T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : *** Melikgazi/ KAYSERİ
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ :***
Mahkememize açılan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirket ile davalı tarafın 21/05/2020 - 21/05/2021 tarihleri arasında kendi yazılım sisteminin kurulumu, yazılım sisteminin araştırma - geliştirmesi, panel yazılımı - kurulumu vs. işleri için anlaşma yaptıklarını, bu iş neticesinde davalı tarafa gerekli tüm ödemelerin eksiksiz bir şekilde yapıldığını, ödemelerin banka aracılığıyla yapıldığını, müvekkilinin Karaman 5. Noterliği'nin 02/06/2021 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ihtar gönderdiğini ancak davalı firmanın ihtara sessiz kaldığını, sonrasında davalı tarafın müvekkili şirketten herhangi bir alacağı olmadığı halde 30/07/2021 tarihli 120.822,56-TL tutarlı fatura düzenlediğini, söz konusu faturanın müvekkili şirkete tebliğ dahi edilmediğini, tebliğ edilmediği halde müvekkilinin Karaman 5. Noterliği'nin 26/08/2021 tarihli ... yevmiye nolu ihtarı ile faturaya kabul etmediğini bildirdiğini, müvekkilinin söz konusu faturaya ilişkin herhangi bir hizmet almadığını, davalı şirketin bu faturayı dayanak göstererek Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, söz konusu faturanın müvekkilinin ticari defter kayıtlarında yer almadığını, davalı tarafın yaptığı icra takibinde çıkarılan ödeme emrinin müvekkili şirketin UETS adresine tebliğ edildiğini ancak gözden kaçırdıklarını ve takibin kesinleştiğini, devamında şirketin menkul, gayrimenkul, ticari banka hesaplarına haciz konulduğunu ve neticede müvekkilinin icra tehdidi altında borcu ödemek zorunda kaldığından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla açtıkların istirdat davasının kabulüne, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde: davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin davalı tarafın istediği şekilde bir online sipariş oluşturma, tahsilat ve kapıda teslim hizmetinin yer aldığı bir e-ticaret sitesi hazırladığını ve işi tamamladığını, sistem yazılımının kurulması ve davacı tarafın ülke çapında e-ticarete başlamasından sonra anlaşma gereğince müvekkilinin 30/07/2021 tarihli ... numaralı KDV dahil 120.822,56-TL tutarında faturayı kestiğini, fatura içeriğindeki hizmetin alındığının davacı tarafın kabulünde olduğunu, davacı tarafın söz konusu faturaya itiraz etmemesi ve fatura bedelini ödememesi üzerine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davacı tarafın süresinde takibe itiraz etmediğini ve kesinleşen takip neticesinde davacı tarafından icra dosyasına 135.682,28-TL ödeme yapıldığını, davacı tarafın müvekkilinin yaptığı işlerin bedelinin ödendiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının davasının esastan reddine, haksız ve kötü niyetli olarak dava açan davacının alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre tarafların tacir olması ve işin ticari işletme ile ilgili olması nedeniyle nispi ticari dava söz konusu olmakla davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.
Dava, faturaya istinaden başlatılan icra takibinin kesinleşmesi neticesinde icra dosyasına ödenen paranın istirdadı talebine ilişkindir.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının uyap kayıtları, banka kayıtları, vergi dairesi kayıtları, tarafların ticari defter kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında: alacaklının ... ... A.Ş., borçlunun ... Kurye ... Ltd. Şti. olduğu, 120.822,56-TL faturaya dayalı alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği görülmüştür.
