T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
BAŞKAN : ***
ÜYE : ***
ÜYE : ***
KATİP : ***
DAVACILAR : 1- ***
2- ***
3- ***
4- ***
5- ***
6- ***
7- ***
8- ***
VEKİLLERİ : Av.
Av. ***
DAVALI : 1- ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2- ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 3- ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 4- ***
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde saat 10.53 sıralarında davacıların murisi ...'ın sevk ve idaresindeki ...'a ait 38 ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketine kasko poliçesiyle sigortalı ...'ün sevk ve idaresinde bulunan 38 ... plaka sayılı aracın Karayolları Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğü'nün yol yapım çalışmasının bulunduğu mevkinde çarpışması sonucu meydana gelen ölümlü ve yaralamalı trafik kazasında 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... ve yolcusu ...'un vefat ettiğini, ...'un vefatı ile geride mirasçıları eşi ... ile kızları ... ve ... ile annesi ... ve babası ...'ın kaldığını, ...'un vefatı ile eşi ... ile çocukları ... ve ...'un kaldığını, yaşanan trafik kazası nedeniyle meydana gelen vefatlar dolayısıyla müvekkillerinin büyük oranda maddi ve manevi kayıplarının bulunduğunu, paylaşımlı yolda kontrolsüz ve hız kurallarını ihlal etmek suretiyle ilerleyen ve frenle dahi duramayıp duvara çarpmak suretiyle durabilen karşı tarafın, aracın kusuru nedeniyle söz konusu kazanın meydana geldiğini, 38 ... plaka sayılı yolcu otobüsünün paylaşımlı yolda hız kurallarını ihlal ettiğini ve kavşaklara yaklaşırken de hızını düşürmeyerek ... ile ...'un vefatına sebebiyet verdiğini, ölümlü trafik kazası nedeniyle 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ... aleyhinde Yeşilhisar Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ... soruşturma numaralı dosya ile soruşturma başlatıldığını, kazanın meydana gelmesinde Karayolları Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğü'nün yol yapım çalışmalarından dolayı hizmet kusuru bulunduğunu, söz konusu alanda yapılan yol yapım çalışmalarının başlaması ile birlikte yüzlerce kez kaza meydana geldiğini, ancak buna rağmen yeterli uyarıcı levha, işaret, dubalar ile önlem alınmadığını, bu nedenlerle Karayolları Genel Müdürlüğü'nün müvekkillerine manevi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı ödemesi gerektiğini belirterek ...'un ölümü nedeniyle; davacılardan ... için 175.000,00-TL, ... için 125.000,00-TL, ... için 125.000,00-TL, ...'ın ölümü nedeniyle; davacılardan ... için 175.000,00-TL, ... için 125.000,00-TL, ... için 125.000,00-TL, ... için 75.000,00-TL, ... için 75.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu tutulmasını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik yalnızca Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kusuru ve sorumluluk tutarına göre belirlenecek tazminatın tutarının ...'un ölümü nedeniyle davacılardan ... için 10,00-TL, ...'ın ölümü nedeniyle, ... için 10,00-TL, ... için 10,00-TL, ... için 10,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının idareye başvuru tarihi olan 04/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Karayolları Genel Müdürlüğü'nden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı ... Otobüs İşl Mak San İth İhr San Tic Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından ileri sürülen kazanın tamamen 38 ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kusuru neticesinde meydana geldiğini, Yeşilhisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası içerisinde mevcut kusur raporlarından da anlaşılacağı üzere davacıların murisi ...'ın söz konusu kazada %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu sebeple kusur konusunda dava dilekçesinde ileri sürülen hususların gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın asli kusurlu olması nedeniyle, manevi tazminatın takdirinde de bu hususun özellikle göz önünde bulundurulmasını talep ederek, müvekkili şirkete ait aracın ... Sigorta A.Ş. tarafından kasko poliçesi ile 3. kişilere vereceği zararlar, artan mali sorumluluk kapsamında, manevi tazminat bakımından 2.500.000,00-TL bedelle teminat altına alındığını, sigorta şirketine karşı söz konusu kazanın, kaza tarihinden hemen sonra ihbar edilmiş olduğunu, bu kapsamda sigorta şirketine müzekkere yazılarak, sigorta şirketi açısından faiz başlangıç tarihinin tespiti açısından, söz konusu kazanın şirketlerine ihbar tarihinin sorulmasını istemiş, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Anadolu Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların, başvuru şartını yerine getirmediğini, kanunun lafzı ve amacı birlikte değerlendirildiğinde, sonradan ikmali mümkün olmayan bir noksanlık teşkil ettiğini, KTK ile yapılan değişikliğin amacının, sigorta şirketine gerekli belgelerle başvuru yapılmasını sağlamak olduğunu, KTK madde 97’de belirtilen dava şartı, diğer dava şartları gibi şekli olmayıp, bilakis dava ikame edilebilmesinin doğrudan bir ön şartı olduğundan bilahare yargılama esnasında ikmali bahis mevzu olamadığını, tüm bu sebeplerle davanın usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... tarihli kazaya karıştığı belirtilen, 38 ... plakalı aracın, 10/08/2021 - 10/08/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numarası ile müvekkili şirkete Bileşik Kasko Sigorta "Genişletilmiş Kasko" poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe teminat limitinin artan mali sorumluluk manevi tazminatı için 2.500.000,00-TL olduğunu, kabul anlamına gelmemek koşuluyla müvekkili sigortacı şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü Adına 6. Bölge Müdürlüğü vekilince verilen cevap dilekçesinde özetle; davaya konu maddi hasarlı trafik kazası sonucunda meydana gelen hasardan Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmeliğindeki hükümlere göre idarenin sorumlu tutulmasının yasal olarak mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacılar tarafından; Yeşilhisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşlurma numaralı dosyasına, nüfus kayıtlarına, mirasçılık belgelerine, ölüm belgesine, kaza tespit tutanağına, kazaya ilişkin görüntülere ve yol yapım çalışması nedeniyle meydana gelen diğer kazalara ilişkin sosyal medya paylaşımlarına, davalı sigorta şirketi nezdindeki ... numaralı kasko sigorta poliçesine, davalı sigorta şirketine başvuru dilekçesi ve başvurunun alındığına dair geri bildirim mailine, davalı sigorta şirketine başvuru bilgilerine, hasar dosyasına, tanık anlatımlarına, keşif ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ... Otobüs İşl. Mak. San. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından; Yeşilhisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma dosyasına, kaza tespit tutanağına, sigorta poliçesine, ekonomik sosyal durum araştırmasına, tanık anlatımlarına, keşif ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı Anadolu Sigorta Anonim Şirketi tarafından; sigorta poliçesine ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü adına 6. Bölge Müdürlüğü tarafından; kaza ile ilgili açılmış soruşturma dosyasına, kazaya karışan araçların sigorta şirketi kayıtlarına, SGK kayıtlarına, kolluk makamları tarafından yapılacak sosyal durum araştırma raporlarına, trafik kaza tespit tutanağına, KGM Dış Genelgesi'ne, trafik projesi ve işaretleme tutanağına, işaretlemeye ilişkin CD içerisinde video kaydına, tanık beyanlarına, keşif, bilirkişi incelemesi ve yemin deliline dayanılmıştır.
