WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

KAYSERI 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : ***
KARAR NO : ***

HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : 1- ... - ... -
2- ... - ... -
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : 1- ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : 2- ... - ... -
3- ... - ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***

Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.01.2021 tarihinde davalılardan ...'nın sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı araç ile müteveffa ...'ın idaresindeki 38 ... plakalı aracın çarpıştığını, kaza neticesinde ...'ın vefat ettiğini, kazayla ilgili olarak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasıyla soruşturma başlatıldığını ve düzenlenen iddianame neticesinde Kayseri 1. Çocuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasıyla davalı ... hakkında kamu davası açıldığını, davalı ...'nın ehliyetsiz olarak trafiğe çıktığını ve kazanın oluşumuna kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, davalı ... şirketine müvekkillerinin uğradığı zararın giderilmesi adına talepte bulunduklarını ve davalı şirket tarafından 17.02.2021 tarihinde müvekkili Ayşe'nin zararının giderilmesi adına 114.567,29-TL'lik ödeme yapıldığını ancak ödenen bu tutarın Ayşe'nin uğradığı zararı karşılamadığını, başlatılan arabuluculuk sürecinin de olumsuz sonuçlandığını, mezkur kaza sonrasında müvekkili Ayşe'nin eşini, Enes'in ise babasını kaybettiğini, maddi ve manevi olarak yıprandıklarını, öncelikle ruhsat sahibinin ve sürücünün taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine davanın neticesiz kalmaması adına ihtiyati haciz konulmasına, müvekkili Ayşe için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte şimdilik 1.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan (sigorta şirketi yönüyle poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsiline, kazada ölen müteveffa ...'ın Ayşe'nin eşi, Enes'in ise babası olması ve bu durumun müvekkilleri üzerinde yaratmış olduğu elem ve acının bir nebze de olsa giderilmesinin sağlanması adına müvekkili Ayşe lehine 100.000,00-TL, Enes lehine 50.000,00-TL olmak üzere toplam 150.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi ile birlikte davalılar Yusuf ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :
Davalılar Yusuf ve ... vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: müvekkili aleyhine "Suça sürüklenen çocuğun 18 yaşından küçük olması, atılı suçun taksirli suç olması dikkate alınarak TCK 50/3 maddesi uyarınca ve Suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan hürriyeti bağlayıcı cezanın miktarı, mali ve ekonomik durumu, şahsi hali, sosyal statüsü, cezanın suça sürüklenen çocuk üzerindeki etkisi de nazara alınarak TCK 50/1-a maddesi uyarınca hürriyeti bağlayıcı cezanın adli para cezasına ÇEVRİLMESİNE, 5237 sayılı TCK’ nun 52/2’inci maddesi gereğince 1 yıl 1 ay 10 GÜN hesabıyla 405 gün karşılığı günlüğü daha az olamayacağından 20.00-TL'den 8.100.00-TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA..." şeklinde hüküm kurulduğunu, yerel mahkeme tarafından eksik inceleme ve hatalı değerlendirme neticesinde karar tesis edildiğini, dosyada mevcut kaza tespit tutanağında zeminin kuru olduğunun belirtildiğini ancak bilirkişi raporunda bu hususta değerlendirme yapılmadığını, ceza dosyası kapsamında yalnızca asli-tali kusur bakımından bir değerlendirme yapıldığını ve müvekkilinin tali kusurlu olduğuna kanaat getirildiğini, müvekkilinin meydana meydana gelen kazayı ve trafik kurallarına aykırı hareket eden müteveffanın davranışlarını öngörebilme ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin normal bir hız ile trafikte seyir halinde iken trafik kazasının meydana geldiğini, ehliyetinin olmamasının objektif isnadiyet koşulları çerçevesinde dava konusu olay ile bağdaştırılabilmesinin mümkün olmadığını, kazada müteveffanın hızının, soluna bakmadan yola çıkıyor olmasının ve emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusuru bulunduğunun gözetilmesi gerektiğini, neticeten davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat isteklerinin kül halinde reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Ş. Vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin poliçe kapsamında sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı azami teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, manevi tazminat talebinin ZMMS teminatı dışında olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatı yönünden müvekkili şirket tarafından ödeme tarihindeki verilere göre yapılan ödemeyle davacıların zararlarının karşılanması sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, hasar dosyası kapsamında 17.02.2021 tarihinde 114.567,29-TL tutarlı hasar ödemesi gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin zararı fazlasıyla karşıladığını, müvekkili sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğunu, müvekkili şirket sigortalısı 38 ... plakalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun davacılar tarafından ispat edilmesi gerektiğini, davacının müteveffanın desteğinden yoksun kaldığını ispatlaması gerektiğini, müvekkil sigorta şirketi tarafından 18.02.2021 tarihinde davacıya yapılan ödeme ile davacıların dava konusu kaza nedeniyle tüm zararları karşılanmış olduğundan davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen kazada davacıların murisinin vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Açılan davada sigorta hukukunun da uygulanacak olması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.
18/01/2021 tarihinde müteveffa ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı araç ile davalı ...'nın sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı araç arasında meydana gelen çift taraflı trafik kazası neticesinde ...'ın vefat ettiği, davacıların bu kazadan kaynaklı olarak destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemleriyle eldeki davayı açtıkları anlaşılmıştır.
Kayseri 1. Çocuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, Kayseri C. Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasının uyap kayıtları, kazaya karışan aracın trafik kaydı, kaza tespit tutanağı, kazaya ilişkin görüntüler, SGK kayıtları, 38 ... plakalı araca ait ZMMS poliçesi, davacı ...'a yapılan 114.567,29-TL'lik ödemeye ilişkin dekont, davacıların ve davalıların sosyal ve ekonomik durum araştırmalarının sonucu ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, mahallinde keşif icra edilmiş ve bilirkişilerden ayrıntılı rapor alınmıştır.
