T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av. ***
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı ... İnş. Oto. Teks. San. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında ticari ilişki olduğunu, gerçekleşen ticari ilişki nedeni ile davacı şirket üzerine düşen tüm edimleri yerine getirmiş olmasına rağmen davalı tarafın edimlerini yerine getirmemesi sebebi ile davalı tarafa Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalı borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, davalının kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğini belirterek borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, borçlunun takip konusu borcu yasal faizi ile ödemeye, takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere lehimize icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın Kayseri Mahkemelerinde açıldığını, davalı şirketin işyerinin ikametgah adresinin Gaziantep'te bulunduğunu, bu sebeple öncelikle davaya ilişkin yetki itirazında bulunduklarını, davacı tarafça davalı aleyhine ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, işbu takibe 21.09.2021 tarihinde itiraz edildiğini ve icra takibinin durduğunu, her ne kadar davacı tarafça cari ekstresi itirazın iptali davasında borca dayanak olarak sunulmuş olsa da itirazın iptali davalarının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğundan, alacaklının takipte dayandığı belgeler dışında başka belgelere dayanılamayacağını, faturaya dayalı alacaklar da söz konusu faturanın davalı/borçluya tebliğ edilmedikçe ve temerrüte düşürülmedikçe faiz yürütülemeyeceğiısı birçok Yargıtay içtihatıyla sabit olduğunu, işbu sebeple davacı tarafından talep edilen faize itiraz ettiklerini belirterek yetki itirazlarının kabulü ile söz konusu dosyasının yetkili yer olan Gaziantep Asliye Ticaret mahkemelerine gönderilmesine, davanın Reddi ile takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, takip alacaklısının ... Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi ve takip borçlusunun ... İnşaat Gayrimenkul Yatırım Otomotiv Deri Tekstil Tarım Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, faturaya dayalı icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiği, davalının borca itiraz ettiği, takibin durduğu görülmüştür.
Kayseri Mimar Sinan Vergi Dairesi'ne ve Gaziantep Şahinbey Vergi Dairesi'ne ayrı ayrı müzekkere dava konusu faturaların taraf şirketlerce Form Ba-Bs belgelerinde kullanılıp kullanılmadığının sorulmuş, gelen yazı cevapları ile Form Ba-Bs formlarının gönderildiği görülmüştür.
Davalının adresi itibari ile ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için Gaziantep Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış, Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasında mali müşavir bilirkişi ... 23/02/2023 tarihli raporunda özetle;
-Davacı “... Tic. ve San. A.Ş.” firmasının 2021 ve 2022 yıllarına ait yasal defterlerinin e- defter kapsamında olduğu ve ilgili defterlere ait e-defter beratlarının mevcut olduğu, TTK gereğince kayıtlarını e-defter olarak tutan mükellefler yönünden defter açılış ve kapanış tasdiklerinin aranmadığı, bu kapsamda tespit konusu firmanın inceleme ve tespit dönemi olan 2021 ve 2022 hesap dönemine ait yasal defter kayıtlarının kayıt nizamına uygun olarak tutulmuş olduğu, dolasıyla davalı firmanın yasal defterlerinin 6102 Sayılı Yasanın 64 ve 65. maddelerine uygun olarak usulüne uygun olarak tutulduğu,
-Davalı “... İnş. Oto. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.” firmasının 2021 yılına ait yasal defterlerinin fiziki defter kapsamında olduğu, davalı firmanın 2021 yılı hesap dönemine ait yasal defterlerinin defter kapanış tasdikine rastlanılmadığı, davalı firma tarafından 2022 yılı hesap dönemine ait yasal defterin ise incelenmek üzere bilirkişiliğimize sunulmadığı,
-Davacı “... Tic. ve San. A.Ş.” firmasının yasal defter kayıtlarına istinaden davacı firmanın davalı “... İnş. Oto. Teks. San. ve Tic, Ltd. Şti.” firmasından icra takip tarihi olan 08.09.2021 tarihi itibariyle 37.312,20 TL; Dava tarihi olan 23.05.2022 tarihi itibariyle de 52.856,28 TL asıl alacağının olduğu,
