T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - 2***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av. ***
İFLAS İDARE MEMURU :
VEKİLİ : Av.
İFLAS İDARE MEMURU :***
VEKİLİ : Av.
İFLAS İDARE MEMURU :
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01/10/2012 tarihinde kooperatif üyeliğinden çıktığını, üyelikten çıktığı tarihte alacaklarının kendisine ödenmediğini, müflis kooperatifçe 01/10/2012 düzenleme tarihli, 27/10/2014 ödeme tarihli 10.000,00 TL' si 25/11/2014 ödeme tarihli 10.000,00 TL'si, 26/01/2015 ödeme tarihli 22.650,00 TL 'si , 25/01/2015 ödeme tarihli 22.650,00 TL 'si olmak üzere toplam 65.300,00 TL 'lik alacağı 4 adet banka ödeme talimatı ile ödeme taahhüdüne bağladığını, üyelikten çıktığında kooperatifçe vaad ve taahhüt edilerek düzenlenen ve kendisine verilen banka ödeme talimatlarına ve yasal mevzuata göre müvekkilinin en geç 01/10/2012 tarihinde kooperatiften alacaklı olduğunu, müvekkilinin alacağı vadesinde, taahhüt edilen günde ve sonrasında ödenmediğini, ancak Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/687 E sayılı dosyasından ve öncesinde verilen iflasın ertelenmesi kararları ve tüm ihtiyati tedbirlerin 08/10/2018 tarihinde kaldırılması neticesinde 11/10/2018 tarihinde yapılabilen icra takibi ile (Kayseri 4. İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı ) takip tarihinde kesinleşen alacağın 142.292,65 TL olduğunu, ancak takip tarihinden sonra müflis borçlu kooperatif tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını ve kooperatifin iflasına karar verildiğini, Kayseri Genel İcra/İflas Müdürlüğünün 2022/1 iflas dosyasının açılmasının ardından , Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyasından ( eski esas Kayseri 4. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası) iflasın açılma tarihi olan 10/01/2022 tarihi itibariyle 171.671,17 TL asıl/anapara alacağı bulunduğunu, Kayseri Genel İcra/İflas Müdürlüğünün 2022/1 iflas nolu dosyası iflas dairesi tarafından hazırlanan sıra cetvelinde tamamen hatalı ve hukuka aykırı olarak müvekkilinin alacağında kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiğini, müvekkilinin alacağının bir kısmının reddedildiğini, haksızlık yapıldığını sıra cetvelinin 30/08/2022 tarihinde tebliğ edildiğini, bu nedenlerle alacaklarının tamamının sıra cetveline kaydının ve kabulünün yapılması için bu davayı açtıklarını, fazlaya dair hakları ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin 171.671,14 TL bedelli alacağının , müvekkilinin alacağının tamamının sıra cetveline kaydına ve iflas masasına kayıt ve kabulünü, hatalı olarak düzenlenen sıra cetvelinin iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2022/1 İflas dosyasına sunduğu alacak kayıt başvurusunu tetkik etmiş olan iflas idaresince yapılan değerlendirme neticesinde "Sunulan belgeler ve kooperatif kayıtları dikkate alınarak kooperatif ortaklığından çıkma payı alacağının kooperatif kayıtlarıyla örtüşen kısmının kabulüne, bakiye talebin reddine
" şeklinde oy birliği ile karar verildiğini, davacının eksik bilgi ve belge bildirmesi üzerine sıra cetvelinde iflas idaresinin yukarıda yer verdiği gibi karar vermesinde, iflas idaresinin bir kusuru bulunmadığını, Yargıtay 19.H.D. 07.07.2005 tarih ve 2728/7737 sayılı kararında da; “Davacı iflâs masasına kayıt talebinde bulunurken sunmadığı bazı belgeleri davada sunmuş ve bu belgeler gözetilerek davacının talebinde haklı olduğu kabul edilmiştir. İflâs idaresine eksik belge sunulması nedeniyle alacağın kayıt talebinin kabul edilmemesi yerindedir. Bu nedenle iflâs idaresinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsizdir”. (Uyar, Şerh, s. 16464) belirtildiği üzere, davanın davacı lehine sonuçlanması durumunda dahi yargılama giderleri ve HMK 323. Madde gereğince yargılama gideri sayılan vekalet ücretinden iflas idaresinin sorumlu tutulmaması gerektiğini, davacının taleplerini kabul etmemekle birlikte, kooperatiften ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ayrıldığı yıl bilânçosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkını haizdir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2004/12565E., 2004/6555K. sayılı ve 08/06/2004 tarihli kararı da "… 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu`nun 