T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACILAR : 1- ... - ... ***
2- ... - ...
3- ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : 1- ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALILAR : 2- ... - ...
3- ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Halit ve Mehmet ile davalı müteveffa Alim ile davalı ...'in, müvekkili ...'nin bir dönem ortakları olduğunu, davalılar ile davacıların kardeş olduklarını, 2005 yılında tüm mal varlığını paylaşma niyetiyle babadan kalan ve birlikte yürüttükleri ticarete ilişkin her türlü taşınmaz, taşınır, aktif ve pasif malvarlığını ... tarihli anlaşma şartnamesi isimli belgeyi imzalayarak paylaştıklarını, kur'adan sonra davalılar üzerine düşen tüm mal ve hizmetleri alarak, müvekkili şirket işlerinden fiilen ayrıldıklarını, kendilerine düşen mallarda ticaret yapmaya başladıklarını, esasen anlaşmanın yapıldığı tarihte şirket merkezinin Camikebir Mevkii'nde bulunduğunu, müvekkillerinin envanterdeki Camikebir'de bulunan dükkân ve depolarda bırakmış ve organize sanayideki fabrikaya geçtiklerini, ayrıca kuradan sonra aynı yerde aynı anda Alim ve ... kendilerine isabet eden mülkleri aralarında paylaştıklarını, kur'a ve anlaşmanın yapıldığı 2005 tarihinde paylaşılan malların değerinin birbirine eşit olduğunu ve davalıların da bunu kabul ederek anlaşmayı yaptıklarını, üstelik kuranın; hazır bulunan hakem ve şahitler huzurunda çekildiğini, herhangi bir mal grubunun hile ile taraflardan birisine isabet etmesinin önüne geçildiğini, fakat taraflar ayrıldıktan sonra müvekkillere düşen Kayseri OSB'de arsa ve fabrika fiyatlarının artmasının davalıları huzursuz ettiğini, sanki kendi kabul ettikleri anlaşma değil de bir başka metinmiş gibi bu metnin geçersizliğini ileri sürerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile anlaşma şartnamesi ile ayrılmayı kabul ettikleri ...'nin tasfiyesi için dava açtıklarını mahkemece davacıların davasının kabulü ile davalıların çıkma payı almak suretiyle şirketten ayrılmasına karar verildiğini, müvekkillerinin 2005 yılında anlaşmış olmasına rağmen davalıların limited şirket pay devrinin noterde yapılmadığını ileri sürerek usuli bir hata nedeniyle davayı kazanarak haksız bir kazanç elde ettiklerini belirterek her türlü fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve bilirkişilerce hesaplanacak değere artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla; öncelikle ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, gerekirse icra takiplerinin dosya kapak hesabının %15'i oranında teminatı da yatırmak suretiyle Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı ve Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyalarının durdurulmasına, bu hususta icra müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına, davanın kabulü ile; davalılarca kullanılan taşınmazların kiralarına ilişkin şimdilik 100,00-TL kira bedelinin ... tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, şimdilik 100,00-TL cezai şart bedelinin ... tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, şimdilik 100.00-TL cezai şart bedelinin ... tarihinden itibaren işleyecek ile birliktte davalılardan tahsiline, davalılara bırakılan şimdilik 100,00-TL ürün bedelinin ... tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davalılardan ... tarafından oğluna satılan şimdilik 100,00-TL tutarındaki, 38 ... plakalı aracın bedelinin ... tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, davalılardan ... tarafından kullanılan şimdilik 100,00-TL tutarındaki, 38 KT 189 plakalı aracın kira bedelinin ... tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle eldeki davada ileri sürülen bütün taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın tüm taleplerini dayandırdığı ... tarihli sözleşmenin geçersiz bir sözleşme olduğunu ve delil olarak dikkate alınmaması gerektiğini, mezkur sözleşmenin, davacılardan ... ve ... tarafından Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin *** Karar sayılı tapu iptali ve tescil istemli davasına konu edildiğini, ancak mahkemece sözleşmenin geçersiz olması sebebiyle tapu iptali ve tescil talebinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, işbu kararın temyiz edildiğini, Yargıtay 11. H.D.'nin 06/05/2013 tarihli 2012/10345 Esas - 2013/9106 Karar sayılı ilamıyla onandığını, bunun üzerine davacılar tarafından karar düzelteme yoluna gidilmişse de Yargıtay 11. H.D.'nin 26/09/2013 tarihli 2013/11905 Esas - 2013/16827 Karar sayılı ilamıyla bu talepleri reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, neticeten mezkur sözleşmenin geçersiz olduğunun 26/09/2013 tarihinde kesinleştiğini, geçersiz sözleşmeye dayanılarak istenilen tüm alacak taleplerinin de zamanaşımına uğradığını, bu nedenle zamanaşımı itirazında bulunduklarını belirterek davanın tümden reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar vekilinin davasına dayanak yaptığı belgenin ... tarihli anlaşma şartnamesi başlıklı belge olup işbu dava tarihi itibariyle 