Uyap sisteminden dava konusu trafik kazası nedeniyle vefat eden müteveffa ... ve müteveffa ... ve davacıların aile nüfus kayıt tablosu çıkarılarak dosya arasına alınmıştır.
Davacıların T.C. numaraları, açık kimlik ve adres bilgileri belirtilmek suretiyle ..., ..., ..., ... (kızı), ... (annesi), ... için Yeşilhisar İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, ... için Nevşehir İl Emniyet Müdürlüğü'ne, ... için Melikgazi İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne, davalı ... için Pınarbaşı İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacıların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması için ilgili Emniyet Müdürlüklerine yazılar yazılmıştır.
Davacıların desteği olduğu bildirilen müteveffa ... ve müteveffa ...'ın T.C. numarası, açık kimlik ve adres bilgileri belirtilmek suretiyle Yeşilhisar İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak müteveffa ... ve müteveffa ...'ın vefatından önceki sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması için ilgili kolluk birimine müzekkere yazılmıştır.
Davacıların ve müteveffa ... ve müteveffa ...'ın T.C. kimlik numaraları ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak; davacıların sigortalı olup olmadığının, çalışıyorlarsa aylık ücretinin ne kadar olduğu ile müteveffa ... ve müteveffa ...'ın vefatlarından önce sigortalı olup olmadığının, çalışıyorlarsa aylık ücretinin ne olduğu, müteveffa ...'un 10/11/2021 ve müteveffa ...'ın ... tarihinde trafik kazası sonucu ölümü nedeniyle SGK tarafından davacılara rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığının yahut ödeme yapılıp yapılmadığı sorulmuş, yapılmışsa buna ilişkin kararın, peşin sermaye değerinin hesaplanmasına ilişkin tabloların ve dayanak belge örneklerinin gönderilmesi, yapılan ödeme veya bağlanan maaş ya da gelirin rücua tabi olması halinde sorumlular hakkında rücu davası açılıp açılmadığının, açılmışsa mahkeme adının ve dava esas numarasının bildirilmesi istenilmiştir. 13/05/2022 tarihli yazı ile bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Yeşilhisar Cumhuriyet Başsavcılığı'nın *** soruşturma numaralı soruşturmanın akıbeti sorulmuş, KYOK verilmiş ise bu kararın kesinleşip kesinleşmediğinin, dava açılmış ise mahkeme dosya numarasının bildirilmesi ve tüm dosyanın Uyap kayıt örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. 24/10/2022 tarihli yazı ekinde gönderilen dosya örneği dosya arasına alınmıştır.
Türkiye Noterler Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazılarak 38 ... ve 38 ... plakalı araçların ... kaza tarihi itibariyle maliklerini gösteren trafik kayıtlarının gönderilmesi istenilmiştir. 11/04/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacıların T.C kimlik numaraları ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle davalı ... Sigorta Şirketi'ne müzekkere yazılarak, davalı sigortalı ... Otobüs İşletmeleri Makina İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti. adına trafikte kayıtlı olan, 10/08/2021 başlangıç ve 10/08/2022 bitiş tarihli, acente no: ***, poliçe no: ... sayılı, olay tarihi itibariyle ... Sigorta nezdinde birleşik kasko sözleşme sigorta (genişletilmiş kasko) poliçesi ile sigortalı bulunan 38 ... plakalı araç ile davacı ... (T.C.No: ...)'a ait 38 ... plakalı aracın karıştığı ... tarihinde Kayseri İli, Yeşilhisar İlçesi, Fatih Mahallesi'nde vuku bulan trafik kazası sonucu ... ve ...'ın vefatı nedeniyle davacıların aracının manevi tazminat istemiyle başvuruda bulunup bulunmadığı, başvuruda bulunmuş ise hangi tarihte bulunduğu, başvuru ile ilgili karar verilip verilmediği, başvurunun akıbeti hususlarının sorulmuş, başvuru tarihini gösterir şekilde başvuruya dair tüm kayıt ve belgelerin, sigorta poliçesinin, hasar dosyasının, varsa ödemeye ilişkin kayıt ve belgelerin ve konu ile ilgili diğer tüm belgelerin okunabilir netlikteki onaylı suretlerinin gönderilmesi istenilmiştir. 29/11/2021 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Müteveffa ... ve müteveffa ...'ın'ın T.C. kimlik numaraları ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Yeşilhisar Kaymakamlığı İlçe Tarım Ve Orman Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak müteveffa ... ve müteveffa ...'ın'ın çiftçi kayıtları olup olmadığı, varsa hangi tarihten bu yana ve hangi faaliyet alanı için kayıtlarının bulunduğu, bu faaliyetleri ile ilgili kayıtlı bahçe ve tarlarının neler ve ne büyüklükte olduğu, son 5 yıllık tarımsal yıllık ve/veya aylık gelirlerinin ne kadar olduğu sorularak, ilgili kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi istenilmiştir. Yeşilhisar Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nden gelen 25/10/2022 tarihli yazı ekinde istenen belgeler gönderilmiştir.
Karayolları Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... tarihinde Yeşilhisar İlçesi Fatih Mahallesi'nde meydana gelen trafik kazasında ... ve ...'un vefatı nedeni ile davacıların bu kuruma başvurularına ilişkin kayıt ve belgelerin, kaza yerinde karayolları genel müdürlüğü tarafından yürütülen yol yapım çalışmasına ilişkin tüm kayıt ve belgelerin, trafik proje ve tutanağının, trafik projesine göre trafik işaret ve levhalarının bulunduğu yerleri gösterir kayıt ve belgeler ile trafik projesinin birer örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. 23/11/2022 tarihli yazı ile istenen belgeler gönderilmiştir.