Davalı tarafın ticari defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda mali müşavir bilirkişiden alınan 31/03/2023 havale tarihli raporda: davalıya ait ticari defterlerin incelendiği ancak davacının ticari defterleri incelenmeden ve davalının davacıya yaptığı iş bedeli tespit edilmeden davacının davalıdan alacaklı olup olmadığına ilişkin bir sonuca varılamayacağı, davacının ticari defterlerinin talimat mahkemesi aracılığıyla incelendiğinde ve davalının davacıya yapmış olduğu iş bedeli teknik bilirkişi tarafından tespit edildikten sonra ek rapor aşamasında nihai sonuca varılabileceği kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Mahkememizin 03/05/2023 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararında "Davacı vekiline, ticari defterlerin bulunduğu adresi, incelemeye sunacak kişinin ad, soyad ve iletişim bilgilerini mahkememize bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içinde bildirilmediği takdirde bilirkişi incelemesi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının ihtarına, (ihtar edildi.)" şeklinde kesin süre verildiği, davacı vekilinin 15/05/2023 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin ticari defter kayıtlarının bulunduğu yeri ve incelemeye sunacak kişinin bilgilerini mahkememize bildirdiği görülmüştür.
Yine mahkememizin 03/05/2023 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararında davacının ticari defter kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, eksik 2.120,00-TL avansı yatırması için davacı tarafa 2 haftalık süre verildiği, verilen süre içinde avansın yatırılmadığı, mahkememizin 08/11/2023 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararında bu kez davacı tarafa "Davacı vekiline daha önce takdir edilen bilirkişi ücreti 2.000,00 TL ve posta gideri 120,00-TL olmak üzere eksik olduğu anlaşılan 2.120,00-TL'yi yatırması için HMK 94/2 maddesi uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması halinde ticari defterlere ve bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtar edilmesine, (ihtaratın iş bu duruşma zaptının tebliği ile birlikte yapılmış sayılmasına)" şeklinde ara karar oluşturulduğu, 08/11/2023 tarihli duruşma tutanağının davacı vekiline tebliğ edildiği, davacı tarafça verilen kesin süre içinde bilirkişi incelemesi için gerekli olan avansın yatırılmadığı görüldü.
Bilindiği üzere davaların kısa zamanda sonuçlandırılması, adaletin bir an önce tecellisi için, taraflarca veya mahkemelerce yapılması gereken bir kısım adli işlemler sürelere bağlanmıştır. Bu sürelerin bazılarını kanun bizzat belirlerken bir kısmını işin özelliğine ve tarafların durumlarına göre belirlemesi için Hâkime bırakmıştır. Kanuni süreler açıkça belirtilen ayrıcalıklar dışında kesindir. Bu nedenle 6100 Sayılı HMK.nun 90. maddesinin açık hükmünde belirtildiği gibi kanunun tayin ettiği süreler hâkim tarafından azaltılıp çoğaltılamaz. Buna karşın, HMK'nun 94/2. maddesine göre hâkimin belirlediği süreler ise kural olarak kesin değildir. Hâkim tayin ettiği süreyi henüz dolmadan azaltıp çoğaltacağı gibi, süre geçtikten sonra da tarafın isteği üzerine yeni bir süre tanıma yoluna da gidebilir. Bu takdirde verilen ikinci süre kesindir. Ancak, hâkim kendi belirlediği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir. Kesin sürenin tayin edilmesi halinde, karşı taraf yararına usulü kazanılmış hak doğacağı da kuşkusuzdur.
Hemen belirtmek gerekir ki, ister kanun ve isterse hâkim tarafından tayin edilmiş olsun kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin belirlenen bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak yoktur. Böylece kesin sürenin kaçırılması; o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, bazen davanın kaybedilmesine dahi neden olmaktadır. Bu itibarla geciken adaletin de bir adaletsizlik olduğu düşüncesinden hareketle, davaların yok yere uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere konan kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır. Kesin süreye ilişkin ara karar her türlü yanlış anlaşılmayı önleyecek biçimde açık ve eksiksiz yazılmalı, yapılacak işler teker teker belirtilmelidir. Bunun yanında verilen süre yeterli, emredilen işler, gerekli ve yapılabilir nitelik taşımalı ayrıca hâkim verilen süreye uyulmamasının sonuçlarını açıkça anlatmalı, tarafları uyarmalıdır. Öte yandan, kesin süre tarafların yanında hâkimi de bağlayacağından uyulmaması halinde gereği hâkim tarafından mahkemede hemen yerine getirilmelidir.
