WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

KAYSERI 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***

BAŞKAN : ***
ÜYE : ***
ÜYE : ***
KATİP : ***

DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : *** YENİMAHALLE/ANKARA
VEKİLİ : Av.

DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***

Mahkememizde görülmekte olan alacak (satım sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Mamulleri Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin Kayseri İli'nde unlu mamulleri üretimi yapan bir şirket olduğunu, davalı ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile 18/05/2021 tarihinde makine alım-satımı konusunda sözleşme yapıldığını, sözleşme içeriğinde tüm hususların ayrıntılı olarak kararlaştırıldığını, ... Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden satın alınan makinelerin bedellerinin yarısı olan 22.500,00-Euro'nun 20/05/2021 tarihinde müvekkili şirket tarafından peşin olarak ödendiğini, ancak .... İnş. Turz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nden alınan makinelerin taahhüt edilen şekilde çalışmadığını, müvekkili şirketi maddi olarak zarara uğrattığını, .... İnş. Turz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. ile müvekkili şirket arasında sözleşme öncesi yapılan görüşmeler gereğince yufkaların soğutma bandından geçmesinin akabinde düz olarak, buruşmadan çıkacağı ve yufkaların her biri 24 tane olmak üzere sayım işlemi yapılmış bir şekilde paketlenmeye hazır vaziyette olacağının taahhüt edildiğini, bu hususlar dışında makinenin daha bir çok taahhüt edilen çalışma mekanizmasının olacağını, karşı taraf .... İnş. Turz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nden alınan makinelerin tüm bu donanımlara sahip olmadığının ortaya çıktığını, müvekkili şirketin müşteri portföyü gereği günlük çok sayıda üretim yapılması gerekmekte iken makinelerin çalışmalarında problem olduğundan dolayı yeterli üretimin yapılamadığını, bu durumlar nedeniyle müvekkil şirketin işlerinin aksadığını, maddi-manevi zarara uğradığını, bu konuda karşı tarafa ihtarname çektiklerini, gönderilen bu ihtarnamenin 10/12/2021 tarihinde tebliğ edildiğini, taraflarına herhangi bir cevap verilmediği gibi talep edilen bedellerinde ödenmediğini, dava konusu makinede Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosya ile delil tespiti yapıldığını, bilirkişinin taahhüt süresi gecikmesinin 212-75-137 gün olduğu, satıcı .... İnş. Turz. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin satış sonrası hizmet bakımından sorumluluklarını yeterince yerine getirmediği, dolayısıyla satış sonrası hizmetin ayıplı hizmet niteliğinde olduğunu tespit ettiğini, yapılacak yargılama neticesinde davalı tarafa ödenen tüm bedellerin iadesi yönünde karar verilmesinin gerektiğini, halihazırda müvekkili şirkette demonte vaziyette duran makineyi teslime hazır olduklarını, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında yapılan sözleşmenin feshi yönünde karar verilmesini talep ettiklerini, bu konuda arabulucuya gittiklerini bir netice alınmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler gereğince davalı şirket sözleşme gereklerini yerine getirmediğinden dolayı, müvekkili şirketin davalı şirketten alacaklarının mevcut olduğunu, bu sebeple iş bu davayı açma zarureti doğduğunu, davalı şirketin malvarlıklarını tasfiye etme ve üçüncü şahıslara aktarmasının kuvvetle muhtemel olduğunu, davalı şirket nezdindeki alacaklarının yüksekliği göz önünde bulundurularak, karar kesinleşinceye kadar davalı şirket adına kayıtlı olan tüm mal varlıklarına yönelik ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, davalı şirket ile müvekkil şirket arasından 18/05/2021 tarihinde yapılan "makine alım-satım sözleşmesinin" feshine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve bilirkişi incelemesi neticesinde artırılmak üzere; taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye göre müvekkili şirket tarafından ödenen bedellerin bilirkişi incelemesi neticesinde belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 100,00-Euro'nun davalı şirketten ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle taraflarına iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının mevcut duruma ve sözleşme hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, yasal sürede yetki itirazında bulunarak davalı müvekkili şirketin yerleşim yeri mahkemesi olan Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu, dosyanın Ankara mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, davacı taraf sözleşme öncesi yapılan görüşmelerde müvekkil şirketin makinenin çalışma mekanizmasına ilişkin birçok taahhütte bulunduğunu, bu kapsamda makinelerin çalışma şeklinin yufkaların soğutma bandından geçmesinin akabinde düz olarak buruşmadan çıkacağının ve yufkaların her biri 24 tane olmak üzere sayımı yapılmış şekilde paketlenmeye hazır vaziyette olacağının da taahhüt edildiğini, ancak makinelerin bu donanımlara sahip olmadığını ve ayrıca makinenin diğer birçok taahhüt edilen mekanizmasının da mevcut olmadığını iddia ettiğini, bu soyut iddianın gerçek dışı olduğunu, taraflarca imza altına alınan 18/05/2021 tarihli sözleşme incelendiğinde anlaşmanın hiçbir bölümünde makinenin yufkaları düz bir şekilde çıkaracağı veya yufkaların her biri 24 tane olarak sayımı yapılmış şekilde hazır olacağı taahhüdü veya bu anlama gelebilecek hiçbir hüküm bulunmadığını, davacının aldığı makineler otomatik hat sistemi olarak sözleşme ekinde tek tek belirtildiğini, sözleşmenin son sayfasındaki tabloda, sözleşme konusu tüm makine parçaları ve bunların nitelikleri açıkça belirtildiğini, davacı sözleşmede teknik özellikleri belirtilen (ve sözleşmedeki tüm teknik özellikleri taşıyan) makineleri müvekkili şirketin işyerinde görüp beğenerek satın almak istediğini, 18/05/2021 tarihinde yapılan sözleşme akabinde makinalar davacı adresine sevk edilmiş ve montajı da yapılarak makineler çalışır vaziyette davacıya teslim edildiğini, davacı şirket sözleşme hükümlerine göre satış bedelinin %50'si tutarında ödemeyi makinelerin çalıştırılması akabinde 20/05/2021 tarihinde ödediğini, bakiye ödemenin 20 deneme sonrası ödeneceği kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin tüm şifahi taleplerine rağmen bakiye %50 ücretin ödenmediğini, davacının soyut iddiasının aksine sözleşme öncesi yapılan görüşmelerde müvekkilinin yufkaların düz çıkacağına ve sayısına ilişkin hiçbir taahhüdünün bulunmadığını, davacının da bu soyut ve afaki iddiasına ilişkin hiçbir delil