T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2- *** /İSTANBUL
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 3- ***
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI : 4- ***
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/09/2016 günü saat 21:00 sıralarında Kocasinan Bulvarı, Atatürk Bulvarı ışıklı kavşağında Emniyet Müdürlüğü istikametinden Kocasinan Bulvarı'nı takiben İstasyon Caddesi kavşağı yönüne seyretmekte olan mülkiyeti ...'a ait olup ...'nın kullandığı 01 ... plakalı ve ... A.Ş. tarafından sorunlu trafik sigortası ile sigortalanan (ZMMS Poliçe No:...) ford marka kamyonete, İstasyon Caddesi kavşağı istikametinden Kocasinan Bulvarı'nı takiben Atatürk Bulvarı'na dönmek isteyen, ... A.Ş. tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalanan, mülkiyeti Kayseri İl Sağlık Müdürlüğü'ne ait olan ve sürücüsü ... olan 38 ... plakalı ford marka ambulansın kavşak içerisinde çarpışması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ödenmesi gereken 426.293,02-TL tutarındaki geçici ve sürekli iş göremezlik zararından, Kayseri 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamında hükmedilen 1.000,00-TL'nın düşülmesi neticesinde kalan toplam 425.293,02-TL'nın kaza tarihi olan 14/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi için daha önce ... A.Ş.'ne hiç başvurulmadığından, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi gereğince başvuru yapıldığını, ancak bu başvuru nedeniyle anılan sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik; müvekkili ...'in davaya konu kaza nedeniyle uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 40.000,00-TL'nın davalılardan, ... ve ... açısından kaza tarihi olan 14/09/2016 tarihinden, davalı ... A.Ş. açısından poliçe limiti dahilinde sorumlu olmak üzere Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı dosyasının dava tarihi olan 17/11/2017 tarihinden itibaren ve davalı ... A.Ş. açısından ise poliçe limiti dahilinde olmak üzere başvurularının tebliğ tarihi olan 24/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan bu ek davayı kabul etmediklerini, davacı tarafça 06/11/2017 tarihinde açılan aynı konu, sebep ve tarafla ilgili iddiaları kapsayan ilk dava dosyası incelendiğinde, açılan davanın belirsiz alacak davası mı, kısmi dava mı olduğunun anlaşılmadığını, mahkemenin de bu konuda yeterince inceleme yapılmadığını, açılan ilk davayı kısmi dava olarak değerlendirilecekse, açılmış olan ikinci dava için açılan ilk davada davacı tarafın, kısmi davanın sağlamış olduğu ıslah hakkını bilerek ve isteyerek kullanılmadığını, bunun iyiniyet ve dürüstlük kurallarıyla bağdaştırılamayacağını, asıl davada elde edebilecekleri menfaati, ek dava ile elde etmek istemelerinin karşı taraf olan müvekkili için birden fazla ve haksız yargılama gideri doğmasına sebep olacağını, bu durumun da hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılık oluşturduğunu, açılan ek davanın emredici nitelikte olan ve hakimin resen nazara alması gereken T.C. Anayasa'nın 141/4 maddesinde "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması, yargının görevidir." hükmü ve HMK'nun 30. maddesindeki "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." hükmü gereğince usul ekonomisi ilkesine de aykırı olduğunu, ayrıca açılan ek davanın zamanaşımı süresi içerinde açılmadığını belirterek hak ve hakkaniyete aykırı açılan bu ek (ikinci) davanın iyiniyet kuralıyla bağdaşmadığından reddine, mahkeme aksi kanaatteyse ilk davanın sonucunun bekletici mesele yapılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından, müvekkili Bakanlığa bağlı İl Sağlık Müdürlüğü'nün, 112 Acil Sağlık Hizmetleri Başhekimliği hizmetinde kullanılmakta olan ve personel ... yönetimindeki 38 ... plakalı ambulansın, 01 ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında, geçici ve sürekli iş göremezliğe ilişkin olarak 10.000,00-TL maddi tazminat talebi ile iş bu ek dava açıldığını, Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/d maddesinde, karayollarından faydalananların "Trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymak zorunda olduklarının" belirtildiğini, davaya karışan 38 ... plakalı ambulansın, başka bir hastanın "acil" naklini sağlamakla görevli iken ve ambulansın sirenleri açık halinde seyir halinde iken tazminat talebine konu kazanın meydana geldiğini, 38 ... plakalı ambulansın acil hasta nakli görevi sırasında geçiş üstünlüğüne sahipken kazaya karışan diğer araç sürücüsünün belirtilen hükümlere aykırı hareketi ile ambulansa geçiş imkanı tanımaması nedeni ile trafik kazası meydana geldiğini, olayın meydana geliş şekli ve 01 ... plakalı diğer araç sürücüsünün Kanun'un 47/d maddesi ve diğer yasal düzenlemelere aykırı hareketi ile kazaya sebebiyet verdiği hususu göz ardı edilerek, kaza tespit tutanağında 38 ... plakalı ambulansın sürücüsüne de kusur yüklendiğini, kaza tespit tutanağında "…01 ... plakalı araç sürücüsü ...'nın ise KYT’nin 57/1-a (aracının hızını kavşaklara yaklaşırken azaltmamak) maddesini ihlal ettiği ambulans içerisindeki kameraların da incelenmesi sonucu görüş ve kanaatine varılmıştır" denildiğini, kaza tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere davaya konu olayda asıl kusurlunun davacı asil olduğunu, 2918 sayılı Yasa'ya aykırı hareketi ile kazaya sebebiyet verdiğini, bu hali ile ambulans sürücüsüne kusur atfedilen kısım bakımından kaza tespit tutanağında belirlenen kusur oranının kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama masraflarının karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; dava şartı yokluğu sebebiyle, davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığından, kanunda öngörülen başvuru şartının gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmesinin söz konusu olmayacağı gibi, henüz miktarı ve niteliği belirlenmemiş bir alacağa dair talep hakkının borcu muaccel hale getirmesinin imkansız olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... (...) Sigorta A.