Öte yandan, savunma hakkı Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmıştır. Buna göre; herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde iddia, savunma ile hukuki dinlenilme ve adil yargılanma hakkına sahiptir. Adil yargılanma hakkı, hak arama özgürlüğünün uygulamaya yönelik uzantısı niteliğindedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde de; “Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini, içerir.” hükmü düzenlenmektedir.
Bu nedenle de hakim tarafından kesin süre verilirken;
1-Kesin süreye konu işlemin gerekli ve tarafların yerine getirebileceği bir işlem olması,
2-Verilen sürenin işlemin yapılması için yeterli ve makul bir süre olması, duruşma gününe kadar kesin süre nedeniyle yapılacak işlem sonrası başka bir işleme gerek yok ise bu sürenin takip eden duruşma gününe kadar verilmesi,
3-Yapılması gereken iş veya işlemler birer birer, varsa masraflarının da miktarıyla birlikte açıkça gösterilmesi,
4-Sürenin kesin olduğu ve sonuçlarının tarafa açıklanması zorunludur.
Hakim, yargılamanın düzenli bir biçimde yürütülmesini sağlamakla yükümlüdür. (HMK'nun 30. maddesindeki usul ekonomisi ilkesi) Bu kapsamda sadece taraflar değil mahkeme de dürüstlük kuralına (TMK 2. madde) uygun yargılama yapmakla yükümlü olup tarafları duraksamaya itecek çelişkili usuli işlemlerden kaçınmalıdır. (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2013/23463 E. Ve 2015/305 K. Sayılı ilamı)
Bilindiği üzere HMK'nın 324. maddesi "(1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır." şeklindedir.
Somut olayda, davanın fatura alacağından kaynaklı olarak başlatılan icra takibinden kaynaklı istirdat davası olması nedeniyle tarafların ticari defterleri incelenmeden karar verilmesinin mümkün olmadığı, davacı şirketin ticari defterlerinin Ankara ilinde, davalı ticari defterlerinin ise Kayseri ilinde bulunduğu, her iki tarafın da yerinde inceleme talep etmesi nedeniyle ayrı ayrı inceleme yaptırılması gerektiği, davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporunun dosya arasına alındığı, sıra davacı ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına geldiğinde ise 03/05/2023 tarihli celsenin (2) nolu ara kararı ile duruşmada hazır bulunan davacı vekiline eksik 2.100,00-TL ücreti yatırması için 2 haftalık süre verildiği, verilen süre içerisinde masrafın yatırılmaması üzerine HMK 94/2 maddesi uyarınca bu kez 08/11/2023 tarihli celsenin (2) nolu ara kararı ile davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verildiği, aksi halde ticari defterlere ve bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verileceğinin ihtar edildiği, zaptın hazır bulunmayan davacı vekiline tebliğ edildiği, verilen kesin süreye rağmen davacı tarafça bilirkişi incelemesi için gerekli olan delil avansının yatırılmadığı görülmekle, HMK'nın 324/2. maddesi de nazara alınarak davacı tarafça ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de bu İİK 72. maddesi uyarınca kötü niyet tazminatının menfi tespit davaları için düzenlenmiş olduğu, eldeki davanın ise baştan itibaren istirdat davası olarak görüldüğü, bu davada kötü niyet tazminatına hükmedilebileceğine dair düzenleme bulunmadığından bu talep hakkında hüküm kurulmamış ve aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İspatlanamayan davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 427,60-TL ilam harcının, dava açılışı sırasında tahsil edilen 2.546,15-TL peşin harçtan mahsubuna, artan 2.118,55-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 23.854,97-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 06/03/2024
Katip ***
e-imzalı
Hakim ***
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!