Davacı ...'ın T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek sureti ile Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi Başhekimliği'ne müzekkere yazılarak 2021 yılından bu yana ...'ın gördüğü tedavileri varsa buna ilişkin tedavi kayıt ve dökümlerinin, varsa sağlık raporlarının gönderilmesi, ayrıca 2009 yılına ait kalp rahatsızlığı ile ilgili tedavi, evrak, grafi ve raporları istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacılar vekilinin 24/10/2022 tarihli dilekçe ve veklerinin birer örneği eklenerek ... Sigorta Şirketi'ne müzekkere yazılarak ... Otobüs İşletmesi Mak İth İhr. San. Tic. Ltd. Şti. adına trafikte kayıtlı olan 10/08/2021 başlangıç ve 10/08/2022 bitiş tarihli, acente no ***, poliçe no ... sayılı olay tarihi itibari ile Anadolu Sigorta nezdinde genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olan 38 ... plakalı aracın ...'a ait 38 ... plakalı araç ile karıştıkları Kayseri İli, Yeşilhisar İlçesi, Fatih Mahallesi'nde ... tarihinde vuku bulan trafik kazasında ... ve ...'ın vefatı dolayısı ile müzekkeremiz ekinde gönderilen başvuru dilekçesinin sigorta şirketi tarafından işleme alındığı kayıt tarihinin ve başvuru akıbetinin sorularak hasar dosyasına giren tüm kayıt ve belge, başvuru talep dilekçesi, ödeme varsa ödemeye ilişkin tüm kayıt ve belgelerin, banka dekont örneğinin, ekspertiz raporunun, sulh, feragat ve ibraname belgesi örneklerinin, hasar dosyasının en son tarih itibari ile incelenerek eksiksiz tamamının gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize verilen cevap ile istenilen belgeler dosya arasına alınmıştır.
Dosyamız içindeki 38 ... ve 38 ... plakalı araçların trafik kayıt örnekleri eklenerek Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak bu araçların karıştığı ... tarihli trafik kazasından dolayı ZMMS ve İMMS hasar sorgulama kayıtlarının gönderilmesi istenilmiştir. 13/01/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Yargılama sırasında ilgili taraflarca bildirilen tanıklar usulünce dinlenmişlerdir.
Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak dinlenen davacıların tanığı *** talimat mahkemesinde; "2021 yılının Ekim ayında benim evimin bulunduğu mevkide Süha Turizm'e ait otobüs ile kamyonet arasındaki kazada ... ve ... vefat etti. Her ikisini de tanırım. Kaza sırasında evdeydim, gürültüyü duyunca dışarı çıktım. O gün yolda yol bakım çalışması vardı, yol tek şeritten ilerliyordu. Karayolları ve belediyenin yeterince uyarı işaret levhası yoktu. Otobüs şoförünün kusuru yoktur diye düşünüyorum. Yol tek şeritten verildiği için o yolunda seyrederken ... ana yola çıkmak isterken sağa bakmıştır, sola bakmadan yola çıkmıştır, kaza bu şekilde meydana gelmiştir diye düşünüyorum, ... çiftçilik ile geçimini sağlardı, babasının tarlalarında patates ekim dikimi yapardı. Bayram'ın kaç çocuğu vardır bilmiyorum. Abdurrahman da Bayram gibi Derbentbaşı köyündendir. Abdurrahman genelde köyde dururdu, çiftçilik ile uğraşıp uğraşmadığını bilmiyordum. Fakat ufak tefek ekim yapıyor olabilir. Bunun dışında nasıl geçindiklerini bilmiyorum. Abdurrahman'ın geride kaç çocuğunun kaldığını bilmiyorum. Abdurrahman'ın da Bayram'ın da eşleri köyde yaşarlar, herhangi bir işte çalıştıklarını duymadım. Her iki ailenin de geçimini müteveffa Abdurrahman ve Bayram sağlıyordu." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak dinlenen davacıların tanığı ... talimat mahkemesinde; "Kazanın olduğu gün kazadan bir kaç dakika sonra biz oradan geçiyorduk, otobüs komyonet çarpışmıştı. ...'u da, ...'ı da tanırım. O gün yolda yol bakım çalışması vardı. Orada uyarı işaret ve levhaları vardı. Fakat benim kanaatimce yetersizdi. Özellikle olay yerinde zaten bir aydır çalışma devam ediyordu. Özellikle göbekte olması gereken trafik levha ve ışıkları yoktu. Tek yön kapalıydı, diğer yönde gidiş geliş şeklinde araçlar seyir halindeydi. Orada özellikle de çalışma olması ve şehir içi olması nedeniyle 30 km hızla gidilmesi gerekirken otobüs biraz süratlidir, kaza bu şekilde meydana gelmiştir diye düşünüyorum. Abdurrahman da, Bayram da Derbentbaşı Köyü'nde yaşarlardı. İkisi de rençberlikle geçimlerini sağlarlardı. Aylık gelirleri konusunda bilgim yoktur. Bunun dışında özel hayatları konusunda bir bilgim yoktur. Eşleri de kanaatimce çalışmıyordu. Bu nedenle ailelerin geçimini müteveffa Bayram ve Abdurrahman sağlıyordu. Her ikisinin de kaç çocuğu olduğunu net olarak bilmiyorum. Yine her ikisininde rençberlik dışında emeklilik veya bunun gibi başkaca bir gelirleri olup olmadığını bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak dinlenen davacıların tanığı *** talimat mahkemesinde; "Müteveffa ... benim dünürüm olur, yine aynı kazada vefat eden ...'ı da uzun yıllardan beri tanırım. Kaza Yeşilhisar'ın Niğde tarafından girişinde olmuş. Ben kazadan sonra olay yerine gittim. Aracı ... kullanıyormuş. Abdurrahman da yanında oturuyormuş. Otobüs Kayseri tarafından Niğde istikametine gidiyormuş. Bizimkilerin kullandığı araç ise şosenin doğu tarafına gübre almak için geçmek isterken kaza meydana gelmiş. Otobüs ile şoför tarafından Bayram'ın kullandığı araç çarpışmış. ... olay yerinde Abdurrahman ise bir gün sonra hastanede vefat etti. Ben 50 yıllık şoförüm. Kazadan sonra otobüsün çok süratlı olduğunu duydum. Bayram ise yol çalışmasından dolayı tek şeride düşen yolda dikkatsizliği nedeniyle karışmış olabilir. Yol çalışmasının yapıldığı yerde hiç bir önlem alınmamış şekildeydi. Kazadan bir gün sonra ise tabela asıldığını gördük. Abdurrahman ölmeden önce çiftçilik yapıyordu. Bayram da çiftçilik yapıyordu. aylık olarak ne kadar kazandıklarını bilmiyorum. Aynı zamanda ikisi de emekliydi. Meydana gelen kazadan sonra sigorta şirketinden ya da davalılardan, davacılara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığına dair bir bilgim yoktur. İki bacanağın vefatından sonra ikisinin de ailesi büyük üzüntü yaşadılar." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak dinlenen davacıların tanığı Hacı Ömer Altınoluk talimat mahkemesinde; "Müteveffalarla ve bir kısım davalılarla akrabalığım yoktur. Abdurruhman ve Bayram bizim oturduğumuz çay ocağına gelirlerdi, ikisi bacanaklardı. Ben aynı zamanda servis çekiyorum. Kazanın olduğu gün anadolu lisesine öğrenci götürüyordum, kazayı olduktan sonra gördüm. Kazanın meydana geldiği anı bizzat görmedim. Fakat kazanın meydana geldiği yer şehrin içinde bir yerde yer alır. Yol çalışması vardı, yol tek şeride düşmüştü ama ayrıca bir ışıklandırma ve uyarı levhası yoktur. Kazanın gelişinde kimin kusurunun olduğu konusunda bir yorum yapamam. Sadece olay yerini gördüm. Kazada vefat eden Abdurrahman ve Bayram'ın çiftçilik yaptığını biliyorum, aylık kazançlarının ne kadar olduğunu bilemem. Ayrıca bir emeklilik durumlarının da olup olmadığını bilmiyorum. Sadece o gün tarım kredi kooperatifinden gübre almaya geçerlerken bu kazanın olduğunu öğrendim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak dinlenen davacıların tanığı Ali Yiğit talimat mahkemesinde; "Benim eşim