Ş. vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde uğradığı kaza nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak şimdilik 10.000,00-TL'nın tahsilini talep ettiğini, bunun ne kadarlık kısmının geçici, ne kadarının sürekli iş göremezlik tazminatı olduğu yönünde bir açıklamada bulunmadığını, mahkemenin ... Easa sayılı dosyasında yapmış oldukları itirazlarını ve dilekçelerini burada da aynen tekrar ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu yönündeki iddiayı kabul etmediklerini, bunun gibi davacının özür oranının tespitinde bildirilen arazların, davacının geçirdiği trafik kazası ile arasında nedensenlik bağı bulunmadığını, davacınında iddia olunan bu tip hastalıkların maluliyete sebep olup olmadığı kaza ile illiyet bağı blunup bulunmadığı yönünde Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden rapor alınmasının gerektiğini, önceki davada davacı hakkında verilen maluliyet raporunun hatalı ve yanlış olduğunu, raporun özürlülük ölçütüne göre alınmış olmasına rağmen, yönetmelikte belirtilen kişiler tarafından düzenlenmediğini, bu itibarla usulüne uygun alınmış bir rapor niteliğinde olmadığını, bütün bunların dışında geçici işgöremezlik zararının sigorta kapsamı dışında olduğunu, sigorta şirketinden istenemeyeceğini, geçici işgöremezlik zararına ilişkin talebin de reddinin gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekil ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Davacılar tarafından trafik kazası tespit tutanağına, ifade tutanaklarına, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 08/11/2018 tarihli geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik (maluliyet) oranını gösterir raporuna, kusur raporlarına, 29/11/2019 tarihli aktüer bilirkişisi raporuna, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı ilamına, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı ilamına, ... A.Ş.'ne başvuru dilekçesi örneğine, arabuluculuk anlaşmama tutanaklarına ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır.
Davalılarca poliçe, trafik kazası tespit tutanağına, ZMMS poliçelerine, şirket defter ve kayıtlarına, Adli Tıp Kurumu kusur raporuna ve Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına delil olarak dayanılmıştır.
Davalı ... A.Ş.'ne müzekkere yazılarak, olay tarihi itibariyle ... numarası ile zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan 38 ... plakalı aracın 14/09/2016 tarihindeki trafik kazası nedeniyle davadan önce davacı ... ve/veya vekili tarafından başvuruda bulunup bulunmadığına, başvuruda bulunmuş ise hangi tarihte bulunduğuna, başvuru ile ilgili karar verilip verilmediğine dair hususların sorulmasına, başvuruya dair tüm kayıt ve belgelerin, sigorta poliçesinin, hasar dosyasının, varsa ödemeye ilişkin kayıt ve belgelerin ve konu ile ilgili diğer tüm belgelerin okunabilir netlikteki onaylı suretleri istenilmiştir. Bu müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davalı ... A.Ş.'ne müzekkere yazılarak, olay tarihi itibariyle ... numarası ile zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan 01 ... plakalı aracın 14/09/2016 tarihindeki trafik kazası nedeniyle davadan önce davacı ... ve/veya vekili tarafından başvuruda bulunup bulunmadığına, başvuruda bulunmuş ise hangi tarihte bulunduğuna, başvuru ile ilgili karar verilip verilmediğine dair hususların sorulmasına, başvuruya dair tüm kayıt ve belgelerin, sigorta poliçesinin, hasar dosyasının, varsa ödemeye ilişkin kayıt ve belgelerin ve konu ile ilgili diğer tüm belgelerin okunabilir netlikteki onaylı suretleri istenilmiştir. 13/09/2021 havale tarihli yazı ekinde istenen belgeler gönderilmiştir.
Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak, ... Karar sayılı dosyalarının kesinleşip kesinleşmediği sorulmuş, anılan dosyanın Uyap kayıtları dosyamız arasına alınmıştır.
Davacı ...'in T.C. kimlik numarası ve açık kimlik bilgileri belirtilmek suretiyle SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak; davacı ...'in sigortalı olup olmadığı, sigortalı ve çalışıyorsa en son çalıştığı iş yerinin tam ünvanı ve açık adresi sorulmuş, davacı ...'in 14/09/2016 tarihinde geçirdiği trafik kazasında yaralanması nedeniyle SGK tarafından davacıya rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığının, ödeme yapılıp yapılmadığının bildirilmesi, varsa maaş veya gelir bağlama ya da ödeme yapma kararlarının, peşin sermaye değerinin hesaplanmasına ilişkin tabloların ve bunlara dayanak olan kayıt ve belge örneklerinin gönderilmesi, yine davacı ...'in 14/09/2016 tarihinden bu yana medula kayıtlarının, tedavi gördüğü hastanelerin ve kullandığı ilaçların isimlerinin listesinin ve 14/09/2016 tarihli trafik kazasında yaralanmasından dolayı gördüğü muayene ve tedavilere ilişkin SGK tarafından yapılan ödemelere ilişkin listenin gönderilmesi istenilmiştir. 22/09/2020 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, 38 ... plakalı aracın trafik kaza tarihi olan 14/09/2016 tarihinde ve halen kayıt malikinin kim olduğunun sorulmuş ve ilgili trafik kayıt örnekleri istenilmiştir. 02/09/2020 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Adana İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak, 01 ... plakalı aracın trafik kaza tarihi olan 14/09/2016 tarihinde ve halen kayıt malikinin kim olduğunun sorulmuş ve ilgili trafik kayıt örnekleri istenilmiştir. 01/09/2020 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davacı ...'in 14/09/2016 tarihinden önceki ve dava tarihi olan 27/08/2020 tarihindeki sosyal ve ekonomik durumunun araştırılması için Kocasinan İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmıştır. 02/09/2020 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Davalı ...'un 14/09/2016 tarihinden önceki ve dava tarihi olan 27/08/2020 tarihindeki sosyal ve ekonomik durumunun araştırılması için Sarıoğlan İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmıştır. 07/09/2020 tarihli yazı ile müzekkeremize cevap verilmiştir.