sunmadığını, davacının makineleri iade etmek istemesinin sebebinin döviz kurundaki artışın olduğunu, müvekkilinin 07/10/2021 tarihinde makinenin faturasını e-fatura olarak davacıya gönderdiğini, davacı bu faturayı 13/10/2021 tarihinde iade ettiğini, bu arada makinenin satıldığı tarihte 10,21-TL olan Euro kuru 15,50-TL'ye çıktığını, bu sebeple davacı gerçek dışı iddialarla 06/12/2021 tarihinde Kayseri 13. Noterliği'nden ihtar göndererek sözleşmeyi fesih ettiğini makineleri teslime hazır olduğunu bildirdiğini, davacının bu ihtarı TMK'nun 2. ve 3. maddelerin ihlali niteliğinde olduğunu, davacının makinelerin tesliminden sonra uzunca bir süre makineleri kullanıldığı döviz kurundaki aşırı tırmanma üzerine makinelerin tesliminden 7 ay sonra ihtar gönderdiği dikkate alındığında da iddiasının dürüstlük kurallarına uymadığı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacının iddia ettiği gibi makineler taahhüt edilen nitelikleri taşımasa (ayıplı olsaydı) davacının bu ihtarı çok daha erken bir tarihte göndermesinin gerektiğini, davacının ayıp iddiası ve bu kapsamdaki taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı müvekkil şirketin 06/12/2021 tarihinde keşide ettikleri ihtara cevap vermediğini ifade etmiş ise de susmanın kabul anlamına gelmeyeceği, dolayısıyla ihtarnameye cevap vermemenin ihtardaki iddiaların kabul edildiği gibi bir sonuç doğurmayacağını, hukukta ihtara cevap vermemenin ihtar içeriğini kabul etme anlamına geldiğine ilişkin hiçbir düzenleme bulunmadığını, sadece mahkeme tarafından hukuki sonuç yaratacak şekilde davetiyeye derç edilen ihtarın hukuki sonuç doğuracağını, buna karşın davacının makinelerin tesliminden 7 ay süre sonra gönderdiği bu ihtarın ayıp iddiası gerçek olsa bile (ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla) hak düşürücü sürede keşide edilmediğinin sabit olduğunu, davacı şirket, Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasından delil tespiti yaptırıldığını, bu tespitte makinenin ayıplı mal olarak nitelendirildiğini iddia ettiğini, dava dilekçesi ile öğrendikleri bu tespite ilişkin olarak müvekkili şirkete ulaşmış herhangi bir tebligat bulunmadığını, bu nedenle tespit raporuna yönelik itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkili şirketin yokluğunda, tek taraflı şekilde ve davacının beyanlarına dayalı olarak yapılan bu tespit raporunun da (dava dilekçesinden anlaşıldığı kadarıyla) hatalı değerlendirmeler içerdiğini dava dilekçesine aktarılan bilirkişi raporunda bilirkişinin değerlendirmelerini Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun (TKHK) hükümlerine göre yaptığının anlaşılmakta olup, somut uyuşmazlığın tacirler arası uyuşmazlık olduğu bu nedenle bu uyuşmazlıkta işin niteliği gereği TTK hükümlerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından kurulumu yapılarak çalıştırıldığı (video kaydı ile) sabit olan makinenin demonte halde olduğunun belirtilmesini kabul etmelerinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin makineleri çalıştırarak teslimi sırasında (20/05/2022 tarihinde) çekilen video kaydında “yufkaların soğutma bandından düz olarak geçmediği” açıkça görülmekte olup, davacının makineleri bu şekilde teslim alıp kabul ettiğini, davacının iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla iddia ettiği ayıbın (yani yufkaların düz çıkmaması ve sayı hususunu karşılamaması) açık ayıp niteliğinde olduğu, dolayısıyla makinenin teslimi akabinde olağan gözden geçirme süresi içinde ortaya çıkacağını, buna rağmen bilirkişinin somut hiçbir dayanakta olmadığı halde "dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden” sözleşmeye göre sürenin 212 gün geçtiğini, yine “makinenin muadili olan başka malların kullanım maksatlarını taşımadığını" belirtmesi anlaşılır ve kabul edilebilir olmadığını, somut olayda tespitin yapılmasından önce müvekkile hiçbir tebligat yapılmadığı, tespitte hazır bulunmasına olanak sağlanmadığı, tespitten sonra dahi müvekkile bilirkişi raporu veya diğer belgelerin tebliğ edilmediği, bu şekilde itiraz imkânının (dolayısıyla savunma hakkının) ortadan kaldırıldığını, müvekkilin yokluğunda gerçekleştirilen tek taraflı delil tespitinin taraflarınca kabul edilmesi mümkün olmadığını, yeniden keşif yapılmasının ve rapor alınmasının gerektiğini, davacı taraf işbu davada dava değerini 100,00-Euro olarak gösterdiğini, bu noktada davacının davasının belirsiz alacak niteliğinde mi yoksa kısmi dava niteliğinde mi olduğunun açıklanmasının gerektiğini, somut durumda davacının müvekkili şirkete yaptığı ödeme 22.500,00-Euro tutarında olduğunu, bu durumda davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasının hukuken mümkün olmadığını, yargılama sırasında ortaya çıkacak hususlar karşısında; öncelikle yetki itirazımızın kabulü ile işbu davada davalı müvekkil şirketin yerleşim yeri mahkemesi olan Ankara mahkemelerinin yetkili olduğuna karar verilmesini, mahkemenizin aksi kanaatte olması ve esasa girmesi halinde davacının davasının esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça davalı taraf ile yapılan makine alım satım sözleşmesine, Kayseri 13. Noterliği'nin 06/12/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesine, Kayseri 13. Noterliği'nin 06/12/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinnin tebliğini gösterir PTT sorgu ekranına, Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı delil tespiti dosyasına, Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı dosyasındaki bilirkişi raporuna, tarafların ticari defter ve kayıtlarına, davalı şirkete yapılan ödemeye ilişkin dekonta, arabuluculuk son tutanağı ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafça 08/05/2021 tarihli sözleşme ve fatura örneklerine, makinenin teslimi sırasında çekilen fotoğraflar ile video kaydına, ticari defter ve kayıtlara, dava konusu makine üzerinde yapılacak keşif ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyasının örneği celbedilmiştir. İncelemesinde; tespit isteyenin ... Mamulleri San. ve Tic. Ltd. Şti. ve karşı tarafın .... İnş. Turz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, tespit konusunun, aleyhinde delil tespiti istenen tarafından tespit isteyen tarafa teslim edildiği iddia edilen makinenin ayıplı olup olmadığının tespiti talebine yönelik olduğu, tespit başvuru tarihinin 20/12/2021 olduğu, 28/12/2021 tarihinde keşif yapıldığı ve makine mühendisi bilirkişinin raporunu 03/01/2022 tarihinde sunduğu, raporun taraflara tebliğ edildiğine dair dosyada tebliğ mazbatalarının olmadığı görülmüştür.