Derbentbaşı Köyü'nde 3 yıl kuran kursu hocalığı yaptı. Ben Bayram ve Abdurrahman'ı buradan tanırım. Kazanın meydana geldiği sırada ben evdeydim. Kazanın meydana geldiği yer benim evime 200 mt uzaklıktadır. Kazayı olduktan sonra gittim. Kazanın olduğu yerde karayollarının çalışması vardı, ancak şerit yönlendirme ve güvenlik tedbirleri açısından alınmış yeterli bir tedbir yoktu. Ben eski gazeteci olduğum için burada yapılan yol çalışması ile ilgili gazetelere ve sosyal medyaya pek çok yansıyan olay ve şikayet olmasına rağmen burada herhangi bir güvenlik tedbiri alınmamıştı. Hatta ben de orada 2 kez kaza tehlikesi atlattım. Meydana gelen kazada otobüs şoförünün mü diğer araç sürücüsünün mü kusurlu olup olmadıkları konusunda yorum yapamam. Vefat edenlerin ikisi de çiftçiydi, ayrıca bacanaktılar. Emeklilikleri de vardı. Hatta o gün beni de çağıracaklardı, birlikte gübre dolduracaktık. Çiftçilik yapıyorlardı, aylık ne kadar kazançları vardı bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Yeşilhisar Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılarak dinlenen davacıların tanığı *** talimat mahkemesinde; "... ve ... benim halalarımın eşi olurlar. İkisi aynı kazada vefat ettiler. Ben kazanın nasıl meydana geldiğini görmedim. Kazayı öğrenince önce kaza yerine gidecektim, sonra babam arayınca hastaneye gittim. Abdurrahman eniştemle beraber Kayseri Şehir Hastanesi'ne gittim. Bayram eniştemin kaza yerinde vefat ettiğini babamdan öğrendim. Kazada kimin kusuru olduğunu bilmiyorum ama ben aynı zamanda öğrenci servisi çekiyorum. Kazanın meydana geldiği yerde yol çalışması vardı, herhangi bir karayolları tarafından önlem alınmadığına bizzat şahit oldum. Hatta orada başka kazalarda meydana geldi. Eniştelerimin ikisi de çiftçilik yapıyordu, ikisi de emekliydi. ... ayrıca meclis üyesiydi. Ölüm olayından sonra ikisinin de ailesi çok büyük üzüntü yaşadılar." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sigorta Bilgi Ve Gözetim Merkezi'nin 13/01/2023 tarihli cevabı yazısı ekindeki sigorta poliçesi ve hasar sorgu bilgi dökümü eklenerek; ... A.Ş.'ne müzekkere yazılarak 21/12/2020 - 21/12/2021 vadeli, acente no ..., poliçe no ... sayılı ZMMS ile sigortalı olan 38 ... plakalı aracın karıştığı ... tarihli trafik kazası nedeniyle oluşturulan ... sayılı hasar dosyasının tamamının örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
... A.Ş.'ne müzekkere yazılarak 11/08/2021-11/08/2022 vadeli acente no:..., poliçe no:...-0 sayılı ZMMS poliçesi ile sigortalı olan 38 ... plakalı otobüsün karıştığı ... tarihli trafik kazası nedeniyle oluşturulan ... hasar dosya numaralı hasar dosyasının tamamının örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. ... AŞ tarafından 10/10/2023 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
... Sigorta Şirketi'ne müzekkere yazılarak 10/08/2021-10/08/2022 vadeli, acente no..., poliçe no:...-0 sayılı kasko sigorta poliçesi ile sigortalı 38 ... plakalı aracın karıştığı ... tarihli trafik kazası nedeniyle oluşturulan ... ve ... sayılı hasar dosyalarının tamamının örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
... Sigorta Şirketi'ne müzekkere yazılarak 15/08/2021-15/08/2022 vadeli, acente no..., poliçe no:...-0 sayılı zorunlu koltuk, ferdi kaza sigortası (ZKFKS) olan 38 ... plakalı aracın karıştığı ... tarihli trafik kazası nedeniyle oluşturulan ... sayılı hasar dosyasının tamamının örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Müteveffa ... ve ...'un T.C. kimlik noları ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle Yeşilhisar İlçe Tarım Ve Orman Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Müteveffa ... ve ...'un 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılı bazında tarımsal gelir hesaplarının gönderilmesi istenilmiştir. 15/05/2023 ve 04/10/2023 tarihli yazılar ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
İlgili delillerin toplanmasından sonra HMK'nun 266. maddesi gereğince bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereğince dava dosyasının İTÜ Trafik Kürsüsü üyeleri arasından re'sen seçilecek trafik kusur konusunda uzman üç kişilik bilirkişi kurulan tevdine ve bilirkişilerin görevlendirilmesine, dava dosyasının bilirkişilere tevdi için İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmasına, HMK'nun 273. maddesi gereğince iddia, savunma, trafik kaza tespit tutanağı, dosyamız arasına uyap kayıt örnekleri celp edilen Develi Ağır Ceza Mahkemesi'nin *** Esas sayılı dava dosyasının uyap kayıt örnekleri, bu dosya içindeki kamera görüntü kayıtları inceleme tutanağı, ceza dosyasından alınan bilirkişi raporu, mahkememizce Karayolları 6. Bölge Müdürlüğü'nden celp edilen trafik proje ve krokileri, tanık anlatımları ve diğer deliller incelenmek sureti ile ... tarihli trafik kazası oluşumunda kim veya kimlerin kusurlu olduğu, hangi kural ihlalinde bulundukları, karayolları genel müdürlüğünün kusurunun bulunup bulunmadığı, varsa hangi kuralların bu müdürlükçe ihlal edildiği, kusur durumu ve oranları konusunda hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişilere yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile görevlendirilen ***'dan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 31/01/2024 tarihli raporda özetle; "Sürücü ..., yönetimindeki 38 ... plakalı kamyonla seyredip kavşağa yaklaşırken süratini azaltıp dikkatini yoğunlaştırması, kavşağa geldiğinde "DUR" ikaz levhasına uyarak durup kontrol emesi halinde otobüsün gelişini görebileceğinden buna geçiş önceliği vermesi gerektiği halde bunu yerine getirmediği, kurallara aykırı ve kontrolsüz bir şekilde kavşağa girdiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47, 52/a, 57/a maddelerini ihlal ettiği, bu ihlalininde aynı kanunun 84/h maddesinde asli kusur kabul edildiğinden kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Sürücü ..., yönetimindeki 38 ... plakalı otobüsle seyredip kavşağa yaklaşırken süratini azaltıp dikkatini yoğunlaştırması, kavşağa geldiğinde kamyonun durmasını beklemesi, kamyon durmayınca kazayı önlemek için kendisinin durması uygun tedbir olmasına rağmen bunu yerine getirmediği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a maddesini ihlal ettiği anlaşılmakla kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Yol çalışmasının yapıldığı kaza mahallinde trafik akışının güvenli bir şekilde yapılması için gereken ikaz levhalarının konulmuş olduğu anlaşılmakla Karayolları Genel Müdürlüğü'ne kusur atfedilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ün %25 oranında kusurlu olduğu, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kusursuz olduğu" belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle, 6098 sayılı TBK'nun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ile 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi gereğince manevi tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile birlikte araç sürücüsüne, araç işletenine ve yol yapım çalışmasını yapan Karayolları Genel Müdürlüğü'ne karşı açılmıştır.
Dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı Yasa'nın 45/3. maddesi uyarınca dava dosyasında yargılama mahkememiz heyeti tarafından yazılı yargılama usulüne göre yürütülerek sonlandırılmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları;
... tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu, ... ve ...'un bu kaza neticesinde vefatı nedeni ile davacıların destekten yoksun kalma zararlarının ve manevi zararlarının bulunup bulunmadığı, varsa dava dilekçesinde talep eden her bir davacı için talep edilen davalıların bu zararlardan sorumlu olup olmadıkları, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün yargı yolu itirazının haklı olup olmadığı, davalı sigorta şirketinin KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartı itirazının ve mütefarik kusura ilişkin savunmalarının yerinde olup olmadığı, davacıların ... ve ...'dan kusuruna ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin olup olmadığını bildirmesi, müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu ileri sürülen diğer davalılar yönünden feragat anlamını taşıyıp taşımadığı konularında toplanmaktadır.
Yargı yolu itirazının değerlendirmesinde;
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2. maddesinde idari dava türleri sayılmıştır. Bu hükme göre, idari davalar; idari işlemler hakkında açılan iptal davaları, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları ve kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalardan ibarettir.
Gerçekten, idari eylem ve işlemlerden dolayı zarar gören kişiler tarafından açılacak "tam yargı" davaları idari yargı yerinde görülür ve çözümlenir.
İdari eylem, kamu idare ve kurumlarının kamu görevine ilişkin, idare hukuku kural ve gereklerine göre yaptığı olumlu veya olumsuz davranış ve fiillerden ibarettir. İdari işlem ise, idari kanunlara dayanılarak yapılan muamelelerdir.
İdarenin eylem ve işlemleri, onun kamu hukuku alanındaki kamu gücüne (kamu otoritesini) kullanarak, idare hukuku kural ve gerekleri uyarınca yaptığı faaliyetlerin, hukuki ve maddi hayattaki görünümleridir.
Kamu tüzel kişilerinin, kamu hizmetlerine ilişkin olmakla beraber özel hukuk kuralları altında, özel hukuk tüzel kişisi gibi yaptığı eylem ve işlemler ise özel hukuk alanına ilişkin olduğundan, bunlar idari eylem ve işlem olarak nitelendirilemezler.
Kamu idare ve kurumlarının, kamu otoritesinin (egemenlik hakkının) bir temsilcisi olarak yaptığı faaliyetlerinde veya ondan doğan eylemlerinde hizmet unsuru söz konusu olduğu halde, özel hukuk tüzel kişisi olarak yürütülen faaliyetler sırasında meydana gelen zararlardan ötürü ilgili kamu tüzel kişisinin sorumluluğunun özel hukuk hükümleri ve ilkeleri uyarınca belirlenmesi gerekir.
İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projeye göre tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle açılacak davaların çözüm ve görümü, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları ihlal edilenler tarafından açılacak tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine; idarece herhangi bir hakka haksız müdahalede bulunulduğu, plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak zararın tazmini davalarının, haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre çözümü ise adli yargı yerine ait olacaktır.
Bir kamu hizmetinin yasa ile idareye görev olarak verilmiş olması, bir hakka yapılan müdahalenin önlenmesi, tazmini isteğiyle açılan her davanın idari yargı yerinde görülmesi için yeterli sayılamaz. 11/02/1959 tarih E.17, K.15 sayılı Yargıtay İBK'nda açıklandığı gibi, yapılan işlerin plan veya projelere aykırı olması halinde ortada idari kararın tatbikine ilişkin bir fiil bulunmadığından, bu iddia ile açılmış bir dava ancak haksız fiilden doğan bir dava olarak ele alınacaktır. Bu nedenlerledir ki, haksız fiilden doğan zararların tazmini davalarının özel hukuk hükümlerine göre görülme ve çözüm mercii adli yargı yeridir.
Ayrıca 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a maddesinde, adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır. Yani yasanın açıkça adli yargıyı görevli saydığı haller idari yargının görevi kapsamının dışında kalmakta olup bu gibi durumlarda, dava konusu işlemin niteliğine bakılmaksızın davanın adli yargıda görülmesi gerekir.
Nitekim, aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulu'nun *** K. sayılı ilamlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda, ... tarihli trafik kazasının meydana gelmesinde Karayolları Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğü'nün yol yapım çalışmalarından dolayı hizmet kusuru bulunduğu, söz konusu alanda yapılan yol yapım çalışmalarının başlaması ile birlikte yüzlerce kez kaza meydana geldiği, ancak buna rağmen yeterli uyarıcı levha, işaret, dubalar ile önlem alınmadığı, bu nedenlerle davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün de davacıların oluşan zararlarından sorumlu olduğundan bahisle, davacıların zararının tahsili istemiyle eldeki dava ile talep ettiği anlaşılmıştır.
Görüldüğü üzere, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü’nün eyleminin, 6098 sayılı TBK'nun 49. maddesinde ifadesini bulan haksız fiil niteliğinde olduğu belirgindir.
Bu durumda, eldeki davanın haksız eylemden kaynaklanan tazminat istemi ile açıldığı, adli yargının görev alanında kaldığı, haksız fiillerden doğan zararların tazmini davalarının özel hukuk hükümlerine göre görülme ve çözüm mercilerinin adli yargı yeri olduğu, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı emsal ilamında buna açıkça işaret edildiği görülmekle davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün yargı yolu itirazının reddine karar verilmiştir.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir."
