WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

KAYSERI 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas -***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***

HAKİM : ***
KATİP : ***

DAVACILAR : 1- ***
2- ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- ***
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 2- ***
3- ***

DAVA : Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklı Araç Değer Kaybından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***

Mahkememizde görülmekte olan tazminat (trafik kazasından kaynaklı araç değer kaybından kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 12/11/2022 tarihinde ... poliçe numarası ile ... Türk Sigorta Şirketi'ne kayıtlı 46 ... plaka sayılı aracın, müvekkiline ait 38 ... plaka sayılı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, müvekkilinin kaza tarihi olan 12/11/2022 günü, 38 ... plaka sayılı aracı ile araç kaza tespit tutanağında belirtilen OSB istikametinden Taha Carım Bulvarı'nı takiben şehir merkezi istikametine doğru sağ şeritte seyir halinde iken Taha Carım Caddesi'nde aydınlatma direği önüne geldiğinde arka tarafında yine aynı istikamette seyir halinde olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 46 ... plaka sayılı aracın ön kısımları ile müvekkilinin aracına çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesiyle müvekkillerine ait 38 ... plaka sayılı araçta ikinci el piyasasına göre çok fazla değer kaybı meydana geldiğini, davalı ... Türk Sigorta Anonim Şirketi'ne kayıtlı 46 ... plaka sayılı araç sigortalısı araç sürücüsü ...'ın kusurunun tam olarak değerlendirilmesinin gerektiğini, gerçek zarar ilkesi gereğince tam ve eksiksiz ödeme yapılmasının gerektiğini, dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun yapıldığını, uzlaşma sağlanamadığını, işbu davayı açmak zorunluluğunun hasıl olduğunu, meydana gelen kaza sonucunda müvekkillerinin aracında oluşan değer kaybı ödenmediğinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, yapılacak olan bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araçtaki değer kaybının, davalı sigorta şirketi tarafından tazmin edilmesi istemiyle dava açılması zorunluluğunun doğduğunu belirterek araçta meydana gelen 1.000-TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikten davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Türk Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı iddia edilen 46 ... plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ... numaralı ZMSS poliçesi ile 01/12/2021- 01/12/2022 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçe teminat limiti araç başına 100.000,00-TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zararı nispetinde olduğunu, huzurdaki uyuşmazlığın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, işbu sebeple davanın reddedilmesini talep ettiklerini, ikrar anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte hüküm kurmaya elverişli denetime yetkin bir kusur tayini yapılabilmesi amacı ile dosyanın alanında uzman bilirkişilerce değerlendirilerek tespit edilmesi, hakkaniyetli bir kusur dağılımı yapılabilmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılabilmesi adına dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından incelenmesini talep ettiklerini, sebepsiz zenginleşme teşkil eden ödemelere ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmakla ve kusur ile zarar bedelinin kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirket tarafından ödeme yapılmış olup tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, davacı tarafa ait 38 ... plakalı araç sahibi ...'a 18/01/2023 tarihinde 5.300,00-TL, diğer hak sahibi ...'a 18/01/2023 tarihinde 5.300,00-TL, diğer hak sahibi Şehri Gözütok'a 18/01/2023 tarihinde 5.300,00-TL, Özçete Otomotiv Taşımacılık İn Şaat Sanayi Ve Tic. A.