10 yıldan fazla sürenin geçirildiğini, davacıların dava dilekçesinde açtığı bu davayı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayandırdığını, sebepsiz zenginleşme hukuki sebebine dayalı alacakların ise 2 yılda zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazlarının kabulü ile öncelikle davanın zamanaşımından dolayı reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacıların taleplerinin bir kısmının miras hukukuna diğer kısmı ise birlikte ortak oldukları dönemdeki şirket ortaklıklarından kaynaklanan ilişkilere dayalı olduğunu, gerek taraflar ve gerekse dava ile ileri sürülen taleplerin bu davada birleştirilmesi ve talep edilmesinin mümkün olmadığını, zira davacıların arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi talepler bakımından da yeknesaklık olmadığını, bu itibarla mezkur bu davanın bu şekliyle yürümesinin mümkün olmadığını, davanın usul hukuku bakımından redde mahkum olduğunu, davacıların taşınmazların kullanımına ilişkin olarak müvekkilinden şimdilik 100,00-TL bedelin ... tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte kendilerine ödenmesini talep ettiklerini, miras hukukuna tabi mülklerde hissedarların taşınmaz kullanımına ilişkin bir bedel talep edebilmeleri intifadan men koşulunun oluşması şartına bağlı olduğunu, böyle bir şart ileri sürülmediği gibi bu talebin bu dava ile de ileri sürülemeyeceğini, bu itibarla davacıların ecrimsil talebine ilişkin beyanlarının kabul edilebilmesinin söz konusu olamayacağını, dava dilekçesinde davacıların bir başka talebinin geçersiz sözleşmeyle öngörülen cezai şart bedelinin yine ... tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline dair olduğunu, ... tarihli sözleşmenin geçersiz bir sözleşme olduğunu, davacı tarafın tüm iddialarını bu geçersiz sözleşmeye dayandırdığını, davacılar Halit ve ...'nun bu sözleşmeyi dayanak kabul ederek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasından tapu iptal iptal ve tescil istemli olarak açtıkları davasının mahkemece mezkur bu sözleşmenin geçersiz olması sebebiyle reddedildiğini, anılan bu ret kararı Yargıtay 11. H.D.'nin 06/05/2013 tarihli, 2012/10345 Esas ve 2013/9106 Karar sayılı ilamı ile onandığını, onama kararı tashihi karar incelemesinde de geçerek kesin hale geldiğini, neticeten mezkur bu sözleşmenin geçersizliğinin 26/09/2013 tarihinde kesin hale geldiğini, bu itibarla bu sözleşme dayanak yapılarak istenilen tüm taleplerin zamanaşımına uğradığını, ayrıca geçersiz sözleşmeye dayalı olarak cezai şart talep edilemeyeceğinin de yüksek mahkemenin müstakarlaşan içtihatlarından olduğunu, bu itibarla davacı tarafın müvekkilinden geçersiz sözleşmeye dayalı olarak cezai şart bedeli talep etmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkili bakımından davacıların bir başka talebinin ise müvekkili ... tarafından satılığı iddia edilen araca ilişkin olup mezkur bu aracın şirket tarafından satıldığını ve bedelinin de şirketçe tahsil edildiğini, aracın satış tarihinde müvekkili ...'nun da şirket ortağı olup münferiden şirket adına işlem yapmaya yetkili olduğunu, yaptığı tüm işlemlerin şirketi bağlamakta olduğunu, kaldı ki aracın trafikte kaydını verilebilmesinin müvekkilinin şirket adına işlem yapma yetkisinin bulunduğunun açık delili olduğunu, davacılar Mehmet ve ...'nun ne müvekkilinden ne de bir başkasından araç bedeli talep etme hak ve yetkisi bulunmadığını, davacı ... Tekstil Ltd. Şti.'nin alacak taleplerinin de anlaşılabilir ve kabul edilebilir talepler olmadığını, zira Kavafoğlu Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin kurulduğu tarihten çıkma kararının kesinleştiği tarihe kadar müvekkili ...'nun bu şirketin ortaklarından olup ve 2019 yılında alınan genel kurul kararına kadar da şirketi münferiden temsile yetkili olduğunu, bu itibarla Kavafoğlu Ltd. Şti.'nin çıkma bilançosunda yer almayan ve değerlendirilmemiş olan bu dava ile ileri sürülen hiçbir alacak iddiasından sorumluluğunun söz konusu olamayacağını, mezkur bu dava bakımından tüm davacıların netice-i talep kısmında zikredilen alacak kalemlerini talep haklarının da bulunmadığını, kaldı ki bazı kalemlerin birlikte talep edilebilmesinin işin mahiyetine uygun olmadığını, bu itibarla netice-i talep yasal olmaktan çok uzak olduğunu, davacıların dosya içerisine sundukları gerçekle hiç de bağdaşmayan ortaklıktan çıkma davasında da yer almayan bir takım listelerle Kavafoğlu Ltd. Şti.'ne ait olduğu iddia edilen emtialara ilişkin iddia ve taleplerinin gülünç olduğunu, zira bıraktığı iddia edilen Camikebir Mahallesi'ndeki dükkanda müvekkili ... hiç çalışmadığını ve burayı çalıştırmadığını, burayı çalıştıranın ... olup şirket tarafından bırakılan emtianınsa faturasının mevcut olduğunu ve bedelinin ödendiğini, kaldı ki bu hadiseleri kabul anlamına gelmemekle birlikte ... tarihine dayandırıldığına göre zaten zamanaşımına da uğradığını, çıkma bilançosunda yer almayan zaten çıkma bilançosuyla ortakların hesapları tasfiye edilmiş bulunan bir takım kalemlerin bu