T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALILAR : 1- ... - ... ...
2- ... - ... ...
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalıların, 14.11.2021 tarihinde 100.000,00 TL tutarında kanepe, koltuk alım satımı konusunda şihafi olarak anlaştıklarını, davalıların, 14.11.2021 tarihi itibariyle ... adlı işletmenin ortakları olduğunu, müvekkilinin davalı tarafla yaptığı anlaşma doğrultusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve Yapı Kredi Bankası Kayseri Kale Şubesine ait 30.09.2022 keşide tarihli, 25.000,00 T.L. bedelli, ... seri nolu, 31.10.2022 keşide tarihli, 25.000,00 T.L. bedelli, ... seri nolu, 30.11.2022 keşide tarihli, 25.000,00 TL bedelli, ... seri nolu ve 31.12.2022 keşide tarihli, 25.000,00 T.L. Bedelli, ... seri nolu toplam 100.000.00 T.L. bedelli dört adet çeki keşide etmek suretiyle davalı tarafa teslim ettiğini, söz konusu çeklerin hamilinin davalılardan ... olduğunu, çekleri müvekkilinden teslim alanın ise davalı ... olduğunu, davalılardan ...'in çek fotokopilerinin yer aldığı belgeye " 14.11.2021 tarihinde ...'dan 100.000,00 TL bağlantı çeki olarak alındığını, ürün peyderpey sipariş oldukça teslim edilecektir." şeklinde yazdığını ve adını soyadını yazmak suretiyle imzaladığını, yine davalılardan ...'in ürün dökümünü gösterir belgeyi 06.12.2021 tarihinde imzalamak suretiyle müvekkiline verdiğini, müvekkilinin defalarca davalılara telefon açmasına, mesaj göndermesine rağmen netice alamadığını belirterek Yapı Kredi Bankası Kayseri Kale Şubesine ait 30.09.2022 keşide tarihli, 25.000,00 TL bedelli, ... seri nolu, 31.10.2022 keşide tarihli, 25.000,00 TL Bedelli, ... seri nolu, 30.11.2022 keşide tarihli, 25.000,00 TL Bedelli, ... seri nolu ve 31.12.2022 keşide tarihli, 25.000,00 TL Bedelli, ... seri nolu çekler hakkında ihtiyati tedbir kararı yoluyla ödeme yasağı konulmasını, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Dava dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği ancak davalıların cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Yapı Kredi Bankası Kayseri Kale Şubesi'ne müzekkere yazılarak, 30.09.2022 keşide tarihli, 25.000,00 TL bedelli, ... seri nolu, 31.10.2022 keşide tarihli, 25.000,00 TL bedelli, ... seri nolu, 30.11.2022 keşide tarihli, 25.000,00 TL bedelli, ... seri nolu ve 31.12.2022 keşide tarihli, 25.000,00 TL bedelli, ... seri nolu toplam 100.000.00 TL bedelli çeklerin ibraz edilip edilmediği, ibraz edilmiş ise kim tarafından ibraz edildiği, ödeme yapılmış ise kime, hangi tarihte ne kadar ödeme yapıldığı hususları araştırılmış, gelen yazı cevabı ile, ... seri nolu çekin Türk Ekonomi Bankası tarafından ibraz edildiği ve çekin ödendiği, ... seri nolu çekin Türkiye İş Bankası tarafından ibraz edildiği ve çekin ödendiği, ... seri nolu çekin *** tarafından ibraz edildiği ve çekin ödendiği görülmüştür.
Mahkememizin 03/04/2023 tarihli duruşmasında davalı ...'in isticvabına karar verilmiş, bu hususta davalı ...'e, dava dilekçesi ekindeki çek fotokopilerinin kenarından ... isim ve imzasının ve el yazısının bulunduğu belge örneği eklenerek isticvap davetiyesi çıkartılmış, davacı isticvap davetiyesine rağmen duruşmaya katılmamış, isticvaba hususlar davacıya sorulamamıştır.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, mali müşavir bilirkişi *** 08/06/2023 tarihli raporunda özetle, davacı şirketin ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, TTK'nun 64. Maddesine göre yasal süresinde yapıldığı açılış ve kapanış tasdiklerinin bulunduğu, davacının davaya konu çeklerle ilgili yasal defterlerinde herhangi bir kayıt, bilgi ve avans niteliğinde belge olmadığı, davacı tarafından bu çeklerle ilgili herhangi bir mal alımı olmadığının tespit edildiğini bildirir rapor sunmuştur. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği görülmüştür.