Ş.'ne 16/02/2023 tarihinde 9.136,67-TL hasar onarım bedeli olmak üzere toplam 25.036,67-TL ödendiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte değer kaybının uzman bilirkişi marifetiyle 01.06.2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nda belirtilen hususlar doğrultusunda değerlendirilmesini talep ettiklerini, değer kaybının tam olarak belirlenebilmesine yönelik objektif bir kriterlerin olmadığı ve belirlenemediği durumda tarafların haklarına halel getirecek, yüksek olabilecek iken düşük veya tersi durumlar da oluşabileceğini, Genel Şartlar'a göre somut olarak bir formül ile denetimi mümkün olduğundan bu doğrultuda yapılan hesaplamanın esas alınmasının gerektiğini, değer kaybının tespiti için alanında uzman makina mühendisi bilirkişiye dosyanın tevdiini talep ettiklerini, itirazları baki kalmakla mahkeme aksi kanaatteyse reel piyasa koşullarına göre yapılacak olan hesaplamanın kaza tarihi verileri esas alınarak yapılmasını talep ettiklerini, davacı tarafa ait aracın başvuruya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, bu durumda davacıya ait aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde üç ve daha fazla hasar olması ve araç kilometresinin 165.000 km’den fazla olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak başvurunun reddini talep ettiklerini, aracın önceki hasarlarının tespitini; kaza kayıtlarının Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi'nden sorulmasını talep ettiklerini, bir kez orijinalliğini kaybeden söz konusu aracın aynı hasar nedeniyle tekrar değer kaybı meydana gelmesinin mümkün olmadığını, aracın ağır hasarlı olması diğer bir ifadeyle pert olması halinde, değer kaybı talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, ZMSS Genel Şartları kapsamında 165.000 kilometre ve /veya 10 yaşın üzerindeki araçlarda değer kaybı oluşmayacağını, teknik olarak araçta değer kaybı tazminatının tespit edilemeyeceği gözetilerek değer kaybı talebinin reddini talep ettiklerini, dava konusu olay bir haksız fiil olan trafik kazasından kaynaklanmakta olduğunu, ticari iş olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu aracın hususi (özel) araç olduğunu, bu nedenle kabul anlamına gelmemek kaydıyla aleyhlerine hüküm kurulması halinde yasal faiz üzerinden hüküm kurulmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca müvekkili şirketin kendisine ihbar tarihi itibariyle 8 günlük sürenin sonunda temerrüde düşmüş olacağından faiz sorumluluğunun da bu tarihten itibaren başlamış olacağını, kaza tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunulmasına itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ...'a usulünce tebligat yapılmış olmasına rağmen yasal süresi içinde cevap dilekçesi sunmamışlardır. Davalı ... duruşmada davanın reddine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; trafik kaza tespit tutanağına, sigorta poliçesine, sigorta şirketine başvuru dilekçesine, kaza fotoğraflarına ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı sigorta şirketi tarafından; hasar dosyasına, banka dekontu ve sigorta poliçesine, Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi kayıtlarına, kasko sigortacısı nezdinde bulunan hasar dosyasına, davalı sigorta şirketinin defter ve kayıtlarına, trafik kayıtlarına, keşif ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalılar ... ve ... tarafından yasal süresi içinde delil bildirilmemiştir.
Davacıların ve davalı ...'ın T.C. kimlik numarasının belirtilmesi suretiyle ... Türk Sigorta Anonim Şirketi'ne müzekkere yazılarak, davalı sigortalı ... adına kayıtlı, araç şasi no: 0066719, araç motor no: CIJ791R102623 sayılı, 01/12/2021 başlangıç - 01/12/2022 bitiş tarihli, acente levha no: 324655, poliçe no: 1595610521sayılı ZMMS poliçesi ile ... Türk Sigorta Anonim Şirketi nezdinde sigortalı olan 46 ... plakalı araç ile davacılara ait 38 ... plakalı aracın karıştığı 12/11/2022 tarihinde Kayseri İli'nde meydana gelen kaza sonucu davacılara ait 38 ... plakalı aracında oluştuğu ileri sürülen değer kaybının tazmini için davacıların KTK'nun 97. maddesi uyarınca ... Türk Sigorta Anonim Şirketi'ne hangi tarihte başvurduğu, başvuru kayıt evrak kayıt tarihinin ve başvurunun akıbetinin ne olduğunun sorulmuş, evrak kayıt tarihini gösterir kayıt ve belgelerin, başvurunun ve tüm eklerinin, sigortalı 46 ... plakalı aracın ZMMS poliçesinin, varsa ekspertiz raporu, servis iş emirleri, servis faturaları, davacılara ait aracın hasar durumunu gösterir tutanak, fotoğraf ve görüntü kayıtları ile diğer kayıt ve belgelerin, hasar dosyasının tamamının, bu kaza ve ZMMS poliçesi nedeniyle yapılan ödemeler varsa ödemelere ilişkin kayıt ve belge örneklerinin, varsa sulh, ibra, feragat sözleşmesinin örneğinin müzekkeremizde istenilen tüm hususları kapsar şekilde eksiksiz gönderilmesi istenilmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili 18/09/2023 tarihli dilekçesi ekinde istenen belgeleri sunmuştur.