davada ileri sürülebilmelerinin söz konusu olamayacağını, bu itibarla müvekkil aleyhinde Kavafoğlu Tekstil Ltd. Şti. tarafından ortaklığı süresince oluşmuş bir hak ve alacak talebinin ileri sürülemeyeceğini, miras hukukundan kaynaklı tarafların birlikte malik oldukları işyeri için ecrimisil talebinin yasal olmadığını, geçersiz sözleşmeye dayalı cezai şartın da geçersiz olduğuna ilişkin davacıların talebini kabul etmediklerini, davacıların geçersiz anlaşma şartnamesinde belirlenen 50.000,00-TL'lık cezai şart gereği müvekkillerin bu bedeli davacı ... ve ...'na ayrı ayrı ödemesine yönelik talebin kabul edilebilirolmadığını, nitekim geçersiz sözleşme kapsamında belirlenen cezai şartta geçersiz olduğunu, bu hususun TBK'nun 182/2. maddesinde "Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkânsız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez." hükmünde açıkça yer aldığını belirterek usul ve esas yönünden davanın reddine, dava masraf ve giderleri ile vekillik ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça ticaret sicil evraklarına, nüfus kayıt örneğine, ... tarihli anlaşma şartnamesi isimli belgeye, kur'a ve neticesini gösterir belgeye, şirketlere, davalılara ve üçüncü kişilere ait ticari defter ve kayıtlara, esnaf odası kayıtlarına, vergi dairesi kayıtlarına, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20115/1327 Esas sayılı dava dosyasına, Yargıtay ilamına, tapu kayıtlarına, kira sözleşmelerine, elektrik, su, doğalgaz, internet kayıtlarına, araç kayıtlarına, trafik cezalarına, noter satış senetlerine, cezai şarta ilişkin senet örneğine, envanter kayıtlarına, ürün listesine, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı ve Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyalarına, icra, hukuk ve ceza dosyalarına, tanık beyanlarına, keşif ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalılar ... ve ... tarafından Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dava dosyasına, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve 2017/226 Karar sayılı dava dosyasına, Yargıtay 11. H.D.'nin 06/05/2013 tarihli, 2012/10345 Esas ve 2013/9106 Karar sayılı ilamına, Yargıtay 11. H.D.'nin 26/09/2013 tarihli, 2013/11905 Esas ve 2013/16827 Karar sayılı ilamına, tanık beyanlarına, yemine, isticvaba, keşif ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ... tarafından Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dava dosyasına, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve 2017/226 Karar sayılı dava dosyasına, Yargıtay 11. H.D.'nin 06/05/2013 tarihli, 2012/10345 Esas ve 2013/9106 Karar sayılı ilamına, Yargıtay 11. H.D.'nin 26/09/2013 tarihli, 2013/11905 Esas ve 2013/16827 Karar sayılı ilamına, Kateks tarafından ... adına kesilmiş 1 adet faturaya, dava dilekçesinde kira talep olunan Camikebir Mahallesi Cumhuriyet Caddesi No:3B Melikgazi Kayseri adresinde oturanın ... olduğuna ilişkin vergi levhasına, tanık beyanlarına, yemine, keşif ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Dava dilekçesinin 3. ve 4. sayfalarında yazılı Cami Kebir Mahallesi'ndeki dükkan ve dairelerin ... tarihinden bu yana kayıt maliklerini gösterir tedavüllü tapu kayıt örneklerinin istenmesi için Melikgazi Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmıştır. 01/03/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
38 ... plakalı aracın ... tarihinden bu yana trafik kayıt maliklerini gösterir trafik kayıt örneği celbi için Noterler Birliği'ne müzekkere yazılmıştır. 28/05/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verildiği ve istenilen belgelerin gönderildiği anlaşılmıştır.
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dava dosyasının fiziken incelenmek üzere mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. İlgili dava dosyası mahkememiz dosyası içerisine alınmıştır.
Mahkememizin ... Esas sayılı dava dosyasının Uyap kayıt örneklerinin tamamı işbu dosya içerisine alınmıştır.
Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Kavafoğlu Tekstil San. Tic. Ltd. Şti'nin sicil kayıt örneklerinin istenmesine, Halit, Mehmet, Alim (vefatı nedeni ile mirasçıları Serdar ve ...) ...'nun bu şirketin halen ortağı olup olmadığı ve hangi tarihte ortaklıktan ayrıldığının sorulmasına, ayrıca şirketin kurulduğu tarihten bu güne kadarki yetkili temsilcilerinin kim olduğu, şirketin kayıtlı adresleri sorulmuştur. 03/03/2022 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiş ve istenilen belgeler gönderilmiştir.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 38 ... plakalı aracın ... tarihinden bu yana trafik cezaları varsa bu cezaların kim veya kimlerin adına yazıldığının ve kimler tarafından ödendiğine dair dökümlerin gönderilmesi istenilmiştir. 22/02/2022 ve 01/03/2022 tarihli yazılar ile müzekkeremize cevap verildiği anlaşılmıştır.
Taraflarca dilekçeleri ekinde dayandıkları bir kısım belgelerin örneği dava dosyasına sunulmuştur.
Yargılama sırasında taraflarca bildirilen tanıklar usulünce dinlenmişlerdir.
Davacı tanığı ... duruşmada; "Benim Camiikebir Mahallesi'nde tarafların iş yerine yakın yerde iş yerim var ve gerçek kişi olan taraflar aile dostumuzdur. Bu nedenle tarafları tanırım. Ben gıda işi ile uğraşırım, tam zamanını hatırlayamıyorum. Taraflar önce babaları ile birlikte halıcılık yaparlardı. Gerçek kişi tarafların murisleri babaları vefat ettikten sonra tam tarihini hatırlayamıyorum 2005 veya 2006 yılları olabilir bunlar kendi aralarında işlerini ayırdılar. İkisi organize sanayi bölgesine gitti ikisi Camiikebir mahallesinde kaldı ve tekstil işi ile uğraşmaya başladılar. Daha doğrusu bunlar 2000'li yıllardan itibaren tekstil işi ile uğraşıyorlardı. Bildiğim kadarı ile Halit ve ... OSB'ne gittiler, Kamil ve şimdi rahmetli olan ... ise Camiikebir mahallesinde kaldılar. Organize sanayindeki fabrikayı ,,,,, ve ... kullandı. Camiikebir Mahallesi'ndeki taşınmazlar ise Kamil ve ...'nun tasarrufunda ve kullanımındaydı. Camiikebir Mahallesi'ndeki dükkan büyük bir dükkandı sonradan ikiye bölündü. İlk başta,,,,,, beraber kullanıyordu sonradan bu kardeşler de kendi aralarında işlerini ayırdılar. Dükkanı ortadan ikiye bölüp ayrı ayrı kullanmaya başladılar. Bu binanın altında bir depo vardı. ...'nun oğlu İrfan ile ismini hatırlayamadığım diğer bir oğlu ve ...'nun oğlu Serdar küçüklükten beri hep bu dükkanda bizim yanımızda büyüdüler ancak ben bunların adına ticari faaliyet yapılıp yapılmadığını o dükkanlardaki faaliyetin kimin adına yapıldığını bilmiyorum. Ben Camiikebir Mahallesi'nde Kavafoğlu ailesinin dairelerinin olduğunu biliyorum ama kimin kullanımında olduğunu bilmiyorum, taraflar işlerini ayırdıklarında Camiikebir Mahallesi'ndeki dükkan boş değildi, bir ticaret yapılıyordu dükkan dönüyordu ama dükkanda ne kadar mal vardı, borçlumuydular alacaklımıydılar orasını bilemiyorum. Uzun yıllar geçti ama benim hatırladığım ... beyaz Mitsubishi marka panelvan bir aracı vardı, benim dükkanıma bazen bu araçla alışverişe gelirdi, öbürlerinin de araçları vardı ama ticari olarak ne nedir orasını bilemem, ,,,'in pazarlamaya giden büyük bir kamyonları vardı ama markasını bilmiyorum. Taraflar arasında OSB ve Camiikebir Mahallesi'nde bulunan iş yerleri pay edildiğinde OSB'deki iş yerinde mal var mıydı yok muydu orasını ben bilemiyorum. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ,,,,, duruşmada; ",,,,,, dört kardeştiler. Önceleri beraber ticaret yaparken kendi çocukları da büyüyünce ticaretlerini ayırmaya karar verdiler. Benim eniştem olan ... kardeşlerini toplayıp işimizi ayıralım ister OSB'deki yeri siz alın ister Camiikebir Mahallesi'ndeki dükkanı alın dedi. ... aslında Camiikebir Mahallesi'ndeki dükkanı istiyordu ama kardeşleri de aynı şeyi isteyince buna karşı çıkmadı kura çektiler bu şekilde iş yerlerini paylaştılar. O tarihlerde Camiikebir Mahallesi daha kıymetliydi, daha sonradan İnönü Bulvarı üzerine dükkanlar yapılınca zaman içerisinde OSB daha kıymetli hale geldi. Daha sonrasında ,,,,,, ve ... mahkemeye başvurdular. Önceki aralarında yapılı sözleşme noterden yapılsaydı hiçbir sorun olmayacaktı ancak noterden yapılmadığı için o sözleşme geçerli sayılmadı. İlk ayrıldıklarında ,,,,,,,,dükkanı beraber çalıştırıyorlardı. Belli bir süre sonra Camiikebir'deki dükkanı ortadan ikiye böldüler ve işlerini de kendi aralarında ayırdılar. Buradaki binanın üzerinde bu şahısların 3 tane de dairesi vardı. Bu 3 daireyi de Alim ve Kamil'in çocukları kullanıyordu. Bu dairelerde imalat da yapıyorlardı mesken olarak da kullanıyorlardı. Bu kullanımlarına karşılık Halit ve ...'na hiçbir kira ödemesi yapmıyorlardı. Kardeş taraflar iş yerlerini ayırdıklarında Camiikebir mahallesi içindeki dükkanda mal vardı. H,,,,,,ve ... ceketlerini alıp çıktılar. OSB'deki fabrikada daha önce örgü imalatı yapıyorlardı bu imalat için kullanılan makineleri tahmin ediyorum ki bu paylaşımdan önce satmışlardı. %99 paylaşımdan önce bu makineleri sattıklarını biliyorum. OSB'deki fabrikanın içinde hiç bir şey yoktu, ,,,,,,,OSB'deki boş fabrikaya gittiler. Taraflar ayrılmadan önce beraber çalışırken iki üç tane araçları vardı. Ayrıldıklarında Mercedes marka kamyonu Kamil Bey almıştı. Mitsubishi marka binek araç vardı. Onu ,,,,,,,l Bey mi yoksa ,,,,,,, Bey mi aldı çok iyi hatırlayamıyorum, ancak bu ikisinden biri almıştı. Benim bildiğim araçlar bunlardır. 4 kardeş kendi aralarında yaptıkları sözleşmede bu araçları paylaşmışlardı, tahminime göre sözleşmedeki paylaşım uyarınca ,,,,,, yukarıda sözünü ettiğim araçları almış olabilir. Davacılar vekilinin talebi üzerine soruldu: Ben Camiikebir Mahallesi'ndeki dükkanda kimin adına ticaret yapıldığı konusunda tam bilgi sahibi değilim, ancak herhalde ,,,,, Bey'in oğlu adına ticaret yapılıyor diye bir keresinde duymuştum. Dükkanın bulunduğu binanın üstündeki iki dairenin ,,, tarafından, bir dairenin de Kamil tarafından kullanıldığını duymuştum. Ben bu dairelerin A,,,,,,, tarafından kiraya verildiğine ilişkin malumat sahibi değilim. Belki binada oturanlar bilebilir ben bilmiyorum. Camiikebir Mahallesi'ndeki dükkanın arkasında bir de depo vardı, A,,,,, dükkanı bölüp işlerini ayırdıktan sonra arkadaki depoyu da bölerek beraber kullandılar. Tahmin ediyorum ki H,,,, M,,,,,,, K,,, ve A,,,,, ortaklıklarını ayıralı 6-7 sene oldu. OSB'de kiraya verilen bir tane yer var diye biliyorum. Ben bu yeri kimin kiraya verdiğini ve kira ücretini kimin aldığını bilmiyorum. ,,,,,, ve ...'nun Kavafoğlu Tekstil ... Ltd. Şti. dışında sadece ikisinin ortak olduğu başka bir şirket vardı, o işi şirketleşme şeklinde mi yapıyorlardı onu bilmiyorum, o işle ilgili sadece cami halısı alım satım işi yapıyorlardı. ,,,,, ve ,,,,,, OSB'de ilk işe başladıklarında iş elbiseleri yapıyorlardı. Daha sonradan cami halısı alım satımı, döşemesi işine de girdiler. Ben bu faaliyetlerin Halit ve Mehmet tarafından aynı şirket üzerinden mi yoksa yeni bir şirket kurarak mı yaptıklarını bilmiyorum. Önce iş elbisesi üretiyorlardı sonradan cami halısı alım satım işine döndüler. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... duruşmada; "Benim rahmetli babam İbrahim ,,,,,, ile ,,,,,,, hakem oldu. Tarafların uyuşmazlıkları nedeni ile hakemlik rolü üstlendiler ama ne oldu ne bitti kim kime ne verdi ben bunları bilmiyorum. Camii Kebir mahallesinde bulunan dükkanda bir tarafta ... oturuyor bir tarafta da ... oturuyor. Ben oradaki dairelerin kim tarafından kullanıldığını bilmiyorum. Tarafların mal paylaşımı sırasında dükkandaki malzemelerin kim tarafından alındığını kime verildiğini, şirkete ait arabanın nerede olduğunu kime verildiğini bilmiyorum. Davacı vekilinin isteği üzerine soruldu: ... tarihli sözleşme ile ilgili bir şey bilmiyorum. Ben dün akşam yediğimi dahi unuttum. Cami Kebir mahallesindeki dükkanı ... kullanıyor, kiraya vermedi dedi. Davalı ... vekilinin isteği üzerine soruldu: Camikebir Mahallesi'nde bulunan dükkan babalarından miras olarak kalan bir yerdir. Şirketin malı değildir. Ama burayı şirkete devrettilerse orasını bilemiyorum. Ben babamdan sorduğumda tarafların 2005 yılında bir araya gelmeleri ile ilgili bana hallettik demişti, ama neyi hallettiler onu bilmiyorum. Şirket malları ile ilgili mi yoksa babalarından kalan miras malları ile mi aralarında konuştular onu bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... duruşmada; "Bu davanın tarafları yaklaşık 30-35 yıldır iş yeri komşumuz olurlar benim iş yerim çarşıda, Camikebir Mahallesi'ndedir. Halit ve ... Organize Sanayi'de davalılardan ,,,,,, murisi ... ve ... ise Camikebir Mahallesi'ndeki dükkanda çalışıyorlardı. ,,,,,, Camikebir Mahallesi'ndeki dükkanın üst katında imalat yapıyorlardı, alt katında ise iş elbisesi ticareti yapıyorlardı. Ben komşuları olarak bunları biliyorum. Ben taraflar arasındaki Kavafoğlu Tekstil Ltd. Şti.'nin paylaşılmasıyla ili ilgili sözleşme yaptıkları aralarındaki kura çektikleri hususlar ili ilgili bilgi sahibi değilim. Dava konusu taşınmazın bulunduğu binanın 2. ve 4. katını imalathane olarak ... kullanıyor, halen bu kullanımı devam etmektedir. Şu ana kadar burayı 3. bir kişiye kiraya verme durumu kesinlikle olmadı. Halit ve ...'nun buraları kullanamaması yönünde ...na herhangi bir uyarıda bulunduğuna ben hiç şahit olmadım. Benim bildiklerim bunlardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, sözleşmeye uyulmaması nedeniyle cezai şart alacağı, taşınmaz kira alacağı, ürün bedeli alacağı, araç bedeli ve araç kira alacağı istemlerine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 99. maddesine göre ihtilaf ticari niteliktedir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibariyle 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları; davalıların zaman aşımı def'i nin somut olaya uygun olup olmadığı, davaların tefrikinin gerekip gerekmediği, ... tarihli anlaşma şartnamesi isimli belge nedeni ile davalılara teslim edildiği iddia edilen dükkan ve dairelerin davalılar tarafından kullanılmasından dolayı, yine davalılara teslim edildiği iddia olunan ürün ve araçların davalılar tarafından kullanılmasından dolayı davacı tarafın davalılardan bedel talep edip edemeyeceği, yine davacıların davalılardan cezai şart talep edip edemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketten olan pay alacaklarının tahsili amacıyla davalılardan ... mirasçıları tarafından müvekkili şirket aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı, davalılardan ... tarafından müvekkili şirket aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takibe giriştiğini, davalıların alacağı ödemeye yeterli malvarlığının olmadığını, davalıların hem anlaşma şartnamesiyle kendilerine devredilen malların maliki olup hem de anlaşma şartnamesine aykırı davranarak çıkma payını tahsil edeceklerini beyanla icra takiplerinin kapak hesabının %15'i oranında teminat yatırmak suretiyle takiplerin durdurulmasına veya icra dosyalarına ödenecek paranın davalılara ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce bu talebin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce verilen karar davacılar vekilince istinaf edilmiş, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'ni 2021/1751 Esas ve 2021/1890 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HMK'nun 31. maddesi gereğince davacılar vekiline eldeki davanın miras hakkına dayanılarak mı yoksa ticari şirket paylaşım sözleşmesine dayanılarak mı açıldığını açıklaması için süre verilmiştir. Davacılar vekili tarafından 29/10/2021 tarihli dilekçesinde eldeki davanın ticari şirket paylaşım sözleşmesine dayanılarak açıldığını beyan etmiştir.