Kayseri 13. Noterliği'ne müzekkere yazılarak 06/12/2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamenin tebliğ şerhli bir örneğinin gönderilmesi istenilmiştir. 02/03/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Yargılama sırasında davalı tarafça bildirilen tanıklar usulünce dinlenmişlerdir.
Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığı ile dinlenen davalı Tanığı Gökhan Tufan talimat duruşmasında; "Ben davalı şirkette Haziran 2021 tarihinden beri ve halen de makine mühendisi olarak çalışıyorum. Bu sebeple dava konusu uyuşmazlığı biliyorum. Davacı şirket davalı şirketten fırından çıkan hamurun soğutmasında kullanılan fermantasyon makinesini satın almıştır. Anlaşmaya göre montajı da davalı taraf yapacaktı. Bu kapsamda ben ve elektrikçi olan Birkan Aydın ile birlikte montajını da davacı şirketin iş yerine bizler yaptık. Makine çalışmaya başladı. Herhangi bir sorunu yoktu. Sözleşmede ve tarafların kararlaştırdığı şekilde montajını yapıp, çalıştırıp, teslim ettik. Aradan yaklaşık 1 yıl geçtikten sonra davacı taraf makinenin montajının yapılmadığı, demonte şeklinde bırakıldığı şirkete iletilmiştir. Makinenin montajını yaptığımıza ilişkin video görüntüleri de vardır. Bunlar şirkette ve bende vardır. Ancak montaja ilişkin herhangi bir belge düzenlemedik, biz montajı yaptık. Yapılan montaja ilişkin de görüntülerini de telefonumuz ile kaydettik, fotoğraflarda mevcuttur. Sorunsuz bir şekilde montajı yapıp teslim ettik. Davacı hamurun ince ve düz şekilde çıktığını ve bizim makinemizden de bu şekilde geçmesi gerektiğini söylediler. Ancak biz de montaj aşamasında makinenin teknik özelliklerini ve yapabileceklerini anlattık. Sözleşmenin şartlarına ve teknik özelliklerine göre makineyi monte ettik, elimizden geldiğince de davacılara yardımcı olmaya çalıştık. Montajı bu şekilde tamamlayıp, sorunsuz bir şekilde teslim ettik, sonrasında ne olduğunu bilemiyorum. Montaj ve deneme süresini iki hafta da bitirdik. İki hafta denedik. Herhangi bir sorun yoktu. Makinelerin tamamı çalışıyordu. Benim bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur..
Davalı Tanığı Birkan Aydın duruşmada; "Yaklaşık 4 yıldır davalı şirkette elektrik teknisyeni olarak çalışıyorum. Davacı şirket davalıdan hamur fermente makinesi satın aldı. Yapımı ve montajı davalıya aitti. Ben, Gökhan Tufan, Hüseyin Er ve ismini şu an hatırlayamadığım bir arkadaş ile birlikte söz konusu makinenin davalının Kayseri'deki iş yerine montajını biz yaptık. Montaj işi 2 hafta civarında sürdü. Deneme süreçleri de oldu. Makine sorunsuz bir şekilde çalışıyordu. Ancak davacı şirket yetkilileri bizden sözleşmeye ve makinenin özelliklerine uygun olmayan tarzda isteklerde de bulundular. Hamurun makineden dümdüz geçmesini ve inmesini istediler. Bizde makinenin teknik özelliklerinin ve sözleşmenin bu şekilde olmadığını belirtip, kurulumu, montajı bu şekilde yaptık. Ancak yinede davacı tarafın taleplerine de yardımcı olmaya çalıştık, makinenin teknik özelliklerine zarar vermeden ve çalışma sistemini de bozmadan davacı tarafın isteklerine uygun şekilde makineyi montaj ve kurulumunu yapmaya çalıştık, kurulumu tamamladık, denemeleri de yaptık, sorunsuz bir şekilde çalışır vaziyette davacıya teslim ettik. Makine de teknik donanım, tasarım veya montaj hatası yoktu. Otomatik hat sisteminde herhangi bir hata yoktu. Bana göre makine ayıplı değildi. Tamamen çalışır vaziyette teslim ettik. Teslim ve montaj için herhangi bir evrak düzenlemedik, montaj ve teslime ilişkin cep telefonu ile fotoğraflar aldığımızı hatırlıyorum ancak video ile görüntü aldık mı tam hatırlamıyorum. Benim bilgim bundan ibarettir." şeklinde beyan bulunmuştur.
Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayılı delil tespiti raporunda dava konusu makine ünitesinin montajının yapılmamış olduğunun tespiti yer aldığı görülmekle dava konusu makine ünitesinin halen demonte halde bulunup bulunmadığı, montajı yapılmaksızın demonte haldeyken keşif ve bilirkişi icrasının mümkün olup olmadığı, mümkün değilse her iki taraf da keşif ve bilirkişi incelemesi deliline dayanmış olduğundan bu durumda demonte haldeki makine ünitesi üzerinde keşif ve bilirkişi delili ile mahkememize sunmuş oldukları dilekçelerde belirttikleri hangi vakıaların ispat edilmesini amaçladıklarını müvekkilleri ile görüşüp bildirmeleri için süre verilmiştir.
