WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

KAYSERI 1. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

DAVACI : ... - ... ***
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -
DAVALI : ... - ...
VEKİLİ : Av. ... -

DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***

Mahkememizde görülmekte olan tazminat (eser sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin inşaat işi ile uğraştığını, davalının ise yapı kooperatifi olduğunu, davalının sorumluluğunda bulunan Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, *** Pafta, 407 Ada 1 ve 6 parselde tapuya kayıtlı 2 adet taşınmazda 94 daire yapımının projelendirildiğini, inşaatın yapımına incesinde ... Ltd. Şti. tarafından başlandığını, sonrasında ve yapım aşamasında ... Ltd. Şti.'nin sözleşmesinin davalı tarafından sonlandırıldığını, ardından yapım sorumluluğunun 03/06/2016 tarihli sözleşme ile davacıya verildiğini, davacının Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. iş sayılı dosyasından davalının yaptırdığı seviye tespitine göre işyerini görerek işi devir ve teslim aldığını ve yapımına kaldığı yerden devam ettiğini, davacının alması gereken ücretini alamadığını, davacının edimini kusursuz ifa ederken davalının haksız ve tek taraflı iradesi ile sözleşmeyi sonlandırdığını, bunun üzerine müvekkilinin sözleşmedeki haklarını talep ettiğini, davalının buna karşın gösterdiği faturalara itiraz ettiğini, ihtarname keşide ederek davalının borcu olmadığını ileri sürdüğünü, borcun ödenmemesi üzerine müvekkilinin delil tespiti yaptırdığını, tespit raporunda müvekkilinin 1 parsel sayılı taşınmazda 1.003.130,70-TL tutarlı ve 6 parsel sayılı taşınmazda 1.210.231,51-TL tutarlı olmak üzere toplam 2.213.362,18-TL tutarlı imalat yaptığının tespit edildiğini, yapılan işlerin sözleşmeye dayalı olduğunu ve Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı yapı yaklaşık birim maliyet fiyatlarının esas alınmasının lazım geldiğini, sözleşme dışı işlerde ise cari fiyatların alınmasının lazım geldiğini, müvekkilinin davalıdan yaklaşık 1.000.000,00-TL para aldığını, ancak yapılan işler nedeniyle 1.100.000,00-TL alacağının bulunduğunu belirterek davacının yaptığı iş karşılığı ödenmeyen alacağının, şimdilik ve ıslah kaydı ile TBK'nun 107. maddesi hükmünce davacıya ödettirilmesi için 1.000,00-TL üzerinden açtıkları davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, bu nedenle öncelikle görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli mahkemeye tevdii edilmesinin gerektiğini, müvekkili kooperatifin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, kaldı ki borcu olsa dahi bu borcun zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin ticari kayıtlarında davacıya 1.300.000,00-TL civarında avans verilmesine rağmen davacının müvekkili kooperatifin hiç bir işini yapmadığını, davacının elinde müvekkili tarafından imzalanmış bir hak ediş veyahut benzeri bir yazılı evrak bulunmadığını, Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce yapılan tespiti kabul etmediklerini, dosyaya sunulan tespit raporunu talep eden ile dava açanın farklı kişilikler olduğunu, 2018 yılında kooperatif yönetiminin değiştiğini ve davacı ile bu yönetim arasında sözleşme yapılmadığını, tespit raporunda ise 2020 yılına kadar iş yapıldığının iddia edildiğini, yapılan hesabın 2020 yılı bayındırlık fiyatlarına göre olduğunu, davacı bir imalat yapsa dahi kooperatif yönetiminin değiştiği 2018 yılının 6. ayına kadar yapabileceğini, davacının kendisine ödenen avanstan daha fazla miktarda iş yaptığını davacının ispatlamasının gerektiğini, sözleşme yapmadan imalatları belirlemeden hak ediş yapmadan aldığı avanstan fazla iş yapmasının da söz konusu olmayacağını, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davacının açmış olduğu davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacı tarafça, davacının ticaret sicil kayıtlarına, taraflar arasında düzenlenen 03/10/2016 tarihli inşaat yapımı sözleşmesi başlıklı sözleşmeye, Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. iş sayılı delil tespiti dosyasına, Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D. iş Esas ve ... D. iş Karar sayılı tespit dosyasına, Kayseri 13. Noterliği'nin 07/05/2019 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesine, faturalara, Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı verilerine, tanık anlatımlarına, keşif ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalı tarafça; davacı kooperatife ait ticari defter ve kayıtlara, keşif, bilirkişi incelemesine ve yemine delil olarak dayanılmıştır.