Türkiye Noterler Birliği'ne müzekkere yazılarak 46 ... plakalı ve 38 ... plaka sayılı araçlarının kaza tarihi olan 12/11/2022 tarihli kaza tarihinde ve halen kimin adına tescilli olduğunun sorulmuş ve bu araçların araç tescil kaydının gönderilmesinin istenilmesi istenilmiştir. 05/04/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak; davacılara ait 38 ... plaka sayılı aracın kaza tarihi olan 12/11/2022 tarih itibarı ile ve bu tarihten öncesine ait başkaca bir hasar kaydı olup olmadığı hususunun tespiti ile varsa sigorta şirketi, sigorta türü, poliçe bilgileri hasar dosya bilgileri gibi bilgilerinin, döküm ve kayıtların gönderilmesi, yine davacılara ait 38 ... plaka sayılı araç ile davalı ...'a ait 46 ... plakalı aracın 12/11/2022 tarihinde karıştığı trafik kazası ile ilgili kaza tespit tutanağı sorgusunun yapılarak varsa ilgili kayıt ve belge dökümlerinin gönderilmesi istenilmiştir. 06/04/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacılar vekiline delil olarak dayandığı trafik kaza tespit tutanağını, dava konusu trafik kazası nedeniyle ilgili kaza ve hasar fotoğrafları ve görüntü kayıtlarını sunması, bu kaza nedeniyle davacılara ait 38 ... plaka sayılı aracın bakım ve onarımının yapıldığı ilgili servisin tam unvanı ve açık adresini bildirmesi, servis iş emri, faturası, ekspertiz raporu gibi belgeleri sunması, bu kaza ile ilgili emniyet/jandarma, savcılık soruşturması ve ceza mahkemesinde görülen dava varsa bunlara ilişkin açıklayıcı bildirimde bulunması ve ilgili kayıt ve belge örneklerini sunması için süre verilmiştir. 12/04/2023 tarihli yazı ekinde istenen belgelerin sunulduğu anlaşılmıştır.
Davacılar vekilince bildirimde bulunululan Emek Kaporta firmasına müzekkere yazılarak davacılara ait 38 ... plaka sayılı aracın 12/11/2022 tarihli trafik kazasında hasarlanması nedeniyle burada gördüğü bakım ve onarım işlerine ilişkin tüm iş emirleri, servis faturaları, rapor, inceleme, hasar tutanakları, ekspertiz raporunun örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 19/09/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacı vekili ve davalı ... Türk Sigorta Anonim Şirketi vekili tarafından delil olarak dayanılan bir kısım kayıt ve belge örnekleri dilekçelerinin ekinde dava dosyasına sunulmuştur.
İlgili tüm delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir trafik-makine mühendisi bilirkişiye tevdine, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, trafik kayıt örneği, sigorta bilgi ve gözetim merkezi hasar sorgulama kayıtları, sigorta poliçesi, hasar dosyaları, trafik kaza tespit tutanağı, servis faturaları, ekspertiz raporu ve diğer tüm deliller incelenmek sureti ile; a-12/11/2022 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu oldukları, hangi kuralları ihlal ettikleri konusunda kaza anına ilişkin basit krokinin de çizilerek kural ihlallerinin tespit edilmesi, b-Yerleşik yargıtay uygulamalarına göre davacı yana ait aracın markası, modeli, özellikleri, dosya içindeki sigorta bilgi ve gözetim merkezi hasar sorgulama kayıtları, celp edilen hasar dosyalarının sureti, davacının aracının kilometresi, kaza tarihindeki yaşı ve diğer delillere göre 12/11/2022 tarihinde davacıya ait 38 ... plakalı aracın hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin kaç TL olduğu, bu kaza meydana geldikten ve aracın tamiri yapıldıktan sonraki bu aracın ikinci el piyasa rayiç değerinin ne olduğu, bu iki değer arasındaki farka göre varsa davacı aracındaki değer kaybı zararının kaç TL olduğunun hesaplanması konusunda hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Makine Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/12/2023 tarihli raporda özetle; "Sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı aracı ile OSB istikametinden Taha Canım Bulvarı'nı takiben şehir merkezi istikametine doğru sağ şeritte seyir halinde iken Taha Canım Caddesi JJ0108 numaralı aydınlatma direği önüne geldiğinde aracının arka kısımlarına yine aynı istikamette seyir halinde olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 46 ... Plaka sayılı aracın ön kısımları ile çarpması sonucunda dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda sürücü ... önünde gelen aracı güvenli ve yeterli mesafeden izlemediğinden dolayı KYTK'nun 56/1-c maddesini ihlal ettiği, sürücü ...'