Dosyaya sunulmuş olan ... tarihli "kur'a şekli" başlıklı belge içeriğinde OSB. fabrika komple 515.000,00-TL, kapalı çarşıdaki dükkan 40.000,00-TL, dikiş makineleri müştemilatı 15.000,00-TL, örgü makineleri müştemilatı 40.000,00-TL, 94 model dolmuş 7.000,00-TL toplam 687.000,00-TL olarak bir grup ve dükkan komple 490.000,00-TL, 2. kat (2 daire) 80.000,00-TL, 4. kat 1. daire 25.000,00-TL, Mercedes kamyon 18.000,00-TL, 98 model dolmuş 13.000,00-TL, mal tutarı borçlar ödendikten sonra 120.000,00-TL, toplam 746.000,00-TL olarak diğer bir grup oluşturularak malların iki ayrı grupta toplandığı ortadan 14.000,00-TL'nın ...'na ayrıca ödeneceğinin kararlaştırıldığı yazmaktadır. "Anlaşma gereği çekilen kur'a da" başlıklı ayrı bir tutanakta dükkan müştemilatının Alim ve ...'na, fabrika müştemilatının Halit ve ...'na, düştüğü belirtilmiştir. Bu tutanağa ve taraf beyanlarına göre, "Kur'a şekli" başlklı belgede yazılı birinci grup malların, kura neticesi davacılara, ikinci grup malların kura neticesi davalılara düştüğü görülmektedir.
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dava dosyasının incelenmesinde; "... sunulan veraset belgesinden tarafların murisi ,,,,,u'nun 24/10/1986 tarihinde vefat ettiği görülmektedir. Yine bu dosya içinde Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden celp olunan K,,,,, Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 1990 yılında kurulduğu, şirket hisselerinin eşit olarak bu dosyanın tarafları adına kayıtlı olduğu, şirket hisselerinin murislerinden miras yolu ile intikal etmediği, yani terekeye dahil olmadığı anlaşılmaktadır. Tapu kayıtlarından Melikgazi İlçesi, Camikebir Mahallesi, 1551 ada, 93 parselde bodrum kat, 3 bağımsız bölüm sayılı depoda tüm hissenin, zemin kat 5 bağımsız bölüm sayılı dükkanda 1/3 hissenin, zemin kat 6 bağımsız bölüm sayılı dükkanda 1/3 hissenin, zemin kat 7 bağımsız bölüm sayılı dükkanda tam hissenin, zemin kat 8 bağımsız bölüm saylılı dükkanda tam hissenin, zemin kat 9 bağımsız bölünm sayılı depoda tam hissenin, 2. kat 12 bağımsız bölüm sayılı dairede tam hissenin, 2. kat 13 bağımsız bölüm sayılı dairede tam hissenin, 4. kat 16 bağımsız bölüm sayılı dairede tüm hissenin, Melikgazi İlçesi, Çarşı Mahallesi, Damgacılar Mevkii'nde kain 392 ada, 8 parsel sayılı kargir dükkanda tam hissenin davacıların murisi ,,,,, adına ve Melikgazi İlçesi, Ambar Mahallesi, Organize Sanayi Mevkii'ndeki 59 pafta, 2067 parselin arsa niteliği ile Kavaoğlu Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti adına kayıtlı olduğu görülmektedir. Trafik kayıtlarından dava konusu edilen 38 KT 189 plakalı Mitsubishi marka 1993 model, panelvan kamyonetin ve 38 KT 329 plakalı Mitsubishi marka 1994 madel, kapalı kasa kamyonetin Kavafoğlu Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin adına, 38 ... plakalı, 1998 model Mercedes marka, kapalı kasa kamyonun ise dava dışı ... adına kayıtlı olduğu görülmektedir.