Taraflarca dilekçelerinin ekinde bir kısım delilleri dava dosyasına sunulmuştur.
Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak ... D. iş sayılı delil tespiti dosyasının Uyap kayıt örnekleri istenilmiştir.
Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak ... D. iş Esas ve ... D. iş Karar sayılı delil tespiti dosyasının Uyap kayıt örnekleri istenilmiştir.
Davacı tarafa Kayseri 13. Noterliği'nin 07/05/2019 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamenin bir örneğini sunması için süre verilmiştir. Davacı vekilince 16/07/2021 havale tarihli dilekçe ekinde istenilen noter ihtarı ile inşaat yapım sözleşmesi örneği sunulmuştur.
Davalı vekili de 26/07/2021 havale tarihli dilekçesi ekinde Kayseri 13. Noterliği'nin 07/05/2019 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamenin bir örneğini sunmuştur.
Taraflara HMK'nun 222. ve TTK'nun 83. maddesi gereği uyuşmazlık konusu dönemlere ait tüm ticari kayıt ve defterlerin ibrazı, ibrazı mümkün değilse nedenleriyle birlikte bilirkişi incelemesine hazır edilecek açık adresin ve bu adreste ticari defter ve kayıtları bilirkişiye sunacak kişinin ad, soyad ve telefon numarasının bildirilmesi için kesin süre verilmiş, kesin süreye uyulmadığı taktirde HMK'nun 222. ve TTK'nun 83. maddeleri gereği defter ibrazından kaçınmış sayılacağının ve HMK'nun 94/2. maddesi gereği defter deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı taraf vekillerine ayrı ayrı ihtar edilmiştir.
Yargılama sırasında davacı tarafından bildirilen tanıklar usulünce dinlenmiştir.
Davacı tanığı ... duruşmada; "Ben alçı, boya, mantolama işi yapıyorum. Ekip halinde çalışıyoruz. Davacı ... Konut Yapı Kooperatifi'nin Erkilet'teki bir tanesi her katta 4 daireli, 10 katlı (44 daireli); diğeri her katta 5 daireli, 10 katlı (50 daireli) 2 binanın yapım işini almış. Bu inşaatların boya, alçı, mantolama işlerini bize verdi. 4 daireli binanın dış cephesinin mantolama işinin %50'sini biz yaptık, içerisinin de işlerini yaparak boyaya hazır hale getirdik. Bizden önce yalnızca zemin kattaki bir dairede alçı yapılmıştı. Onun haricinde başka bir işlem yapılmamıştı. Islak zeminlerin kara sıva işini de biz yaptık. 50 daireli binanın ise 5. kattan sonra alçı işi duruyordu. Onu tamamladık, boyasını yaptık. Dış cephe mantolaması yapılıydı ancak balkon içleri boyalı değildi, boyasını biz yaptık. 5. kattan sonrasında kara sıva eksikleri vardı, onları da biz yaptık. Sonra tüm binanın iç boyasını yaptık. Binada şu an oturuluyor. Biz paramızı alamadığımızdan dolayı işi bıraktık. Bize iş veren davacı da kooperatiften alacağı parayı alamamış. Bizim halen davacıdan alacağımız var henüz hesaplaşamadık. Aradan bayağı zaman geçtiği için tam hatırlamıyorum ama işleri 2016 yılında yaptık diye hatırlıyorum. Yine hatırladığım kadarıyla biz işe başlamadan önce bize iş veren davacı, binanın durumunun tespitini yaptırmıştı. Biz işe 2016 yılında başlamıştık, 2017 yılında da biraz çalıştık ama ne kadar çalıştığımızı tam hatırlamıyorum. Bu çalışmalarımızı şimdiki kooperatif başkanı da bilmektedir. Hatta başkan bana işleri sen bitir diye bana daire karşılığında teklifte bulundu, bende kabul etmedim. Olay ile ilgili başkaca bir bildiğim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı *** duruşmada; "Ben kapı pencere imalat işi yapıyorum. Davacı, davalı kooperatifin bina yapım işini aldıktan sonra her katta 4 daire olan 10 katlı bina için bizden kapı, pencere satın aldı. Biz bu binanın pencere, kapı ve camlarını taktık. Paramızı davacıdan aldık. Alacağımıza karşılık kooperatifin davacıya verdiği senetlerinden bana verildi. İmalatın ne zaman yapıldığını tam hatırlamıyorum ama 2017 yılı olabilir. olay ile ilgili başkaca bir bildiğim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ***duruşmada; "Ben Kayseri'de PVC imalat işi yaparım. ... Pvc İnş. Ve San. Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisiyim. Davacı şirket yetkilisi Aslan Bey bizimle Erkilet'te yaptıkları bir binanın pvc işi için anlaştı. Biz binanın bütün pvc işlerini yaptık, tamamladık. Az bir eksiğimiz kalmıştı, onu başkasına yaptırdılar. Bizim binanın pvc işi nedeniyle az bir alacağımız kaldı. Bildiğim kadarıyla bu bina bir kooperatife aitmiş. Aslan Bey, kooperatiften alacağını alamadığı için ekonomik olarak sıkıntıya girdi. Bu nedenle bizim kalan alacağımızı ödeyemedi. Şirketimin davacıya yapmış olduğu iş nedeniyle kesmiş olduğumuz faturayı mahkemenize sunabilirim. Bu faturadaki alacağımızın büyük bir kısmını davacı taraftan aldık. Benim bildiğim kadarıyla inşaatın tamamını *** firması yaptı. Kooperatif tarafından ödeme yapılmadığı için sıkıntıya girdi. O zamanki kooperatif yetkilisi de bize inşaat nedeniyle davacı tarafa ödeme yapacaklarını ve sorunun giderileceğini söyledi, ancak davacı tarafa ödeme yapılmamış. O da bize ödeme yapmadı. Olay ile ilgili başkaca bir bildiğim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... duruşmada, "Ben davacı firmanın çatı işlerini yaparım. Çatı işi olduğu zaman beni ararlar. Erkilet'te 11 katlı her katta 4 daire olan binanın çatısını ben yaptım. Ücretimi davacı taraftan aldım. Bildiğim kadarıyla orada davacının iki blok işi vardı. Ben yalnız bir blokun çatısını yaptım. Diğer bloku ben yapmadım, kimin yaptığını da bilmiyorum. Olay ile ilgili başkaca bir bildiğim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
İlgili delillerin toplanmasından sonra, refakate 1 inşaat mühendisi bilirkişi, 1 nitelikli hesaplama alanında uzmanı bilirkişi ve 1 mali müşavir bilirkişi alınmak suretiyle dava konusu taşınmazların bulunduğu mahalde 15/12/2021 tarihinde bilirkişiler marifetiyle keşif icra edilmiştir.
Mali Müşavir bilirkişi ***dan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen ***tarihli raporda özetle; "Yapılan hesaplamalar sonucu 406 ada, 6 parselde davacı tarafından yapılan imalat miktarının dava tarihi itibariyle 1.499.125 48-TL olduğu, yapılan hesaplamalar sonucu 407 ada, 1 parselde davacı taratından yapılan imalat miktarının dava tarihi itibariyle 1.242.587,67-TL olduğu, davacı tarafından yapılan imalat miktarının dava tarihi itibariyle iki blok için toplam 1.499.125,48+1.242.587,67=2.741.713,15-TL olduğu, davalı tarafça sunulan 2019 yılı ticari defter tasdiklerini, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yaptırdığı, delil niteliğine haiz olduğu, dava konusu faturaların, davalının muhasebe kayıtlarında bulunmadığı, davalının muhasebe kayıtlarında, tespit edilen imalat miktarlarına ilişkin fatura kaydının bulunmadığı, dava konusu faturaların, tespit edilen imalat miktarı olan 2.741.713,15-TL içerisinde yer alan imalata ilişkin hak edişler olduğu kabul görecekse, davacının davalıdan faturalar toplamı olan 339.539,33-TL alacaklı olduğu" belirtilmiştir.
Taraf vekillerinin *** tarihli rapora itirazları üzerine dava dosyasının raporu hazırlayan bilirkişi kuruluna tevdii ile; rapora karşı yapılan itirazları karşılar mahiyette ek rapor düzenlemeleri istenilmiştir.
Mali Müşavir bilirkişi ***'dan oluşturulan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen *** tarihli ek raporda özetle; "2019 yılı devir bakiyesi 1.302.050,00-TL olarak tespit edilmiş olup, davalı tarafça davacıya yapıldığı iddia olunan ödeme belgelerinin sunulmadığı belirtilmiş olup, davalı tarafa ait ticari defter ve muhasebe kayıtlarında davacı tarafça yapılan imalat bedellerine ilişkin muhasebe kaydı bulunmamaktadır. Davacıya yapıldığı iddia olunan ödemeler toplamı 10/05/2019 itibariyle 1.302.050,00-TL'dır. Dosyaya yeni ödeme belgesi sunulmamış olup, belgeleri sunulmayan ödemelerin dava konusu faturalardan mahsubunun takdirinin mahkemeye ait olduğu, davacının davalıdan faturalar toplamı olan 339,539,33-TL alacaklı olduğu" belirtilmiştir.
