WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İZMIR FIKRI VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/116 Esas
KARAR NO : 2024/64
DAVA : Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli), Patent (Maddi Tazminat İstemli), Patent (Manevi Tazminat İstemli), Endüstriyel Tasarım (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 02/08/2022
KARAR TARİHİ : 18/04/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;üvekkili Şirket’in ... tescil numaralı tasarımın ve ... tescil numaralı faydalı modelin sahibi olup, söz konusu belgelerin dilekçesi ekinde sunulduğunu; davalılardan ... Ltd.Şti. yetkilisi ile diğer davalı ...’nin kardeş olduklarını, aralarında organik bağ bulunduğunu; taraflarınca önce ... firmasının tespit edildiğini, Davalı Şirket’e ait görselin dilekçe ekinde sunulduğunu; söz konusu Davalı Şirket’in üretim ve satış faaliyeti nedeniyle taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, Müvekkili Şirket ile davalıların anlaşamadıklarını; fakat işbu davayı açmadan önce diğer davalı ...'ye ait ekte sunulu videonun tespit edildiğini; söz konusu video uyarınca yapılan araştırmada ...'nin de diğer Davalı Şirket yetkilisinin abisi olduğunun anlaşıldığını ve arabuluculuk yoluna başvurulduğunu; Davalı tarafın da müvekkili’ne ait ürünü taklit ederek, üretim ve satışa konu ettiğinin tespit edildiğini; bu bağlamda davalı tarafla yasa gereği arabuluculuk görüşmesi yapılmış olduğunu; davalı tarafa ait ürün görselinin de dilekçe içeriğinde ve ekte sunulu olduğunu; dava dilekçesi içeriğinde sunulu görsellerden, davalı şirket’in, müvekkili’nin tasarımını birebir denecek şekilde kopyaladığı ve satışa sunduğunun görüldüğünü; tasarım ve faydalı model konusu buluşa konu olan ürünün, müvekkili firmanın mülkiyetinde bulunduğundan, bu bağlamda ürünler üzerinde tek hak sahibinin de müvekkili firma olduğunu; dilekçesi ekinde sunduğu ... numaralı tasarım tescilinden de görüleceği üzere, dilekçe içeriğinde görseli sunulu tasarımın, müvekkili firma adına kayıtlı olduğunu ve müvekkili’nin gerçek hak sahibi olduğunu; müvekkili’nin, iş bu dava konusu tasarımı uyguladığı yatak başlığı ürününü “şömineli yatak başlığı “ olarak isimlendirmiş olduğunu, bu konuda ciddi yatırımlar yaptığını; Davalı’nın üretim ve satış faaliyetlerinin, Müvekkili’nin tasarım hakkına ihlal oluşturduğunu; Dava dilekçesinde sunulu faydalı model teknik çiziminden de görüleceği üzere, Müvekkili Şirket’in, tasarımını aldığı ürünün tekniğini de korumakta olup, Davalı Taraf’ça ürünün, farklı bir tasarım ile üretim ve satışa konu edilmesinin de mümkün olmadığını; Müvekkili Şirket’e ait faydalı modelin 1 no.lu ana isteminin : “1. Görsel efekt sağlayan bir yatak başlığı olup, özelliği; -bir panel gövde (1), -panel gövdenin (1) en az bir bölümünde bulunan, çerçeve oluşturan bir açıklık (2), -açıklık (2) içerisinde; -görsel efekt sağlayan görsel malzemeler, birden fazla aydınlatma ünitesi (5), birden fazla pervane (6) ve bu açıklık (2) kısmını panel gövde (1) ile aynı hizada olacak şekilde kapatan bir transparan yapı veya -elektrikli plazma şömine içermesi ve -panel gövdenin (1) bulunan, yüzeyinde açıklık (2) içerisindeki görsel malzemenin veya elektrikli plazma şöminenin kontrol edilmesi için bir kontrol paneli (4),- açıklık (2) kısmına yerleştirilen malzemenin sabitlenmesi için birden fazla sabitleme elemanı (3) içermesi ile karakterize edilmesidir.” şeklinde belirtildiğini; istem yapısında koruma altına alınan hususların, muhatap taklit ürününde birebir yer aldığının açık bir şekilde görülmekte olduğunu; Davalı Taraf’ın, Müvekkili