Verilen süreye binaen davacı tarafça herhangi bir kurulum yapacak şirket veya isim bildirilmediği, davalı vekilinin ise 14/11/2022 tarihli dilekçesinde makinenin projesine uygun montajını yapacak kendilerinden başka firma bilmediklerini ve bu makinenin kurulumu için yaklaşık 80.000,00-TL maliyetin olduğu bildirilmiş olmakla davacı vekilinin duruşmada süre talebi de dikkate alınarak davalı vekilinin makinenin montajının davalı tarafça ücret karşılığında kurulumunun sağlanarak keşif incelemesine hazır hale getirilmesine yönelik teklifi ile ilgili olarak müvekkili ile görüşüp beyanda bulunması için davacı vekiline süre verilmiştir.
Dava konusu makinenin demonte vaziyette bulunması, bu durumda tarafların iddia ve savunmalarının tespiti amacı ile denetime ve hüküm vermeye elverişli bilirkişi incelemesi yapılması ve rapor alınmasının imkan dahilinde olmayacağı dikkate alınarak mahkememizce re'sen seçilecek bir makine mühendisi görevlendirilmesine, bilirkişiye davacı şirketin işletmesinde bulunan ve demonte vaziyette bulunan dava konusu makineyi yerinde inceleme yetkisi verilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereğince dava konusu makine ünitesinin yerinde incelenmesi ve dava dosyamızın incelenerek tarafların iddia ve savunmalarının anlaşılması sureti ile bu makine ünitelerinin mahkememizce ileride keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere deneme üretimine elverişli şekilde kurulumunun hangi firmalar veya kimler tarafından hangi vasıfta kaç işçi ile ve ne kadar sürede yapılabileceği, bu işin yapılmasının piyasa rayiçlerine göre maliyetinin işçilik ve malzeme dahil ne kadar olduğu hususlarında hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Makine Mühendisi bilirkişi Engin Kaplan tarafından düzenlenen 13/03/2023 tarihli raporda özetle; "Yapılan keşif incelemesi ve detaylı dosya incelemesi sonucunda; davalı Makon Makina İnş. Turz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından satıcı vasfı ile davacı alıcı vasıflı ... Mamulleri San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne teslim edilen otomatik hat sisteminin mevcut durumu ile alıcı firmanın deposunda çalışmaz ve demonte vaziyette beklediği, dosyada bulunan ve otomatik hat sisteminin deneme çalıştırmasının bulunduğu CD incelendiğinde; otomatik hat sisteminin deneme çalışmasında yufkaları düzgün şekilde alamadığı, yufkalarda yığılma yaptığı, konveyörden konveyere aktarırken yuflarda yığılmalar olduğu, yufkaları üst üste istiflerken yığılmalar yaptığı, düzgün şekilde istifleme, dizme yapmadığı, yufkaları sıyırdığı, sıyırıp dışarı ittiği, çok sayıda yufkayı tekrar düzeltme işlemi yapma ihtiyacı doğduğu, bazı yufkaları kullanılamaz hale getirdiği, otomatik hat sisteminin mevcut durumu ile alıcı firmanın deposunda çalışmaz ve demonte vaziyette beklediğinden ve mevcut durumuyla deneme, çalışır vaziyette inceleme imkanı olmadığından ileride keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere deneme üretimine elverişli şekilde kurulumunun satıcı firma tarafından yapılmasının daha doğru, hızlı ve daha düşük maliyetli olacağı görüş ve kanaatinde olmakla birlikte dışarıdan başka bir firma tarafından yapılması tercih edilmesi durumunda; I-Kayseri'de bu tür bir kurulum işini düzgün bir şekilde yapabilecek firmaların bulunduğu, Bulunacak firmanın kurulumu Elektronik, elektrik ve mekanikçilerden oluşan 4 kişilik bir ekibi tarafından yaklaşık 10 günlük bir sürede yapılabileceği, II- Bu ekibe kurulum öncesi satıcı firma tarafından Otomatik hat sisteminin mekanik, elektrik ve elektronik projelerinin verilmesi gerektiği, III-Kurulum maliyetinin işçilik ve malzeme dahil 100.000,00-TL civarında tutabileceği, IV-Bu şekilde yapılacak bir kurulum için davacı firmanın kendi üretim hatlarında gerekli ön hazırlığı yapması gerektiği, V-Bu şekilde yapılacak bir kurulumun davacı firmanın üretiminde aksamalara ve yavaşlamalara sebep olabileceği" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Makine Mühendisi Bilirkişi Engin Kaplan tarafından düzenlenen rapora vaki beyanlar ve görülen lüzum üzerine bu bilirkişiden ek rapor alınmıştır.
Makine Mühendisi Bilirkişi Engin Kaplan tarafından düzenlenen 06/06/2023 tarihli ek raporda özetle; "yapılan itiraz ve detaylı dosya incelemesi sonucunda; CD görüntü kayıtlarına bakılarak dava konusu makinenin görüntülerin çekildiği durum itibariyle ayıplı olarak tespit edilebileceği, dava konusu makinanın görüntülerdeki duruma göre istenilen ve beklenen özellik ve faydayı göstermediği, bu CD görüntü kayıtlarına göre mevcut durumu ile makine hattın, bu makine sisteminden yararlanmaya elverişli, kullanma uygun olmadığı, otomatik hattaki yufkaların bütün bantlardan bükülmeden düz şekilde geçmediği, yığılmalar, toplanmalar, kırışmalar olduğu, Mevcut hali ile bu makinenin tamirinin mümkün olduğu, 13/03/2023 tarihli bilirkişi raporumda da belirttiğim gibi tamir ve kurulum masrafının işçilik ve malzeme dahil o tarih itibariyle 100.000,00-TL civarında tutabileceği belirtilmiş olup, aradan geçen süre ve fiyat artışlarına göre raporu yazmış olduğum 06/06/2023 tarihi itibariyle 130.000,00-TL civarında tutabileceği" belirtilmiştir.