Mahkememizin ... Karar sayılı dava dosyasının Yargıtay incelemesinden dönüp kesinleşmesi bekletici sorun yapılmıştır. Bu dosyanın kesinleşmesinden sonra anılan dava dosyası fiziken dava dosyamız arasına alınmıştır.
HMK'nun 266. maddesi gereği bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, HMK'nun 267. ve 268. maddesi gereği resen seçilecek bir aktüerya uzmanı bilirkişinin resen seçilmesine, HMK'nun 273. maddesi gereği iddia, savunma, mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dava dosyası, davacı vekilinin 02/11/2020 tarihli duruşmadaki talep açıklama beyanı, kusur ve işgöremezlik raporları, nüfus kaydı, sosyal ve ekonomik durum araştırması, SGK kayıtları ve diğer tüm deliller incelenmek suretiyle yerleşik yargıtay uygulamaları doğrultusunda TRH 2010 Yaşam tablosu uygulanarak ve bilinmeyen dönem için progresifrant (%10 artırım %10 iskonto) yöntemi uygulanmak suretiyle mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dava dosyasında hükmedilen dışında davacının bakiye zararları var ise aktüer hesabının yapılmasın, poliçe teminat türü limitlerinin ayrıştırılıp, gerektiğinde garame hesabının yapılması konularında denetime ve karar vermeye elverişli açıklamalı rapor tanzimi için bilirkişiye yetki ve görev verilmesine karar verilmiştir.
Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 05/03/2024 tarihli raporda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; 1- Geçici iş göremezlik zararının 1.177,46-TL (Talep 500,00-TL) olduğu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen ... K. sayılı kararında 1.000,00-TL maddi tazminata hükmedildiği, söz konusu tazminatın ne miktarının geçici iş göremezlik zararına ilişkin olduğu bilinemediğinden mahsuplaşma yapılamadığı, geçici iş göremezlik zararının davalı sigorta şirketleri tarafından temin edilen zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 310.000,00-TL) kapsamında kaldığı, sigorta şirketlerinin kusur oranları nispetinde bir birlerine ve üçüncü kişilere rücu hakları saklı kalmak kaydıyla sorumluluklarının ayrı ayrı 310.000,00-TL ile sınırlı olduğu, dava dilekçesinde kusura dayanılmaksızın tüm zararının davalılardan tahsilinin talep edilmesi sebebiyle bu yöne ilişkin bir indirim yapılmadığı, 2- Sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 1.315.084,68-TL (Talep 9.500,00-TL) olduğu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen ... K. sayılı kararında 1.000,00-TL maddi tazminata hükmedildiği, söz konusu tazminatın ne miktarının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olduğu bilinemediğinden mahsuplaşma yapılamadığı, sürekli iş göremezlik zararının davalı sigorta şirketleri tarafından temin edilen zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 310.000,00-TL) aştığı, sigorta şirketlerinin kusur oranları nispetinde bir birlerine ve üçüncü kişilere rücu hakları saklı kalmak kaydıyla sorumluluklarının ayrı ayrı 310.000,00-TL ile sınırlı olduğu, dava dilekçesinde kusura dayanılmaksızın tüm zararının davalılardan tahsilinin talep edilmesi sebebiyle bu yöne ilişkin bir indirim yapılmadığı" belirtilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle, 6098 sayılı TBK'nun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ile 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi gereğince manevi tazminat istemine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile birlikte araç sürücüsüne ve işletenine karşı açılmıştır.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile yargılama, tek hakim tarafından basit yargılama usulüne göre yürütülerek sonuçlandırılmıştır.
27/08/2020 tarihli tensip tutanağının 22 numaralı ara kararı ile dava dilekçesinde "..... geçici ve kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak 10.000,00-TL'nın davalılardan....." ifadesi ile maddi tazminat talep edildiği görülmekle HMK'nun 119/1-(ğ) ve 31. maddeleri uyarınca davacı ... için talep edilen toplam 10.000,00-TL maddi tazminat talebinden ne kadarının talep edilen her bir zarar kalemi nedeniyle istenildiğini tereddüte mahal bırakmayacak şekilde açıkça bildirmesi hususunda davacı vekiline süre verilmiştir. Davacı vekili 03/09/2020 tarihli dilekçesinde "... fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutarak; 500,00-TL geçici iş göremezlik ve 9.500,00-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplamda 10.000,00-TL maddi tazminat talep ediyoruz." şeklinde talep açıklaması yapmıştır. Yine davacı vekili 02/11/2020 tarihli duruşmada "03/09/2020 tarihli dilekçemizde de belirttiğimiz üzere 500,00-TL geçici işgöremezlik, 9.500,00-TL sürekli işgöremezlik olmak üzere toplamda 10.000,00-TL maddi tazminat talep ediyoruz, fazlaya ilişkin haklarımızı saklı tutuyoruz." şeklinde açıklamada bulunmuştur.
Taraflar arasında uyuşmazlık noktaları;
14/09/2016 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne oranda kusurlu olduğu, 14/09/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının bakiye geçici işgöremezlik ve bakiye kalıcı işgöremezlik zararının bulunup bulunmadığı, varsa bu zararlarının davalılardan tazminini isteyip isteyemeyeceği ve davalı ...'un zamanaşımı def'inin dinlenebilir olup olmadığı konularında toplanmaktadır.
KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;
Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketlerine başvurduğu anlaşılmıştır.
Zorunlu arabuluculuk dava şartının değerlendirmesinde;
Dava dosyası kapsamında mevcut arabuluculuk tutanağında davacı tarafın davalılar yönünden arabuluculuğa başvurduğu ve anlaşamadıklarına dair son tutanağın düzenlendiği görülmüştür.