... tarihli sözleşme, bir taraftan taraflara murislerinden intikal eden bir kısım malların paylaşımını, diğer taraftan da birlikte kurdukları ve ortağı oldukları limited şirketteki hisselerin paylaşımını öngören karma nitelikli bir sözleşmedir. Taraflar, malları iki grupta toplamışlar bu gruplardan birine muristen intikal eden taşınır ve taşınmazların bir kısmı, diğer gruba ise kendi kurdukları ve ortağı oldukları limited şirketin hisselerini ve şirkete ait malvarlığını koymuşlardır.
TMK'nun 676. maddesine göre mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmeleri mirasçıları bağlar, paylaşma sözlemesiyle mirasçılar tereke malarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler. Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağladır. İncelenen veraset belgesinden tarafların anneleri Fatma Kavafoğlu' nun da 2001 yılında öldüğü, sözleşmenin ise ... yılında yapıldığı görülmekle, sözleşmenin tüm mirasçılar arasında TMK'nun 676. maddesindeki şekil şartına göre yapıldığı bellidir. Taraflar arasındaki sözleşme içeriğinde yer alan limited şirket hisselerinin devri ise TTK'nun 520. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre bir payın devri sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterlikçe tasdik edilmiş olmadıkça, ilgilileri bağlamayacağı, devir sözleşmesinin şirkete bildirmesi gerektiği, ortakların sayı ve esas sermayesinin 3/4'ü itibariyle kabulü halinde geçerlilik kazanacağı görülmektedir. Yine 2918 Sayılı Kanuna göre, şirket adına kayıtlı araçların devri aracın noterden resmi satış ile alınması ve tescil edilmesine bağladır. TMK'nun 706, bu sözleme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 213 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddesi gereği şirket adına kayıtlı taşınmaz malların devri ise tarafların ortak murisine ait olmaması nedeniyle resmi şekle tabidir. Yukarıda yapılan açıklamalara göre taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin bir taraftan miras paylaşım sözleşmesi, bir taraftan da limited şirket pay devrine ilişkin olduğu ve karma nitelik taşıdığını söylemek gerekir. Karma sözleşmelerin geçerli olabilmesi için içeriğini oluşturan sözleşmelerin tabi olduğu şekil şartlarına uygun yapılması gerekir. Aksi halde bütün olarak geçersiz olur. Bu nedenle miras paylaşım sözleşmesi şekil şartlarını taşısa da, şirket pay devri sözleşmesi şekil şartlarına uygun olmadığından, bu sözleşme geçersizdir ve geçersiz sözleşmeye dayanarak ifası talep edilemez. Taraflar arasındaki sözleşmeden doğan edimlerin tamamen veya büyük ölçüde ifa edilmiş olması halinde şekle aykırılığı ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılması kabul edilse de, somut olayda sözleşmeden doğan edimlerin tamamen veya büyük ölçüde ifa edildiği de ispatlanmış değildir. Bu hususu kabule elverişli delil sunulmamıştır. Yine dava dilekçesinde 38 ... plakalı araç dava dışı, ... adına üçüncü bir kişi adına trafikte kayıtlıdır ki, dava dışı kişiye ait aracın taraflar arasındaki paylaşım sözleşmesi nedeniyle davalılar adına devrine olanak bulunmamaktadır. Somut olayın özelliği, sözleşmenin yukarıda açıklanan karma niteliği ve sözleşme hükümleri ile belirlenen tarafların birbirine yönelik edim ve karşı edimleri bunların taraflara sağladığı veya sağlaması amaçlanan yararlar, şekil koşullarındaki eksiklik ve sözleşmeden doğan edimlerin tamamen veya büyük ölçüde ifa edildiğine dair soyut iddia dışında delil bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde davanın reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, bu hükmün Yargıtay incelemelerinden geçerek 26/09/2013 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Bu aşamada davacıların delil olarak dayandıkları ... tarihli sözleşmenin geçersiz olduğu mahkeme ilamı ile tespit edilmiştir. Geçersiz bir sözleşmeden doğan hukuki sonuçlar da geçersizdir. Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2014/13142 Esas ve 2015/5885 Karar sayılı ilamında ''Cezai şart; asıl borca ilişkin fer'i bir hak olup, geçersiz sözleşmelerde yer alan cezai şartlar da geçersizdir. Adi yazılı sözleşmelere dayanarak taraflar birbirlerinden cezai şart isteyemezler. ...20/12/2012 tarihli sözleşme, taşınmaz satışına ilişkin olup, geçerlilik şartı olan resmi şekilde düzenlenmediği için geçersizdir. Sözleşme geçersiz olduğu için bu sözleşmede yer alan cezai şarta ilişkin hükümler de aynı şekilde geçersizdir." şeklindeki ifade ile buna vurgu yapılmıştır. Buna göre davacı tarafın geçersiz olan ... tarihli sözleşmeye dayalı cezai şart isteminin reddi gerekmiştir.