Dosyanın rapor veren bilirkişi Engin Kaplan'a tevdi ile davalı tarafından dava konusu makinenin kurulumu ile ilgili görüntüleri içerir CD kaydı sunduğu dikkate alınarak bu CD görüntü kayıtlarına bakılarak dava konusu makinenin ayıplı olup olmadığının tespitinin mümkün olup olmadığı, bu CD görüntü kayıtlarına göre makine hattının, bu makine sisteminden yararlanmaya elverişli, kullanıma uygun olup olmadığı, otomatik hattaki yufkaların bütün bantlardan bükülmeden düz şekilde geçip geçmediği, mevcut hali ile bu makinenin tamirinin mümkün olup olmadığı, mümkünse tamir masrafının kaç TL olduğu hususlarının makine çalıştırılmadan önceki görüntü kayıtlarının bulunduğu CD incelenmek sureti ile tespitinin mümkün olup olmadığı, mümkünse bu konuda hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı ek rapor düzenlemesi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Makine Mühendisi bilirkişi Engin Kaplan tarafından düzenlenen 22/12/2023 tarihli ek raporda özetle; "dava konusu makinenin kurulumuna ve sonrasında yapılacak deneme üretimine nezaret etme işi ve detaylı dosya incelemesi sonucunda; Dosya konusu otomatik hat sisteminin tekrardan montajında dosya konusu otomatik hat sisteminin daha önce dosya ekinde bulunan CD'deki videolarda olan aynı şekilde kurulduğu, mekanik olarak herhangi bir parça yada aparat eklenmediği, tadilat yapılmadığı, otomatik hat sisteminin çalışmasını düzeltici bir çalışma yapılmayıp aynı şekilde kurulduğu, Yeniden aynı şekilde monte edilen otomatik hat sisteminin dosya ekinde bulunan CD'deki videolarda da görüldüğü şekilde aynı çalıştığı, yufkaları banttan banta aktarırken yığdığı ve en son bantta sayarak üst üste sıralayarak vermediği, dava konusu otomatik hat sisteminde mevcut bu hali ile üretim yapmanın mümkün olmadığı, " belirtilmiştir.
Davalı şirket tarafından davacının fabrikasında bulunan makine montajı yapılmış ve bu konuda mahkememize bilgi verilmiştir.
17/01/2024 tarihli ara karar ile dosya kapsamı, yargılamanın safahatı, tarafların teknik bilirkişi Engin Kaplan tarafından düzenlenen raporuna karşı beyan ve itirazları ile mahkememizin 25/12/2023 tarihli duruşmasında alınan 3 numaralı ara kararı gereğince tarafların iddia ve savunmalarının tespiti amacıyla mahallinde 19/02/2024 günü saat 10:00'dan itibaren keşif icrasına, refakate Makine Mühendisi bilirkişi Orhan Akşit'in resen alınmasına, HMK'nun 273. maddesi uyarınca iddia, savunma, dosya içinde mübrez sözleşme, toplanan deliller ve uyuşmazlık konusu makine üzerinde yapılacak inceleme, deneme üretimi ve tüm delillere göre; makine sisteminin yararlanmaya elverişli, kullanıma uygun olup olmadığı, otomatik hattaki yufkaların bütün bantlardan bükülmeden düz şekilde geçip geçmediği, makine sisteminin taraflar arasında düzenlenen sözleşmede kararlaştırılan vasıfta olup olmadığı, mevcut hali ile bu makinenin tamirinin mümkün olup olmadığı, mümkünse tamir masrafının kaç TL olduğu hususlarında önceki rapora karşı tarafların beyan ve itirazlarının da irdelenmek suretiyle hüküm vermeye ve denetime elverişli açıklamalı rapor düzenlenmek üzere bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Mahallinde deneme üretimi yapmak suretiyle icra edilen keşif sonrası Makine Mühendisi bilirkişi Orhan Akşit tarafından düzenlenen 16/03/2024 tarihli raporda özetle; "Davaya konu makine sisteminin yararlanmaya elverişli v kullanılmaya uygun olmadığı, yufkaların sistem sonuna kadar düzgün olarak geldiği, sistem sonunda yufkaların buruşuk (yığılma) halde olduğu, davaya konu makinenin istenilen performans sergilemediği, bu şekilde çalıştırılmasının mümkün olmadığı, bu şekilde çalışması halinde davacı tarafa bir katkısının olmayacağı, mevcut haliyle makine sisteminin davacıya bir yarar sağlamayacağının açık olduğu, davacının otomatik sistemi kurmaktaki amacının işçi tasarrufu olmasına rağmen sistemin çalıştırılması durumunda en az iki işçi çalıştırıldığı halde istenilen hedefe ulaşılamadığı, sistem sonunda üretimi yapılan yufkaların buruşuk halde geldiğinin gözlemlendiğini, bu haliyle makinenin davacının sorunlarına çare olmayacağı, bu sorun için yazılmış daha önceki raporlara katıldığını belirterek; davalının sistem sonundaki sorunu çözmesi halinde sorunların ortadan kalkacağı" kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava; taraflar arasında yapılan sözleşmenin iptali ile ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.
Davalının davacıya yufka makinesi sattığı, taraflar arasında iki sayfa 14 maddeden oluşan 45.000,00-Euro + KDV bedelli, 18/05/2021 tarihli sözleşmenin imzalandığı taraflar arasında çekişmesizdir.
Tarafların uyuşmazlık noktaları ana başlıklarıyla; taraflar arasında imzalanan 18/05/2021 tarihli 45.000,00-Euro + KDV bedelli sözleşme nedeni ile davalı tarafından davacıya satılan makinenin ayıplı olup olmadığı, davacının ayıp olarak ileri sürdüğü hususların davalı tarafından sözleşmede yüklenilen edimlerden olup olmadığı, makinenin ayıplı olması halinde ayıbın gizli ayıp mı yoksa açık ayıp mı olduğu, davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı, sözleşmenin fesh edilip edilmeyeceği, davacının davalıdan talep edebileceği bir alacak var ise miktarının ne olduğu, davacının davasını kısmi dava mı yoksa belirsiz alacak davası olarak mı açtığı, mahkememizin yetkili olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde açıkça taraflar arasındaki sözleşmenin feshini talep etmiş olup, sözleşmenin feshinin istenmesi halinde dava değerinin sözleşme bedeli üzerinden belirlenmesi gerektiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesine göre makinenin satış bedelinin 45.000,00-Euro + KDV bedelli olduğu ve 9. maddeye göre de KDV'nin dahil olmadığı, buna göre makinenin satış bedelinin 45.000,00-Euro + % 18'e tekabül eden 8.100,00-Euro olmak üzere toplam 53.100,00-Euro olduğu, uyaptan yapılan sorgulamaya göre 1,00-Euro'nun dava tarihi olan 22/02/2022 tarihindeki TCMB efektif satış kurunun 15,52-TL olduğu, buna göre dava değerinin 53.100,00-Euro x 15,52-TL = 824.112,00-TL olduğu, 7101 sayılı Kanun ile değişik 6102 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi ve 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi gereği dava değeri itibarı ile davanın Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi heyeti tarafından yürütülmesi gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi heyetine tevdi edilmiştir.
