T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından Kapatılan 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takip yapıldığını akabinde Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını ilgili dosyada davanın açılmamamış sayılmasına karar verildiğini, icra takibine konu alacağın icra tahditi altında ödediğini, icra takibine konu 38 ... plakalı aracın ... isimli kişiye 15 günlüğüne 10/04/2018 tarihinde kiraladığını, ilgili aracın trafik kazasına karıştığını ilgili araç nedeni ile sigorta şirketi tarafından ödenene hasar bedelinde herhangi bir sorumlu olmadığını ileri sürerek; davanın kabulü ile ödenen 40.224,78 TL'nin iadesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı cevap dilekçesi ile davacı ... adına kayıtlı ferhat sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın 25/04/2017 tarihinde 06 ..., 38 DY 341, 38 ... plakalı araçların hasarlanmasına sebebiyet verdiğini kusurun 38 ... plakalı araca ait olduğunu, 06 ..., 38 ..., 38 ... plakalı araçlar için 41.467,00 TL tazminat ödediğini, davacının kendileri bünyesinde ZMSS'sinin bulunduğunu ancak araç kullanan kişinin ehliyetsiz olduğundan bahisle anılan bedelin kusur oranında rücuen tahsili için takip yapıldığını, borca itiraz ettiğini ve itirazın iptali davası açıldığını, davacının borcu ödeyerek kapattığını icra dosyasına 27/06/2019 tarihinde haricen tahsil bildiriminde bulunulduğunu savunarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı davalı tarafından Kapatılan 3. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından takip yapıldığını akabinda Kayseri Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası açıldığını ilgili dosyada davanın açılmamamış sayılmasına karar verildiğini, icra takibine konu alacağın icra tahditi altında ödediğini, icra takibine konu 38 ... plakalı aracın ... isimli kişiye 15 günlüğüne 10/04/2018 tarihinde kiraladığını, ilgili aracın trafik kazasına karıştığını ilgili araç nedeni ile sigorta şirketi tarafından ödenene hasar bedelinde herhangi bir sorumlu olmadığını belirterek ödenen 40.224,78 TL'nin iadesini talep etmiştir.
Dosyada sunulan kayıtlar uyarınca davacı ... adına kayıtlı ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın 25/04/2017 tarihinde 06 ..., 38 DY 341, 38 ... plakalı araçların hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, 06 ..., 38 ..., 38 ... plakalı araçlar için davalı tarafça 41.467,00 TL tazminat ödediği, davacının kendileri bünyesinde ZMSS'sinin bulunduğunu ancak araç kullanan kişinin ehliyetsiz olduğundan rücuan tahsil ettikleri görülmüştür.
Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları 38 ... plakalı aracın işleten sıfatı bulunup bulunmadığı, davalının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği ve davacı tarafından yapılan 40.224,78 TL miktarlı ödeme sebebiyle sebepsiz zenginleşme olup olmadığı noktasında toplanmıştır.
Türk Borçlar Kanunu'nun konuya ilişkin 77 ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan veya tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır.
Haklı bir neden olmaksızın bir başkasının malvarlığından ya da emeğinden zenginleşme olarak tanımlanan (Türk Hukuk Lûgatı: Türk Hukuk Kurumu, Ankara 2021, C.1. s. 962) ve kanunda borcun kaynaklarından biri olarak öngörülen sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için, bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir.
İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde "işleten" tanımı; “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenlemeler karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır.
Somut olayda taraf tanıkları dinlemiş davacı tanığı aracın kendi tarafından üçüncü bir kişiye 10 ila 30 gün arası kiraya kendisinin verdiğini beyan etmiştir. Aracın kiralanıp kiralanmadığına dair emniyet müdürlüğüne müzekkere yazılmış ve sistem kayıtların silindiği beyan edilmiş ve yine vergi dairesi kayıtlarında aracın kiralandığına dair kayıt bulunmamıştır. Davacı iddiasına göre 15 günlüğüne aracı kiraladığını beyan etmiştir. 15 günlük kiralama işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyetinin uzun süreli son bulması olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığından davacının işleten sıfatı devam ettiğinden ve zarardan sorumlu olduğundan talebin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Davacının davasının reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 683,10 TL harçtan mahsubu ile artan 255,50 TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-AAÜT'ye göre hesap edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/03/2024
Katip ...
¸e-imzalı
Hakim ...
¸e-imzalı
*5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!