ın ise normal seyrinde bulunduğundan dolayı herhangi bir ihlalinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Dava konusu 38 ... plaka sayılı, 2020 model, ... şasi, *** motor numaralı, Cıtroen C3 Aırcross marka aracın henüz 1.580 km'de olduğu, kazanın 12/11/2022 tarihinde gerçekleştiği belirlenmiştir. Davaya konu kaza aracın ilk kazasıdır. Davaya konu 38 ... plaka sayılı, 2020 model, ... şasi, *** motor numaralı, Cıtroen C3 Aırcross aracın kaza tarihindeki (12/11/2022) hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin; 652.000,00-TL (Altı yüz elli iki bin lira) olduğu, davaya konu 38 ... plaka sayılı, 2020 model, ... şasi, ... motor numaralı, Cıtroen C3 Aırcross aracın 12/11/2022 tarihli kazanın meydana geldikten ve aracın tamiri yapıldıktan sonraki ikinci el piyasa rayiç değerinin; 622.000,00-TL (Altı yüz yirmi iki bin lira) olduğu, davaya konu 38 ... plaka sayılı, 2020 model, ... şasi, ... motor numaralı, Cıtroen C3 Aırcross araçta bu kazadan dolayı kaza tarihine (12/11/2022) göre meydana gelen değer kaybının; 30.000,00-TL (Otuz bin lira) olduğu, kaza yapan araca sigorta yapan şirket sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde ödeme yapmasının gerektiği kanaatinde olduğu" belirtilmiştir.
24/12/2023 tarihli bilirkişi raporuna vaki itirazlar üzerine dava dosyanın rapor veren bilirkişiye tevdiine, davacılar vekilinin ve davalı sigorta şirketi vekilinin 24/12/2023 tarihli rapora karşı beyan ve itirazlarını karşılar ek rapor tanzimi için bilirkişiye görev verilmesine karar verilmiştir.
Makine Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 17/03/2024 tarihli ek raporda özetle; "kök raporumuzda değişebilecek hiç bir unsur bulunmamaktadır." şeklinde ek rapor düzenlenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen araç değer kaybı zararının tazmini istemi ile açılan tazminat davasıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında tarafların anlaşmaya varamadıkları görülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları; 12/11/2022 tarihli trafik kazısının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu bu kaza neticesinde davacıya ait 38 ... plakalı araçta değer kaybı zararı olup olmadığı, varsa zarar miktarının kaç TL olduğu, varsa davalıların bu zarardan sorumlu olup olmadığı, davalı sigorta şirketinin belirsiz alacak davası açılamayacağına ilişkin itirazlarının, davalı sigorta şirketinin zaman aşımı definin ve hukuki yarar yokluğuna yönelik itirazlarının ayrı ayrı reddine, haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Belirsiz alacak davası açılamayacağı itirazının değerlendirmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz.
Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.
Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK 17/10/2012 gün, *** Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320).
Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nın 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" hükmüne, 2.fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için;
a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması,
b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir.
Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320).
Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321).
Somut olayda da; davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, davacının belirsiz alacak olarak dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının araç değer kaybı zararı talebini kesin olarak belirlemesinin mümkün olduğunu, bu nedenle açılan davanın reddini istemiştir. Davalı tarafın davaya cevap dilekçesinden de anlaşılmaktadır ki; davacı alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Böyle bir durumda ve yukarda yapılan açıklamalar ışığında, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının olmadığından söz edilemez. Bu denenle davalı ... Türk Sigorta Anonim Şirketi vekilinin aksi yöndeki itirazlarına itibar edilemeyeceği değerlendirilmiştir.
Davalı sigorta şirketinin zaman aşımı definin ve hukuki yarar yokluğuna yönelik itirazlarının değerlendirilmesinde;
2918 sayılı KTK'nın 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğredikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar."