Zaman aşımı def'inin değerlendirmesinde;
2918 sayılı KTK'nın 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğredikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar."
TBK'nun 154/2. maddesi hükmüne göre "alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" zamanaşımı kesilir. Aynı Kanun'un 156/1. maddesi hükmü gereğince, "zamanaşamının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar."
Somut olayda, davaya konu trafik kazası 14/09/2016 tarihinde meydana gelmiş; 02/03/2020 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuş ve 02/03/2020 tarihinde olumsuzlukla sonuçlanmıştır.
2918 sayılı KTK'nun 109. maddesinin 1. fıkrasında haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenirken, 2. fıkrasında ise, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. 2918 sayılı Kanun'un anılan hükmünün gözden kaçırılmaması gereken yönü, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Sözkonusu yasa hükmü, ceza zamanaşımı uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.
Açıklanan hukuksal durum ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; 14/09/2016 tarihli trafik kazasında davacı yaralanmıştır. Kayseri 12. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/828 Esas ve 2017/156 Karar sayılı dava dosyası davalı araç sürücü ... hakkında14/09/2016 tarihli trafik kazası nedeniyle taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, yargılama sonunda mahkemece anılan davanın TCK'nun 89/4. maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Davalı araç sürücüsü ...'un eylemlerinin Türk Ceza Kanunu çerçevesinde cezayı gerektiren bir eylem niteliğinde bulunması (taksirle yaralama), eylemle ilgili ceza davasının anılan hükümde öngörülen cezanın türü ve süresi itibariyle TCK'nun 68/1-e. maddesi gereğince 8 yıllık zamanaşımı süresine tabi olması, 2918 sayılı KTK'nun 109/2. maddesi uyarınca bu sürenin görülmekte olan maddi tazminat davası için de geçerli bulunmasına (YHGK 10/10/2001 günlü, 2001/19-652 Esas ve 2001/705 Karar sayılı ilamı) ve bu itibarla davanın uzamış ceza zamanaşımı süresinde açılmış bulunmasına göredavalı ...'un zamanaşımı def'inin yersiz olduğu değerlendirilmiştir.
Kusur durumunun değerlendirmesinde;
Davaya konu trafik kazası 14/09/2016 günü saat 21:00 sıralarında sürücü ..., sevk ve idaresindeki sireni ve ışıkları çalışır vaziyetteki 38 ... plaka sayılı ambulans ile Kocasinan Bulvarı'nı takiben İstasyon Kavşağı istikametinden seyirle geldiği ışık kontrollü kavşak mahallinde, kendisine yanmakta olan kırmızı ışıkla sola dönüş yaptığı sırada, sağ tarafındaki kavşak kolundan düz seyirle gelen sürücü ...’nın sevk ve idaresindeki 01 ... plaka sayılı kamyonetin sol yan arka kesimine çarpması neticesi dava konusu yaralanmalı olay meydana gelmiştir.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dava dosyasından alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın 17/10/2018 tarihli raporunda "Sürücü ..., sevk ve idaresindeki ambulans ile duyulur ve görülür işaretleri çalışır halde iken geçiş üstünlüğü nedeniyle geçiş hakkı kendisinde iken kavşağa girmekte ise de, halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürmeden bu hakkı kullanması gerekirken bu hususta gerekli özeni göstermeyip meskun mahal ve ışıklı kavşak şartlarında kırmızı ışıktan geçişi sırasındaki seyrinde, kendisine ilk geçiş hakkını bırakmayarak kavşağa giren kamyonet ile zamanında etkin fren tedbirine başvurmadan çarpıştığı olayda, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareketiyle kusurludur. Sürücü ..., sevk ve idaresindeki kamyonet ile kavşakta kendisinin seyir yönüne yeşil ışık yansa bile, geçiş üstünlüğü bulunan ambulansın duyulur ve görülür işaretini aldığında müteyakkız davranıp ambulansın kavşaktan geçişini sağlamak için durması ve bu aracın geçişini beklemesi gerekirken, bu kurala riayet etmeyip kontrolsüzce kavşağa giriş yaptığı sırada kavşak içinde ambulans ile çarpıştıkları olayda kurallara riayetsizliği ile kusurludur. Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; a-)Sürücü ...’un %20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğuna, b-)Sürücü ...’nın %80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğuna" şeklinde kanaat bildirilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın 17/10/2018 tarihli raporuna vaki itirazlar ve dosya kapsamı dikkate alınarak İstanbul Ticaret Mahkemesi aracılığı ile talimatla İTÜ. Trafik Kürsüsü Öğretim Üyeleri Öğr. Gör. Yusuf Ziya Kocabal, Dr. Öğr. Üyesi İsmail Gerdemli ve Prof. Dr. Cevat Erdem İmrak'tan oluşan bilirkişi kurulundan alınan 05/07/2019 tarihli raporda, 38 ... plakalı ambulansın sürücüsü davalı ...'un olayda %20 oranında kusurlu olduğu, davacı 01 ... plakalı kamyonetin sürücüsü dava dışı ...'nın olayda %80 oranında kusurlu olduğu, bahsi geçenlerin dışında herhangi bir kimseye atfı kabil kusur imkanının bulunmadığı belirtilmiştir.