Mahkememiz heyetine tevdi edilen davanın, dava değeri dikkate alınarak 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama mahkememiz heyeti tarafından yürütülmüştür.
Dava dilekçesinde sözleşmenin feshinin talep edildiği, sözleşme bedelinin 45.000,00-Euro + 8.100,00-Euro KDV olduğu, dava tarihindeki TCMB döviz kuruna göre bunun 824.112,00-TL'na tekabul ettiği görülmekle bunun üzerinden alınması gereken peşin dava harcından davacının dava açarken yatırdığı 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye 13.993,07-TL peşin nispi dava harcını yatırmak üzere davacı tarafa gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine, kesin süreye uyulmadığı takdirde Harçlar Kanunu 30 ve HMK'nun 150. maddeleri uyarınca yasal süresi içerisinde sözü edilen peşin dava harcı yatırılmak sureti ile yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılacağı ihtar edilmiştir. 01/06/2022 tarihli alındı makbuzu ile eksik harcın tamamlandığı anlaşılmıştır.
Davacı vekili 22/02/2022 tarihli dilekçesi ile; davalı şirket nezdindeki alacakları göz önünde bulundurularak karar kesinleşinceye kadar davalı şirket adına kayıtlı olan tüm mal varlıklarına ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkememizce ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin karar verilmiştir. İhtiyati haciz talebinin reddine dair ara karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce yapılan istinaf incelemesi sonunda 2022/741 Esas 2022/699 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Yetki İlk İtirazı İrdelendiğinde;
6100 sayılı HMK'nun 17. maddesine göre, tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Buna göre, yetki sözleşmesinin geçerli olması için taraflarının tacir ya da kamu tüzel kişisi olması gerekir.
Eldeki davanın taraflarının ticari şirket olmalarından dolayı tacir oldukları tereddütsüzdür. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 14. maddesinde Kayseri ve Ankara mahkemelerinin birlikte yetkili kılındığı, tarafların her ikisinin de tacir (ticari şirket) olduğu görülmekle HMK'nun 17. maddesi uyarınca davalının mahkememizin yetkisine yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
Davanın Belirsiz Alacak Davası mı Yoksa Kısmi Dava mı Olduğu İrdelendiğinde;
6100 sayılı HMK'nun belirsiz alacak davasının düzenleyen 107. maddesinde "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir." hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabilecektir.
Kısmi dava ise HMK'nun 109. maddesinde düzenlenmiştir. Dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 109. maddesi I. bendinde; "Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olduğu durumlarda sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" 109/II. bendinde "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz. (bu hüküm 01/04/2015 tarih 6644 sayılı Kanunun 4. maddesi ile iptal edilmiştir.) 109/III. bendinde ise, "Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkca feragat edilmiş olması hali dışında kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez" hükmünü içermektedir. Yani, talep niteliği itibariyle bölünebiliyorsa kısmi dava açılabilecek, talep konusu taraflar arasında tartışmalı olacak, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına gerek olmadan ek dava açılabilecektir.
Bir kimsenin kısmi dava açıp açmadığına karar vermek için davacının talep sonucuna bakmak gerekir.
Somut olayda; dava 6100 Sayılı HMK döneminde açılmış, dava dilekçesinde davanın açıkça belirsiz alacak davası olduğu belirtilmemiş fazlaya dair haklar saklı tutularak kısmi dava açılmıştır. Dava, belirsiz alacak davası olmayıp HMK'nun 109. maddesinde düzenlenen kısmi alacak davasıdır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin, 20/1202018 tarihli, 2016/3918 Esas ve 2018/12561 Karar sayılı emsal ilamı, 27/09/2018 tarihli, 2015/9232 Esas ve 2018/8290 Karar sayılı emsal ilamı).
Yukarıda yapılan izahata göre, eldeki davanın HMK'nun 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak değil, "fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı tutulmak kaydı ile ..." ifadesiyle HMK'nun 109. maddesi uyarınca kısmi dava olarak açıldığı görülmekle davalı vekilinin davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağına ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Ayıp İhbarı Ve Hak Düşürücü Süre İrdelendiğinde;
Uyuşmazlık konusu itibari ile öncelikle uygulanması gereken yasal düzenleme ve kavramların incelenmesinde fayda vardır.
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan satın aldığı iş makinesinin ayıplı olduğu iddiasına dayanarak ayıplı mal satışından kaynaklanan onarım bedeli ve yoksun kalınan kazanç zararının tahsili isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, süresi içerisinde usulüne uygun şekilde ayıp ihbarında bulunulmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık; tacir olan davacının ayıplı ifa ile ilgili olarak süresinde ve usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Taraflar arasında düzenlenen 18/05/2021 tarihli sözleşmenin 6. maddesinde "Montaj ve nakliye gideri alıcıya aittir. Montaj ve nakliye esnasında oluşan hasardan satıcı sorumludur. Yerinde, satıcının verdiği bilgiler doğrultusunda alıcı tarafından tüm hazırlıklar yapıldıktan sonra (su, yakıt, hava, tahliye, elektrik v.s.) montaj bir defaya mahsus olarak yapılacak ve teslim deneme üretimi sonunda satıcı ve alıcının onayı ile gerçekleşmiş olacaktır. Gerek taşıma, gerekse montaj nedeniyle satıcının hatası söz konusu ise satıcı tarafından yeniden yapılacak makineler çalışır vaziyette deneme üretimi sonrasında eksiksiz olarak teslim edilecek ve bu hususta ücret talep edilmeyecektir.", sözleşmenin garanti başlıklı 7. maddesinde "Elektrik malzemeleri hariç diğer ürünler imalat hatalarına karşı 2 yıl garantilidir. (Elektrik malzemelerine firmaların vermiş olduğu garantiler aynen uygulanır.) Bu hususta yasaların öngördüğü süreler ve koruma maddeleri aynın geçerli olacaktır." yazmaktadır.
Eldeki davada tarafların ticari şirket olmamaları nedeniyle tacir olduğu, uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklandığı hususu tartışmasızdır.