Tapu kayıtlarından ve incelenen dosya kapsamından dava konusu edilen Melikgazi İlçesi, Camikebir Mahallesi, 1551 ada, 93 parselde bodrum kat, 3 bağımsız bölüm sayılı depoda tüm hissenin, zemin kat 5 bağımsız bölüm sayılı dükkanda 1/3 hissenin, zemin kat 6 bağımsız bölüm sayılı dükkanda 1/3 hissenin, zemin kat 7 bağımsız bölüm sayılı dükkanda tam hissenin, zemin kat 8 bağımsız bölüm saylılı dükkanda tam hissenin, zemin kat 9 bağımsız bölünüm sayılı depoda tam hissenin, aynı yer 2. kat 12 bağımsız bölüm sayılı dairede tam hissenin, 2. kat 13 bağımsız bölüm sayılı dairede tam hissenin ve 4. kat 16 bağımsız bölüm sayılı dairede tüm hissenin evveliyatının tarafların murisi Mustafa Kavafoğlu adına kayıtlı olduğu, davacıların ... tarihli sözleşmeyle bu taşınmazların kullanımını davalılara bıraktıkları görülmektedir. Taraflar kayıt maliki Mustafa Kavafoğlu mirasçılarıdır. Davacılar sözü edilen taşınmazları kullanmaları nedeniyle davalılardan kira alacağı talep etmektedirler. Bu talep paydaşlar arası ecrimisil isteğine ilişkindir.
Paydaşlar, kural olarak, intifadan men edilmedikçe birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçeklemesi de; ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanma isteğini davalı paydaşa bildirmiş olmasına bağlıdır. İntifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, yemin dahil her türlü delille ispatlanabilir. Bu koşul dava şartı niteliğinde olduğundan, gerçekleşip gerçekleşmediğinin mahkemece re’sen araştırılarak saptanması gerekir. Ancak; ecrimisil istenilen taşınmazın (bağ-bahçe gibi) doğal ürün veren ya da kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, fiili taksim olması, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine müdahalenin önlenmesi, ortaklığın giderilmesi davası açılması halinde intifadan men şartının aranmasına gerek yoktur. Hukuki semere elde edilmeyen yani davalı tarafından kullanılan taşınmaz için intifadan men şartının sağlanıp sağlanmadığı mahkemece resen araştırılmalıdır. Kullanılan taşınmazın hukuki semere elde etmeye elverişli olmasının da sonuca bir etkisi bulunmamaktadır (Yargıtay 8. H.D. 2018/15258 2018/20041 E-K sayılı ilamı).
Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08/03/1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.
Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25/02/2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık irdelendiğinde kötüniyetli zilyet olmadıkları gibi intifadan men şartı da gerçekleşmemiştir. Bu nedenle talebin reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve 2017/226 Karar sayılı dava dosyası üzerinden görülen dava sonucunda Kavafoğlu Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin, şirketin fesih ve tasfiyesi yerine davacıların davalı şirket ortaklığından çıkartılmalarına, davacı ... için 715.419,90-TL, davacı ... için 701.465,65-TL çıkma payının davalı şirketten tahsili ile davacılara ayrı ayrı verilmesine hükmedilmiş ve bu hüküm, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 02/06/2021 tarihli, *** Karar sayılı ilamı ile kesin olarak onanması üzerine 02/06/2021 tarihinde kesinleşmiştir.
Dava konusu edilen 38 ... plakalı aracın sahiplik kayıt örnekleri celp edilmiştir. Dava konusu edilen 38 ... plakalı aracın bedeli isteminin incelenmesinde celp edilen araç sahiplik belgesinde aracın ilk kez 23/06/1998 tarihinde ... Tekstil Sanayi Ticaret şirketi adına, sonrasında yine 23/06/1998 tarihinde ... adına kayıtlı olduğu, araç kaydının hiç bir zaman davacı şirket, davacı gerçek kişiler veya tarafların murisi adına olmadığı görülmüştür. Davacılar kendileri veya ortak murisleri adına kayıtlı olmayan araç bedelini isteyemeyecekleri gibi, ...'na devir tarihi olan 23/06/1998 tarihinden dava tarihi olan 16/09/2021tarihine kadar yaklaşık 23 yıl geçmiş olup davalı ...'nun zamanaşımı def'i bulunmaktadır. Zamanaşımı süresi geçtiğinden dolayı davacıların bedel alacağı isteminin reddi gerektiği değerlendirilmiştir. 38 ... plakalı aracın sahiplik kayıtlarının incelenmesinde aracın dava dışı ... adına trafikte kayıtlı olduğu, hiç bir zaman davacı şirket, davacı gerçek kişiler veya tarafların murisi adına olmadığı görülmüştür. Davalı ...'nun dava dışı ... adına trafikte kayıtlı olan 38 ... plakalı aracın kullandığından bahisle davacıların araç kirası istemlerinin hukuki dayanağı olmadığı değerlendirilmiştir. Ayrıca araç ecrimisil alacağı istemi yönünden davalı ...'nun kötüniyetli zilyet olduğu ispatlanamadığı gibi bu kalem alacak yönünden zamanaşımı süresinin de dolduğu görülmektedir.
... tarihli sözleşme ile davalılara bırakıldığı ileri sürülen ürün bedeli alacağı istemiyle ilgili olarak bu ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğine ilişkin delil bulunmamaktadır. Bu konuda yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış, dava yanın yemin teklifi üzerine davalılara usulünce yemin eda ettirilmiştir. Yine bu kalem alacak istemi yönünden de zamanaşımı süresinin dolduğu görülmektedir.
Yukarıda izah edilen tüm nedenlerden dolayı davanın reddine ilişkin aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda arçıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan peşin olarak alınmış 59,30-TL harcın mahsubuyla bakiye 368,30-TL karar ilam harcının davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.400,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Kararın mahiyeti gereği davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinindavacıların üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafından yapılan 32,60-TL posta masrafının davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,
6-Davalı ... dışındaki diğer davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince davanın reddine karar verilen kısım üzerinden hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacılar vekili Av. ***'ın yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/01/2024
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!