Trafik kazası ile ilgili dava dosyanın içerisine alınmış olan kayıtlar, kamera görüntüleri, bunlar üzerinde yapılan değerlendirmeler neticesinde AnkaraAdli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı ve İTÜ öğretim üyelerinden oluşturulan uzman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenmiş olan kusur raporları ile, davalı ... tarafından içerisinde hasta var iken lamba yakmak ve siren çalmak suretiyle ilerleyen 38 ... plaka sayılı ambulansın 2918 sayılı KTK'nun 141. maddesi uyarınca geçiş üstünlüğüne sahip araç olmasına rağmen, geçiş üstünlüğünü halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürmeden yapması gerektiği, davacı 01 ... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ...’nın kendisine ilk geçişi vermemesi nedeniyle aynı anda kavşağa girdiğinde fren tedbirine başvurması gerekirken bunu yapmaması nedeniyle %20 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş olunduğu, bu raporların dosya içindeki delillerle uyumlu olduğu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğu ve Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/01/2020 tarihli, ... Karar sayılı ve kesinleşmiş olan ilk hükmüne esas alındığı dikkate alınarak mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Mütefarik kusura ilişkin değerlendirmede;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "tazminatın belirlenmesi" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; "tazminatın indirilmesi" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır.
Buna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (Eren, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418)
Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığında, davacıların müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.
Dosya kapsamında bulunan delillerden davacı ...'in kazanın meydana gelmesinde ya da zararın artmasında müterafik kusuru olmadığı değerlendirilmiştir.
Geçici ve sürekli iş göremezlik durumuna ilişkin değerlendirmede;
Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir.
"Cismani zarar halinde lazım gelen zarar ve ziyan" başlığı altında düzenlenen TBK'nun 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin *** Karar sayılı emsal ilamlarının içeriğine göre; davacının davaya konu trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanan psikolojik rahatsızlıklarının bulunması, psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına alındıktan sonra muayenesi de yapılarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, kazadan sonra oluştuğu belirtilen "Anksiyete belirtileri ile giden uyum bozukluğu" nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, raporda belirtilen anksiyete belirtileri ile giden uyum bozukluğunun süreklilik arz edip etmediği ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği konusunda Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde psikiyatri uzmanı da bulunan bir heyetten açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir. Davacı Selenay Üzer'in davaya konu trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanan psikolojik rahatsızlıklarının da olduğu ileri sürüldüğünden, yukarıda anılan emsal ilamlar doğrultusunda Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/01/2020 tarihli, ... Karar sayılı ve kesinleşmiş olan ilk dava dosyasındaki yargılama sırasında Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan rapor alınmıştır.
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nın 06/11/2018 tarihli raporunda; "davacının 14/09/2016 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen sağ klavikula kırığı ile sağ klavikulada plak, sağ omuzda hareket kısıtlılığı, sağ 3,4 kot kırıkları, akciğer kontüzyonu, uyum bozukluğu nedeni ile bir (1) ay süreyle mutat iş ve gücünden kaldığı (tıbbi şifa süresinin 1 (bir) ay olduğu) tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve özür oranının %27 olduğu kanaatine varıldığı belirlenmiştir. " belirtilmiştir.
Eldeki davada, mahkememizce, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan davacı hakkında alınmış olan 06/11/2018 tarihli "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında alınmış olan raporlar mevzuata uygun kuruluşlardan ve maluliyet yönünden mevzuata uygun yönetmelik uygulanarak alınmış olup maluliyet raporlarının usul ve yasaya uygun oluduğu, bu raporun Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/01/2020 tarihli, ... Karar sayılı ve kesinleşmiş olan ilk hükmüne esas alındığı dikkate alınarak aksi yönündeki davalı tarafının itirazları yerinde görülmemiştir. Bu raporun, dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve bu rapor mahkememizce de benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/01/2020 tarihli, ... Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde;
Bu dosya üzerinden yapılan yargılama neticesinde davacı ...'in maddi tazminat istemine yönelik davasının kabulü ile "Davacının 1.000,00-TL maddi tazminatının kaza tarihi olan 14/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketi bakımından limitle sınırlı olmak ve dava tarihinden itibaren faiz yürütülmek kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek bu davacıya verilmesine, ..." karar verildiği, bu hükmün 07/12/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Anılan dosyada yapılan yargılama sırasında 09/05/2018 tarihli celsenin 3 numaralı ara kararı ile "Ön inceleme duruşmasının 5 numaralı ve tensip tutanağının 20 numaralı ara kararı gereği davacılar vekilince 27/03/2018 tarihli dilekçesinin 4. maddesinde açıklama yapılmışsa da zihinsel davranış bozukluğu ve vücut fonksiyonlarındaki kayıp nedeniyle miktar bildirilmeden ayrı ayrı geçici ve sürekli iş göremezlik talep edildiğine dair beyanlarda bulunulduğu görülmekle zihinsel davranış bozukluğu ve vücut fonksiyonlarındaki kayıt ayrımı yapılmadan dava dilekçesinde davacı ... adına talep edilen toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın kaç TL sinin geçici iş göremezlik tazminatı ve kaç TL sinin sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatı olarak talep edildiğini açıklamak için davacılar vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süreye uymadığı taktirde davacı ... için talep ettiği, 1.000,00-TL maddi tazminatın 1/2'si olan 500,00-TL'nın geçici iş göremezlik tazminatı olarak ve 1/2 olan 500,00-TL'nın sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatı olarak talep etmiş sayılacağının huzurdaki davacılar vekiline ihtarına" şeklindeki ara kararı ile anılan davacı vekiline HMK'nun 30. maddesi uyarınca maddi tazminat davası yönünden taleplerini açıklamak üzere kesin süre verilmiş, kesin sürenin anlam ve sonuçları da açıklanarak davacı vekiline usulünce ihtar edilmiştir. Davacı vekili tarafından kesin süreye uygun talep açıklaması yapılmamıştır. Bu nedenle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/01/2020 tarihli, ... Karar sayılı ve kesinleşmiş olan ilk hükmedilen toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın 1/2'si olan 500,00-TL'nın geçici iş göremezlik tazminatı olarak ve 1/2 olan 500,00-TL'nın sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatı olarak hükmedilmiş olduğu değerlendirilmiştir.
Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;
Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı KTK'nun 90. ve 92. maddelerinde "genel şartlara" atıf yapan cümlelerin iptaline karar verilmiş ve bu karar 09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olmasıyla birlikte, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nce zarar görenlerin cismani zarar ve destekten yoksun kalma tazminatı alacağının hesaplanmasında TRH 2010 ve %10 artırım %10 iskonto yöntemi benimsenmiş olup TRH 2010 yaşam tablosunun uygulamasından vazgeçilmemiştir (Yargıtay 17. H.D.'nin 22/12/2020 tarihli, *** Karar sayılı emsal ilamı).
Mahkememizce görevlendirilen aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 05/03/2024 tarihli raporda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; 1- Geçici iş göremezlik zararının 1.177,46-TL olduğu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen ... K. sayılı kararında 1.000,00-TL maddi tazminata hükmedildiği, söz konusu tazminatın ne miktarının geçici iş göremezlik zararına ilişkin olduğu bilinemediğinden mahsuplaşma yapılamadığı, geçici iş göremezlik zararının davalı sigorta şirketleri tarafından temin edilen zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 310.000,00-TL) kapsamında kaldığı, sigorta şirketlerinin kusur oranları nispetinde bir birlerine ve üçüncü kişilere rücu hakları saklı kalmak kaydıyla sorumluluklarının ayrı ayrı 310.000,00-TL ile sınırlı olduğu, dava dilekçesinde kusura dayanılmaksızın tüm zararının davalılardan tahsilinin talep edilmesi sebebiyle bu yöne ilişkin bir indirim yapılmadığı, 2. Sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 1.315.084,68-TL olduğu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen ... K. sayılı kararında 1.000,00-TL maddi tazminata hükmedildiği, söz konusu tazminatın ne miktarının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olduğu bilinemediğinden mahsuplaşma yapılamadığı, sürekli iş göremezlik zararının davalı sigorta şirketleri tarafından temin edilen zorunlu mali sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 310.000,00-TL) aştığı, sigorta şirketlerinin kusur oranları nispetinde bir birlerine ve üçüncü kişilere rücu hakları saklı kalmak kaydıyla sorumluluklarının ayrı ayrı 310.000,00-TL ile sınırlı olduğu, dava dilekçesinde kusura dayanılmaksızın tüm zararının davalılardan tahsilinin talep edilmesi sebebiyle bu yöne ilişkin bir indirim yapılmadığı" kanaatine varılmıştır.
Anılan raporda Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen ... Karar sayılı kararında 1.000,00-TL maddi tazminata hükmedildiği, söz konusu tazminatın ne miktarının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin olduğu bilinemediğinden geçici ve sürekli işgöremezlik tazminatı talepleri yönünden mahsuplaşma yapılamadığı belirtilmişse de, az yukarıda değinildiği üzere Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/01/2020 tarihli, ... Karar sayılı ve kesinleşmiş olan ilk hükmedilen toplam 1.000,00-TL maddi tazminatın 1/2'si olan 500,00-TL'nın geçici iş göremezlik tazminatı olarak ve 1/2 olan 500,00-TL'nın sürekli iş göremezlik (maluliyet) tazminatı olarak hükmedilmiş olduğu ve her iki kalem maddi tazminat taleplerinden daha önce hüküm altına alınmış olan 500,00-TL'nın mahsup edilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Yukarıda sözü edilen Aktüer Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 05/03/2024 tarihli rapor, dosya kapsamında toplanan delillerle ve yerleşik Yargıtay uygulamalarıyla uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli bulunarak mahkememizce benimsenmiştir.
Aktüer Bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda davacı ... için hesaplanan 1.177,46-TL geçici iş göremezlik zararından Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/01/2020 tarihli, ... Karar sayılı ve kesinleşmiş olan ilk hükmedilen 500,00-TL'nın mahsup edilmesi sonucu davacının tazmin edilmemiş bakiye 677,56-TL geçici iş göremezlik zararının olduğu, yine Aktüer Bilirkişi ... tarafından düzenlenen raporda davacı ... için hesaplanan 1.315.084,68-TL sürekli iş göremezlik zararından Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/01/2020 tarihli, ... Karar sayılı ve kesinleşmiş olan ilk hükmedilen 500,00-TL'nın mahsup edilmesi sonucu davacının tazmin edilmemiş bakiye 1.314.584,68-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 1.315.262,24-TL maddi zararının olduğu hesaplanmıştır. Bu işlemin basit matematiksel işlem gerektirdiğinden mahsup işlemi mahkememizce yapılmıştır. Ancak davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesinde mahkememizce hesaplanandan daha az miktarlı olan 1.314.084,68-TL sürekli iş göremezlik zararının ve mahkememizce hesaplanandan daha fazla miktarlı olan 1.177,46-TL geçici iş göremezlik zararının talep edildiği görülmüştür. Islahla arttırılan sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden taleple bağlılık ilkesi gereği talep edilen miktar üzerinden hüküm tesisi gerekmiştir.
Davacının ıslah dilekçesi incelendiğinde;
Davacı vekili 05/04/2024 tarihli ıslah dilekçesinde "Müvekkil ... için daha önce talep edilen, 500,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının 05/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda ortaya çıkan durumlar neticesinde, 677,46-TL artırarak 1.177,46-TL olacak şekilde ıslahını talep ediyoruz. (Faize ilişkin taleplerimiz sonuç ve istem kısmında yer almakta olup tüm alacaklar yönünden fazlaya ilişkin hak ve taleplerimiz saklıdır.) Müvekkil ... için daha önce talep edilen, 9.500,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının 05/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda ortaya çıkan durumlar neticesinde, 1.304.584,68-TL artırarak 1.314.084,68-TL olacak şekilde ıslahını talep ediyoruz. Faize ilişkin taleplerimiz sonuç ve istem kısmında yer almakta olup tüm alacaklar yönünden fazlaya ilişkin hak ve taleplerimiz saklıdır. Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik; müvekkil ...'in davaya konu kaza nedeniyle uğradığı geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak toplam 1.315.262,14-TL'nın davalılardan, 1.177,46-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.314.084,68-TL sürekli iş göremezlik (maluliyet) zararı olmak üzere ... ve ... açısından kaza tarihi olan 14/09/2016 tarihinden, davalı ... (...) Sigorta A.Ş. açısından poliçe limiti dahilinde sorumlu olmak üzere Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasının dava tarihi olan17/11/2017 tarihinden ve davalı ... A.Ş. açısından ise poliçe limiti dahilinde sorumlu olmak üzere başvurumuzun tebliğ tarihi olan 24/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz." şeklinde taleplerini beyan etmiş, ıslah harcı yatırmış, bu dilekçenin birer örneği davalılara tebliğ edilmiştir.