Ticari satış ve mal değişimi başlıklı 6102 sayılı TTK'nun 23/1. maddesinde; özel hükümler saklı kalmak şartıyla, tacirler arasındaki satış ve mal değişimlerinde TBK 'nun satış sözleşmesi ile mal değişim sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanacağı buna göre malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değilse alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde inceleyip veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olacağı, diğer durumlarda, TBK'nun 223. maddesinin ikinci fıkrasının uygulanacağı düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK'nun ayıba karşı tekeffülü düzenleyen 219. maddesine göre "Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." düzenlemesi mevcuttur.
6098 sayılı TBK'nun 222. maddesinde ise; satıcının, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu olmayacağı, satıcının, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 223/2. madde hükmünde ise alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
Aynı kanunun ayıp durumunda ise alıcının seçimlik hakları 227. maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre ''Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.''
6098 Sayılı TBK'nun 231. maddesinde "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." hükümleri yer almaktadır.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda tacirler arasındaki ihbar ve ihtarların ne şekilde yapılacağı 18/3. maddesinde düzenlenmiş ve "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." denilmiştir.
Tacirler arasında satışa konu malın ayıplı çıkması halinde, alıcının yasal haklarını kullanabilmesi için (6102 sayılı TTK'nun 18/1-c) maddesindeki süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunması zorunludur. Bu süreler, satılan malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise iki gün, açıkça belli değilse sekiz gündür.
Somut olayın incelenmesinde, tacir olan yanlar arasında yufka otomatik hat sistemi makinesinin alım satımını içeren sözleşmenin 18/05/2021 tarihli olduğu, sözleşme uyarınca satıma konu makinenin davalı satıcı tarafından sözleşmenin imza tarihinden itibaren en geç 75 iş günü sonunda montaja hazır şekilde, tam ve çalışır vaziyette davacı alıcıya teslim edileceğinin, montajın davalı satıcı tarafından yapılacağının, makine ünitesinin kurulumundan ve teslim deneme üretimi sonunda satıcı ve alıcının onayı ile teslimin gerçekleşmiş olacağının belirlendiği, taraf beyanlarından ve sunulan montaj fotoğraf ve video kaydından makine ünitesinin davalı tarafından davacının fabrikasına montajının yapıldığı, sözleşmenin 6. maddesinde kararlaştıralan şekilde tarafların onayı ile gerçekleştirilmiş bir teslim yapıldığına ilişkin taraflarca delil sunulmadığı, davacı tarafından keşide edilen Kayseri 13. Noterliği'nin 06/12/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile satıma konu makine ünitesinin ayıplı olduğundan bahisle 18/05/2021 tarihli sözleşmenin feshedildiğinin ihtar edildiği, Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. İş sayıl dosyası üzerinden 20/12/2021 tarihinde makine ünitesi hakkında delil tespiti talep edildiği, alıcı davacının satım sözleşmesine konu makine ünitesinin ayıplı vaziyette olduğunu, süresi içerisinde davalı satıcıya ayıp ihbarında bulunduğunu ileri sürerek eldeki davayı açtığı talep ettiği görülmektedir. Satım konusu makine ünitesinin davalı şirket tarafından 2 yıl süre ile garanti edildiği 18/05/2021 tarihli sözleşmenin 7. maddesinde açıkça yazdığı gibi tarafların da kabulündedir. Bu durumda, TTK'nun 23/c maddesindeki süreler somut olayda uygulanamaz. bu halde 2 yıllık garanti süresi içinde davacının davalıya ihtarname keşide ettiği, delil tespiti yaptırdığı ve eldeki davayı açtığı dikkate alınarak davalı vekilinin ayıp ihbarına yönelik hak düşürücü süre itirazının kabulünün mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
Sözleşmeden Dönme Ve Verilen Avansın İadesi İstemi İrdelendiğinde;
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin makinelerin teknik özellikleri ve adetleri başlıklı ek2 bölümünün sonunda "Not: Hamurlar bütün bantlardan kıvrılmadan bükülmeden düz bir şekilde geçecektir." ifadesi ile davalı satıcının hamurların makine ünitesinin bütün bantlardan kıvrılmadan ve bükülmeden düz bir şekilde geçeceğini taahhüt ettiği, satıma konu malın bu nitelikte olduğunu vaat ve taahhüt etmektedir.
Mahkememizce yapılan keşif ve deneme üretimi sonucu Makine Mühendisi bilirkişi Orhan Akşit tarafından düzenlenen 16/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davaya konu makine sisteminin yararlanmaya elverişli, kullanılmaya uygun olmadığı, yufkaların sistem sonuna kadar düzgün olarak geldiği, sistem sonunda yufkaların buruşuk (yığılma) halde olduğu, davaya konu makinenin istenilen performans sergilemediği, bu şekilde çalıştırılmasının mümkün olmadığı, bu şekilde çalışması halinde davacı tarafa bir katkısının olmayacağı, mevcut haliyle makine sisteminin davacıya bir yarar sağlamayacağının açık olduğu, davacının otomatik sistemi kurmaktaki amacının işçi tasarrufu olmasına rağmen sistemin çalıştırılması durumunda en az iki işçi çalıştırıldığı halde istenilen hedefe ulaşılamadığı, sistem sonunda üretimi yapılan yufkaların buruşuk halde geldiğinin gözlemlendiğini, bu haliyle makinenin davacının sorunlarına çare olmayacağı, bu sorun için yazılmış daha önceki raporlara katıldığı" kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Davalı vekili tarafından dava konusu makine ünitesinin montajı sırasında makinenin çalışmasına ilişkin görüntü kayıtlarına da delil olarak dayanılmıştır. Bu görüntü kayıtlarının incelenmesi sonunda Makine Mühendisi bilirkişi Engin Kaplan tarafından düzenlenen 22/12/2023 tarihli ek raporda özetle; "... Dosya ekinde bulunan CD'deki videolarda da görüldüğü şekilde aynı çalıştığı, yufkaları banttan banta aktarırken yığdığı ve en son bantta sayarak üst üste sıralayarak vermediği, dava konusu otomatik hat sisteminde mevcut bu hali ile üretim yapmanın mümkün olmadığı" belirtilmiştir.