Davalı vekili tarafından 13/09/223 tarihli dilekçesi ekinde uzman görüşü sunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ve eksik ödenen imalât bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
6545 sayılı Yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş 6545 Sayılı Kanunun 45. maddesi ile değişik 5235 sayılı Kanunun 5/3. maddesi gereğince ıslahla arttırılan dava değeri (1.213.000,00-TL) itibariyle işbu davanın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi heyeti tarafından yürütülmesi gerekeceği nedeni ile, dava dosyası mahkememiz heyetine tevdi edilmiş ve mahkememiz heyetince dava sonuçlandırılmıştır.
Tarafların uyuşmazlık noktaları ana başlıklarıyla; iş yapım sözleşmesine dayalı olarak yaptığı iş karşılığı ödenmeyen alacağının olup olmadığı, davalının görev itirazının ve zaman aşımı def'inin kabul edilebilir olup olmadığı konularında toplanmaktadır.
Eldeki davada davacının ticari şirket olması nedeniyle tacir olduğu tereddütsüzdür. Davalı ise yapı kooperatifidir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 2020/2 Esas-2021/3 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile yapı kooperatiflerinin 6102 TTK kapsamında tacir-ticaret şirketi olduğuna karar verilerek içtihatların birleştirilmiş olması karşısında, davanın taraflarının tacir ve davanın ticari dava olması nedeniyle işbu davaya bakmaya mahkememizin görevli olduğu değerlendirilmiştir. Davalının ileri sürdüğü gibi bu dava, Tüketici Mahkemesinin görev kapsamına girmemektedir. Bu nedenle davalının görev itirazının reddine karar verilmiştir. Netice itibariyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.
Mahkememizce yargılama sırasında mahallinde keşif icra edilmiş; bilirkişi kurulundan rapor ve ek rapor alınmıştır.
Davacı vekili tarafından 18/09/2023 tarihli ıslah dilekçesi verilmiştir. Islah dilekçesinde özetle; "... her ne kadar davacı tarafından yapılan işlerin karşılığı bilirkişilerce 2.741.713.15-TL olarak belirlenmiş ise de bizim beyanımızda 1.000.000-TL aldığımız belirtilmiş olup, dava dilekçemizde belirttiğimiz ilk bilirkişi raporları esas alınarak, şimdilik bilirkişi belirlemesi olan 2.213.362,18-TL'dan 1.000.000,00-TL'nın tenkisi ve 362,18-TL'nın yuvarlaması ile neticeten toplam 1.213.000,00-TL dava değeri üzerinden, fazlası afiye kalmak üzere; HMK'nun 107. maddesine göre ilk harcı yatırılan 1.000,00-TL dışında kalan 1,212.000,00-TL karşılığı ek harcı mahkeme veznesine yatırılıp, 13/09/2023 günlü ara kararı gereğini ifa ediyoruz." şeklinde beyanda bulunarak 1.000,00-TL'lık kısmına dava tarihinden itibaren ve 1.212.000,00-TL'lık kısmına ise ıslah harcı yatırma tarihinden itibaren %15 oranında ticari faiz uygulanarak toplam 1.213.000,00-TL'nın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı tarafça 20.680,86-TL ıslah harcının yatırılmış ve ıslah dilekçesin bir örneği davalı tarafa usulünce tebliğ edilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü açısından öncelikle konuyla ilgili kavram ve yasal düzenlemelerin açıklanmasında yarar vardır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen "eser sözleşmesi" yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.
Her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olan eser sözleşmesinde "eser" ve "bedel" olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp zamanında tamamlayarak teslim etmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir.
İşin tam ve eksiksiz yapıldığının ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğinin ispat yükü iş sahibindedir. Eser sözleşmesinin muhataba varması gerekli tek taraflı irade beyanı ile sona erdirilmesi mümkün olmaktadır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/2651 Esas ve 2024/628 Karar sayılı emsal ilamı).
Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince götürü bedelli sözleşmelerde işin eksik ve kusurları dikkate alınıp düşülmek suretiyle yapılan imalâtın, işin tamamına göre fiziki oranı tespit edilip bu oran götürü bedele uygulanarak hak edilen iş bedelinin tespiti ve bundan kanıtlanan ödemeler indirilmesi suretiyle yüklenici alacağı ya da fazla ödeme bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir (Yargıtay 15. H.D., ***Karar sayılı emsal kararı).
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında 03/10/2016 tarihli inşaat yapım sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmede davacı yüklenici, davalı ise işveren konumundadır. Bu sözleşmeye göre, Kayseri İli, ... Mevkii, 62 pafta, 407 ada, 6 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki delil tespiti raporuna göre %63 inşaat yapım seviyesindeki ve Kayseri İli, ... Mevkii, 62 pafta, 407 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki delil tespiti raporuna göre %49,90 inşaat yapım seviyesindeki iki adet inşaatın 3.500.00,00-TL bedelle tamamlanması işlerinin davacı yüklenici tarafından yapılması karşılığında davalı ise işverenin davacıya iş bedeli olarak 3.500.00,00-TL'nı vermeyi taahhüt ettiği görülmektedir. Bu sözleşme ile taraflar arasında eser sözleşmesi düzenlendiği ve tüm dosya kapsamına göre eserin yapılacağı kısmın davalı tarafından davacıya teslim edildiği tartışmasızdır. Davacının sözleşme ile taahhüt ettiği imalatı tamamlamadan önce davalı inşaat yapım sözleşmesini feshettiğini bildirmiştir.
Kural olarak eser sözleşmesinde, sözleşme feshedilmediği veya işten el çektiği kanıtlanamadığı sürece imalatın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmelidir. Diğer bir deyimle iş sahibi, eseri kendi tamamladığını, yüklenicinin işi terk ettiğini, yani sözleşmenin sona erdiğini kanıtlamak durumundadır (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı emsal ilamları). Buna göre eser sözleşmesi feshedilmediği müddetçe yapılan imalatın yüklenici tarafından yapılmış olduğu bir karinedir. Bu karinenin aksini iddia eden taraf ispatlamalıdır (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı emsal ilamı). Bu çerçevede davacı yüklenicinin somut deliller, bilgi ve belgeler karşısında eser sözleşmesi gereğince yaptığı imalatın bedelini davalı işverenden talep etmesi mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta davalı zaman aşımı def'inde bulunmuştur. Davacının ücret talep etmesi bakımından TBK'nun 147/6. maddesi gereğince uygulanması gereken zaman aşımı süresi 5 yıldır. Sözü edilen zaman aşımı süresi ise bedelin muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar. TBK'nun 479/1. maddesi gereğince muacceliyet, eserin teslimi anında ortaya çıkacaktır. Muacceliyet ise, eserin sözleşmeye uygun olarak ayıpsız ve tam olarak teslimiyle olur. Dosya kapsamına göre, eserin tesliminden önce davalının davacıya avans ödemeleri yaptığı görülmektedir. Yani teslimden önce de davalının davacıya ödeme yapacağını taraflar kararlaştırmışlardır. Davacının ödenmediğini iddia ettiği imalat alacağı bakımından, bu kısmın en geç sözleşmeye göre eserin bitirilip teslim edileceği tarih olarak kararlaştırılan 30/09/2017 tarihinden itibaren 5 yıllık zaman aşımı süresinin başlaması gerektiğinden davanın açıldığı tarih itibarı ile 5 yıllık zaman aşımı süresinin henüz dolmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle de davalının zaman aşımı def'ine itibar edilmemiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre eser bedelinin götürü nitelikte olduğu kuşkusuzdur. Toptan sabit götürü bedel niteliğindeki eser sözleşmesinde işin tamamını bitirip eseri teslim eden yüklenici sözleşmeyle karalaştırılan götürü iş bedelinin tamamına hak kazanır. Ancak eksik imalatla işin teslimi halinde yüklenici yaptığı imalat ölçüsünde iş bedeline hak kazanır. Az yukarıda değinildiği üzere Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince götürü bedelli sözleşmelerde işin eksik ve kusurları dikkate alınıp düşülmek suretiyle yapılan imalâtın, işin tamamına göre fiziki oranı tespit edilip bu oran götürü bedele uygulanarak hak edilen iş bedelinin tespiti ve bundan kanıtlanan ödemeler indirilmesi suretiyle yüklenici alacağı ya da fazla ödeme bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir (Yargıtay 15. H.D., *** Karar sayılı emsal kararı). Bunun yanı sıra taraflar arasında düzenlenen sözleşmede iş bedelinin 3.500.00,00-TL olduğunun kararlaştırılması dışında başka bir hususa yer verilmemiştir. Sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 480. maddesi hükmünce götürü bedelli işlerde yüklenici yapılacak şeyi kararlaştırılan fiyata yapmaya mecbur olup tahmin edilen miktardan fazla emek ve masrafı gerektirmiş olsa bile yüklenici bedelin arttırılmasını isteyemeyecektir. Bu kapsamda KDV de götürü bedele dahildir. Bunun sonucu olarak, davacının yapmış olduğu eksik imalattan dolayı isteyebileceği bedel sözleşmede belirtilen götürü bedel üzerinden yaptığı imalat ölçüsünde, yerleşik Yargıtay kararlarıyla belirlenen metoda göre hesaplanmalıdır. Eldeki davada alınan bilirkişi raporlarında yapıldığı üzere 2021 yılı Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı yaklaşık birim fiyatlarına göre yapılan hesaplama doğru değildir. Bu nedenle bilirkişi rapor ve ek raporundaki hesaplamalar mahkememizce benimsenmemiş ve hükme esas alınmamıştır.