Davalıların sorumluluğuna ilişkin değerlendirmede;
Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 54. maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararlarının da bu kapsamda olmasına, sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı Yasanın 90. maddesi gereğince, sigortanın sorumluluğu da TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı Kanunun 92. maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, davacının geçici iş göremezlik tazminatını, davalı sigorta şirketlerinden talep edebilmesine, her ne kadar davalı sigorta şirketleri tarafından ZMSS yeni genel şartları ve 6111 Sayılı Yasa ile değişiklik yapılan 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesi gereğince geçici iş görmezlik zararlarının tedavi giderleri kapsamında olduğundan bahisle, SGK'nun sorumluluğunda olduğu iddia edilmiş ise de, genel şartlara atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği gibi, geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmayıp, 2918 Sayılı Yasanın 98. maddesinde geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nun sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenlemenin de yer almamasına göre davalı sigorta şirketlerinin bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı tespit edilmiştir.
Buna göre davacıların trafik kazasından kaynaklanan geçici ve sürekli iş göremezlik zararından haksız fiil hükümlerine göre 38 ... plaka sayılı aracın sürücüsü olan davalı ...'tan, 38 ... plaka sayılı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı ... (...) Sigorta A.Ş.'nden ve kazaya karışan diğer 01 ... sayılı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı ... A.Ş.'nden talep etmesinin mümkün olduğu, adı geçen davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğunun ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi gideri zararı yönünden teminat limitinin 310.000,00-TL ve sakatlık/ölüm zararı yönünden teminat limitinin 310.000,00-TL olması nedeniyle teminat limitleri ile sınırlı olduğu değerlendirilmiştir.
Temerrüt tarihi ve faiz türü yönünden yapılan değerlendirmede;
Davalı sigorta şirketleri kazaya neden olan araçların ZMMS sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir. Buna göre davalı ... (...) Sigorta A.Ş. Açısından bu davalının Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında görülen davanın açılmasıyla temerrüte düşürüldüğünden Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Karar sayılı dosyasının dava tarihi olan 17/11/2017 tarihinden ve davalı ... A.Ş. açısından ise temerrüt tarihi olan 05/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları gerektiği değerlendirilmiştir.
Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık faiz haksız fiil tarihinden itibaren faiz istenebilir. Eldeki davada, davalı davalı ...'un 38 ... plaka sayılı aracın sürücüsü olması ve davalı T.C ...'nın kazaya karışan bu aracın maliki ve işleteni olması nedeniyle haksız fiil hükümleri uyarınca bu davalılar yönünden tazminat alacağı kaza tarihinde muaccel olmuştur. Bu nedenle davalılar T.C ... ve ...'un davacının maddi zararlarının tazmininden trafik kaza tarihi olan 14/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte sorumlu olduklarıdeğerlendirilmiştir.
Dava dilekçesinde davacının maddi zararlarına ilişkin olarak davalılardan tüm tazminat istemlerine yasal faiz işletilmesi talep edilmiştir. Mahkememizce davalılar hakkındaki talep doğrultusunda, hükmedilen maddi tazminatlara yasal faiz işletilmesi uygun bulunmuştur.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Mahkememizce verilen kısa kararda yazım ve hesap hatası nedeniyle sürekli iş göremezlik zararının 1.314.584,68-TL ve buna göre de zararlar toplamının da 1.315.262,24-TL olarak sehven yazıldığı anlaşılmakla buna ilişkin hesap hatası hükmün altına yazılan tashih şerhi ile düzeltilmiştir.