Mahkememizin 18/09/2023 tarihli duruşmasında davacı tanıkları ... ve ... dinlenilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından davacı vekiline davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, davacının yemin teklif etmediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, davacının davalıya yaptığı avans ödemeleri karşılığı malın teslim edilmediği iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır.
Davacı tarafından varlığı inkâr edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku El Kitabı (Kuru-El Kitabı), İstanbul 2013, s. 346).
Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Eş söyleyişle kendisine karşı icra takibi yapılmış olan borçlu, ödeme emrine itiraz edilmemiş veya itiraz edilmiş olmakla birlikte yerinde görülmemiş olması sebebiyle icra takibi kesinleşse dahi maddi hukuk bakımından borçlu olmadığını ileri sürebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukukunda Menfi Tespit Davası ve İstirdat Davası, Ankara 2003, s. 233 ).
Dava konusu çeklerin keşidecisinin davacı, lehdarının davalı şirket olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf, davalıdan ürün temini karşılığında davalıya dava konusu 4 adet çek verildiğini, ancak davalının malzemeleri teslim etmediğini iddia ederek çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer; fakat davacıya (borçluya) düştüğü hâller de vardır; davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı HMK m. 190; 4721 sayılı TMK m.6). Fakat, alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer. Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer (Kuru-El Kitabı, s.370 ilâ 372). Diğer bir ifadeyle ispat yüküne ilişkin genel kural, menfi tespit davaları için de geçerli olup menfi tespit davalarında da tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Öte yandan çek bir ödeme aracı olup, kural olarak mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Somut olayda olduğu gibi, aksinin iddia edilmesi halinde bir başka ifade ile çekin avans olarak verildiği, ancak karşılığında mal teslim edilmediğinin iddia edilmesi halinde ispat yükü, malın teslim edilmediğini iddia eden tarafa düşmektedir. 6098 sayılı TBK’nın 207. maddesi uyarınca davacının, davalıya, mal alımı için avans ödemesi yaptığının usulüne uygun delillerle ispatının gerektiği, aslolanın peşin satış olup satıcı ve alıcının borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlü olduğu, ödeme aracı olan çekin borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği ve aksini iddia eden ve çeklerin sipariş edilen mallara karşılık avans olarak verildiği ve malın teslim edilmediğini iddia eden davacı tarafından bu durumun yazılı delillerle ve koşulları varsa yemin delili ile ispatı gerekir.
Davacının dosyaya sunduğu el yazılı ... tarafından imzalanan adi yazılı belgede çeklerin bağlantı çeki olarak verildiği, ürünlerin peyder pey sipariş oldukça teslim edileceğinin yazdığı ancak çeklerin lehtarının ... olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK’nun 201. maddesi uyarınca senede karşı ileri sürülen her türlü iddianın senetle ispatı gerekmektedir. Somut olayda davacı çekin bedelsiz kaldığını, avans olarak verilmesine rağmen malların teslim edilmediğine dair yazılı delil ortaya koyamamış bu yöndeki iddiasını ispat edememiştir.
Diğer yandan, bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf o vakıayı başka delillerle ispat edemezse diğer tarafa yemin teklif eder. Yemin teklifini ispat yükü kendisine düşen taraf yapar. Yemin teklifine dayanan taraf bunu dava dilekçesinde veya cevap dilekçesinde açıkça belirtmesi gerekir. Mahkeme ancak bu halde (dava dilekçesinde veya cevap lahiyasında yemin deliline dayanıldığının bildirilmesi halinde) yemin teklifini hatırlatmakla yükümlüdür. Kendisine yemin teklif edilen taraf, yemin teklifinin kabulünden sonra, usulüne uygun biçimde (6100 sayılı HMK m. 233) yemin eder ise, yemin teklif eden tarafın iddia ettiği vakıanın mevcut olmadığı kesin delil ile ispat edilmiş olur. Yemin teklif eden taraf, bundan sonra iddiasını ispat için başkaca delil gösteremez. Somut olayda davacı taraf dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmıştır.
Davacı vekiline yemin edilmesini istediği hususları içerir dilekçesi ile yemin metnini sunması için 2 haftalık kesin süre verilmiş ancak davacı vekilince yemin edilmesini istediği hususlar sunulmamıştır. Çekte herhangi şekilde ismi bulunmayan ancak tarafına karşı dava açılan davalı ... yönünden husumet yokluğundan red kararı, davalı ... Yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine,
2-Davalı ... yönünden ispatlanamayan davanın reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince davacının davalı ...'e yönelik davasında alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince davacının davalı ...'a yönelik davasında alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerine bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/03/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!