6098 sayılı TBK 49. maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.
Dosya kapsamının incelenmesinde, sigorta şirketinden destekten yoksun kalma talebinde bulunan davacı ... Erol tarafından davalı ... şirketine yazılı başvuru yapılmış, davacıya sigorta şirketi tarafından 17/02/2021 tarihinde 114.567,29-TL tazminat ödemesi yapılmış, böylece dava şartı yerine getirilmiştir.
Dosyaya mübrez 01/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda; 38 ... plaklı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı K.T.K madde 47/c, madde 57/a ve madde 84/h kurallarını ihlal ederek trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu olduğu, 38 ... plakalı araç sürücüsü ...'nın 2918 sayılı K.T.K'nın madde 36, madde 47/c ve madde 52/a,b kurallarını ihlal ederek trafik kazasının meydana gelmesinde kusurlu olduğu görüş ve kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Sunulan kusur raporunda kusur oranlarının belirtilmediği görüldüğünden mahkememizin 08/11/2023 tarihli celsesinin (3) nolu ara kararı ile Ankara Adli Tıp Kurumu'ndan tarafların kusur oranlarını gösterir rapor alınmasına karar verilmiş, ancak rapor ücreti yatırılmadığı için dosya ATK'ya gönderilememiş. davacı vekilinin 13/03/2024 tarihli duruşmada maddi tazminata ilişkin taleplerinden vazgeçtiklerini beyan etmesi nedeniyle maddi tazminat davasının reddine hükmedilerek mahkememizce manevi tazminat istemleri yönünden karar vermek gerekmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; 18/01/2021 tarihinde davacı ...'nin eşi, Enes'in ise babası olan müteveffa ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı araç ile davalı ...'nın sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı araç arasında çift taraflı trafik kazası meydana geldiği,
Kaza tespit tutanağına göre meydana gelen kazada ...'ın kendisine hitap eden "DUR" levhasına uymadığından 2918 sayılı yasanın 57/1-A maddesini ihlal ettiği, ...'nın ise kavşağa yaklaşırken kendisine hitap eden 50 km hız sınırı levhası ile sağdan ve soldan tali yol levhalarını dikkate alarak kavşağa daha yavaş giriş yapması gerekirken bu kurala uymadığından aynı kanunun 47/1-c ve 52/1-A maddelerini ihlal ettiğinin tespit edildiği, Kayseri 1. Çocuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası kapsamında aldırılan 15/02/2021 tarihli trafik bilirkişi raporuna göre ...'ın asli kusurlu, ...'nın tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, bu rapor hükme dayanak yapılarak sanığa ceza verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, mahkememizce aldırılan 01/02/2023 tarihli bilirkişi raporunun da olay ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın asli kusurlu olduğu ve takdiren %75 oranında, davalı sürücünün ise kazada tali olarak ve %25 oranında kusuru bulunduğunun kabul edildiği,
Davacı vekilince 13/03/2024 tarihli duruşmada maddi tazminata ilişkin taleplerinden vazgeçtikleri beyan edildiğinden davacı ...'ın davalılar aleyhine açmış olduğu 1.000,00-TL destekten yoksun kalma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat talepleri yönünden ise zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca 22/06/1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda manevi tazminatın, bir ceza ya da gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceği belirtilmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve kusur oranları da göz önünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira TMK'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Bu açıklamalar sonunda TBK'nun 56/2. maddesi hükmü ve dosya kapsamındaki tüm delillere nazaran; meydana gelen kaza sonrası davacı ...'ın eşi, ...'ın ise babası olan ...'ın ölümü sonucu olayın oluş şekli, kusur durumu, zararın ağırlığı, davacıların kaza sonrası duyduğu elem ve üzüntüler, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, TBK'nun 56. maddesi hükmü ve yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde davacıların manevi tazminat talebinde kısmen haklı olduğu değerlendirilmiş, davacı ... için 40.000,00-TL, davacı ... için ise 25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak ilgili davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
1-Davacı ...'ın davalılar aleyhine açmış olduğu destekten yoksun kalma davasının REDDİNE,
2-Davacı ... için 40.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya dair manevi tazminat isteminin REDDİNE,
3-Davacı ... için 25.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya dair manevi tazminat isteminin REDDİNE,
4-Maddi tazminat talebi yönünden: 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince davacı ...'dan alınması gerekli 427,60-TL ilam harcının, dava açılışı sırasında tahsil edilen 515,75-TL peşin harçtan mahsubuna,
5-Manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden:
- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 427,60-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 88,15-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 339,45-TL harcın davacı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
- 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 427,60-TL ilam harcının davacı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden: 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 4.440,15-TL ilam harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı tarafın yaptığı 80,70-TL başvurma harcı, 515,75-TL peşin harç, 133,00-TL ihtiyati haciz harcı, 571,90-TL keşif harcı, 2.300,00-TL bilirkişi ücreti, 250,00-TL keşif araç ücreti ve 376,00-TL posta ücreti olmak üzere toplam 4.227,35-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre; 1.819,72-TL'sinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
9-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılara ödenmesine,
11-Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden:
- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davacı ...'a ödenmesine,
- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davacı ...'a ödenmesine,
12-Manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden:
- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/2 maddesi uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılar ... ve ...'ya ödenmesine,
- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/2 maddesi uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılar ... ve ...'ya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 13/03/2024

Katip ...
e-imzalı

Hakim ...
e-imzalı