. İcra takibinde talep edilen alacak kesin maliyet hesabı alacağı değildir. Ayrıca davanın itirazın iptali davası olması nedeni ile alacağın takip tarihindeki şartlar itibari ile değerlendirilmesi de gerekmektedir. Bu nedenle de genel kurul tarihi itibariyle kooperatif üyeliğinden istifa etmiş davalı yönünden 15/05/2022 tarihli genel kurul kararları bağlayıcıdır ve davalının uyması gerekmektedir. Davalının, kesinleşmiş genel kurul kararına dayalı olarak talep edilen, inşaat finansman gideri olduğu anlaşılan ödemeden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle davanın kabulü ile Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 20.000,00-TL asıl alacak ve 1.155,20-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.135,52-TL üzerinden devamına karar verilmiştir.
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likid olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. (HGK'nun 07.06.2006 tarih *** Karar sayılı kararı)
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece hükmedilen asıl alacak kooperatif genel kurul kararları ile belli olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın KABULÜNE, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının iptali ile 20.000,00-TL asıl alacak ve 1.155,20-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.155,20-TL üzerinden ödeme emrinde yazılı koşullar ile icra takibinin devamına,
2-Takip tarihinden tahsil tarihine kadar 20.000,00-TL asıl alacağa yıllık % 18 (aylık %1,5) oranında gecikme faizi işletilmesine,
3-İtirazın iptaline karar verilen 21.155,20-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 1.445,11 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 255,50 TL 'nin mahsubu ile eksik 1.189,61 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 179,90 TL, peşin harç 255,50 TL, tebligat ve posta gideri 51,25 TL ve bilirkişi ücreti 1.500,00 TL olmak üzere toplam 1.986,65 TL yargılama harç ve giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibarıyla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/05/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!