Dosyada alınan bilirkişi kurulu raporlarında, Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 23/06/2020 tarihli, ... D. iş Esas ve ... D. iş Karar sayılı delil tespiti raporunda sözleşme konusu taşınmazlara ait yapı ruhsatı olmadığından ... D. İş sayılı dosyasına sunulan tespit raporundaki mevcut verilerden yararlanıldığı, taşınmazlardaki inşaatın hali hazırdaki seviyelerinin talep doğrultusunda Çevre Ve Şehircilik Bakanlığı birim fiyatlarına göre belirlendiği, imalat grubu üzerinden yapılan niceleme ile tespit isteyenin ifadeleri doğrultusunda davacı tarafın dava konusu inşaatlardan ilkinde %49,90 seviyesinde almış olduğu işi %62,30 seviyesine getirdiği, yinedava konusu inşaatlardan ikincisinde %63,00 seviyesinde almış olduğu işi ise %72,10 seviyesine getirdiği tespit edilmiştir. Mahkememizce bu tespitler teknik bilirkişi incelemesine dayandığından benimsenmiştir. Buna göre davacının sözleşme konusu 2 adet taşınmaz üzerindeki 2 ayrı inşaatta yaptığı imalat oranı %12,40 + %9,10 olmak üzere toplam %21,50'dir. Bu tespite göre davacının yapmış olduğu imalat bedeli %21,50 x 3.500.00,00-TL / %87,10 orantısı hesabıyla 863.949,48-TL olarak hesaplanmıştır. Bu hesaplama basit matematiksel işle olduğundan HMK'nun 31. maddesinde ifade edilen usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak mahkememizce yeni bir bilirkişi incelemesine lüzum görülmemiş, hesaplama doğrudan mahkememizce yapılmıştır. Dosyada alınan ticari defter ve kayıtlar üzerinde inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda davalı kooperatifin defter kayıtlarına göre davacıya 1.302.050,00-TL ödediği tespit edilmiştir. Davacı taraf ise ticari defterlerini bilirkişi incelemesine sunmamıştır. Bu durumda HMK'nun 222/3. maddesi hükmü uyarınca usulüne uygun tutulan davalı defterlerinin esas alınması gerekir. Kaldı ki, dava dilekçesinde davacı taraf, davalıdan 1.000.000,00-TL avans aldığını açıkça ikrar etmektedir. Davacının yaptığı imalatlardan dolayı hak ettiği bedelin 863.949,48-TL olduğu tespit edilmekle; davacının kabul ettiği üzere davalının davacıya 1.000.000,00-TL avans ödemiş olması halinde bile davacının davalıdan bakiye alacağı olmadığı, her halükarda davacının yaptığı imalatlardan dolayı davacıdan bakiye alacağının kalmayıp bilakis davalının fazla ödemesi olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. İzan edilen nedenlerle davacının sübut bulmayan davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 59,30-TL harç ile ıslah harcı olarak yatırılan 20.680,86-TL sının mahsubu ile fazla yatan 20.312,56-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Kararın mahiyeti gereği davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
8-Kararın mahiyeti gereği davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 163.430,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair davacı şirket yetkilisi Aslan Nuhoğlu ile davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ...'in yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/02/2024

Başkan ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Üye ...
E-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır