T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALILAR : 1-***
2-***
3-***
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ :***
KARAR TARİHİ :***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (rücuen tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalılar ile müvekkili idare arasında ihale üzerine akdedilen sözleşme gereği hizmet alımı gerçekleştirildiğini, bu kapsamında dava dışı işçi ...'nun davalı yükleniciler tarafından çalıştırıldığını, ödenmeyen işçilik alacaklarının Kayseri 2. İş Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasında hüküm altına alındığını, ilama dayalı alacaklarının tahsili amacıyla Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, müvekkili idare tarafından icra dosyasına alacaklı vekalet ücreti için vergi dairesine yapılan stopaj ödemesi de dahil olmak üzere 04/04/2022 tarihinde 8.961,61- TL ödeme yapıldığını, ayrıca davacının ihbar tazminatı alacağının *** sayılı arabuluculuk dosyasında hüküm altına alındığını, bu dosya kapsamında 4.559,84-TL ihbar tazminatı ile 400,00-TL arabulucuk ücretinin de 20/04/2022 tarihinde ilgisine ödendiğini, söz konusu ödemelerden davalı alt iş verenlerin sorumlu olduğunu beyanla fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.961,61-TL'nın 07/07/2020, 4.959,84-TL'nın 20/04/2022 ödeme tarihinden itibare işleyecek faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları nispetinde rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar ... Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları ve Sistemleri Tic. Ltd. Şti., ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. Ve ... Sistemleri Özel Güvenlik Ticaret Ltd. Şti.'ne usulüne uygun meşruhatlı dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunulmamış ve duruşmaya katılmamıştır.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça Kayseri 2. İş Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dava dosyasına, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasına, ödeme belgelerine, taraflar arasında imzalanan özel güvenlik hizmeti alımına ilişkin sözleşmeler ve eki şartnamelere, davalı şirketlerin kayıtlarına, TMO Genel Müdürlüğü kayıtlarına, arabuluculuk tutanaklarına ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalılar yasal süresi içinde delil bildirmemişlerdir.
Davacı tarafça delil olarak dayanılan bir kısım kayıt ve belge örnekleri dosyaya sunulmuştur.
Davacı kuruma müzekkere yazılarak dava dışı ... T.C. kimlik numaralı ...'nun iş alımına ilişkin sözleşme ve şartname örneklerinin gönderilmesinin istenilmiştir. 07/03/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiş, istenilen belgeler gönderilmiştir.
SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak dava dışı ... T.C. kimlik numaralı ...'nun kıdem tazminatına esas şahsi dosyasının bir örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. 10/03/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davalı şirketlere ayrı ayrı müzekkere yazılarak dava dışı ... T.C. kimlik numaralı ...'nun özlük dosya örneğinin gönderilmesi istenilmiş, müzekkerelerimize cevap verilmediği anlaşılmıştır.
Kayseri 2. İş Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dava dosyasının Uyap kayıtları dosyamız içerisine alınmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasının Uyap kayıtlarının mahkememiz dosyası içerisine alınmıştır.
HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilen nitelikli hesap bilirkişisi ...'e, bu mümkün olmadığı takdirde başka bir nitelikli hesap bilirkişisine tevdine, HMK'nun 273. Maddesi gereğince iddia, sgk kayıtları, Kayseri 2. İş Mahkemesi'nin baktığı dava dosyası evrakları, icra takip dosyasının uyap kayıtları, sunulan ve celp edilen diğer tüm delil, kayıt ve belgeler, hizmet alım sözleşmeleri, teknik şartnameler ve diğer deliller incelenerek dava dışı ...'nun icra takibi nedeni ile davacının ödediği paraları davalılara rücu edip edemeyeceği, rücu edilebilir ise rücu edilecek paraların kaçar TL olduğu, her bir davalı nezdinde dava dışı işçinin çalıştığı sürelere göre ve işçilik alacakları icra takibi ve mahkeme ilamına dayandığından asıl alacak, işlemiş ve işleyecek faizlere icra, harç, vekalet ücreti masrafları gibi ferilerinde dikkate alınarak davalılardan her birinin sorumlu olduğu miktarın kaç TL olduğunun hesaplanması konularında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Nitelikli Hesap Bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 28/11/2023 tarihli raporda özetle; "Davalı yüklenici ...... Ltd. Şti., ...... Ltd. Şti. ve ***... Ltd. Şti.'nin 3.725,01-TL'ndan 04/04/2022 ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen, davalı yüklenici ...... Ltd. Şti. ve ...... Ltd. Şti.'nin 4.858,70-TL'ndan 04/04/2022 ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen, davalı yüklenici ...... Ltd. Şti.'nin 377,90-TL'ndan 04/04/2022 ödeme tarihinden itibaren ve 4.959,84-TL'ndan 20/04/2022 ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davacı kuruma/ işverene karşı sorumlu olduğu kanaatinde olduğu" belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:Dava, tacirler arası hizmet sözleşmesinden kaynaklı asıl işverenin alt işverenden rücuen alacak istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibariyle 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme kapsamında davalı tarafından çalıştırılan dava dışı işçiye kıdem tazminatı nedeniyle ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemeden sözleşme hükümlerine göre davalıların sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından ödenen bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
..., Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ltd. Şti., ... Sistemleri Özel Güvenlik, Ticaret Ltd. Şti. ve ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. vekili davaya karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Davacının davalı şirketlerle hizmet alım sözleşmesi yaptığı, bu sözleşmeler kapsamında çalışan dava dışı işçi ...'ya davacı tarafından 07/07/2020 tarihinde 8.961,61-TL ve 20/04/2022 tarihinde 4.959,84-TL ödemesi yapıldığı ve yapılan bu ödemenin sözleşme hükümleri İş Kanunu'nun 2/6. maddesi 6098 sayılı TBK'nun 162 - 167. maddeleri uyarınca davalılardan tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatından hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğuna ilişkindir. Taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığından davanın TBK hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir.
6098 sayılı TBK'nun müteselsil borçluluk başlıklı 162. maddesinde, "Birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar.
Böyle bir bildirim yoksa, müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hâllerde doğar." hükmü bulunmaktadır.
6098 sayılı TBK'nun iç ilişki başlıklı 167. maddesinde, "Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.
Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler." hükmü bulunmaktadır.
6098 sayılı TBK'nun alacaklıya halef olma başlıklı 168. maddesinde, " Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur.
Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır." hükmü bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanununun 2/6. maddesinde, "Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur." hükmü bulunmaktadır.
Asıl işveren ile alt işverenin işçileri arasında bir hukuki ilişki bulunmamasına rağmen, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesiyle asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı kanundan veya iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmuştur. Kanundan doğan bu müteselsil borç ilişkisinden dolayı dava dışı işçiye ödemede bulunmuş olan davacı idare, ödediği tutarı aralarındaki iç ilişkiye göre davalı alt işverenlere rücu edebilir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim yukarıda açıkça yazılan TBK'nun 167. maddesinde de müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir. İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.
Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Sözleşmede hüküm bulunduğu hallerde çalıştırılan işçilerin tazminat dahil tüm işçilik alacaklarından yüklenici şirketler sorumludur. ancak sözleşmede hüküm bulunmadığı hallerde mevcut uygulama ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları dikkate alındığında işçilik alacaklarından sorumluluk asıl işveren davacı idare ile alt işveren davalı şirketler arasında yarı yarıya paylaştırılmaktadır.
Davacı idare ile davalı şirketler arasında imzalanan hizmet alımına ait birden fazla çeşitli yıllara dair tip sözleşmesinin de 8. maddesinde teknik şartnamenin de sözleşmenin eki olduğu belirtilmiş yine bu sözleşmelere ait teknik şartnamenin ikinci maddesinde kıdem tazminatının sözleşme kapsamında olduğu bildirilmiştir. Davalı taraflarca bu sözleşmelere ve teknik şartnamelere ayrıca ve açıkça itiraz edilmemiştir. Davacı ile davalı yüklenicilen ...... Ltd. Şti., ...... Ltd. Şti. ve ***.. Ltd. Şti. iş ortaklığı arasında 01/01/2012 - 31/12/2012 tarihleri arası döneme ilişkin 21/12/2011 tarihli, ...... Ltd. Şti. ve ...... Ltd. Şti. iş ortaklığı arasında 01/04/2014-31/12/2015 dönemi için hizmet alım sözleşmesi ile özel güvenlik alımı yapıldığı, sözleşme teknik şartnamesinin yüklenicinin sorumluluk esasları başlıklı 15. maddesinin 5. bendinde, "İş, sosyal güvenlik ve diğer ilgili mevzuat uyarınca yüklenici istihdam edilen hizmet personelinin işvereni olarak kabul edilecek ve mevzuattan doğan bütün borç ve yükümlülükler ile istihdam edilen tüm personelin özlük, yıllık ücretli iznine ilişkin hakları ile kanun ve bunlara ilişkin tüzük, yönetmelik ve tebliğlerle belirlenmiş tüm yükümlülüklerinin yüklenici tarafından yerine getirileceği" düzenlenmiştir. Davacı ile avalı yüklenicilen ...... Ltd. Şti. arasında 01/01/2016 - 15/03/2016 tarihleri arası döneme ilişkin 29/12/2015 tarihli hizmet alım sözleşmesi ile özel güvenlik alımı yapıldığı, sözleşmenin eki olan teknik şartnamenin 14.6.3 maddesi ile 17.5 maddesinde "Yüklenici yürürlükteki iş ve sosyal güvenlik mevzuatı hükümlerine göre çalıştıracağı güvenlik görevlilerinin her türlü özlük haklarını karşılamak zorundadır. Mevzuata göre işçi alınması, işçi çıkarılması, işçi haklarının ödenmesi ve sair konularda (kıdem tazminatı hariç olmak üzere) tüm sorumluluk yükleniciye aittir." düzenlemesi yer almaktadır.
21/02/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Yasa maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine fıkra eklenmiş, 11/09/2014 tarihinden sonra imzalanan kamu ihale sözleşmeleri kapsamında bu tarihten sonra kamu kurum ve kuruluşlarında geçen süreye ilişkin olarak kıdem tazminatı ödemelerinin işverene rücu edileceğine dair açık hükme yer verilmemişse alt işverene rücu edilemeyeceği ve geçici 9. madde ile de yasa değişikliğinin mevcut davalar yönünden uygulanır olduğu düzenleme altına alınmıştır.
Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik'in geçici 1. maddesinde 6552 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden önce iş akdi feshedilmiş işçiler yönünden yönetmelik hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir. Dava dışı işçinin iş akdi 6552 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce feshedilmiştir. Bu nedenle, taşeron işçilerinin kıdem tazminatının devlet tarafından ödeneceğine ilişkin mevzuat değişikliklerinin eldeki davaya bir etkisi bulunmamaktadır. Öte yandan 4857 sayılı Kanun'un 112. maddesinin 6. fıkrası ve geçici 9. maddesi 30919 nolu 15/10/2019 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Anayasa Mahkemesi'nin 19/09/2019 tarihli 2019/42 Esas 2019/73 Karar sayılı ve 15/10/2019 tarihli 30919 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan kararı ile iptal edilmiştir. 21/01/2004 tarih, 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı Hukuk Genel Kurulu kararı gereğince Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiğinden eldeki davada taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde kıdem tazminatından sorumluluğa ilişkin düzenlemelere göre, düzenleme bulunmaması halinde tamamı alt işveren üzerinde bırakılacak şekilde sorumluluk esaslarına göre değerlendirme yapılması gerekmiştir.
Bu hususta Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin *** karar sayılı ilamı ve buna benzer kararlarında "Dava, hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat talebine ilişkindir....İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır." yönündeki kararı nazara alındığında, sözleşmede hüküm bulunması halinde buna göre, hüküm bulunmaması halinde ise tazminat ödeme yükümlüsü davalı alt işverenler olacağından, işçiye ödenen son ücret üzerinden hesaplanacak olan kıdem tazminatının işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yüklenicilerin işverene karşı sorumlu olacakları anlaşılmıştır.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı ilamı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı ilamı ile yerleşik içtihatlar uyarınca işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır.
İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.
İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı ayrı, ancak aralarında iş ortaklığı olan ve birlikte yüklenici konumunda olan davalılar hakkında birlikte tahsil hükmü kurulmalıdır. Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir.
Söz konusu ilkeler ve çalışma sürelerine göre, dava dışı işçinin çalıştığı dönemleri kapsayan ve taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve teknik şartnamelerine uygun olarak nitelikli hesap bilirkişisi tarafından inceleme yapılarak davalıların sorumlu olduğu miktarlar bilirkişiye hesaplatılmıştır. Bilirkişinin 28/11/2023 tarihli raporunda belirtilen miktarlara ilişkin hesaplamaya itibar edilmiş, rapordaki davalı şirketlerin sorumlu olacağı miktarlara davacı idarenin ödemiş olduğu damga vergisi de eklenmek suretiyle davalıların sorumluluk bedelleri ayrı ayrı belirlenmiştir.
Davacının ödediği bedeli dava dışı işçi ...'ya ödeme tarihlerinden itibaren yukarıda belirtildiği üzere sorumlulukları oranında talep edebileceği, taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunduğundan ödeme tarihi ile dava tarihi dikkate alındığında faiz başlangıç tarihinin de ödeme tarihi olması gerektiği kanaatine varılarak taraflar arasındaki sözleşmelerde kararlaştırılan ve ticari şirketler arasında talep edilebilecek ticari avans faizi ile birlikte isteyebileceği kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle benimsenen 28/11/2023 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davanın KABULÜ ile;
a)3.725,01-TL'nin 04/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ..., Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ltd. Şti., ... Sistemleri Özel Güvenlik, Ticaret Ltd. Şti. ve ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
b)4.858,70-TL'nin 04/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ..., Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ltd. Şti. ve ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
c)377,90-TL 'nin 04/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ..., Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine,
d)4.959,84-TL 'nin 20/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ..., Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 950,97-TL harcın dava açılırken alınan 179,90-TL peşin harç ile 34,06-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 737,01-TL karar ve ilam harcının (davalılar ..., Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ltd. Şti., ... Sistemleri Özel Güvenlik, Ticaret Ltd. Şti. ve ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nin 197,20-TL ile, davalılar ..., Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ltd. Şti. ve ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nin 257,22-TL ile, davalı ..., Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ltd. Şti.'nin 282,59-TL ile sınırlı sorumlu olmaları koşuluyla) davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) (davalılar ..., Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ltd. Şti., ... Sistemleri Özel Güvenlik, Ticaret Ltd. Şti. ve ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nin 856,23-TL ile, davalılar ..., Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ltd. Şti. ve ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nin 1.116,82-TL ile, davalı ..., Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ltd. Şti.'nin 1.226,95-TL ile sınırlı sorumlu olmaları koşuluyla) ile davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin dava harcı ile 34,06-TL peşin dava harcı olmak üzere toplam 393,86-TL'nın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan dosya parası 10,00-TL, e-tebligat gideri 50,00-TL, tebligat gideri 174,00-TL ve 1500,00-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.734,00-TL yargılama giderinin (davalılar ..., Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ltd. Şti., ... Sistemleri Özel Güvenlik, Ticaret Ltd. Şti. ve ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nin 463,97-TL ile, davalılar ..., Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ltd. Şti. ve ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nin 605,18-TL ile, davalı ..., Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ltd. Şti.'nin 664,85-TL ile sınırlı sorumlu olmaları koşuluyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 3.725,01-TL nisbi vekalet ücretinin davalılar ..., Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ltd. Şti., ... Sistemleri Özel Güvenlik, Ticaret Ltd. Şti. ve ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 4.858,84-TL nisbi vekalet ücretinin davalılar ..., Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ltd. Şti. ve ... Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 5.337,74-TL nisbi vekalet ücretinin davalı ..., Danışmanlık, Eğitim, Alarm Cihazları Ve Sistemleri Ltd. Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine,
11-Kararın mahiyeti gereği davalılar lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar yönünden KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2024
Katip ***
E-imzalıdır
Hakim ***
E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!