17/1 nci maddesi gereğince, kooperatiften ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ( aynı kanunun 17/2. maddesi uyarınca kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek olması nedeniyle iade ve ödemelerin geciktirilmesine ilişkin bir genel kurul kararı alınmış olmamak koşulu ile ) ayrıldığı yıl bilânçosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkını haizdir." Davacının talep ettiği miktar, davacının ayrıldığı yılın bilançosuna göre hesaplanmadığını, ayrıca ayrılma payının ne zaman muaccel olacağı kanunda belirlenmiş olup bunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacının faiz taleplerinin haksız olduğunu, zira, kooperatifler kar amacı güden oluşumlar olmadığı için ayrılan ortaklara ödeme yapılırken herhangi bir güncelleştirme (kooperatife ödenen paranın ana para olarak geri alınabilmesi, ayrıca bir faiz hesabı yapılmaması) yapılmayacağını, (Yurdakul Tuncer /Kemal Özmen, Kooperatif Davaları, İstanbul, 2003, s. 141; Ulusoy, a.g.e., s. 303. )
Davacının taleplerini kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı kooperatiften ayrıldıktan sonra konkordato sürecinde kooperatiften ayrılma payına ilişkin bir kısım ödeme aldığını, alacak kayıt başvurusuna konu ettikleri alacaktan iflas idaresinin kabul kararı verdiği alacak haricinde herhangi bir alacağı kalmadığını, davacı tarafından konkordato sürecinde banka kanalıyla alınan ödemeler hiç alınmamış gibi iflas masasına alacak kayıt talebinde bulunulduğunu, davacı taraf her ne kadar Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasındaki hesap raporuna göre alacak talepleri olduğunu iddia etmiş ise de, davacı tarafından alınan ödemeler icra dosyasına bildirilmediğini, söz konusu dosya kapak hesabı güncel ve gerçek rakamları göstermediğini, ödenen rakamları işbu dava ile yeniden talep ettiğini, bu durumun hakkaniyete ve kanuna aykırı olduğunu, ayrıca sunulmuş ödeme emrinde görüleceği üzere davacının icra takibine konu ettiği alacak miktarlarına takipten önce işletilmiş olan faizin türünün yasal faiz olmadığını, zira yasal faiz oranının çok üstünde bir oran ile hesaplandığını, müflis kooperatifin temerrüdü söz konusu olmamakla birlikte, müflis kooperatifin temerrüde düşmüş olduğu varsayımında, çıkma payı alacağına ilişkin icra takibine kadar ve devamında işletilmiş faizin cinsinin yasal faiz olması gerektiğini, faizin cinsinin yasal faiz olması gerekliliğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacının ileri sürdüğü iddia ve vakalara itiraz ettiklerini, davacının ve tüm taleplerinin reddini, haksız açılan işbu davanın reddini, davacının tüm taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının mahkememiz dosya arasına gönderildiği, Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2022/1 İflas sayılı dosyasına yazılan müzekkereye cevap verildiği, müzekkerede iflas idare memurlarının isimlerinin mahkememize bildirildiği görülmüştür.
HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına dair 18/05/2023 tarihli celsede karar verilmiş, bilirkişi Süheyla Gökçek'in mahkememize sunmuş olduğu 23/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalının ticari defter tasdiklerini, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yaptırmış olduğunu, delil niteliğine haiz olduğu, davacının davalı kooperatifin 1147 nolu üyesi olduğunu, üyelikten çıkma tarihinin 01.10.2012 olduğunu, davalının ticari defter kayıtlarında davalının yaptığı toplam ödemelerin 65.300,00TL olduğunu, davacının üyelikten çıkış tarihi itibariyle hesaplanan genel gider payının 548,06TL olduğunu, davacının yaptığı toplam ödemeden genel gider payının düşülmesiyle çıkma payı alacağının 64.751,94TL olduğunu, davalıya çıkma payı alacağı olarak verilen ödeme talimatları toplamının 65.300,00TL olduğunu, davalıya ödeme talimatları vadelerinden sonra yapılan kısmi ödemelerin ödeme tarihindeki faizden mahsubunun gerekeceği, yapılan ödemeler ödeme tarihindeki faiz miktarını karşılamadığından, anapara üzerinden faizin devam edeceğini, dosya kapsamına Kayseri Genel icra dairesi ... icra dosyasında bildirilen kesinleşen alacak miktarının 11.10.2018 tarihi itibariyle 114.213,26TL olarak bildirildiğini, davacının çıkma payı alacağı hesabına göre iflas tarihi itibariyle 64.751,94TL alacak için iflas tarihine kadar işleyecek yasal faizin 50.724,72 TL, Toplam alacağın 115.476,66TL olacağını, davacıya davalı tarafça verilen ödeme talimatları ve vadeleri esas alınarak yapılacak hesapta, Asıl Alacak:65.300,00TL, İşlemiş faiz:41.123,29TL, Toplam alacak:106.423,29TL olacağını, İcra dosyasında kesinleşen miktarın kesinleşme tarihi olan 11.10.2018 tarihinden iflas tarihine kadar faiz hesabının 114.213,26TL için işlemiş yasal faiz 33.428,50 TL Toplam 147.641,76TL olduğu hususlarını mahkememize bildirmiştir. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin ve davalı iflas idare vekilinin 11/09/2023 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
18/05/2023 tarihli celsede; Taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda ek rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verilmiş bilirkişi Süheyla Gökçek 15/01/2024 tarihli ek raporunda özetle; Davalıya çıkma payı alacağı olarak verilen ödeme talimatları toplamının 65.300,00TL olduğunu, davalıya ödeme talimatları vadelerinden sonra yapılan kısmi ödemelerin ödeme tarihindeki faizden mahsubunun gerekeceği, yapılan ödemeler ödeme tarihindeki faiz miktarını karşılamadığından, anapara üzerinden faizin devam edeceğini, dosya kapsamına Kayseri Genel icra dairesi ... icra dosyasında bildirilen kesinleşen alacak miktarının 11.10.2018 tarihi itibariyle 114.213,26TL olarak bildirildiğini, davacının iflas tarihi itibariyle davalı tarafça verilen ödeme talimatları ve vadeleri esas alınarak yapılacak hesapta, 65.300TL alacak için iflas tarihine kadar işleyecek yasal faizin 91.374,14TL, Toplam alacağın 156.674,14TL olacağını, İcra dosyasında kesinleşen miktarın kesinleşme tarihi olan 11.10.2018 tarihinden iflas tarihine kadar faiz hesabının 114.213,26TL için mevduata uygulanan en yüksek faize göre işlemiş faiz 74.285,56 TL, Vekalet ücreti 14.800,26TL için yasal faiz 4.331,81 TL, Başvurma harcı 35,90TL için yasal faiz 46,41 TL, Masraf miktarı 116,10TL için yasal faiz 33,98 TL Toplam 207.863,28TL olduğu, hususlarını mahkememize bildirmiştir. Bilirkişi ek raporun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin 02/02/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi ek raporuna karşı beyan dilekçesi sunduğu, davalı iflas idare vekilinin 29/01/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi ek raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
22/02/2024 tarihli celsede; HMK’nun 266/1. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasınn, HMK’nun 267/1. maddesi gereği bilirkişinin HMK’nun 268/1. maddesi uyarınca resen seçilecek nitelikli hesaplama uzmanı ( İcra İflas Hukuku) belirlenmesine, HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; mahkememizin 09.11.2023 tarihli 18.05.2023 tarihli ara kararlar uyarınca faiz yasal faiz kullanılmak suretiyle hesaplama yapılmasına karar verildiği, rapor alınmak üzere dosyanın bilirkişiye gönderilmesine karar verilmiş bilirkişi ***'nun 04/05/2024 tarihli raporunda özetle ; hesaplamalara göre 01/10/2022 itibariyle toplam alacak (anapara+faiz) 106.423,29 TL, başvurma harcı 35,90 TL, vekalet ücreti 14.060,10 TL, masrafın 116,10 TL, toplamının 120.635,50 TL olduğu, hususlarını mahkememize bildirmiştir. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin 24/05/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi sunduğu, davalı iflas idare vekilinin 20/05/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı taraf Davacının 4 adet banka ödeme taahhütü düzenlediğini bu taahhütlerin ödenmediğini, davacı hakkında Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas ( Kapatılan 4. İcra Müdürlüğünün ... esas) sayılı dosyasında takip yapıldığını ve takibin kesinleştiğini sıra cetveline başvuruda bulunduklarını ancak kısmen reddedildiğini belirterek alacağın sıra cetveline kaydını dilemiştir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; borçlusunun müflis ... Kent Kooperatifi olduğu, takibin dayanağının kooperatifçe bankaya gönderilen ödeme talimatları olduğu, takibe konu alacağın faizinin mevduata uygulanan en yüksek faiz olarak belirtildiği, neticeden takip tarihi itibariyle 114.213,26 TL miktarı üzerinden takip yapıldığı, takibin itiraz edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür.
Müflis ... Kent Kooperatifi iflas idaresinin dosyamıza sunmuş olduğu, yazı cevaplarının incelenmesinde Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin *** K sayılı ilamı ile kooperatifin iflasına karar verildiği davacı tarafından kooperatife iflas masasının 171.671,14 TL asıl alacak üzerinden ve sıra cetveline kaydının yapılmasını talep ettiği, dayanağının ise kooperatif üyeliğinden ayrılması sebebiyle çıkma payı alacağına ve müflis kooperatifçe bankaya çıkma payı alacağı için yazılan ödeme talimatlarını gösterdiği görülmüştür. Davacının talebine konu alacağının 51.906,27 TL 'lik kısmı sıra cetveline iflas idaresi tarafından kabul edildiği bakiye 119.764,87 TL 'nin red edildiği, gerekçesinin ise çıkma payı alacağı ile kooperatif kayıtlarının uyuşmadığı gerekçe gösterildiği tespit edilmiştir.
2004 sayılı İİK'nun 235. maddesinin 1. fıkrası; "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223'üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302'nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir." şeklindedir.
Sıra cetveline itiraz davalarında dava açma süresi, görev ve yetki 2004 sayılı İcra İflas Kanun'un 235. maddesinde düzenlenmiştir. İİK'nun 235. maddesinde; "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302'nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.
İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.
Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.
Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoluyla icra mahkemesine arz olunur." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre dava açma süresinin ilandan itibaren başlıyacağı belirtildikten sonra, ayrıca 2004 sayılı İcra İflas Kanun'un 223/3. maddesi hükmünün saklı olduğu belirtilmiştir. Saklı tutulan hükme göre, iflas masasına müracaat eden alacaklılar tebligatı kabule elverişli adres gösterir, yazı ve tebligat masrafları için avans yatırmışlarsa sıra cetveline itiraz davası açma süresi bu alacaklılar hakkında sıra cetvelinin kendilerine tebliğinden itibaren başlar. Davanın onbeş gün içinde açılması gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınır.
Hak düşürücü süre, dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 23. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın *** Karar sayılı emsal nitelikteki kararı bu yöndedir.
Dava şartları, 6100 sayılı HMK'nun 115/1. maddesi gereğince hakim tarafından yargılamanın her aşamasında re’sen araştırılacağı gibi, taraflarca da her zaman dava şartı eksikliği ileri sürülebilir. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hükmün verilmesine kadar var olmalıdır (HGK'nun 01/10/1997 tarih ve ****Karar sayılı emsal ilamı).
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 235. maddesi sıra cetveline dava yoluyla itirazı düzenlemektedir. İflas masasına alacağının kaydını talep eden alacaklının talebinin reddedilmesi halinde alacaklı iflas idaresine karşı açacağı dava ile kabul edilmeyen alacağının iflas masasına kaydını isteyebilir. İşbu davaya uygulamada kayıt kabul davası denilmektedir.
Kayıt kabul davası basit yargılama usulüne tabi olup, bu davalarda ispat yükü kural olarak masaya yazdırılması gereken bir alacağı bulunduğunu iddia eden davacı alacaklıdadır. Alacaklı masaya kayıt talebinde bulunurken alacağının sebep ve delillerini bildirmeli; alacağını genel hükümlere göre ispat etmelidir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190/1. fıkrasında, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu belirtilmiştir. Benzer düzenlemeye, TMK'nun 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan herbirinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür ifadeleri ile yer verilmiştir. Somut olayda iş bu davanın süresinde açıldığı görülmüştür.
-Dava konusunun 51.906,27 TL miktarlı kısmına dair değerlendirmede;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesinde dava şartları düzenlenmiş olup bu maddenin birinci fıkrasının (h) bendinde "Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması" dava şartları arasında sayılmıştır. Medeni usul hukukunda hukuki yarar, mahkemede bir davanın açılabilmesi için, davacının bu davayı açmakta ve mahkemeden hukuksal korunma istemekte bir çıkarının bulunması gerektiğine işaret eder. Davacının davayı açtığı tarih itibariyle dava açmakta hukuk kuralları tarafından haklı bulunan (korunan) bir yararı olmalı, hakkını elde edebilmesi için mahkeme kararına ihtiyacı bulunmalıdır. Yine bu yararın "hukuki ve meşru", "doğrudan ve kişisel", "doğmuş ve güncel" olması da gerekir (Emel Hanağası, Davada Menfaat, Ankara 2009, s.135). Öte yandan dava açılmasında olduğu gibi, mahkemeye yapılan her talep için, talepte bulunanın hukuki yararının varlığı şarttır. Aksi hâlde mahkeme, böyle bir talebi inceleyip yerine getiremez (Baki, Kuru : Medenî Usul Hukuku El Kitabı, Cilt 1, Ankara 2020, s. 390). Gelinen bu noktada belirtilmelidir ki; kanun yolu davanın taraflarına tanınan bir hukuki yol olarak bununla yanlış olan kararların (daha doğrusu yanlış olduğu iddia edilen kararların) tekrar incelenmesi ve değiştirilmesine imkân sağlamaktadır.