Davalı sigorta şirketi vekilinin 06/06/2022 tarihli yazısı ekindeki belgelerden davacıların 26/11/2021 tarihli dilekçe ile bu davalı sigorta şirketine başvurusu olduğu anlaşılmakla anılan davalının KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartı yokluğu itirazının reddine karar verilmiştir.
Müteselsil sorumluluğu ilişkin değerlendirmede;
Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar 6098 sayılı Kanun'un 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Kanun hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları vardır.
Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (6098 sayılı Kanun 162/1) Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (6098 sayılı Kanun 163/2)
Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (6098 sayılı Kanun 163/1)
Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (6098 sayılı kanun 166/1) Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (6098 sayılı Kanun 166/3) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (6098 sayılı Kanun 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez.
TBK'nun 163/1. maddesi uyarınca alacaklının, müteselsil borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahip olduğu dikkate alındığında, somut olayda davacıların murisleri olan ... ve ...'dan kusuruna ilişkin maddi ve manevi tazminat taleplerinin olup olmadığını bildirmesinin, müşterek ve müteselsil sorumlu olduğu ileri sürülen diğer davalılar yönünden feragat anlamını taşımadığı değerlendirilmiştir.
Kusur durumunun değerlendirmesinde;
Mahkememizce İTÜ Trafik Kürsüsü üyeleri arasından re'sen seçilerek görevlendirilen trafik kusur konusunda uzman ***'dan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 31/01/2024 tarihli raporda özetle; "Sürücü ..., yönetimindeki 38 ... plakalı kamyonla seyredip kavşağa yaklaşırken süratini azaltıp dikkatini yoğunlaştırması, kavşağa geldiğinde "DUR" ikaz levhasına uyarak durup kontrol emesi halinde otobüsün gelişini görebileceğinden buna geçiş önceliği vermesi gerektiği halde bunu yerine getirmediği, kurallara aykırı ve kontrolsüz bir şekilde kavşağa girdiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47, 52/a, 57/a maddelerini ihlal ettiği, bu ihlalininde aynı kanunun 84/h maddesinde asli kusur kabul edildiğinden kazanın meydana gelmesinde %75 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Sürücü ..., yönetimindeki 38 ... plakalı otobüsle seyredip kavşağa yaklaşırken süratini azaltıp dikkatini yoğunlaştırması, kavşağa geldiğinde kamyonun durmasını beklemesi, kamyon durmayınca kazayı önlemek için kendisinin durması uygun tedbir olmasına rağmen bunu yerine getirmediği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a maddesini ihlal ettiği anlaşılmakla kazanın meydana gelmesinde %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Yol çalışmasının yapıldığı kaza mahallinde trafik akışının güvenli bir şekilde yapılması için gereken ikaz levhalarının konulmuş olduğu anlaşılmakla Karayolları Genel Müdürlüğü'ne kusur atfedilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ün %25 oranında kusurlu olduğu, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kusursuz olduğu" belirtilmiştir. Bu rapor dosya kapsamında bulunan tüm delillerle örtüşmekte olup yasal dayanaklarının açıklandığı, denetime ve hüküm vermeye olduğu dikkate alınarak mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Destekten yoksun kalma zararına ilişkin değerlendirmede;
Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle "Destekten yoksun kalma zararı" ile "Destekten yoksun kalma tazminatı" kavramaları incelenmelidir.
Trafik kazası, bir kişinin ölümü sonucunu doğurabilir. Böyle bir durumda, bazı kişiler onun ekonomik desteğinden, malî yardım ve bakımından yoksun kalabilirler. İşte; ölenin destek ve yardımından yoksun kalanlarının uğradıkları bu zarara, destek kaybından doğan zarar denir.
Destekten yoksun kalma zararı TBK'nun 53. maddesinde yer almaktadır. Madde aynen;
"Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır:
1. Cenaze giderleri.
2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar." şeklinde düzenlenmiştir.
Görüldüğü gibi destek zararları sayılırken "özellikle şunlardır" demekle madde metninde sayılan zararlar ile sınırlandırılmamıştır. Madde de çok dar kapsamlı sayılan zararların ne tanımı ne de şartları yer almıştır. Desteğin ölümünden önce kurulmuş olan veya destek yaşasaydı, kurulması muhtemel olan bir bakım ilişkisinin tespit edilmesi, ardından bu bakım ilişkisinin destek yaşasaydı gelecekte göstereceği değişim neticesinde, destekten yoksun kalanın uğradığı zarar miktarının ve ödenecek tazminat miktarının tespit edilmesi, tahminlere ve varsayımlara dayalıdır.
TBK'nun 53. maddesinin öngörmüş olduğu hâl, ölüm sonucu vukua gelen bir kısım zararların tazminini hükme bağlamaktır. Bu hükme göre, ölenin yardımından faydalananlar, bu yüzden yoksun kaldıkları faydayı, tazminat olarak, sorumludan isteyebilirler. Buna "destekten yoksun kalma tazminatı" denir.
Destekten yoksun kalma tazminatı, bir şahıs öldüğünde, ölenin sağlığında destek olduğu veya ileride destek olacağı kimseleri korumayı, desteklerinin ölümünden önceki sosyal ve ekonomik durumlarına uygun hayat sürdürebilmeleri için, ölüm sebebiyle mahrum kaldıkları yardımı, ölüme sebebiyet verenden tazmin edebilmelerini amaçlayan bir tazminat türüdür. Kanun metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Yani haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK’nun 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Davalı destekten yoksun kalmadan ileri gelen somut zararı gidermek zorundadır. Bu nedenle tazminat hesabından önce zarar tutarını belirlemek gerekir. Bunun yanında amaç zarar görenin malvarlığındaki eksilmeyi giderme olduğuna göre, ölüm nedeniyle desteğini yitirenin elde ettiği çıkarlar varsa, bunların da zarar tutarından indirilmesi gerekir. Aksi hâlde zarar görenin malvarlığında olaydan önceki duruma göre bir artış meydana gelmiş olur. Buradaki amaç zarar görenin malvarlığını zenginleştirmek değil, desteğini yitiren kişiye ölümden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme imkânı tanımaktır.
Destek zararından bahsedebilmek için destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli imkânlardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma şartı gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, davacının ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir.