Satım sözleşmesinin "ek2" kısmında kararlaştıralan hamurların (yufkaların) makine ünitesinin bütün bantlardan kıvrılmadan ve bükülmeden düz bir şekilde geçeceği şeklinde taahhüt edilen vasfın dava ve satıma konu makine ünitesinde bulunmadığı, davaya konu makinenin istenilen performans sergilemediği, bu şekilde çalıştırılmasının mümkün olmadığı, mevcut haliyle makine sisteminin davacıya bir yarar sağlamayacağının açık olduğu, davacının otomatik sistemi kurmaktaki amacının işçi tasarrufu olmasına rağmen sistemin çalıştırılması durumunda en az iki işçi çalıştırıldığı halde istenilen hedefe ulaşılamadığı yapılan keşif ve alınan 2 ayrı bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Bu haliyle satıma konu mal vaat edilen ve ondan beklenilen özellikte olmadığından dolayı ayıplı olduğu kanaatine varılmıştır.
Bir sözleşmede ayıbın şartları mevcut ise ve alıcı da kendisinden beklenen külfetleri yerine getirmişse, bu durumda alıcı TBK'nun 227. maddesinde kendisine tanınan haklardan birini kullanabilir. Bu haklar; sözleşmeden dönme, bedelde indirim talebi, satılanın ücretsiz onarımı talebi, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi talebi (Kaynakça: ARAL, Fahrettin, Borçlar Hukuku (Özel Borç İlişkileri), 8. Baskı, Ankara, 2009- YAVUZ, Cevdet, Borçlar Hukuku Dersleri (Özel H, 9. Baskı, İstanbul, 2011)
Bu açıklamalar ışığında; yargılama sonunda toplanan dava dosyasındaki 18/05/2021 tarihli satış sözleşmesine ve belgelere, mevcut delillere ve özellikle mahkememizce hükme esas alınan 16/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, davalı vekili tarafından dava konusu makine ünitesinin montajı sırasında makinenin çalışmasına ilişkin görüntü kayıtlarının incelenmesi sonunda Makine Mühendisi bilirkişi Engin Kaplan tarafından düzenlenen 22/12/2023 tarihli ek raporun içeriğine göre; davaya konu makine sisteminin yararlanmaya elverişli ve kullanılmaya uygun olmadığı, davacının ürettiği yufkaların sistemden buruşuk (yığılma) halinde çıktığı, satıma konu makine ünitesinin beklenilen ve istenilen performans sergilemediği, davacının otomatik sistemi kurmaktaki amacının çalıştırılacak işçiden tasarruf etmek olmasına rağmen keşif sırasında yapılan deneme üretiminde sistemin çalıştırılması durumunda bu sistemin başında en az iki işçi çalıştırıldığı halde makine ünitesiyle istenilen hedefe ulaşılamadığı, davacının umduğu faydayı sağlamadığı ve bu şekilde çalışması halinde davacıya bir katkısının olmayacağı, davacıya yarar sağlamayacağının anlaşılmasına, dava konusu edilen makine ünitesindeki ayıbın ayıp niteliği taşımasına, garanti süresi içinde davacı tarafından gerekli kontrollerin ve ayıp ihbar yükümlülüğünün yasal süresi içinde yerine getirilmiş ve davacının Kayseri 13. Noterliği'nin 06/12/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile satıma konu makine ünitesinin ayıplı olduğundan bahisle 18/05/2021 tarihli sözleşmenin feshedildiğinin ihtar edilmiş ve davacının seçimlik hakkını satış sözleşmesinden dönme şeklinde kullanmış olmasına göre; satışı yapılan makine ünitesinin sözleşmede kararlaştırılan ve davalının taahhüt ettiği vasıf ve mahiyette olmadığı ve davacı tarafından beklenen faydayı sağlamadığından dolayı ayıplı olması karşısında davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
İzah edilen nedenler karşısında davacının satış sözleşmesini davadan önce Kayseri 13. Noterliği'nin 06/12/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshetmiş olması karşısında eldeki davada mahkememizce davacı tarafından daha önce zaten feshedilmiş olan sözleşmenin feshi konusunda yeniden hüküm tesisinde yarar olmadığı değerlendirilerek davanın kabulü ile 18/05/2021 tarihli sözleşmenin davacı tarafından feshedildiğinin tespiti ile birlikte ifa kuralı gereği bu sözleşmenin konusu olan otomatik yufka hat sistemi makinelerinin davacı tarafından davalıya iadesi kaydı ile davacının eldeki davayı kısmi dava olarak açtığı ve yargılama süreci içinde sözleşme bedeli tutarı üzerinden tamamlama harcı yatırdığı, ancak bedel iadesi yönünden harç yatırmasına gerek olmaksızın talep ettiği satış bedeli miktarını ıslah etmediği dikkate alındığında davacının talebi ile bağlılık kuralı gereği 100,00-Euro'nun yukarıda sözü edilen makinelerin davacı tarafından davalıya teslim tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre Devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıllık mevduata uyguladıkları en yüksek oranda mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yine birlikte ifa kuralı gereği koşulları bulunmadığından davacının ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi isteminin birlikte ifa kuralı gereği reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ ile 18/05/2021 tarihli sözleşmenini davacı tarafından feshedildiğinin tespiti ile bu sözleşmenin konusu olan otomatik yufka hat sistemi makinelerinin davacı tarafından davalıya iadesi kaydı ile davacının talebi ile bağlılık kuralı gereği 100,00-Euro'nun yukarıda sözü edilen makinelerin davacı tarafından davalıya teslim tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesine göre Devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıllık mevduata uyguladıkları en yüksek oranda mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi isteminin birlikte ifa kuralı gereği reddine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 56.295,09-TL nispi karar ve ilam harcından dava açılırken davacıdan peşin olarak alınan 80,70-TL ve tamamlama harcı olarak yatırılan 13.993,07-TL harç olmak üzere toplam 14.073,77-TL harcın mahsubu ile bakiye 42.220,63-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça yapılan 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin dava harcı ve 13.993,07-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 14.154,47-TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafça yapılan 5,00-TL dosya masrafı, 689,00-TL posta masrafı, 222,50-TL e-tebligat masrafı, 540,00-TL talimat masrafı, 800,00-TL keşif araç ücreti, 3.030,30-TL keşif harcı, 6.700,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.171,90-TL delil tespiti gideri olmak üzere toplam 12.158,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Kararın mahiyeti gereği davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Gereğince hükmedilen bedel üzerinden hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
11-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.01/04/2024

Başkan ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Üye ***
E-imzalıdır
Katip ***
E-imzalıdır