WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

KAYSERI 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - 2***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***

HAKİM : ***
KATİP : ***

DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.

DAVA : İstirdat
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***

Mahkememizde görülmekte olan istirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kayseri İli, Talas İlçesi, Kayseri OSB Mahallesi, 922 Ada, 1 Parsel sayılı taşınmazda müteahhit sıfatı ile bina inşa etmek üzere arsa sahipleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, inşaat faaliyetlerine başlandığını, fakat arsadaki temel atma işleminin sürdüğü sırada inşaat alanında doğalgaz boru hattı geçtiğinin fark edildiğini, bu durumun üzerine müvekkili tarafından davalı Kayserigaz Kayseri ... Pazarlama Ve Tic. A.Ş.'ne yazılı olarak başvurularak, inşaat alanında boru hattı bulunduğu, kazı neticesinde boru hattında zarar meydana gelebileceği, bu nedenle meydana gelebilecek zarar ve ziyandan müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu olmadığı, zararın meydana gelmemesi amacı ile doğalgaz boru hattının taşınması talebi ile başvuru yapıldığını, müvekkili tarafından hatların taşındığını müvekkili şirkete bildirilmesi üzerine herhangi bir zarar meydana gelme tehlikesinin kalmadığını düşünen müvekkili şirketin, bina inşa etmek üzere arsada kazı yapımına devam ettiğini, ancak davalı şirketin doğalgaz boru hattını taşımaması nedeni ile kazı sırasında doğalgaz borusunda maddi zarar meydana geldiğini belirterek müvekkilinin zarardan sorumlu olmadığının tespitini, haksız ve hukuk aykırı olarak müvekkilden icra masrafları ve vekalet ücreti dahil tahsil edilen 15.572,36-TL bedeli ödenme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkile iadesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hatların taşınmadığı (deplase edilmediği) iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin 18/03/2021 tarihinde belediyeye kazı izni için başvurduğunu, 20/05/2021 tarihinde de kazı iznini alarak çalışmalarına başladıklarını, 24/05/2021 tarihinde ise çalışmalarını tamamlayarak deplase işleminin yapıldığını, bu hususa ilişkin olarak yapılan işlemi ve imalatı gösterir imalat ve montaj formunu dilekçelerinin ekinde sunduklarını, 24/05/2021 tarihinde taşındığını, hattın davacının parselinin tamamen dışında ve çok uzağında olduğunu gösterir GİS uydu harita görüntüsünü de sunduklarını, müvekkili şirketin hatlarının hasar görmesinin davacının kusurlu çalışması ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi sonucu meydana geldiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, Halk Bankası ödeme dekontuna, banka kayıtlarına, Kayserigaz Kayseri ... Pazarlama Ve Tic. A.Ş. bünyesinde bulunan tüm kayıtlara, bilirkişi incelemesine, keşif ve tanık beyanlarına delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafça; Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına, Kayserigaz Kayseri ... Pazarlama Ve Tic. A.Ş. bünyesinde bulunan tüm kayıtlara, bilirkişi incelemesine, keşif ve tanık beyanlarına delil olarak dayanılmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı icra takip dosyasının örneği Uyap sistemi üzerinden dosyamıza eklenmiştir.
Yargılama sırasında taraflarca bildirilen tanıklar usulünce dinlenmiştir.
Davacı tanığı ... duruşmada; "Ben davacı *** Mobilya Ltd. Şti.'nde şantiye sorumlusu olarak çalışırım. Bu çalıştığım şantiye Talas İlçesi, Anayurt Mevlana Mahallesi'nde bulunmaktadır. Benim çalıştığım ve yukarıda söylediğim Mevlana Mahallesi'ndeki inşaat alanında kazı işlemi yapmadan önce Kayseri Gaz şirketine müracaat ettik. Kazı yapacağımız alanda toprak altından geçen boru var mı yok mu diye sorduk. Hatta sadece Kayseri Gaz şirketine değil Kaski'ye ve fiber kablo şirketine de aynı hususlarda başvuru yaptık, soru sorduk. Ben Kayseri Gaz'a yukarıda söylediğim başvurunun yazılı olarak mı yapıldığını yoksa sözlü başvuru mu yapıldığını aradan uzun zaman geçtiği için hatırlamıyorum, ama yukarıda ismini bildirdiğim firmalara yazılı başvuru da yapılıyor sözlü başvuru yapılıyor. Kayseri Gaz'dan yer tespiti için görevli gönderdiler. Bu gönderilen kişinin ne sıfat taşıdığını işçi mi yoksa mühendis mi olduğunu bilmiyorum. Ama gelen kişiyi toplam beş sefer çağırdım, beş seferde de aynı kişi geldi. Bu kişinin adını da bilmiyorum. Gelen kişi temelin başında bana Kayseri Gaz'ın toprak altındaki gaz boru hattını gösterdi, şuradan gidiyor dedi. Hat gösterilen şekilde dümdüz gitmesi gerekirken patladığı yerde bizim inşaat yaptığımız parselin içerisine girmiş. Biz de kepçeyi buraya vurunca gaz patladı. Bizim inşaatımızın uzunluğu 45-50 cm uzunluğundadır. Kayseri Gaz görevlisi bana dikey olarak gaz boru hattının geçtiğini söyledi ve yer gösterdi. Biz ona göre kazıklarımızı çaktık. Toprağı eşmeye başladığımızda gaz borusu patladı. Bu yer göstermeyle ilgili Kayseri Gaz görevlisiyle bizim aramızda gaz borusu patladıktan sonra şöyle bir konuşma geçti. Ben Kayseri Gaz görevlisine "madem gaz borusu dümdüz gitmeyip, bizim parselin içerisine kıvrılarak geçiyorsa, niye bana söylemediniz" dedim. Onlar bana gaz borusu döşenirken burada yol bile yoktu. Belediye'nin gösterdiği güzergahtan gittik, şu an burası parsel içerisine düşmüş, dedi. Yer gösterme ile ilgili olarak Kayseri Gaz görevlisi ile bizim aramızda bir tutanak düzenlenmedi. Ancak gaz patlaması olduktan sonra bir tutanak düzenlendi. Hatta ben "bu tutanak neyin nesi, bu tutanakla biz suçlu konumuna mı düşüyoruz" dedim. Görevli "yok ağabey biz bu işi yaptığımıza dair tutanak düzenliyoruz" şeklinde cevap verdi. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı Mehmet Kendir duruşmada; "Ben Kayseri Gaz şirketinde acil 187 müdahale teknikeri olarak görev yaparım. Ben davacı şirketin Talas Anayurt Mevlana Mahallesi'nde kazı çalışmalarına başlamadan önce Kayseri Gaz'a yer göstermeleri için ve burada kazı yapacaklarına dair bilgi vermek için müracaat olup olmadığını bilemiyorum. Çünkü biz iş yerinde vardiyalı olarak çalışıyoruz. Benim vardiyamdan önceki saatlerde davacının böyle bir müracaatı olmuş olabilir. Kazı yapılacak alan ile ilgili Kayseri Gaz'a müracaatlar 187 çağrı hattından telefonla sözlü olarak yapıldığı gibi hafta içinde Murat isimli bir arkadaşımız var onun yanına uğrayıp yazılı olarak da başvuru yapabiliyorlar. Zaten 187 çağrı hattını aradıklarında sözlü olarak talepleri çağrıya bakan görevli tarafından bilgisayar üzerinde exel programına işleniyor. Telefonumuz sürekli kayıt altındadır. Yer göstermeye yine biz gidiyoruz. Eğer hatlarda bir değişiklik olmayacaksa biz gidiyoruz ama gaz boru hatları değiştirilmesi isteniyorsa o zaman yapım birimi arsaya, sahaya gidip keşif yapıyor ona göre yer gösteriliyor. Hat oradan taşınıyor. Bu davaya konu inşaat ile ilgili yer göstermeyi ben yapmadım. Kimin yaptığını da bilmiyorum. Ben gaz patlamasından sonra olaya acil müdahale anlamında ilk gidip müdahale eden kişiyim. Yanımda aynı şirkette çalıştığım arkadaşlarım da vardı. Ekip olarak gittik. İlk müdahaleyi yaptık. Daha sonra hattın arsa içerisinde kaldığını söylediler. Bunu inşaat yetkilisi söyledi, ben de acil 187 merkezimizi arayarak teyit etmek istedim. O sırada bana hattımızın daha önce parselin dışına alınmış olduğunu söylediler. Davacının inşaat yaptığı parselin kenarından iki tane hattımız geçiyordu. Birisi düz gidiyordu. Birisi dönerek aşağıdaki binalara gidiyordu. Patlamanın olduğu yer parselin kenarında tam kaldırımın alt tarafındadır. Patlamanın olduğu yer inşaat başlatılan parselin dışında kalıyordu. Patlamanın olduğu yer bizim acil müdahale vanalarımıza yakın bir yerdeydi. Parsele de yakın bir yerdeydi. Gaz boru hatlarının geçtiği güzergahlara ilişkin krokiler çalıştığım davalı şirkette bulunmaktadır. Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu: Biz gaz patlaması sonucu olay yerine ekip olarak 4 kişi yaptık, ilk müdahaleyi yapan bizdik, bizden önce oraya Kayseri Gaz şirketinden giden kimse yoktu. Biz müdahaleye gitmeden önce bina sakinleri korkup polis ve itfaiyeyi aramışlar, polisler zaten yolu kapatmıştı. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davaya konu olan ve davalının cevap dilekçesinin ekinde sunulan doğal gaz boru hattının delinmesi nedeni ile oluşturulan 03/06/2021 tarihli Kayseri Gaz şirketinin davacı şirkete hitaben yazdığı yazı ve ekindeki hasar tadilat bedel formu ile montaj formu eklerinin eklenmesi sureti ile davalı Kayseri Gaz Doğal Gaz Dağıtım Pazarlama Ve Tic. A.Ş.'ne müzekkere yazılarak dava konusu doğal gaz boru hattının geçtiği bölge ile ilgili kroki örneklerinin, davacı şirket tarafından Talas İlçesi, Anayurt Mevlana Mahallesi'ndeki inşaat şantiyesinde çalışma yapmadan önce doğal gaz boru hatlarının gösterilmesi için Kayseri Gaz'a yaptığı başvuru ve arama kayıt örneklerinin başvuru üzerine düzenlenen form örneklerinin, ihbar kayıt örneklerinin, konu ile ilgili diğer belge ve kayıt örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 03/08/2023 tarihli dilekçe ekinde istenen belgelerin sunulduğu anlaşıldı.
Kayseri İli, Talas İlçesi, Talas Mahallesi, 922 Ada, 1 Parsel, 87 Pafta numaralı taşınmazın komşu parsellerini gösterir şekilde krokisi istenilmiştir. 30/03/2023 tarihli yazı ile istenen belgeler gönderilmiştir.
Davalı Kayseri Gaz vekilinin 03/08/2023 tarihli dilekçesinde belirttiği gerekçeler ve davacı tarafın talebi dikkate alınarak HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının re'sen seçilecek bir bilgisayar mühendisi bilirkişiye tevdine, bilirkişiye HMK'nun 268. maddesi uyarınca davalı Kayseri Gaz vekilinin 03/08/2023 tarihli dilekçesinde belirttiği Yeni Mahalle, 5. Cadde, No:61, Kocasinan/Kayseri adresinde davalı şirketin bilgisayar kayıtlarında 187 çağrı hattına gelen taleplere ilişkin excel kayıtlarını yerinde inceleme ve raporuna esas alacak olup da dosya arasında bulunmayan kayıt ve belge olur ise bunlardan suret alıp raporuna ekleme yetkisi verilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereğince davacının davalı şirkete 01/01/2021 - 30/05/2021 tarihleri arasında davacının kazı çalışmaları yapmadan önce davalı şirkete ait doğalgaz boru hattının güzergahının gösterilmesi için yaptığını iddia ettiği herhangi bir başvuru talebinin olup olmadığının, 187 çağrı hattına gelen davacının tüm taleplerinin excel kayıtlarının araştırılması, davacının başvurusuna ilişkin kayıtlar ve başvurunun cevaplandırılmasına ilişkin kayıtların var ise bunlardan suret alınarak raporuna eklemesi için yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Bilgisayar Mühendisi Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 13/12/2023 tarihli raporda özetle; "davalı işyerinde yapılan inceleme sonucunda, davacı tarafça davaya konu arsa için yapılmış 09/02/2021 tarihli ... imzalı davalı şirket evrak tarih ve numarası 09/02/2021-392 olan evrakın tespit edildiğini, rapor ekinde sunulduğunu, davacı ... Donanım Mob. İmal. San. Ve Tic. Ltd. Şti. imzalı 01/06/2021 tarihli ve davalı firmaca evrak tarih ve numarası 01/06/2021-1366 olan belgenin bulunduğunun tespit edildiğini, davaya konu arsaya ait 187 çağrı merkezine gelen tüm kayıtların incelendiğini ve ... numaralı 01/06/2021 tarihli dilekçede kimlik fotokopisi bulunan ...'ya ait olduğu belirtilen hattın 30/05/2021 saat 11:40:31 ile 30/09/2022 saat 14:11:04'e kadar toplam 8 adet arama bulunduğu, bu tarihten önce arama kaydı bulunmadığının tespit edildiğini, tüm ses kayıtlarının ekli DVD'de sunulduğunu, ses kayıtlarının dökümünün yapılması ihtiyacı olması durumunda seslerin metin haline dönüştürülmesi uzmanlığı bulunan bir bilirkişinin görevlendirilmesinin daha doğru olacağı" belirtilmiştir.
Davacı tarafça eldeki davada doğal gaz boru hattını inşaat yaptıkları alanda inşaat faaliyeti sırasında hasar gördüğünü ileri sürerken davalı tarafından yapılan savunmada hasar gören hattın inşaat yapılan parselin dışında olduğu hususunun ileri sürüldüğü görülmekle, tarafların iddia ve savunmalarının tespiti amacı ile mahallinde 23/02/2024 günü saat 09:30'da keşif icrasına, refakata resen bir harita mühendisi fen bilirkişisinin alınmasına, taraf vekillerine duruşmada dinlenen ve doğal gaz boru hattının patladığı ve zarar gördüğü yerleri bilen tanıklarını yer göstermek amacı ile keşif mahallinde hazır etmelerinin ihtarına, HMK'nun 273. maddesi gereği doğal gaz boru hattında meydana gelen hasar sırasında doğal gaz boru hattının davacının inşaat ve kazı faaliyetinde bulunduğu parsel içinde mi yoksa bu parselin sınırlarının dışındı mı olduğu konularında krokili ayrıntılı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizce 04/12/2023 tarihinde mahallinde keşif yapılmıştır. Keşfe katılan fen bilirkişi Zeki Metin Yalçın tarafından düzenlenen 19/03/2024 tarihli raporda özetle; "Kayserigaz tarafından gönderilen asbuilt harita ve koordinatların yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde doğalgaz güzergah boru hattının dava konusu 922 ada 1 parsele bir tecavüzünün bulunmadığını, yapılan iki katlı binanın yanından en yakın doğalgaz boru hattının 1,14 cm metre uzağından geçtiği" belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, icra takibi nedeniyle ödenen paranın istirdatı istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
Davanın niteliği dikkate alınarak 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca, yargılama tek hakim tarafından yürütülerek sonlandırılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık; davacının istirdat talebinin haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konu ile ilgili kavramlar ile yasal mevzuatın irdelenmesinde yarar bulunmaktadır.
Türk Hukuk Lûgatında istirdat (geri alma) davası şu şekilde tanımlanmaktadır: “1-Haklı bir neden olmaksızın mal ediniminden doğan ve bu yolla edinilen malın geri alınmasını içeren dava (TBK m. 77-82, TMK m. 122), 2- Hakkında yapılan ilamsız icra takibine süresinde itiraz etmediği ya da itirazın kaldırılması nedeniyle gerçekte borçlu olmadığı parayı ödemek zorunda kalan borçlunun ödediğini geri almak amacıyla açtığı dava. (İİK m.72)” (Türk Hukuk Lûgatı, Cilt I, Ankara 2021, s. 414). Lûgatta istirdat davası başlığı altında yapılan ilk tanım borçlar hukukunda yerini bulan sebepsiz zenginleşme davasına karşılık gelmekte olup bu davanın ikinci tanımda açıklanan ve icra iflas hukukuna özgü bir eda davası olan istirdat davası ile benzer yönleri bulunmaktadır.
İcra ve İflâs Kanunu’nun 72/1. maddesi “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir” hükmünü içermektedir. Aynı maddenin 7. fıkrasında ise “Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir” düzenlemesi mevcuttur.
Borçlu ödeme emrine itiraz etmemiş veya itiraz etmiş olup da itirazının icra mahkemesince kaldırılmış olması nedeniyle kesinleşen icra takibine rağmen, borçlu olmadığı kanısında bulunabilir. Böyle bir borçlu, borçlu olmadığını tespit ettirmek için menfi tespit davası açabilir ve bu davada hiç değilse icra dairesinin banka hesabına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı alarak (İİK m. 72/III/2.c.) aleyhine yapılmakta olan icra takibinin durdurulmasını ve davayı kazanınca da takibin iptalini sağlayabilir.
Borçlu, böyle bir menfi tespit davası açmamış ve borcu cebri icra tehdidi altında ödemiş ise, ödemiş olduğu paranın kendisine geri verilmesi için istirdat davası açabilir (İİK m. 72/VII). Borçlunun menfi tespit davası açmış olması hâlinde, menfi tespit davası sonuçlanmadan önce borcun ödenmesi üzerine de menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilmelidir (İİK m. 72/VI).
İstirdat davası, esasen sebepsiz zenginleşme iddiasına dayanan bir eda davası olup, bununla icra takibi sırasında sebepsiz olarak ödenmiş olduğu iddia edilen bir paranın geri verilmesi istenir. Yalnız, davanın şartı icra hukukuna dayanmaktadır: Borçlunun, borcu bulunmadığı bir parayı icra takibinin kesinleşmesi nedeniyle cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kalmış olması (Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder/Taşpınar Ayvaz, Sema/ Hanağası, Emel: İcra İflas Hukuku, Ankara 2018, 4. Baskı, s. 228).
İcra ve İflas Kanunu’nda yerini bulan istirdat davasından sonra sebepsiz zenginleşme kavramına ilişkin açıklama yapmak yerinde olacaktır.
Borcun kaynaklarından biri olarak öngörülen sebepsiz zenginleşme, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 77 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Haklı bir neden olmaksızın başkasının mal varlığından ya da emeğinden zenginleşen kimse bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür (TBK 77). Bu yükümlülük özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan ya da gerçekleşmemiş veya sona ermiş bir nedene dayanması durumunda doğmuş olur. Zamanaşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlakî bir ödevin yerine getirilmiş olmasından kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez. Hukuka ya da ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez (Türk Hukuk Lûgatı, s. 962).
Buna göre borcun kaynağı olarak öngörülen sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik (illiyet) bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli haklı bir sebebe dayalı olmaması gerekmektedir.
Sebepsiz zenginleşmeden bahsedilebilmesi için diğer şartların yanında en önemlisi zenginleşenin mal varlığında meydana gelen artışın haklı bir sebebe dayanmamasıdır. Zira zenginleşmeyi doğuran sebep, kazandırma veya zenginleşenin müdahalesi ya da umulmayan bir olay olabilir. Nitekim BK’nın 61. maddesinde özellikle “haklı bir sebep olmaksızın” ifadesine yer verilmiş ve haklı olmayan sebep teşkil edecek hususlar örnek olarak sayılmıştır. Bu durumda kazandırmaya (edime) dayanan sebepsiz zenginleşme; “geçerli olmayan sebebe” veya “gerçekleşmemiş sebebe” veyahut “sona ermiş sebebe” dayalı olarak gerçekleşebilir.
Sebepsiz zenginleşme hâlinde zenginleşen ve fakirleşen arasında kanun gereği bir borç ilişkisi doğmakta olup, bu borcun konusu mal varlığında meydana gelen fazlalığın geri verilmesidir. Sebepsiz zenginleşmede sadece mal varlığındaki eksilmenin giderilmesinin talep edilmesi söz konusudur. Görüldüğü gibi, sebepsiz zenginleşme, ikincil (talî) niteliktedir ve mal varlığındaki azalmanın başka aslî nitelikteki davalarla önlenmesi mümkün ise, sebepsiz zenginleşme davası gündeme gelemez. Başka bir anlatımla aynı olayda, aynî haktan (istihkak davası), zilyetlikten, sözleşmeden, sözleşme benzeri hukukî ilişkiden veya haksız fiilden kaynaklanan bir talebin ileri sürülmesi mümkün ise, sebepsiz zenginleşme hükümleri uygulama alanı bulamayacaktır.
Nitekim aynı ilkelere Hukuk Genel Kurulu'nun 09/12/2021 tarihli ve *** K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacı şirketin inşaat çalışmaları sırasında davalı şirkete ait doğalgaz borusunun zarar gördüğü, bu zararın tazmini için davalı tarafından davacı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlattığı icra takibi sırasında davacının 15.752,36-TL ödeme yaptığı, davacı tarafından borç miktarını haciz tehdidi altında ödediği nedeniyle eldeki davanın açıldığı görülmektedir. Tüm dosya kapsamına göre davalının doğalgaz boru hattını 25/05/2021 tarihinde davacının inşaat yaptığı taşınmaz sınırından taşıdığı, hasarın ise bu taşıma tarihten sonra, 30/05/2021 tarihinde meydana geldiği, mahkememizce icra edilen keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda doğalgaz borusunun hasar gördüğü yerin davacının inşaat faaliyeti yürüttüğü taşınmazın sınırı içinde olmadığı, doğalgaz boru hattının davacının inşaat yaptığı taşınmaza tecavüzünün bulunmadığını tespit ettiği görülmektedir. Bu durumda davacı şirketin davalıya ait doğalgaz boru hattına verdiği hasardan dolayı oluşan zarardan sorumluluğunun bulunduğu, davalı tarafından yapılan tahsilatın sebepsiz zenginleşme niteliğinde olmadığının kabulü gerekir. Tüm açıklamalar ışığında davacının sübut bulmayan davasının reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken peşin harç olarak alınan 269,02-TL harcın mahsubu ile bakiye 158,58-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Kararın mahiyeti gereği davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Kararın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 15.752,36 -TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 341. maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/04/2024

Katip ***
E-imzalıdır

Hakim ***
E-imzalıdır