T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***-37478-03486] UETS
VEKİLİ : Av.
DAVALI : *** Blok No: 16B - Melikgazi/ KAYSERİ
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***
Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalının "... Levha" satımı konusunda anlaştıklarını, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete cari hesap ekstresinden görüleceği üzere 23.10.2021 tarihinde ... numaralı ve 2.155,67-TL bedelli faturanın kesildiğini, davalı tarafın faturanın bedelini 26.01.2022 tarihinde ödediğini, akabinde 15.01.2022 tarihli ... fatura ve ... irsaliye numaralı açık faturanın kesildiğini, davalı şirkete 90 gün ödeme vadesi verilmesine rağmen vadesi içerisinde müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin söz konusu alacağının tahsili için Kayseri 7. Noterliğinin 06.06.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile alacağının 3 iş günü içerisinde ödenmesi aksi halde yasal yollara başvurulacağını davalı şirkete bildirdiğini ancak davalı şirketin ihtarnameye cevap dahi vermediğini, bunun üzerine Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını, davalının ise herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek itirazda bulunduğunu ve icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalının takibe itirazının haksız ve kötü niyetli olduğundan bahisle davanın kabulü ile davalının icra takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı tarafa usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı, duruşma gün ve saatini bildiren davetiye tebliğ edilmiş ancak süresinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre tarafların tacir olması ve işin ticari işletme ile ilgili bulunması nedeniyle nispi ticari dava söz konusu olmakla davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.
Dava, cari hesap ilişkisinden kaynaklı olarak başlatılan icra takibine davalının vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Davalı şirketin dava dilekçesinde bildirilen "Köşk Mah. Çevre Sok. Zeytin Konakları B Blok No:30 Melikgazi/Kayseri" adresine çıkarılan tebligatın muhatabın adreste tanınmadığından bahisle iade edildiği, ancak bu adresin davalının ticaret sicil müdürlüğü kayıtlarındaki adresi olduğunun anlaşılması nedeniyle davalıya yapılan tebligatların tamamı Tb Kanunu 35 maddesi uyarınca yine bu adrese yapılmıştır.
Davacı tarafın ticari defter kayıtları, Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının uyap kayıtları, takip dayanağı belgeler, vergi dairesi kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış ve mali müşavir bilirkişiden ayrıntılı rapor alınmıştır.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde: alacaklının ... ... Ltd. Şti., borçlunun ... ... Ltd. Şti. olduğu, 48.758,05-TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
İii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır.
Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.09.2019 tarihli ve 2017/19-824 E., 2019/885 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır.
Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir.
Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Kısmi ifaya ilişkin kurallar da (icra takibinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan) 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 100 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun’un 101. maddesine göre birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır.
6100 sayılı HMK’nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. Maddesinin incelendiğinde:
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklinde düzenleme olduğu görülmektedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK'nun 222/1) Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK'nun 222/4) Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur.
Mahkememizce HMK 222. maddesi uyarınca 01/03/2023 tarihli ön inceleme duruşmasında taraflara uyuşmazlık konusu döneme ilişkin ticari defterlerini sunmak üzere kesin süre verilmiş, davacı taraf ticari defterlerini sunmuş, davalı tarafça usulüne uygun tebligat ve ihtara rağmen ticari defterler sunulmamıştır.
Dosyaya mübrez 29/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 2022 yıllına ait ticari defterlerini süresi içinde ve usulüne uygun olarak tasdik ettirdiği, sahibi lehine delil olma niteliğine haiz olduğu, davacının ticari defter kayıtlarında davalıyı 120.38.0131 ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. hesabında takip ettiği, ilgili hesaba dava konusu alacağa esas teşkil eden faturanın, muhasebe usul ve esaslarına uygun olarak kaydedildiği, davacının ilgili döneme ait BS formunda faturayı bildirmiş olduğu, davalının ilgili döneme ait BA formunda, dava konusu alacağa esas teşkil eden faturayı bildirmiş olduğu, davacının ticari defter kayıtlarında, davalının takip edildiği, 120.38.0131 ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. hesabın borç bakiyesi olan 48.758,05-TL'lik bakiyesinin, 16.09.2022 tarihinde 128.38.0098 numaralı hesaba virman edildiği ve bu hesapta takip edilmeye başlandığı, 128.38.0098 numaralı hesabın 31.12.2022 tarihi itibariyle bakiyesinin 48.758,05-TL olduğu, davacının ticari defter kayıtlarında, davalının asıl alacak 48.758,05-TL borçlu olduğu olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra takip dosyasının cari hesap alacağına dayalı olarak açıldığı, alınan bilirkişi raporuna göre taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının davalıya '... Levha' satışı yaptığı ancak davalının aldığı malzemelerin bedelini davacıya ödemediği, davalının ticari defterlerini mahkemeye sunmaktan imtina ettiği, bu nedenle yalnızca davacının ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yaptırılabildiği, davaya konu edilen alacak kalemlerinin davacının ticari defterlerinde yer aldığı, cari hesap ilişkisine dayanak faturaların taraflarca BA-BS bildiriminin yapıldığı, davalı tarafça 01/01/2022 tarihli ve 2.155,67-TL bedelli fatura ödenmiş ise de 15/01/2022 tarihli ve 48.758,05-TL bedelli faturanın ödenmediği, dosyaya icra takibine konu borcun ödendiğine ilişkin ödeme belgesi vs. sunulmadığı görülmekle, davalının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Türk Ticaret Kanunu'nun 3 ve 8'inci maddeleri ile Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin 3095 sayılı Kanun'un 2'nci maddesinin ikinci fıkrasına göre ticari işlerde temerrüt faizi, TC Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden belirlenir. Bu hükümler kapsamında kabul edilen alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar ticari işlerde uygulanan temerrüt (avans) faizi uygulanmasına karar verilmiştir.
Ayrıca davaya konu edilen alacağın ticari defter kayıtlarıyla sabit ve likit bir alacak olması nedeni ile hüküm altına alınan 48.758,05-TL'nin %20'si oranındaki (9.751,61-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜ ile,
1-Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın İPTALİ ile takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi uygulanmasına,
2-İİK 67/2 maddesi uyarınca alacağın %20'si oranında 9.751,61-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 3.330,66-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 588,88-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 2.741,78-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafın yaptığı 80,70-TL başvurma harcı, 588,88-TL peşin harç, 1.300,00-TL bilirkişi ücreti, 305,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 2.274,58-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 06/03/2024
Katip ***
e-imzalı
Hakim ***
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!