-Davalı “... İnş. Oto. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.” firmasının yasal defter kayıtlarına
istinaden de davalı firmanın davacı “... Tic, ve San. A.Ş.” firmasından ne icra takip tarihi olan 08.09.2021 tarihi itibariyle; ne de dava tarihi olan 23.05.2022 tarihi itibariyle herhangi bir alacağının bulunmadığı,
-Tarafların yasal defter kayıtlarının karşılaştırmalı analizinde ise; kendi defter kayıtları üzerinden yapılan tespitlerdeki uyumsuzluğun ve farklılığın davacı tarafın ispat yükümlülüğünde olan davalı firmaya kesilen dört adet satış faturası ile üç adet kur farkı faturasından kaynaklandığı,
-Davacı “... Tic. ve San. A.Ş.” firmasının yasal defter kayıtlarında yer alan; ancak davalı firma yasal defter kayıtlarına girmeyen ve detayı yukarıda sunulan satış faturaları ile kur farkı faturalarına ilişkin ispat yükümlülüklerinin yerine getirilmesi (faturaya konu malın/hizmetin muhataba teslim edildiğinin ve söz konusu teslimden kaynaklı kur farkının doğduğunun ispatlanması) durumunda davacı firmanın davalı “... İnş. Oto. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.” firmasından icra takip tarihi olan 08.09.2021 tarihi itibariyle 37.312,20 TL asıl alacağı ve 1.378,00 TL İşleyen faiz olmak üzere toplam 38.690,î) TL; dava tarihi olan 23.05.2022 tarihi itibariyle de 52.856,28 TL asıl alacağı ve 5.560,98 TL İşleyen faiz olmak üzere toplam 58.417,26 TL alacağının olduğu,
-Dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerde iş bu rapor tarihi olan 06.02.2023 tarihine kadar olan döneme ait borç - alacak durumunu gösterir bilgi ve belgeye rastlanılamadığından rapor tarihi itibari ile tarafların alacak/borç durumuna yönelik bir inceleme ve tespit yapılamadığı,
-Taraflar arasında Ba/Bs formlarının karşılaştırılmasında; Davacı firma tarafından, davalı firmaya Mayıs-2021 döneminde sekiz adet fatura karşılığı 95.569 TLİKDV Hariç) satış bildiriminde bulunduğu, buna karşılık davalı firmadan üç adet fatura karşılığı 34.957 TL (KDV Hariç) alış bildiriminde bulunduğu, davalı firma tarafından ise davacı firmaya Mayıs 2021 döneminde üç adet fatura karşılığı 34.957,00 TL(KDV Hariç) satış bildiriminde, bir adet fatura karşılığı da 24.497,00 TL(KDV Hariç) alış bildiriminde bulunulduğunun tespit edildiği görülmüştür. Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu, davacının ek rapor talepleri ile ilgili itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla dosya ek rapor için bilirkişiye tevdi edilmiş, 08/05/2023 tarihli ek raporda özetle;
Davacı “... Tic. ve San. A.Ş.” firmasının yasal defter kayıtlarına istinaden davacı firmanın davalı “... İnş. Oto. Ceks. San. ve Tic, Ltd. Şti.” firmasından icra takip tarihi olan 08.09.2021 tarihi itibariyle 37.312,20 TL; dava tarihi olan 23.05.2022 tarihi itibariyle de 52.856,28 TL asıl alacağının olduğu,
-Davalı “... İnş. Oto. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.” firmasının yasal defter kayıtlarına
istinaden de davalı firmanın davacı “ABÇ Uluslararası Transport Tic. ve San. A.Ş.” firmasından ne icra takip tarihi olan 08.09.2021 tarihi itibariyle; ne de dava tarihi olan 23.05.2022 tarihi itibariyle herhangi bir alacağının bulunmadığı,
-Tarafların yasal defler kayıtlarının karşılaştırmalı analizinde isa; kendi defter kayıtları üzerinden yapılan tespitlerdeki uyumsuzluğun ve - farklılığın davacı - tarafın ispat yükümlülüğünde olan davalı firmaya kesilen dört adet satış faturası ile üç adet kur farkı faturasından kaynaklandığı,
-ANCAK; Davacı firma tarafından 18.03.2023 tarihli dilekçe ekinde dava dasyasına sunduğu belgeler ile alacağa konu olan fatura içeriğindeki malların/hizmetlerin davacı tarafından davalı tarafa sunulduğuna dair karine oluşturduğu ve bu nedenle de davacı “... Tic. ve San. A.Ş.” firmasının ispat yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğu, (faturaya konu malın/hizmetin muhataba teslim edildiğinin ve söz konusu teslimden kaynaklı kur farkının doğduğunu ispatladığı)
