T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : *** UETS
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı firmadan 25/08/2021 tarihinde SIEMENS KF99NAXEA SOLO marka model buzdolabını 32.448,60-TL bedelli satın aldığını, buzdolabını kullanmaya başladıktan sonra standart dolap bölmesine koyduğu ürünlerin donmaya başladığını, buzdolabının soğutma sisteminde üretim hatasından kaynaklı ayıp olduğunu fark ettiklerini, teknik servis ile 3-4 kez iletişime geçtiklerini ancak olumlu bir dönüş alamadıklarını, bu süreçte müvekkilinin buzdolabını kullanamadığını ve bu durumun müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiğini, dava konusu buzdolabının gizli ayıplı ürün olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik dava konusu ayıplı buzdolabının ayıpsız misli ile değiştirilmesine, bunun mümkün olmaması halinde satış bedeli olan 32.448,60-TL'nin denkleştirici adalet ilkesine uygun olarak davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmile edilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava şartı olan arabuluculuk süreci tamamlanmadan açılmış olan davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, dolabı kullanmaya başladıktan hemen sonra ayıpların ortaya çıktığını beyan etmesine rağmen 6 ay geçtikten sonra dava açması nedeni ile taleplerinin zaman aşımına uğradığını, dava konusu malın ayıplı olsa bile ayıbın müvekkilinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının belli olmadığını, davacı tarafın süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, 8 günlük muayene ve ihbar yükümlülüğüne uymayan alıcının malı o hali ile kabul etmiş sayılacağını, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, ayıplı ürünün misli ile değiştirilmesi, mümkün olmaması halinde ürün bedelinin iadesi talebine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davacı tarafça zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmadığından bahisle dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği savunmasında bulunmuştur.
6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesinde aynı Kanun'un 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu belirtilmiştir. Dava konusu uyuşmazlığın ise 4 üncü madde kapsamında kaldığı, ticari dava olduğu sabittir.
Ancak davacının ayıp hukuki nedenine dayalı olarak misli ile değişim, kabul edilmediği taktirde bedel iadesi istemli terditli dava açtığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Kanun'un 111 inci maddesinin ikinci fıkrasında mahkemenin, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemeyeceği belirtilerek asli talebe öncelik verildiği, yani davanın asli talebe göre niteleneceği açıktır. Bu durumda davacının asli talebinin para alacağı olmadığı, misli ile değişim talebi olduğu, bu talebin de arabuluculuk dava şartı olmadan incelenebileceği kanaatine varılmış ve işin esastan incelenmesine geçilmiştir. (Yargıtay 11. HD *** Karar)
Vergi dairesi kayıtları, dava konusu ürünün faturası ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dosyaya mübrez 20/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; dosya konusu SIEMENS KF99NAXEA SOLO ev tipi buzdolabının kendisinden beklenen istenilen sıcaklık ayarında ve besinlere zarar vermeden soğutma fayda ve işlevini yerine getirememesinden dolayı ayıplı olduğu, dosya konusu SIEMENS KF99NAXEA SOLO ev tipi buzdolabının istenilen/beklenen derecede soğutmaması ilk alınması sırasında basit bir muayene ile tespit edilemeyen, çıplak gözle görülüp saptanamayan, kullanım sırasında ortaya çıkan veya kullanım sırasında gelişen bir durum nedeniyle ortaya çıkan ayıp olmasından dolayı gizli ayıplı olduğu, davacının bu ayıbı davalıya bildirip bildirmediğinin veya ne zaman bildirdiğinin dosyada bulunan mevcut bilgi ve belgelere göre tespit edilemediği görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
6102 sayılı TTK. m. 23/c hükmü, “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu'nun 223'üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” düzenlemesini,
TTK. M. 18/3 hükmü, "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." düzenlemesini,
TBK. m. 223 hükmü; “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” düzenlemesini,
TBK. m. 225 hükmü, "Ağır kusurlu olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir." düzenlemesini,
TBK. m. 231 hükmü; "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." düzenlemesini içermektedir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre: davacının 25/08/2022 tarihinde SIEMENS KF99NAXEA SOLO BUZDOLABI'nı 32.448,60-TL bedelle davalıdan satın aldığı, ürünün aynı gün davacıya teslim edildiği, ilgili faturanın dava dilekçesi ekinde sunulduğu, satın alınan buz dolabının 2 bölmesi bulunup bir bölmenin dondurucu, bir bölmenin ise standart dolap vaziyetinde olduğu, davacının buz dolabını kullanmaya başladıktan sonra dondurucu özellikte olmayan standart dolap bölmesine koyduğu ürünlerin donmaya başladığını fark ettiği ve ayıba karşı tekeffül sorumluluğu nedenine dayanarak eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Ayıptan doğan sorumluluk yoluna başvurabilmenin en önemli koşulu muayene külfeti ve ayıp ihbarıdır. Daha açık deyişle satıcının ayıptan sorumluluğuna da "ayıba karşı tekeffül" denmekte olup ayıba karşı tekeffül şartlarının gerçekleşmesi durumunda alıcının kendisine tanınan hakları kullanabilmesi için kanun tarafından kendisine yüklenmiş olan külfetleri yerine getirmelidir. TTK 23/1-c maddesi uyarınca açık ayıpların 2 gün içinde, ayıp açıkça belli değilse teslim tarihinden itibaren 8 gün içinde satıcıya ihbarı gerekir. Gizli ayıp durumunda ise kanun her hangi bir süre tayin etmemiş olup ancak yine de gizli ayıbın öğrenilmesinden itibaren makul süre içerisinde ayıbın ihbarı gerekir. Tacirler arasında ise yapılacak ayıp ihbarının TTK 18/3 maddesinde belirlenen şekillerden birine uyularak yapılması gerekir. Davacının teknik servisin aranması şeklindeki bildirimi ise kanunun aradığı şekilde bir ihbar niteliğinde değildir. Bu nedenle her ne kadar alınan bilirkişi raporu ile ürünün gizli ayıplı olduğu tespit edilmiş ise de tarafların tacir olması nedeniyle ayıp ihbarının kanunun aradığı şekillere uygun yapılmaması, geçerli bir ayıp ihbarının bulunmaması, bu hususta tanık dinletme talebinde bulunulmuş ise de tanıkla ispatın mümkün olmayıp niteliği gereği yazılı delille ispatı gerektiği, servis kayıtlarının celbinde de bu nedenle hukuki yarar görülmediği ve usul ekonomisi uyarınca celp edilmesine gerek olmadığı değerlendirilerek geçerli şekle uyularak yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığından alıcının ayıptan kaynaklı haklarını kullanamayacağı kanaati ile açılan davanın reddine dair aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 427,60-TL ilam harcının, dava açılışı sırasında tahsil edilen 554,15-TL peşin harçtan mahsubuna, bakiye 126,55-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran davacıya iadesine,
3-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.
03/04/2024
Katip ***
e-imzalı
Hakim ***
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!