Şirket’e ait tasarımı ve faydalı modeli kullanarak üretim ve satış yapmış olduğunu, söz konusu üretim, satış ve satışa arz fiillerinin, gerek TTK, gerek SMK, gerekse FSEK’e aykırılık oluşturduğunu; Sınai Mülkiyet Kanunu'nun "Patent veya faydalı model hakkına tecavüz sayılan fiiller" başlıklı 141. Maddesi’nde sayılan hallerinin, faydalı model hakkına tecavüz sayılan fiiller arasında sayıldığını; SMK Mad.149’da, sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin talep edebileceği hususların belirtildiğini; SMK'nın Tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller başlıklı MAd.81/1 hükmü dikkate alındığında, somut olaydaki uyuşmazlığın, açıkça tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun kanun hükmüyle sabit olduğunu; yine aynı Kanun’un 150/1 maddesi uyarınca; “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür.” şeklinde düzenlenme getirildiğini; TTK madde 55/4 uyarınca; "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” haksız rekabet hali olarak düzenlendiğini; yapılan inceleme neticesinde, Davalı’nın fiillerinin SMK ve TTK uyarınca Müvekkili’nin faydalı model ve tasarım haklarına tecavüz oluşturduğunun tespiti, bunun akabinde haksız rekabet oluşturan faaliyetlere son verilmesi ile maddi ve manevi zararlarının karşılanması gerekliliği nedeniyle işbu davayı açmak zorunda kalmış bulunduklarını; - Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu madde 4’ün “Krokiler, resimler, maketler, tasarımlar ve benzeri eserlerin endüstriyel model ve resim olarak kullanılması, düşünce ve sanat eserleri olmak sıfatlarını etkilemez.” şeklinde düzenleme getirmiş olup, Müvekkili’ne ait tasarım, her ne kadar SMK uyarınca korunmakta ise de aynı zamanda FSEK madde 4 uyarınca da korunmakta olduğunu; FSEK madde 66 uyarınca; “Manevi ve mali hakları tecavüze uğrayan kimse tecavüz edene karşı tecavüzün ref’ini dava edebilir. Tecavüz, hizmetlerini ifa ettikleri sırada bir işletmenin temsilcisi veya müstahdemleri tarafından yapılmışsa işletme sahibi hakkında da dava açılabilir. Tecavüz edenin veya ikinci fıkrada azılı kimselerin kusuru şart değildir.” yine FSEK madde 70 uyarınca; “Manevi hakları haleldar edilen kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat ödenmesi için dava açabilir. Mali hakları haleldar edilen kimse, tecavüz edenin kusuru varsa haksız fiillere müteallik hükümler dairesinde tazminat talep edebilir." şeklinde düzenlenmiş olup, madde 71/3 uyarınca; “Bu Kanunda koruma altına alınan fikir ve sanat eserleriyle ilgili manevi, mali veya bağlantılı hakları ihlal ederek bir eserden kaynak göstermeksizin iktibasta bulunan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıyla cezalandırılır." şeklinde düzenlenmiş olduğunu; SMK madde 149 hükmünde, sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin talep edebileceği hususların belirtildiğini; Davalı’nın fiillerinin SMK uyarınca Müvekkili’nin faydalı model ve tasarım hakkına tecavüz oluşturduğunun tespit edilmesi nedeniyle işbu davayı açmak zorunda kalmış bulunduklarını; davalı tarafın, Müvekkili Şirket’in TTK , SMK ve FSEK uyarınca doğan ... tescil numaralı tasarım ve ... numaralı faydalı model haklarını ihlal etmesi nedeniyle işbu dava kesinleşinceye kadar teminatlı/teminatsız tedbir kararı verilerek, SMK ve TTK uyarınca haksız rekabet oluşturan faaliyetlerine son verilmesine, işyerinin tanıtımını sağlayan tabelalar, levhalar, dış camlar, haberler, kartvizitler, broşürler, reklam araçları, ..., sarı sayfalar vb. web sayfası ve işyerinin içerisinde bulunan diğer unsurlar üzerinden varsa Müvekkili’nin