WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

KAYSERI 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***

HAKİM : ***
KATİP : ***

DAVACI : ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
KARAR YAZIM TARİHİ : ***

Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıdan alacağının tahsili için Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. numaralı dosya ile alacağını takibe başladığını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini ve davalının süresi içerisinde icra takibine borcun tamamına, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize, ferilerine itiraz ederek takibi durdurduğunu, davacı ile davalı şirket arasında, faturalara konu ticari mal alım-satımından kaynaklanan borç ilişkisinin bulunduğunu, davacının faturaya konu malları davalı şirkete teslim ettiğine dair kargo takip ve teslim tarihli belgelerin bulunduğunu, ayrıca bir kısım malların gittigidiyor ve hepsiburada siteleri üzerinden kod kullanmak suretiyle kargo şirketi aracılığıyla davalının satış yapmış olduğu müşterilerine gönderildiğini, bu ürünlere ilişkin faturaların da davalı tarafça müşterilerinden fazlasıyla tahsil edilmesine rağmen müvekkiline ödenmediğini, davacının bu şekilde büyük zararlara uğratıldığını, 28.09.2020 tarihli 5.704,61 TL bedelli faturayı 28.09.2020 tarihinde, 30.09.2020 tarihli 566,40 TL bedelli faturayı 30/09/2020 tarihinde, 01.10.2020 tarihli 740,00 TL bedelli faturayı 01/10/2020 tarihinde, 05.10.2020 tarihli 2.428,00 TL bedelli faturayı 05.10.2020 tarihinde, 06.10.2020 tarihli 1.757,90 TL bedelli faturayı 06.10.2020 tarihinde, 08.10.2020 tarihli 68,00 TL bedelli faturayı 08.10.2020 tarihinde, 12.10.2020 tarihli 46,75 TL bedelli faturayı 12.10.2020 tarihinde, 15.10.2020 tarihli 38,61 TL bedelli faturayı 15.10.2020 tarihinde, 19.10.2020 tarihli 3.240,15 TL bedelli faturayı 19.10.2020 tarihinde, 22.10.2020 tarihli 1.923,40 TL bedelli faturayı 22.10.2020 tarihinde, 26.10.2020 tarihli 780,00 TL bedelli faturayı 26.10.2020 tarihinde, 26.10.2020 tarihli 501,50 TL bedelli faturayı 26.10.2020 tarihinde, 27.10.2020 tarihli 165,00 TL bedelli faturayı 27.10.2020 tarihinde, 30.10.2020 tarihli 179,82 TL bedelli faturayı 30.10.2020 tarihinde, 02.11.2020 tarihli 1.637,55 TL bedelli faturayı 02.11.2020 tarihinde, 05.11.2020 tarihli 6.380,00 TL bedelli faturayı 05.11.2020 tarihinde, 09.11.2020 tarihli 3.495,75 TL bedelli faturayı 09.11.2020 tarihinde, 09.12.2020 tarihli 160,60 TL bedelli faturayı 09.12.2020 tarihinde, 18.12.2020 tarihli 973,50 TL bedelli faturayı 18.12.2020 tarihinde, müvekkili şirketin kargo ile gönderdiğini ve faturaların kendilerine iade edilmediği gibi kabul edilmediğine dair de bilgi verilmediğini, TTK 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." denmekle birlikte bu konuda Hukuk Genel Kurulu'nun 24/01/2018 tarih ve***Kararında "Nitekim 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23'üncü maddesinin ikinci fıkrasında, bir faturayı alan kimsenin, bunu aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde içeriği hakkında bir itirazda bulunmamış olması hâlinde, bunun içeriğini kabul etmiş sayılacağına dair bir adi kanuni karine öngörüldüğünü, aksi ispat edilebilen bu kanuni karine çerçevesinde faturayı tebliğ alan fakat yasal süresi içinde itiraz etmeyen alıcının, faturada gösterilen mal veya hizmeti teslim aldığını ve faturada yazılı tutardan sorumlu olduğunu kabul etmiş sayılır. Faturaya itiraz hâlinde ispat yükü yer değiştirir ve bu kez satıcı veya hizmet sağlayıcısı o miktarda mal ve hizmeti teslim ettiğini ve bedelin faturada yazılı olduğu tutar kadar olduğunu ispat yükü altına girer." dendiğini, bu Yargıtay içtihadı ışığında davalı şirketin süresi içinde faturaya itiraz etmemiş olduğundan, ispat yükünün davalıya geçeceğinin sübuta erdiğini, ayrıca alacak bir rehinle teminat altında olmadığı gibi, borçlunun mallarını kaçırma tehlikesinin bulunduğunu, sunulan Whatsapp görüşmeleri ile davalı tarafın borcunu kabul ettiğinin ispat edildiğini, davalı tarafın defalarca borç miktarını sorarak kısmi ödemeler yaptığını, icra takibi öncesi yapılan bu ödemeler ve mesajlaşmaların borcun kabulü niteliğinde olduğunun, bu nedenle borca yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunun sübuta erdiğini, davalı şirketin müvekkili olan şirketin edimlerini tam olarak yerine getirdiğini ve alacaklı olduğunu bilmesine rağmen, haksız ve kötüniyetli olarak icra takibinde borca itiraz ettiğini bu nedenle davalı taraf aleyhine icra takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı şirket tarafından zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de arabuluculuk sürecinden de olumlu sonuç alınamadığını, açıklanan nedenlerle davalının borca itirazının haksız ve kötü niyetli olup icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu bu suretle Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... E. Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazların iptali ile icra takibinin devamına, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; dava konusunu kabul manasına gelmemekle beraber, işçinin dava konusu etmiş olduğu alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında alacak-borç tespiti yönünde meblağ belirlenemediğinden bu suretle alacak likit hale gelmemişken; taraflar arasında mutabakat sağlanamadan davacı tarafça davalı hakkında Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı ile davacı arasında fatura bedelleri, faiz, muacceliyet şartları hakkında mutabık kalamaması sebebiyle takibe itiraz edildiğini, gerek öğretide gerek Yargıtay kararlarında genel olarak kabul edildiği üzere; eğer alacak likid değilse, borçlunun itiraz etmekte haklı olduğunu ve itirazın iptali davasını kaybetse dahi inkâr tazminatına mahküm edilemeyeceğini, o halde alacağın likid olması üzerinde durulması gerektiğini, N11, Gittigidiyor, Hepsiburada gibi alışveriş siteleri üzerinden kendilerine gönderim yapıldığının iddiasının kabulünün de mümkün olmadığını, Whatsapp görüşme kayıtlarının kendilerine ait olmayıp kabul etmediklerini, tüm bu nedenlerle davacı tarafın tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Tarafların tacir olması ve işin ticari işletme ile ilgili olması nedeniyle nispi ticari dava söz konusu olmakla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama Tek Hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada 7251 sayılı kanunla değişik 6102 Türk Ticaret Kanununun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar görüşmüş ancak anlaşmaya varamamışlardır.
Ankara Ostim Vergi Dairesinin cevabi yazısı, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasının uyap kayıtları, vergi dairesi kayıtları ve tarafların dayandığı tüm deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında: alacaklının ... Tedavi ve Rehabilitasyon Ekipmanları Anonim Şirketi, borçlunun ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, 28.645,17-TL toplam alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, takibin dayanağının fatura alacağı olarak gösterildiği, borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre;
i) İlamsız takip yapılmış olması,
ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi,
İii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.
Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır.
Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.09.2019 tarihli ve *** K. sayılı kararında da değinilmiştir.
Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır.
Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir.
Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.
Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Kısmi ifaya ilişkin kurallar da (icra takibinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan) 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 100 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanun’un 101. maddesine göre birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır.
6100 sayılı HMK’nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222. Maddesinin incelendiğinde:
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklinde düzenleme olduğu görülmektedir.
7251 sayılı Kanunu’nun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile 6100 sayılı Kanun’un 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi" ibaresi "diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi" şeklinde değiştirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK'nun 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (HMK'nun 222/1) Ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanununa göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (HMK'nun 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (HMK'nun 222/4) Ticari defterler usulüne uygun tutulsun tutulmasın aleyhe olan kayıtlar delil olur.