TBK'nun 154/2. maddesi hükmüne göre "alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" zamanaşımı kesilir. Aynı Kanun'un 156/1. maddesi hükmü gereğince, "zamanaşamının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar."
Açıklanan hukuksal durum ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazası 12/11/2023 tarihinde meydana gelmiş; 01/02/2023 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuş ve 17/03/2023 tarihinde olumsuzlukla sonuçlanmıştır. Eldeki dava ise 29/03/2023 tarihinde açılmıştır. 2918 sayılı KTK'nun 109. maddesi uyarınca zaman aşımı süresi içinde dava açılmış bulunmasına göre davalı davalı sigorta şirketi vekilinin zaman aşımı süresi ile ilgili savunmalarının yersiz olduğu değerlendirilmiştir.
Davaya konu 12/11/2023 tarihli trafik kazasında davacılara ait aracın hasarlandığı dosya kapsamından anlaşılmakla davalı sigorta şirketi vekilinin hukuki yarar yokluğuna ilişkin itirazlarının da yerinde olmadığı görülmüştür.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacılar tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmıştır.
Husumet durumunun değerlendirmesinde;
Araç tescil kayıtlarının incelenmesinde dava da araç değer kaybı talep edilen 38 ... plakalı aracın 1/3'er hisse oranında davacılar ... ve ... ile dava dışı ...'a ait olduğu görülmekle açılan işbu davaya ve talep edilen tazminatın davacılara ödenmesine muvafakat edip etmediği hakkında araç kayıt maliklerinden ***'ın muvafakat beyanını sunması veya vekaletini alıp onun adına beyanda bulunması hususunda davacılar vekiline süre verilmiştir. Dava dışı ... tarafından mahkememize sunulan 28/05/2024 tarihli dilekçede açılan davaya ve talep edilen tazminatın davacılar ... ve ...'a ödenmesine muvafakat ettiğini bildirmiştir.
Kusur ön sorununun değerlendirmesinde;
Mahkememizce görevlendirilen Makine Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/12/2023 tarihli raporda özetle; "Sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plaka sayılı aracı ile OSB istikametinden Taha Canım Bulvarı'nı takiben şehir merkezi istikametine doğru sağ şeritte seyir halinde iken Taha Canım Caddesi JJ0108 numaralı aydınlatma direği önüne geldiğinde aracının arka kısımlarına yine aynı istikamette seyir halinde olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 46 ... Plaka sayılı aracın ön kısımları ile çarpması sonucunda dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda sürücü ... önünde gelen aracı güvenli ve yeterli mesafeden izlemediğinden dolayı KYTK'nun 56/1-c maddesini ihlal ettiği, sürücü ...'ın ise normal seyrinde bulunduğundan dolayı herhangi bir ihlalinin bulunmadığı tespit edilmiştir." bildirilmiştir.

Bu rapordaki kusura ilişkin değerlendirmeler, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Araç değer kaybı zararına ilişkin değerlendirmede;
Araç hasarında değer kaybı; aracın hasarsız haldeki 2. el piyasa değeri ile hasarın onarımından sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, değer kaybının, araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı ilamı) Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1de bulunan "Değer Kaybı Hesaplanması" yöntemine göre değil, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın kilometresi ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir.
Mahkememizce görevlendirilen Makine Mühendisi bilirkişi *** tarafından düzenlenen 24/12/2023 tarihli raporda özetle; "Dava konusu 38 ... plaka sayılı, 2020 model, *** motor numaralı, Cıtroen C3 Aırcross marka aracın henüz 1.580 km'de olduğu, kazanın 12/11/2022 tarihinde gerçekleştiği belirlenmiştir. Davaya konu kaza aracın ilk kazasıdır. Davaya konu 38 ... plaka sayılı, 2020 model, ... şasi, *** motor numaralı, Cıtroen C3 Aırcross aracın kaza tarihindeki (12/11/2022) hasarsız ikinci el piyasa rayiç değerinin; 652.000,00-TL (Altı yüz elli iki bin lira) olduğu, davaya konu 38 ... plaka sayılı, 2020 model, ... şasi, *** motor numaralı, Cıtroen C3 Aırcross aracın 12/11/2022 tarihli kazanın meydana geldikten ve aracın tamiri yapıldıktan sonraki ikinci el piyasa rayiç değerinin; 622.000,00-TL (Altı yüz yirmi iki bin lira) olduğu, davaya konu 38 ... plaka sayılı, 2020 model, ... şasi, *** motor numaralı, Cıtroen C3 Aırcross araçta bu kazadan dolayı kaza tarihine (12/11/2022) göre meydana gelen değer kaybının; 30.000,00-TL (Otuz bin lira) olduğu, kaza yapan araca sigorta yapan şirket sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limitleri dahilinde ödeme yapmasının gerektiği kanaatinde olduğu" bildirilmiştir.