faydalı modeli ve tasarımı ile iltibasa sebep olan unsurların kaldırılması, ürünlerin ve bu ürünlerin üretilmesine yarayan kalıpların toplatılması ve el konulmasına; TTK ve SMK uyarınca Davalı’nın eylemlerinin Müvekkili’nin, ... tescil numaralı tasarım ve ... numaralı faydalı model haklarına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitine, haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine sonuçlarının ortadan kaldırılmasına; fazlaya ilişkin maddi tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla Davalı’nın elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığında 5.000,00.-TL maddi, 20.000,00.-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 25.000,00.-TL tazminata hükmedilmesine, belirlenecek tazminata tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren ticari faiz uygulanmasına; verilecek olan hükmün masrafı Davalı’ya ait olmak üzere yurtiçinde yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili ... Mobilya ve Sanayi Ticaret Ltd. Şti. tarafından başvurusu yapılan ve 11.03.2022 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından koruma altına alınan ... numaralı tasarımın, Davacı şirket tarafından işbu görülmekte olan davaya konu edilerek, ... tescil numaralı tasarımlarının Müvekkilleri tarafından taklit etmek suretiyle üretip ve satarak haksız rekabet oluşturduğu iddiasıyla işbu haksız davayı açtığını; Davacı şirket tarafından 02.08.2022 tarihinde açılan iş bu hukuki dayanaktan yoksun davaya karşı süresi içerisinde cevaplarını sunduklarını ve davanın reddini talep ettiklerini; bir tasarımın 6769 sayılı Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunabilmesi için SMK Madde 56 (1) uyarınca, “yenilik” ve "ayırt edici nitelik"kriterlerine sahip olması gerektiğini; SMK Madde 56(2) “Birleşik ürünün parçasının tasarımı aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olmalıdır. b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını karşılamalıdır.” SMK Madde 56(3) “Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade etmektedir” düzenlemelerinin bulunduğunu; Yenilik yönünden, bir tasarımın aynısının, tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın “yeni” kabul edildiğini; tasarımların sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edildiğini; yenilik tanımındaki küçük ayrıntının sınırlarının, somut olaya göre farklılık göstermekte olduğunu; aynı tasarımlardaki renk veya malzeme gibi farklılıkların, çoğu zaman tek başına bir ürünü farklılaştırmada yeterli olmadığından küçük ayrıntı olarak nitelendirildiğini; zira bu özelliklerin, tasarımın görünüm özellikleri açısından aslî unsuru oluşturmamakta ve istisnaî bazı durumlar haricinde tasarımın kimliğini etkilememekte olduğunu; bu kapsamda, tasarımın birebir aynı olduğu durumlarda sadece renk, malzeme veya boyutsal farklılıklarla ilgili başvuru sahiplerinin, ek tasarım başvurusu yapmasının tavsiye edilmemekte olduğunu; tasarım başvurularının yenilik kriterine sahip olup olmadığının, Tasarımlar Dairesi Başkanlığı tarafından incelendiğini, yenilik kriterine sahip tasarımların Bülten’de yayımlandığını, yeni olmayan tasarımların ise reddedildiğini; başvuru sahiplerinin reddedilen tasarım başvurularına ilişkin itirazları ile üçüncü kişilerin tasarım tescili kararına ilişkin itirazlarının, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı tarafından değerlendirildiğini; ayırt edicilik yönünden, bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenimin, tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edildiğini; ayırt ediciliğin, tasarımın korunabilmesi için kıyaslanan