-Bu durumda da davacı firmanın davalı “... İnş. Oto. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti.” firmasından icra takıp tarihi olan 08.09.2021 tarihi itibariyle 37.312,20 TL asıl alacağı ve 1.378,00 TL İşleyen faiz almak üzere toplam 38.690,20 TL; dava tarihi olan 23.05.2022 tarihi itibariyle de 52.856,28 TL asıl alacağı ve 5.560,98 TL İşleyen faiz olmak üzere toplam 58.417,26 TL alacağının olduğunun tespit edildiği görülmüştür. Ek raporun taraflara tebliğ edildiği, ek rapora karşı davacı beyan dilekçesi, davalı vekilinin ise itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından faturaya dayanarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafın süresinde itirazı üzerine İİK 67.maddesi uyarınca bir yıllık yasal süresi içinde açılmış itirazın iptali davasıdır.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir. (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219,223). Eldeki dava bir yıllık yasal süre içinde açılmıştır.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. ve devamı maddelerinde düzenlenen itirazın iptali davalarının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfetiyle ilgili kurallar itirazın iptali davasında da geçerlidir. Taraflar iddia ve savunmalarını HMK’nda belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir. İtiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bu dava icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır ve takibe bağlılık alacağın hem miktarı hem de kaynağı yönünden mevcuttur.
HMK’nun "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. maddesi;
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK'nun 222/1). Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK'nun 222/4). Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, 28/05/2009 gün ve 2008/10995 Esas, 2009/5037 Karar sayılı ilamı).
Tüm bu açıklamalar ışığında; taraflara ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması için ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmesi veya ticari defter ve kayıtlarının bilirkişiye ibraz edileceği açık adresini ve bu adreste ticari defter ve kayıtları incelemeye sunacak kişinin adı, soyadı ve telefon numarasını bildirmesi için kesin süre verilmiş ve kesin süreye uymamanın sonuçları usulünce vekillerine ihtar edilmiştir. Bilirkişi raporunda tarafların yasal defter kayıtlarının karşılaştırmalı analizinde uyumsuzluğun ve farklılığın davacı tarafın ispat yükümlülüğünde olan davalı firmaya kesilen dört adet satış faturası ile üç adet kur farkı faturasından kaynaklandığı, ancak davacı firma tarafından 18.03.2023 tarihli dilekçe ekinde dava dasyasına sunduğu belgeler ile alacağa konu olan fatura içeriğindeki malların/hizmetlerin davacı tarafından davalı tarafa sunulduğuna dair karine oluşturduğu ve bu nedenle de davacı “... Tic. ve San. A.Ş.” firmasının ispat yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğu, (faturaya konu malın/hizmetin muhataba teslim edildiğinin ve söz konusu teslimden kaynaklı kur farkının doğduğunu ispatladığı) anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen faturadan dolayı davacının davalıdan alacaklı olduğu, alacağın miktarının belli ve likit olduğu göz önüne alındığında itirazın iptaline karar verilen 37.312,20-TL'nın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi kanaatine varılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının davalıya karşı ikame etmiş olduğu davasının kabulü ile, davalının Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takip tarihi itibariyle 37.312,20 TL asıl alacak ve 1.378,00 TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına,
2-Haksız itiraz nedeniyle itirazın iptaline karar verilen 37.312,20 TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
3- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 2.642,92 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 467,29 TL'nin mahsubu ile eksik 2.175,63 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 80,70 TL, peşin harç 467,29 TL, tebligat, müzekkere ve posta gideri 387,50 TL ve bilirkişi ücreti 1.900,00 TL olmak üzere toplam 2.835,49 TL yargılama harç ve giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAAÜT gereğince davanın kabulü nedeniyle hesap ve takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
9-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/01/2024
Katip *** Hakim ***
e-imzalıdır e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!