"Destekten yoksun kalanların meydana gelen zararlarını tazmin hakkı ölenden intikal eden bir hak olmayıp doğrudan doğruya desteğini yitiren kişinin kendisinde doğan, asli ve bağımsız nitelikte bir haktır. Ölenle ya da mal varlığı ile bir bağıntısı bulunmadığı için bağımsız bir talep hakkı yaratır, Bu nedenledir ki ölen kimse ile destekten yoksun kalan arasında kanuni veya akdi bir bakım yükümlülüğü, mirasçılık ya da akrabalık ilişkisi bulunması gerekmemektedir. Destekten yoksun kalma tazminatı talebi miras yoluyla kazanılan, mirasçılık sıfatına bağlı bir hak olmadığından desteğin veya mirasçılarının da herhangi bir tasarruf hakkı bulunmamaktadır." (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22/06/2018 tarihli ve ***. sayılı kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15/06/2011 tarihli ve *** K. sayılı kararları).
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06/03/1978 tarihli ve 1/3 sayılı kararında destekten yoksun kalma tazminatı; "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminattır." şeklinde tanımlanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/11/2005 tarihli ve *** K. sayılı kararında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nun 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Burada sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
O hâlde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç içerisinde bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/04/1982 tarihli ve *** K. sayılı kararı).
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21/04/1982 gün,***. sayılı kararı).
Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 06/03/1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: "Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu" hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 30/11/2005 gün ve *** K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
Somut uyuşmazlık irdelendiğinde; ... tarihli trafik kazası sonucu davacıların yalnızca Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kusuru ve sorumluluk tutarına göre belirlenecek tazminatın tutarının ...'un ölümü nedeniyle davacılardan ... için 10,00-TL, ...'ın ölümü nedeniyle, ... için 10,00-TL, ... için 10,00-TL, ... için 10,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının idareye başvuru tarihi olan 04/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Karayolları Genel Müdürlüğü'nden tahsiline karar verilmesini talep ve dava edildiği, diğer davalılardan maddi tazminat talep edilmediği görülmüştür.
Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede;
Bilindiği üzere trafik kazaları bir haksız fiildir. Haksız fiil, kazanın meydana geldiği ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan TBK'nun 53. maddesi uyarınca haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.
Haksız fiil, kişinin diğer kişilere zarar verici nitelikteki hukuka aykırı eylemleridir. Kusur sorumluluğu ya da başka bir ifadeyle kusurlu sorumluluğun esasa "başkasına kusuru ile zarar veren bundan sorumludur" ilkesine dayanmaktadır. Haksız fiil sorumluluğu kavramı dar anlamıyla kusur sorumluluğu kavramı ile eş anlamda kullanılmaktadır. Kanun, kural olarak kişilerin hukuka aykırı fiillerinden sorumlu tutulmalarını kusurlu olmaları şartına bağlamıştır. Kusur; hukuk düzenince kişiden belirli durumlarda beklenen ortalama hareket tarzına uyulmamasıdır. Kusur, haksız fiilin subjektif ögesi, hukuka aykırılık ise objektif ögesidir. Haksız fiilde kusurdan söz edildiğinde kural olarak zarar verenin kusurundan söz edilmektedir.
Mahkememizce İTÜ Trafik Kürsüsü üyeleri arasından re'sen seçilerek görevlendirilen trafik kusur konusunda uzman ***dan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 31/01/2024 tarihli raporda "... tarihli trafik kazasının oluşumunda yol çalışmasının yapıldığı kaza mahallinde trafik akışının güvenli bir şekilde yapılması için gereken ikaz levhalarının konulmuş olduğu anlaşılmakla Karayolları Genel Müdürlüğü'ne kusur atfedilemeyeceği kanaatine varıldığı, sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'ün %25 oranında kusurlu olduğu, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kusursuz olduğu" belirtilmiştir. Mahkememizce benimsenerek hükme esas alınan bu rapor ve dosya kapsamındaki tüm delillere göre ... tarihli trafik kazasının oluşumunda yol çalışmasının yapıldığı kaza mahallinde trafik akışının güvenli bir şekilde yapılması için gereken ikaz levhalarının konulmuş olması nedeniyle davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'ne kusur atfedilemeyeceğinden sözü edilen trafik kazası nedeniyle oluşan davacıların maddi ve manevi zararlarından davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılmış ve hakkında açılan davaların reddine karar vermek gerektiği değerlendirilmiştir.
Dava konusu edilen manevi zarar istemlerine ilişkin değerlendirmede;
Zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca 22/06/1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda manevi tazminat, bir ceza ya da gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceğini belirtmiştir.
Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre kazanın oluş şekli, kazanın oluşumunda ***'dan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 31/01/2024 tarihli rapora göre bir kısım davacıların murisi sürücü ...'ın %75 oranında kusurlu olduğu, sürücü davalı ...'ün %25 oranında kusurlu olduğu, davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kusursuz olduğu kusurlu olduğu, bu kaza nedeniyle; davacılardan ...'un eşi, davacı ...'un ve davacı ...'ün babası olan ...'un vefat ettiği, yine davacılardan ...'ın eşi, ... ve ...'ın babası, ... T.C. kimlik numuralı ... ve ...'ın oğlu olan ...'ın vefat ettiği, bu nedenle davacıların 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinin 2. fıkrası uyarınca manevi tazminat talep etmekte haklı oldukları kanaatine varılmıştır.
Davalı ... Sigorta Şirketi dava konusu trafik kazasına karışan 38 ... plakalı otobüsün genişletilmiş kasko (İMMS) sigortacısıdır. Bu sigorta poliçesinde manevi tazminat teminat limiti 2.500.000,00-TL olarak belirlenmiştir. Davacıların manevi zararlarından davalı ... Sigorta Şirketi'nin İMMS poliçesi teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile bu sigorta poliçesi kapsamında diğer davalılar ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ... ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Bu olay nedeniyle davacıların duyduğu elem ve üzüntüler, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, TBK'nun 56. maddesinin hükmü ve az yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde davacıların manevi tazminat talebinde haklı olduğu değerlendirilmiş ve davacıların davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ... hakkındaki manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... için 60.000,00-TL, Davacı ... için 50.000,00-TL, davacı ... için 50.000,00-TL, davacı ... için 60.000,00-TL, davacı ... ( T.C ...) için 50.000,00-TL, davacı ... için 50.000,00-TL, davacı ... (T.C ...) için 30.000,00-TL ve davacı ... için 30.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta Şirketi'nin İMMS poliçesi teminat limiti ile sınırlı ve temerrüt tarihi olan 15/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte sorumlu olması, davalılar ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ...'ün ise trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari avansa faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, dosya kapsamına göre sübut bulmaması nedeniyle davacıların davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ... hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Temerrüt tarihi ve faiz türü yönünden yapılan değerlendirmede;
Davalı ... Sigorta Şirketi dava konusu trafik kazasına karışan 38 ... plakalı otobüsün genişletilmiş kasko (İMMS) sigortacısıdır. TTK'nun 1427/2. maddesinde "..Sigorta tazminatı veya bedeli, rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her hâlde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan kırkbeş gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre 15 gündür." düzenlemesi mevcuttur. Dosya kapsamından davacıların dava tarihinden önce 29/11/2021 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduğundan temerrüt tarihi 15/12/2021 olarak tespit edilmiştir.
Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık faiz haksız fiil tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebilir.
Buna göre işleten davalı ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve sürücü davalı ...'ün trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Kazaya karışan davalı ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'nin işleteni, davalı ...'ün sürücüsü ve davalı ... Sigorta Şirketi'nin nezdinde genişletilmiş kasko (İMMS) sigorta poliçesi ile sigortalı olan 38 ... plakalı aracın şehirler arası yolcu taşımacılığında kullanılan ticari otobüs olduğu dosya kapsamındaki belgelerden görülmektedir. Davacıların dava dilekçesindeki manevi tazminat yönünden talebi ticari faiz olduğundan, hükmedilen manevi tazminata ticari avans faizi işletilmesi kanaatine varılmıştır.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Dosya kapsamındaki tüm deliller ve yukarıda yapılan izahatlar karşısında davacıların davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ... hakkındaki manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... için 60.000,00-TL, davacı ... için 50.000,00-TL, davacı ... için 50.000,00-TL, davacı ... için 60.000,00-TL, davacı ... ( T.C ...) için 50.000,00-TL, davacı ... için 50.000,00-TL, davacı ... (T.C ...) için 30.000,00-TL ve davacı ... için 30.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta Şirketi'nin İMMS poliçesi teminat limiti ile sınırlı ve temerrüt tarihi olan 15/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte sorumlu olması, davalılar ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ...'ün ise trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari avansa faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacıların davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ... hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine, temerrüt koşulları gerçekleşmediğinden davacıların davalı ... Sigorta Şirketi yönünden hükmedilen manevi tazminata trafik kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi isteminin reddine, meydana gelen manevi zararın oluşumunda kusurunun bulunmaması nedeniyle davacıların davalı Karayolları Genel Müdürlüğü hakkındaki manevi tazminat davalarının reddine ve yine meydana gelen destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi zararın oluşumunda kusurunun bulunmaması nedeniyle davacılar ..., ..., ... (T.C ...) ve ...'ın davalı Karayolları Genel Müdürlüğü hakkındaki maddi tazminat davalarının reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Vekalet ücreti taktiri sırasında yapılan değerlendirmede;
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 07/05/2018 tarihli *** Karar sayılı emsal içtihadı da dikkate alınarak davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak her bir davacı yönünden lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarına göre kendisini vekille temsil ettiren davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü yer almaktadır. Bu husus dikkate alınmak suretiyle ret edilen talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Davacılardan ... (T.C ...)'ın karar tarihinden sonra evlenmesi nedeniyle soy isminin "Koçak" olduğu da alınarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacıların davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ... hakkındaki manevi tazminat davalarının KISMEN KABULÜ ile davacı ... için 60.000,00-TL, davacı ... için 50.000,00-TL, davacı ... için 50.000,00-TL, davacı ... için 60.000,00-TL, davacı ... (T.C ...) için 50.000,00-TL, davacı ... için 50.000,00-TL, davacı ... (T.C ...) için 30.000,00-TL ve davacı ... için 30.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta Şirketi'nin İMMS poliçesi teminat limiti ile sınırlı ve temerrüt tarihi olan 15/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte sorumlu olması, davalılar ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ...'ün ise trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek ticari avansa faizi ile birlikte sorumlu olmaları koşulu ile adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ayrı ayrı davacılara verilmesine,
2-Davacıların davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ... hakkındaki fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,
3-Davacıların davalı ... Sigorta Şirketi yönünden hükmedilen manevi tazminata trafik kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi isteminin reddine,
4-Davacıların davalı Karayolları Genel Müdürlüğü hakkındaki manevi tazminat davalarının REDDİNE,
5-Davacılar ..., ..., ... (T.C. ...) ve ...'ın davalı Karayolları Genel Müdürlüğü hakkındaki maddi tazminat davalarının REDDİNE,
6-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; reddedilen maddi tazminat yönünden alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından davacılardan peşin olarak alınan 853,88-TL peşin dava harcından mahsubuna,
7-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen manevi tazminat yönünden alınması gereken 25.957,80-TL karar ve ilam harcından davacılardan peşin olarak alınan 853,88-TL ve maddi tazminat davasının reddi nedeniyle alınması gereken 427,60-TL nisbi karar ve ilam harcının mahsubundan sonra kalan 2.987,90-TL harcın burada mahsubu ile bakiye 22.969,90-TL karar ve ilam harcının davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.680,00-TL arabuluculuk ücretinden (yargılama gideri) 638,75-TL'nın davalılar davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen, bakiye 1.041,25-TL'nın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
12-Davacı tarafça yatırılan 80,70-TL başvurma harcı ve manevi tazminat davasında mahsubu yapılan 2.987,90-TL peşin dava harcı olmak üzere toplam 3.068,60-TL'nın davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
13-Davacıların davalı Karayolları Genel Müdürlüğü hakkındaki maddi tazminat davası nedeniyle yaptıkları yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
14-Davacılar tarafından yapılan 172,00-TL e-tebligat, 20,25-TL KEP gideri, 356,00-TL tebligat gideri, 1.875,50-TL talimat gideri, 350,00-TL posta gideri, 4.500,00-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 7.273,75-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına göre hesaplanan 2.763,90-TL yargılama giderinin davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
15-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
16-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
17-Davalı Karayolları Genel Müdürlüğü kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davasının reddi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/4. maddesi gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılar ..., ..., ... (T.C. ...) ve ...'ın müştereken ve müteselsilen alınarak davalı Karayolları Genel Müdürlüğü'ne verilmesine,
18-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
19-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
20-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... 'e verilmesine,
21-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
22-Davacı ... (Çakır) (T.C. ...) kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... 'a verilmesine,
23-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... 'a verilmesine,
24-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ... 'a verilmesine,
25-Davacı ... (T.C. ...) kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine,
26-Davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak bu davalılara verilmesine,
27-Davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak bu davalılara verilmesine,
28-Davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak bu davalılara verilmesine,
29-Davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak bu davalılara verilmesine,
30-Davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ... (Çakır) (T.C. ...)'dan alınarak bu davalılara verilmesine,
31-Davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak bu davalılara verilmesine,
32-Davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak bu davalılara verilmesine,
33-Davalılar ... Sigorta Şirketi, ... Otobüs İşletmeleri, Makine, İthalat, İhracat, Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ret olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacı ... (T.C. ...)'dan alınarak bu davalılara verilmesine,
34-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacılar vekili Av. *** , Davalı ... Ltd. Şti vekili Av. ***'ın yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/04/2024
Başkan ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Katip ***
E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!