WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Temmuz 2026

KAYSERI 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***

HAKİM : ***
KATİP : ***

DAVACI : ***
VEKİLLERİ : Av.
Av. Kocasinan/ KAYSERİ
DAVALI : 1- ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2- *** Şişli/ İSTANBUL
VEKİLLERİ : Av.
Av.
Av.
DAVALI : 3- ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***

Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 07/09/2020 tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü'nün işleteni ve maliki olduğu, sürücüsü davalı ... olan 38 ... plakalı aracın müvekkilinin kullandığı motosiklete çarptığını ve müvekkilinin bu kaza neticesinde BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını, vücudunun farklı bölgelerinde kırıklar meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin bir müddet çalışamadığını ve tedavi gördüğünü halen de kısıtlılığının devam ettiğini, SGK tarafından karşılanmayan özel tedavi masraflarının bulunduğunu, sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, yaptıkları arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alamadıklarından bahisle davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL bakıma muhtaçlık, 100,00-TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 400,00-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi için temerrüt tarihinden, diğer davalılar için 07/09/2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, 100.000,00-TL manevi tazminatın 07/09/2020 kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılar Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü ile ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... A.Ş. vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde : davacı tarafça sigorta şirketine başvuru dava şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, kazaya karışan 38 ... plakalı araç için düzenlenen ... numaralı sigorta poliçesinde ölüm/daimi sakatlık halinde kişi başına azami 410.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, manevi tazminatın poliçe teminatına dahil olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru halinde söz konusu olacağını, davacı yanın koruyucu kıyafet giymemesi sebebi ile müterafik kusurlu olduğunu, davacı yana sgk tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespitinin gerektiğini, ZMSS genel şartlarına göre geçici iş göremezlik zararı ile geçici bakıcı giderleri ve tedavi giderleri poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Sağlık Bakanlığı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde : müvekkili idarenin tacir olmaması nedeniyle davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü'nün Sağlık Bakanlığı'nın taşra teşkilatı içerisinde yer aldığını ve kamu tüzel kişiliği bulunmadığını, bu nedenle Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü'nün dava ve taraf ehliyeti bulunmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının taleplerinden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik giderlerinin SGK tarafından karşılanması nedeniyle bu taleplerin reddinin gerektiğini, sürekli iş göremezlik tazminatının da teminat altında olduğunu, müvekkili idarenin söz konusu tazminattan sorumlu tutulmaması gerektiğini, davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde : davanın görevli mahkemede açılmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, davanın usulden reddinin gerektiğini, dava açmadan önce sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmaması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, dava konusu trafik kazasında müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davacı tarafın maddi ve manevi tazminat taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın talep ettiği tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, öncelikle usuli itirazları dikkate alınarak davanın usulden reddine, esasa girilmesi halinde esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazasında davacının yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri ile manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Açılan davada sigorta hukuku uygulanacağından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.
Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmalarının sonucu, Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/458 esas sayılı dosyasının uyap kayıtları, hastane kayıtları, davacının son 6 aya ilişkin maaş bordroları, kazaya karışan araçların trafik kayıtları, SGK kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
07/09/2020 tarihinde davalı ...'ın kullanmakta olduğu 38 ... plakalı araç ile davacının kullandığı 38 ... plakalı motosiklet arasında meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu kazadan kaynaklı olarak 38 ... plakalı aracın şoförü, işleteni ve ZMMS sigortacısı aleyhine eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinde araç işleteni davalı olarak Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü'nün gösterildiği, daha sonra davacı vekilinin 22/11/2021 tarihli dilekçesi ile husumeti Sağlık Bakanlığı aleyhine tevcih ettiklerini beyan ettiği, gerçekten de İl Sağlık Müdürlüğü'nün ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunmadığı, davacının bu kurumu davalı olarak göstermesinin kaza tespit tutanağında araç maliki kısmında Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü ibaresi olduğu, bu hatanın kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığı mahkememizce değerlendirilmiş ve HMK 124/3 ve 4. Maddeleri uyarınca taraf değişikliği talebi kabul edilerek davalı Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü'nün taraf kaydı silinmiş ve davalı olarak Sağlık Bakanlığı eklenmiştir.
Dosyaya mübrez 15/04/2022 havale tarihli bilirkişi kusur raporunda; bahse konu 07/09/2020 tarihli trafik kazasında 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 47/1-c ve 57/1-a kural ihlalleri ve m.84/h asli kural ihlalinin olduğu, 38 ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in ise seyir davranışındaki bilgi ve bulgulara göre atfı kabul bir kural ihlalinin olmadığı kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Alınan bu rapor kaza tespit tutanağı ile uyumlu olsa da Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin *** Esas sayılı dosyası kapsamında aldırılan 06/01/2022 tarihli İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu (asli-tali kusur) ile uyumlu olmadığından raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla dosya Ankara Adli Tıp Kurumu'na gönderilmiştir.
Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nin 16/02/2024 tarihli raporunda: davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki araç ile mahalli kavşağa geldiğinde kendisine hitaben olan "DUR" levhasını ve kavşaktan geçen araçların hız ve mesafesini dikkate alması gerekirken kontrolsüzce kavşaktan geçişi sebebiyle solundaki kavşak kolundan düz seyirle gelen, ilk geçiş hakkı bırakmadığı motosiklete çarpması nedeniyle %85 (yüzde seksenbeş) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...’in ise motosiklet ile mahalli kavşağa geldiğinde hareketlerini takip ettiği araçları dikkate alarak kontrollü biçimde kavşaktan geçiş yapmaya özen göstermemesi ve sağından olay mahalli kavşağa geçiş yapan ara a çarpması nedeniyle %15 (yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu şeklinde görüş bildirmişlerdir. Alınan bu raporun dosyada bulunan tüm raporlar irdelenerek ve dosya kapsamı ile uyumlu olarak düzenlenmesi nedeniyle hükme esas alınabileceği kanaatine varılmıştır.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 29/11/2022 tarihli raporunda: Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında ...'in 07.09.2020 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (nazal) kırığı ile sol diz bölgesinde mevcut (menisküs, bağ ve ligaman yırtığı, ligament laksitesi) patolojileri nedeniyle;
1-Üç (3) ay süreyle iş görmezlik halinde kaldığı [tıbbi şifa süresinin 3 (üç) ay olduğu],
2-Geçici ya da sürekli bakıcı ihtiyacı bulunmadığı,
3-Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %4 (yüzde dört) olduğu,
4-Mevcut evrak içeriğinden trafik kazasıyla ilgili SGK kapsamında olmayan tedavi masrafı tespit edilmediği, bu hususta ek bilgi, belge (makbuz, fatura, dekont, ayrıntılı hastane hasta hizmeti, fiyat, tutar dökümü, ilave ücreti gösterir belge vb.) sunulması ve talep edilmesi halinde bu hususun tekrar değerlendirilebileceği görüş ve kanaatinde olduklarını bildirmişlerdir.
Alınan bu raporun dosyamız arasında bulunan SGK dosyası içerisindeki maaş bağlamaya esas alınan iş kazası sonucunda hazırlanan rapordaki sürekli iş göremizlik oranı ile arasında fahiş fark bulunması nedeniyle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için İstanbul ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınması gerekmiştir.
Adli Tıp 2. İhtisas Kurulu'nun 01/09/2023 tarihli heyet raporunda: mevcut belgelere göre Ahmet oğlu 10.07.1980 doğumlu ***’in 07.09.2020 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre Kas İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Özürlülük, Tablo 3.33b’ye göre %5, Tablo 3.2’ye göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının %3 (yüzdeüç) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği; başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığına oy birliği ile görüş bildirmişlerdir.
Davacı vekili 16/11/2023 tarihli dilekçesinde: davalı ... A.Ş. tarafından maddi tazminatlarla ilgili teminat limitinin tamamen ödendiğini, tüm davalılar hakkındaki maddi tazminat davasından feragat ettiklerini, kusur ve maluliyete ilişkin bilirkişi incelemelerinin tamamlandığını, manevi zarara yönelik taleplerinin kabulüne, feragat edilen bölüm için tarafların lehine yargılama giderlerine hükmedilmemesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili dosyaya sunduğu 12/12/2023 tarihli dilekçesinde: davacı taraf ile sulh olduklarını, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığını, feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat etme yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
HMK'nun 307-312. maddelerinde düzenlenen, davacının feragati nedeni ile maddi tazminat talepleri yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının zararının dava tarihinden sonra davalı sigorta şirketince ödenmiş olmasından dolayı davadan feragat edildiği, her ne kadar yalnızca davalı sigorta şirketi vekili tarafından yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olmadığı yönünde dilekçe verilmiş, diğer davalı vekillerince böyle bir dilekçe verilmese de her ne kadar talep feragat olsa da mahiyeti itibariyle talebine konusuz kalmasından dolayı bu davalılar yönünden de ret kararı verildiği, bu bakımdan HMK 331 uyarınca haklılık durumu nazara alınarak diğer davalılar yönünden de maddi tazminat talebi yönünden lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiştir.
Manevi tazminat yönünden ayrıca bir yargılama gideri yapılmaması ve maddi tazminat talebi yönünden yargılama gideri talebinin de bulunmaması nedeniyle tarafların yapmış oldukları yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Arabulucu ücreti yönünden ise arabulucuya başvuru dava şartının yalnızca davalı sigorta şirketi yönünden zorunlu olması sebebiyle ve başlangıçtaki haklılık durumu nazara alındığında bu giderin davalı sigorta şirketine yükletilmesi gerekmiştir.
6098 sayılı TBK 49. maddesine göre; kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Manevi tazminat talepleri yönünden ise zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir. Ayrıca 22/06/1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda manevi tazminatın, bir ceza ya da gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceği belirtilmiştir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli ve kusur oranları da göz önünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira TMK'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Bu açıklamalar sonunda TBK'nun 56/2. maddesi hükmü ve dosya kapsamındaki tüm delillere nazaran; meydana gelen kaza sonrası davacı ...'in olayın oluş şekli, kusur durumu, zararın ağırlığı, maluliyet raporu, davacının kaza sonrası duyduğu elem ve üzüntüler, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri, TBK'nun 56. maddesi hükmü ve yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı bir arada değerlendirildiğinde davacının manevi tazminat talebinde kısmen haklı olduğu değerlendirilmiş, davacı için 35.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve Sağlık Bakanlığı'ndan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile,
1-Davacının tüm davalılardan talep etmiş olduğu geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinin FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-35.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar Sağlık Bakanlığı ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, fazlaya dair manevi tazminat isteminin REDDİNE,
3-Maddi tazminat talebi yönünden: 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 427,60-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 342,92-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 84,68-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Manevi tazminat talebi yönünden: 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 2.390,85-TL ilam harcının davalılar Sağlık Bakanlığı ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ... A.Ş.'den alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Tarafların yapmış oldukları yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
7-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Maddi tazminat talebine ilişkin sigorta şirketi ile sulh olunduğundan tarafların lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
9-Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalılar Sağlık Bakanlığı ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
10-Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/2. maddesi uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalılar Sağlık Bakanlığı ve ...'a ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 17/04/2024

Katip ***
e-imzalı

Hakim ***