WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

KAYSERI 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/286 Esas - 2024/401
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/286 Esas
KARAR NO : 2024/401
HAKİM : İ
KATİP :
DAVACILAR : 1- ... -
2- ... -
3- ... -
4- ... -
5- ... -
VEKİLİ : Av. ..
DAVALI : ....
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 24/03/2023
KARAR TARİHİ : 18/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :29/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacılardan ..., ..., ...'nın anneleri ve davacı ...'un kızı olan ...'nın sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın 16/11/2022 günü tek taraflı trafik kazası sonucu yolcu konumunda iken vefat ettiğini ileri sürerek; davanın kabulü ile davacı Yiğit Ali için 10.000,00 TL, Havva Naz için 10.000,00 TL, Yağız Alp için 10.000,00 TL ve ... için 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 16/11/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı tarafa dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen yasal 2 haftalık kesin süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalı tarafın HMK'nın 128/1. maddesi gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı tespit edilmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair 02/11/2023 tarihli celsede karar verilmiş, bilirkişi ...'un mahkememize sunmuş olduğu 29/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; desteğin dava dışı sürücü olan eşi Şahman, davalıdan tazminat talep edemeyeceğinden olayı garameten paylaştırma hesabına dahil edilmediğini, 16/11/2022 kaza tarihind ölüm halinde kişi başına teminat limitinin 1.000.000,00 TL olduğunu, Emniyet Kemeri nedeniyle indirim yapılmaması halinde çocuk Yiğit yönünden 119.849,29 TL, çocuk Havva yönünden 264.064,75 TL, çocuk Yağız yönünden 202.883,85 TL, anne Nejla yönünden 413.202,11 TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL, emniyet kemeri nedeniyle %20 indirim müterafik kusur indirimi yapılması halinde çocuk Yiğit yönünden 119.849,29 TL, çocuk Havva yönünden 264.064,75 TL, çocuk Yağız yönünden 202.883,85 TL, anne Nejla yönünden 413.202,11 TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL olarak hesaplandığını mahkememize bildirmiştir.
Davacılar vekili mahkememize sunmuş olduğu 03/02/2024 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ettiğini mahkememize bildirmiş ve gerekli ıslah harcını yatırdığına dair sayman mutemet alındısı evrakını mahkememize ibraz etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacılar davacılardan ..., ..., ...'nın anneleri ve davacı ...'un kızı olan ...'nın sürücü ... sevk ve idaresindeki38 ... plakalı aracın 16/11/2022 günü tek taraflı trafik kazası sonucu yolcu konumunda iken vefat ettiğinden bahisle davacı Yiğit Ali için 10.000,00 TL, Havva Naz için 10.000,00 TL, Yağız Alp için 10.000,00 TL ve ... için 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 16/11/2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini dilemiştir.
Sigorta poliçesi incelenmesinde, 38 ... plakalı aracın davalı sigorta bünyesinde ZMSS poliçe ile sigortalandığı ve ölüm teminat limitinin 1.000,000,00 TL olduğu görülmüştür.
-Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde,
Olayla ilgili Pınarbaşı Cumhuriyet Bassavcılığı'nın ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde,16/11/2022 günü Pınarbaşı Gürün devlet yolunda ... 38 ... plakalı aracı ile seyir halinde iken havanın yağışlı olması sebebiyle virajlı yolda aracın kontrol hakimiyetini kaybederek orta refüje çarpmak suretiyle trafik kazası meydana geldiği, muris ...'nın emniyet kemerinin takılı olmaması sebebiyle araçtan fırlamak suretiyle vefat ettiği, kaza tespit tutanağı ve soruşturma dosyası uyarınca ...'nın tam kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.
-Destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin değerlendirme,
Destekten yoksun kalma tazminatı, B.K'nun 45/II. maddesinde düzenlenmiş olup; "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir." şeklinde hükme bağlanmıştır.
Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK'nun 45/II. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
Borçlar Kanunu’nun 45.maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, *** K. sayılı kararı).
Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30.11.2005 gün ve *** K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Önemle vurgulanmalıdır ki, Borçlar Kanunu’nun 45/III. maddesine göre destekten yoksun kalma tazminatı, desteğin mirasçısı olarak geride bıraktığı kişilere değil, desteğinden yoksun kalanlarına aittir. Destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecek kişiler, mirasçılardan başka kişiler de olabileceği hususunda da herhangi bir ihtilaf yoktur. Murisin trafik kazasından kaynaklanan bir sorumluluğu söz konusu olduğunda ve koşulları oluştuğunda mirasçıları bundan sorumlu olduğu halde, aynı olay nedeniyle destekten yoksun kalan ve fakat mirasçı olmayan kişiler bundan sorumlu değildir (HGK.nun 15.06.2011 gün ve*** K. sayılı ilamı).
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın “Sigortanın Kapsamı” başlıklı A-1.maddesindeki, “Sigortacı, bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde düzenlemesi yer almaktadır.
Nüfus kaydının incelenmesinde, muris ...'nın davacılardan ..., ..., ...'nın annesi ve davacı ...'un kızı olduğu ve kazaya karışan kusurlu araç sürücüsü murisin eşi olduğu görülmüştür. Somut olayda davalı sigorta şirketi destekten yoksun kalma tazminatından giderinden sorumludur.
Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Trafik kazası tespit tutanağında ve olay yeri inceleme kayıtlarında muris ...'nın emniyet kemerinin takılı olmaması sebebiyle araçtan fırması sebebiyle takdiren %20 oranında indirim yapılması gerektiği tespit olunmuştur.
- Aktüerya hesabına dair değerlendirmede;
Yargıtay'da uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında davacılar ve muris Eren'in ve desteğin bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılması gerekmektedir. Mahkememizce bu doğrultuda bilirkişiden rapor alınmıştır. Alının raporun yöntemine uygun olduğu, kusurlu sürücü eşe pay ayrılmaması, müterafik kusur düşülmesi ve garameten hesaplama yapılması sonucu ... için 119.849,29 TL, davacı ... için 264.064,75 TL, davacı ... için 202.883,85 TL, davacı ... için 413.202,11 TL olmak üzere toplam; 1.000.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı zararı bulunduğu anlaşılmakla Anılan rapor uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir.
- Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise arabuluculuk başvuru tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Anılan açıklamalar uyarınca davacıların sigorta şirketine başvurusu 09/01/2023 olduğu, arabulucuk başvuru tarihi ise 06/01/2023 olması dikkate alınarak arabulucuk başvuru tarihi temerrüt tarihi kabul edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
Davacıların maddi tazminat davasının kabulü ile;
1-Davacı ... için 119.849,29 TL, davacı ... için 264.064,75 TL, davacı ... için 202.883,85 TL, davacı ... için 413.202,11 TL olmak üzere toplam; 1.000.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak koşulu ile ve temerrüt tarihi olan arabuluculuk başvuru tarihi 06/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 68.310,00 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 179,90 TL peşin harç ve 3.278,88 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.458,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 64,851,22 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-Davacılar tarafından peşin yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç ve 3.278,88 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 3.638,68 TL harcın davalıdan alınarak davacı taraflara verilmesine,
5-Davacılar tarafından yapılan bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 2.706,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-AAÜT'ye göre hesap edilen ... için 19.175,88 TL, ... için 41.609,71 TL, ... için 32.432,57 TL ve ... için 63.848,29 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak anılan davacılara ayrı ayrı verilmesine,
8-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/04/2024

Katip ***
¸e-imzalı

Hakim ***
¸e-imzalı

*5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*