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile 677,56-TL geçici iş göremezlik zararı ve 1.314.084,68-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 1.314.762,24-TL maddi tazminatın davalı ... (...) Sigorta A.Ş. ve davalı ... A.Ş.'nin geçici iş göremezlik zararı yönünden ZMMS poliçelerinin 310.000,00-TL limitli sağlık/tedavi teminatından karşılanması, sürekli iş göremezlik zararı yönünden ise ZMMS poliçelerinin 310.000,00-TL limitli sakatlık/ölüm limiti ile sınırlı sorumlu olmaları ve bu teminat limitinden karşılanması (davalı sigorta şirketlerinin 677,56-TL geçici iş göremezlik zararı ve 310.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatından sınırlı sorumlu olmaları), davalı ... (...) Sigorta A.Ş. yönünden taleple bağlılık kuralı gereği 17/11/2017 tarihi itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 05/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları, davalılar T.C. ... ve ...'un ise yukarıda yazılı toplam 1.314.762,24-TL maddi tazminatın tamamından trafik kaza tarihi olan 14/09/2016 tarihinden itibaren sorumlu olmaları koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sübut bulmadığından dolayı davacının iş göremezlik zararına yönelik fazlaya ilişkin isteminin reddine, yine başvuru tarihinde temerrüt koşulları oluşmadığından dolayı davacının davalı *** A.Ş. yönünden hükmedilen tazminata 24/02/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi isteminin reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
Vekalet ücreti taktiri ve karar ve ilam harcı hesaplanması sırasında yapılan değerlendirmede;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesinde "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü yer almaktadır. Bu husus dikkate alınmak suretiyle ret edilen talep yönünden vekalet ücretine hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davalı ... 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan bu davalı aleyhine karar ve ilam harcına hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 677,56-TL geçici iş göremezlik zararı ve 1.314.584,68-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 1.315.262,24-TL maddi tazminatın davalı ... (...) Sigorta A.Ş. ve davalı ... A.Ş.'nin geçici iş göremezlik zararı yönünden ZMMS poliçelerinin 310.000,00-TL limitli sağlık/tedavi teminatından karşılanması, sürekli iş göremezlik zararı yönünden ise ZMMS poliçelerinin 310.000,00-TL limitli sakatlık/ölüm limiti ile sınırlı sorumlu olmaları ve bu teminat limitinden karşılanması (davalı sigorta şirketlerinin 677,56-TL geçici iş göremezlik zararı ve 310.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatından sınırlı sorumlu olmaları), davalı ... (...) Sigorta A.Ş. yönünden taleple bağlılık kuralı gereği 17/11/2017 tarihi itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 05/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları, davalılar T.C. ... ve ...'un ise yukarıda yazılı toplam 1.315.262,24-TL maddi tazminatın tamamından trafik kaza tarihi olan 14/09/2016 tarihinden itibaren sorumlu olmaları koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının fazlaya ilişkin isteminin REDDİNE,
3-Davacının davalı Maprfe Sigorta A.Ş. yönünden hükmedilen tazminata 24/02/2020 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi isteminin reddine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; hükmedilen maddi tazminat yönünden alınması gereken 89.811,54-TL nisbi karar ve ilam harcından davacılardan peşin olarak alınan 54,40-TL peşin dava harcı ile 4.462,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.516,40-TL'nın mahsubu ile bakiye 85.295,14-TL karar ve ilam harcının (davalı ... (...) Sigorta A.Ş. ve davalı ... A.Ş.'nin 16.705,98-TL'lık kısmından sınırlı sorumlu olmaları koşulu ile) tüm davalı ..., davalı ... (...) Sigorta A.Ş. ve davalı ... A.Ş.'nden müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalı ... A.Ş.'nden alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafça yatırılan 54,40-TL başvurma harcı ve 54,40-TL peşin dava harcı ile 4.462,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 4.570,80-TL'nın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 145,00-TL e-tebligat gideri, 95,00-TL tebligat gideri ve 1500,00-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.740,00-yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesap edilen 1.738,00-TL yargılama giderinin (davalı ... (...) Sigorta A.Ş. ve davalı ... A.Ş.'nin 410,53-TL'lık kısmından sınırlı sorumlu olmaları koşulu ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
10-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 174.623,85-TL nispi vekalet ücretinin (davalı ... (...) Sigorta A.Ş. ve davalı ... A.Ş.'nin 48.601,63-TL'lık kısmından sınırlı sorumlu olmaları koşulu ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine,
11-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 499,90-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra temyiz incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili Av. ***, davalı ... vekili Av. *** ve davalı ... vekili Av. ***'ın yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/05/2024
Katip ***
E-imzalıdır
Hakim ***
E-imzalıdır
TASHİH ŞERHİ
Her ne kadar mahkememiz gerekçeli kararında (kısa kararda) maddi hata nedeniyle "1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 677,56-TL geçici iş göremezlik zararı ve 1.314.584,68-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 1.315.262,24-TL maddi tazminatın davalı ... (...) Sigorta A.Ş. ve davalı ... A.Ş.'nin geçici iş göremezlik zararı yönünden ZMMS poliçelerinin 310.000,00-TL limitli sağlık/tedavi teminatından karşılanması, sürekli iş göremezlik zararı yönünden ise ZMMS poliçelerinin 310.000,00-TL limitli sakatlık/ölüm limiti ile sınırlı sorumlu olmaları ve bu teminat limitinden karşılanması (davalı sigorta şirketlerinin 677,56-TL geçici iş göremezlik zararı ve 310.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatından sınırlı sorumlu olmaları), davalı ... (...) Sigorta A.Ş. yönünden taleple bağlılık kuralı gereği 17/11/2017 tarihi itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 05/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları, davalılar T.C. ... ve ...'un ise yukarıda yazılı toplam 1.315.262,24-TL maddi tazminatın tamamından trafik kaza tarihi olan 14/09/2016 tarihinden itibaren sorumlu olmaları koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," şeklinde hüküm oluşturulmuşsa da, kısa kararda yazım ve hesap hatası nedeniyle sürekli iş göremezlik zararının 1.314.584,68-TL ve zararlar toplamının da 1.315.262,24-TL olarak sehven yazıldığı anlaşılmakla;
Hüküm kısmının"1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 677,56-TL geçici iş göremezlik zararı ve 1.314.084,68-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 1.314.762,24-TL maddi tazminatın davalı ... (...) Sigorta A.Ş. ve davalı ... A.Ş.'nin geçici iş göremezlik zararı yönünden ZMMS poliçelerinin 310.000,00-TL limitli sağlık/tedavi teminatından karşılanması, sürekli iş göremezlik zararı yönünden ise ZMMS poliçelerinin 310.000,00-TL limitli sakatlık/ölüm limiti ile sınırlı sorumlu olmaları ve bu teminat limitinden karşılanması (davalı sigorta şirketlerinin 677,56-TL geçici iş göremezlik zararı ve 310.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatından sınırlı sorumlu olmaları), davalı ... (...) Sigorta A.Ş. yönünden taleple bağlılık kuralı gereği 17/11/2017 tarihi itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 05/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olmaları, davalılar T.C. ... ve ...'un ise yukarıda yazılı toplam 1.314.762,24-TL maddi tazminatın tamamından trafik kaza tarihi olan 14/09/2016 tarihinden itibaren sorumlu olmaları koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," şeklinde düzeltilmesine ve işbu tahsis şerhinin gerekçeli kararın eki sayılmasına karar verildi. 17/03/2024
Katip ***
E-imzalıdır
Hakim ***
E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!