Bu tespit, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, dava konusu kaza ile ilgili açılan hasar dosyası, davacıya ait aracın trafik kaydı, servis kayıtları, davaya konu hasar öncesindeki hasarlarına ilişkin tramer kayıtları ve hasar dosyaları ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan, dava konusu kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın kilometresi ve önceye ait hasarları, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği de dikkate alındığında mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin 28/10/2013 tarih ve *** Karar).
Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi araç değer kaybından sorumludur.
Davalılar ***'ın sorumluluğuna dair değerlendirmede;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır" şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nun 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nun 85. maddesi "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar" hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. ***)
Somut olayda, davalı ... işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde ve davalı ... haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar.
Bedel arttırım talebi;
Davacılar vekili 20/03/2024 tarihli dilekçesinde; "...17/03/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda araçta meydana gelen değer kaybı tutarını kaza tarihi itibariyle 30.000,00-TL olarak belirlemiştir. Bu bağlamda dava dilekçesinde 1.000,00-TL olarak yer alan talep miktarımızı 29.000,00-TL arttırıp ıslah ettiğimizi bildiririz" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tarafça ilgili harçlar tamamlanmıştır. Bu dilekçenin bir örneği davalı tarafa tebliğ edilmiştir. Bedel arttırım talebi ile istenilen tazminat miktarının davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi bakiye teminat limiti içinde kaldığı görülmüştür.
Temerrüt tarihine ve faize ilişkin değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartları'nın B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBK'nun 117/2. maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca davalı sigorta şirketinin 07/03/2023 tarihi itibarı ile temerrüte düşürüldüğü tespit olunmakla, davalı sigorta şirketi yönünden bu tarihten başlatılmıştır. Davalılar ... ve ... yönünden ise temerrüt tarihi, olay tarihi kabul edilmiştir.
Dava ve talep arttırım dilekçelerinde yasal faiz talep edilmiş olup, talep edilen faiz türünün somut dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Davacıların araç değer kaybı zararının 30.000,00-TL olduğu, zarara sebebiyet veren ve tam kusurlu olan davalı sürücü ...'ın idaresindeki, davalı ...'a ait aracın davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olmasından dolayı davalıların meydana gelen zarardan sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Buna göre; davanın kabulü ile 30.000,00-TL araç değer kaybı zararına ilişkin maddi tazminatın davalı ... Türk Sigorta Şirketi'nin ZMMS poliçesinin teminat limiti ile temerrüt tarihi olan 07/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalılar ... ve ...'in ise trafik kaza tarihi olan 12/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmesi görüş ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile 30.000,00-TL araç değer kaybı zararına ilişkin maddi tazminatın davalı ... Türk Sigorta Şirketi'nin ZMMS poliçesinin teminat limiti ile temerrüt tarihi olan 07/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması, davalılar ... ve ...'in ise trafik kaza tarihi olan 12/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 2.049,30-TL nisbi karar ve ilam harcından davacılardan peşin harç olarak alınan 179,90-TL peşin harcın ve 495,25-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye eksik kalan 1.374,15-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.280,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin dava harcı ve 495,25-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 855,05-TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 944,00-TL tebligat gideri, 100,00-TL e-tebligat gideri, 3,75-TL KEP gideri, 42,00-TL müzekkere gideri, 1.500,00-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 2.589,75-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 4.800,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
9-Kararın mahiyeti ve dosya kapsamına göre davalılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacılar vekili ve davalı ...'ın yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/06/2024

Katip ***
E-imzalıdır

Hakim ***
E-imzalıdır