Dosyaya mübrez 29/11/2022 havale tarihli kök bilirkişi raporunda; Davalı ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin 2020 yılı dönemi içerisinde 11.sırada davacı ... Tedavi ve Rehabilitasyon Ekipmanları Anonim Şirketinden 25 adet belge ile mal ve hizmet karşılığında toplam bedeli (kdv hariç) 29.299,00-TL alım yaptığı, davacı ... Tedavi ve Rehabilitasyon Ekipmanları Anonim Şirketi’nin davalı ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne BS-BA karşılaştırması mal ve hizmet satılan kişilere ait bilgilerle 25 belge karşılığında 29.299,00-TL mal sattığı, davacı ... Tedavi ve Rehabilitasyon Ekipmanları Anonim Şirketi'nin Davalı ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne hitaben düzenlemiş olduğu irsaliyeli e-arşiv fatura bilgilerinin 19 adet fatura ile toplam KDV hariç 26.762,97-TL olduğu, davalı ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin bu faturalara yasal süre içerisinde herhangi bir itirazının olmadığı, Aras Kargo A.Ş.’nin alıcı adına göre kargo arama sisteminde 01.09.2020-01.10.2020 ve 01.11.2020-01.12.2020 tarihleri arasındaki gönderici-alıcı bilgilerine göre; Davacı ... Tedavi ve Rehabilitasyon Ekipmanları Anonim Şirketi’nin gönderici olarak 15 adet kargoyu Davacı ... Tedavi ve Rehabilitasyon Ekipmanları Anonim Şirketi’ne alıcı olarak gönderdiği, gönderilerinin 2 tanesinin niteliğinin belge olduğu, 13 tanesinin de toplam ağırlığının 111 kg olduğu, gönderilenin 7 tanesini şirket ortağı ve müdürü olan ...’ın teslim aldığı, Davacı ... Tedavi ve Rehabilitasyon Ekipmanları Anonim Şirketi ile Davalı ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında ticari ilişki olduğu, Ankara Vergi Dairesi Başkanlığı Ostim Vergi Dairesi Müdürlüğünün verilerine göre Davacı ... Tedavi ve Rehabilitasyon Ekipmanları Anonim Şirketi’nin 2020 yılında Davalı ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne BS-BA karşılaştırması mal ve hizmet satılan kişilere ait bilgilerle 25 belge karşılığında 29.299,00 TL mal sattığı, İrsaliyeli e-arşiv fatura bilgilerinin 19 adet fatura ile toplam KDV hariç 26.762,97 TL olduğu, bilgileri ile birlikte ele alındığında davacının davalıdan herhangi bir tahsilat yapmadığı sürece alacaklı olduğu, satılan malları kargo bilgileri doğrultusunda teslim aldıkları, alacaklı firma olan davacı ... Tedavi ve Rehabilitasyon Ekipmanları Anonim Şirketi’nin alacak miktarının KDV hariç irsaliyeli fatura ve e-arşiv faturalar toplamına göre 26.762,97-TL olduğu, davacı ... Tedavi ve Rehabilitasyon Ekipmanları Anonim Şirketi’nin davalı ... Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden alacağı olduğu alacak miktarının ise KDV hariç irsaliyeli fatura ve e-arşiv faturalar toplamına göre 26.762,97-TL olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Tarafların itirazlarının değerlendirilmesi için bilirkişiden ek rapor alınmış, 21/07/2023 havale tarihli bilirkişi ek raporunda: davalı ... Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti. ticari defter e-beratlarının zamanında alındığı, kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulduğu, davalı ... Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin 2020 yılı yevmiye defteri açılış kaydına istinaden; Davacı ... Tedavi Ve Rehabilitasyon Ekipmanları A. Ş.'nin 620,00-TL alacağının olduğu, 2020 yılı yevmiye defteri kapanış kaydına istinaden; ... Tedavi ve Rehabilitasyon Ekipmanları A.Ş.'nin 14.102,15-TL alacaklı olduğu, davalı ... Ürünleri San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 320.56 satıcılar carisinde takip ettiği; davacı ... Tedavi Ve Rehabilitasyon Ekipmanları A.Ş.'nin 2020 yılında 28 adet ve KDV dahil toplamda 35.372,15-TL tutarında Satış faturası düzenlediği, karşılığında 10 parçada ve toplamda 21.890,00-TL tutarında Banka ve Nakit ödeme açıklamalı alacak kaydı girildiği, açılış kaydından da 620,00-TL alacak devrettiği, hesap kalanının KDV Dahil 14.102,15-TL ... Tedavi ve Rehabilitasyon Ekipmanları A. Ş. nin alacaklı olduğu, Davalı ... Ürünleri San. Ve Tic, Ltd. Şirketinin 2020 Yılı Ba Beyannamesi verilerine istinaden; ... Ürünleri San. Ve Tic, Ltd. Şti. nin 2020 Yılında ... Tedavi Ve Rehabilitasyon Ekipmanları A.Ş.'den 25 adet ve toplamda net 29.299,00-TL tutarında mal alışı yaptığını bildirdiği, Davacı ... Tedavi Ve Rehabilitasyon Ekipmanları A.Ş.'nin BS beyannamesi yönünden vergi dairesinden gelen müzekkere cevabına istinaden; ... Tedavi Ve Rehabilitasyon Ekipmanları A. Ş.'nin 2020 yılı BS beyannamesi verilerine istinaden; ... Tedavi Ve Rehabilitasyon Ekipmanları A, Ş.' nin 2020 Yılında ... Ürünleri San. Ve Tic, Ltd. Şti.' ne 25 adet ve toplamda net 29.299,00-TL tutarında mal satışı yaptığını bildirdiği, Aras Kargo A.Ş.'nin dosyaya sunduğu bilgi ve belgeler yönünden yapılan incelemede; Aras Kargo A.Ş.' nin alıcı adına göre kargo arama sisteminde 01.09.2020-01.10.2020 ve 01.11.2020- 01.12.2020 tarihleri arasındaki gönderici-alıcı bilgilerine göre; davacı ... Tedavi ve Rehabilitasyon Ekipmanları Anonim Şirketi'nin gönderici olarak 15 adet kargoyu Davacı ... Tedavi ve Rehabilitasyon Ekipmanları Anonim Şirketi'ne alıcı olarak gönderdiği, gönderilerinin 2 tanesinin niteliğinin belge olduğu, 13 tanesinin de toplam ağırlığının 111 kg olduğu, gönderilenin 7 tanesini Şirket Ortağı ve Müdürü olan ...'ın teslim aldığı, davalı ... Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. ticari defter e-beratlarının zamanında alındığı, kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulduğu, davalı ... Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defter kayıtlarına istinaden; ... Tedavi Ve Rehabilitasyon Ekipmanları A.Ş.'nin KDV dahil 14.102,15-TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Yukarıda genel açıklamalar kısmında bahsedildiği üzere itirazın iptali davalarının takibe sıkı sıkıya bağlı nitelikte olduğu, eldeki davaya dayanak Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına dayanak olarak 19 adet faturanın gösterildiği, düzenlenen kök ve ek raporda ise faturaların ayrıştırması yapılmayarak sanki taraflar arasında bir cari hesap ilişkisi varmış gibi tüm hukuki ilişki ve yapılan ödemeler hesaba katılarak sonuca ulaşıldığı görüldüğünden 13/12/2023 tarihli celsenin 1 nolu ara kararı ile her bir faturanın tek tek ayrıştırması yapılarak ek rapor tanzimi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve düzenlenen 19/01/2024 tarihli 2. Ek rapora göre davalı ticari defterlerine göre davacının 14.102,15-TL alacaklı olduğu, davacı ticari defterlerine göre davacının 26.762,97-TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; icra takibine dayanak yapılan 19 adet faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tüm faturaların 2020 tarihli olduğu, vergi dairesinden getirtilen beyannamelere göre 2020 yılında davacının Bs verilerine göre davalıya 25 adet ve toplamda 29.299,00-TL tutarında mal satışı yaptığı, davalının faturalara bir itirazının bulunmadığı, davalı ticari defterlerinden yer alan ödeme kayıtlarını ispat eder mahiyette dekont bilgisi, banka hesabı vs sunulamadığı, bu durumda fatura konusu ürünlerin teslim edilmediği hususunu davalının ispat etmesi gerektiği, davalının bu hususta yazılı delil sunamadığı, bu nedenle davacının ticari defterlerine itibar edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davacı ticari defterlerine göre davacının alacaklı olduğu tespit edilen 26.762,97-TL üzerinden davanın kabulüne, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir.
İtirazın iptâli davalarında İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde itiraz etmesi ve alacaklının, alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada, borçlu itirazının kötüniyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz. İcra inkâr tazminatı, hakkındaki icra takibine itiraz ederek durduran ve çabuk sonuçlandırılmasına engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likid olması da zorunludur. Buna göre, likid bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likid bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
Bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce hükmedilen asıl alacak taraf ticari defterlerinde belli olduğundan icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
1-Kayseri Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında davalının yapmış olduğu itirazın 26.762,97-TL asıl alacak yönünden İPTALİ ile takibin kaldığı yerden devamına, kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar ticari avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-İİK 67/2 maddesi uyarınca kabul edilen alacağın % 20'si tutarında 5.352,59-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 1.828,18-TL ilam harcından, dava açılışı sırasında tahsil edilen 345,96-TL peşin harcın mahsubuna, bakiye 1.482,22-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul - ret oranına göre: 86,73-TL'sinin davacıdan alınarak, 1.233,27-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafın yaptığı 59,30-TL başvurma harcı, 345,96-TL peşin harç, (97,70x2) 195,40-TL ihtiyati haciz harcı, 2.500,00-TL bilirkişi ücreti ve 346,50-TL posta ücreti olmak üzere toplam 3.447,16-TL yargılama giderinin kabul - ret oranına göre: 3.220,66-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
7-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,
8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca 1.882,20-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal iki haftalık süresi içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 08/05/2024

Katip ***
e-imza

Hakim ***
e-imza