Davacının izahata konu alacağı iflas idaresince sıra cetveline kabul edildiğinden ilgili kısım yönünden dava açmasında hukuki yararı olmadığından reddedilmiştir.
-Dava konusunun 119.764,87 TL miktarlı kısmına dair değerlendirmede;
İflasın açılması, takipler açısından bazı sonuçlar yaratmaktadır, iflasın açılması ile müflise karşı açılmış olan takipler kural olarak durur(İİK m.193). İflas karanının kesinleşmesi ile de bu takipler düşer(İİK m.193/2). Ancak iflas kararı kanun yolu aşamasında kaldırılır ya da bozulursa, takiplere devam edilir. Burada duran takipler müflise karşı açılmış takiplerdir.
Davacı tarafça ikame edilen takip kooperatifin iflas etmesi ile birlikte düşmüştür. Mahkememiz dosya kapsamında kooperatifin ticari defterleri üzerinde inceleme yapmıştır. Yapılan inceleme sonucunda davacının kooperatif üyesi olduğu kooperatif üyeliğinden ayrıldığı, kooperatif defterlerinde ise çıkma payı alacağının 64.751,94 TL olduğu taraflarca ödeme planına bağlanan alacak tutarının ise 65.300,00 TL olması karşısında bu alacağın kooperatifçe iflas öncesi kabul edilmesi sebebiyle çıkma payı alacağının 65.300,00 TL olduğu kabul edilmiştir.
Kesin vade; borcun belirli bir süre içinde ifa edilmesinin ve bu tarihten ya da sürenin dolmasından sonra yapılacak ifanın mutlak surette kabul edilmeyeceğinin kesin olarak kararlaştırıldığı vade türüdür.
Somut olayda kooperatif bankaya 27/10/2014, 25/11/2014, 26/01/2015, 25/02/2015 tarihlerinde davacıya ödeme yapılması amacıyla bankaya talimat gönderdiği ancak ödemelerin yapılmadığı görülmüştür. Belirlenen tarihin niteliği gereği kesin vade olduğu belirlenerek alınan tarihlerden iflas tarihine kadar kooperatif ile üyesi arasındaki ilişkide yerleşik Yargıtay kararları uyarınca yasal faiz uygulanması gerektiğinden iflas tarihi itibariyle asıl alacak, faiz, takip, icra vekalet ücreti, tahsil harcı hariç icra harçlarının tek tek tespiti noktasında rapor alınmak suretiyle neticeden davacının bakiye 68.729,23 TL alacağı kaldığı bilirkişi raporları ile anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 16/01/2019 tarihli ***Karar sayılı içtihatı da dikkate alınarak sıra cetveline itiraz davaları maktu harç ve maktu vekalet ücretine tabi olduğundan mahkememizce maktu harç ile maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile;
2-Davacının sıra cetveline kaydını talep ettiği, 171.671,14 TL alacağın 51.906,27 TL miktarlı kısmı sıra cetveline kaydı yapıldığından ilgili kısım yönünden davacının davasının hukuki yarar yokluğundan reddine,
3-Davacının bakiye kısma yönelik davasının kısmen kabulü ile , iflas nedeniyle tasfiye halinde Sınırlı Sorumlu Yıldırım Beyazıt Kent Konut Yapı Kooperatifinin Kayseri Genel İcra Dairesinin 2022/1 iflas sayılı dosyası üzerinden oluşturulan iflas masasının davacının 68.729,23 TL alacağının kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 80,70 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
5-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 80,70 TL, peşin harç 80,70 TL, 3.400,00 TL bilirkişi ücreti, 290,00 TL posta ücreti, 2,00 TL kep reddiyat ücreti olmak üzere toplam 3.853,40 TL yargılama giderinin kabul - red oranına göre; 1.542,72 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-AAÜT'ye göre hesap edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
8-AAÜT'ye göre hesap edilen 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
9-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 27/06/2024
Katip ***
e-imzalıdır
Hakim ***
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!