tasarımlarla arasındaki farklılığın seviyesinin belirlenmesi için konulmuş bir kriter olduğunu; Kanun’da yer alan bilgilenmiş kullanıcının, özel bir bilgiye sahip olmadan markalar alanında markaları karşılaştırabilen ortalama tüketici kavramı ile ilgili sektörde teknik bilgiye sahip uzman arasındaki kişi olduğunu; ayırt edici niteliğin belirlenmesinde tasarımların karşılaştırılmasını yapacak bilgilenmiş kullanıcının üretici, satıcı, tasarımcı veya teknik uzman olmadığını; sektörde bu tür tasarımların olduğunu bilen, dikkatli ve deneyimli ürün kullanıcısı olduğunu; ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesinin dikkate alındığını; tasarımcıların, sektörel ve fonksiyonel bazda her zaman aynı derecede seçenek özgürlüğüne sahip olmadıklarını, tasarımlarını yaparken belirli sınırlar içinde kalmaları gerekebildiğini; örneğin, bir tasarımcının, belirli standartlar çerçevesinde tasarlamak zorunda olduğu yangın tüpündeki seçenek özgürlüğü serbestliği ile iki boyutlu desen tasarımında sahip olduğu seçenek özgürlüğü serbestliğinin aynı olmadığını, diğer bir deyişle, tasarımcı ne kadar seçenek özgürlüğüne sahipse tasarımı o derece farklılaştırabildiğini; tasarım başvurularının ayırt edici niteliğe sahip olup olmadığının Kurum tarafından resen incelenmemekte olduğunu; üçüncü kişilerin tasarım tescilinin ayırt edici nitelik kriterini taşımadığına ilişkin itirazı var ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı tarafından değerlendirildiğini; Müvekkili’ne ait görsel(...) ile mesnet görselin(...) dilekçesi içeriğinde sunulduğunu; bir tasarımın 6769 sayılı Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunabilmesi için "yenilik" ve "ayırt edici nitelik" kriterlerine sahip olması gerektiğini; tasarımların sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edildiğini; sunulan görsellerden, her iki tasarım ayrıntılarına dikkat edildiği takdirde ortalama tüketicinin ayırt edebilecek düzeyde olduğunun görüldüğü; dilekçesi içeriğinde sunduğu koltuk tasarımları(Şekil 155, Şekil 156) ile ilgili olarak, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun her iki koltuk tasarımındaki kolçakların biçimlerini ve açılarını, oturma yerlerinin alın kısımlarını ve yaslanma yerlerindeki çıtaların bitişik/ayrı döşenmesini, belirgin farklılıklar olarak değerlendirdiğini ve tasarımın tescil edilmiş olduğunu; dilekçesi içeriğinde sunduğu avize tasarımları(Şekil 157, Şekil 158) ile ilgili olarak, YİDK’nun, avize tasarım başvurusunda da ahşap uç kısımlarında jut bitkisinden halatın sarılı, ampül duylarının dışarıda ve görünür durumda olmasını, belirgin biçimde farklılık olarak değerlendirdiğini ve tasarımın tescil edilmiş olduğunu; Buna göre Müvekkili’nin karyola başlığı ve Davacı Şirket’in yatak başlılığı ile farklılık göstermekte olduğunu; 6769 Sayılı SMK Madde 56 (1)’de "Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur." ; Madde 56 (4) (a)'da "Bir tasarımın aynısı tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir." denilmekte olduğunu; ...-1 başvuru numaralı yatak başlığı isimli tasarımının yeni olmadığının, Müvekkil tarafından ve üçüncü kişiler tarafından yıllar öncesinden günümüze değin üretilip satıldığının detaylı olarak izah edileceğini; ...-1 başvuru numaralı tasarım başvurusunun, üçüncü kişiler tarafından piyasaya sürülmüş görsellerine, dilekçesi içeriğinde yer verdiğini ve görsellerin bulunduğu linklerin görsellerin altında belirtildiğini; yine dilekçesi içeriğinde ... başvuru numaralı 11.01.2022tescil tarihli, ... başvuru nolu11.01.2022 tescil tarihli, ... başvuru nolu 16.03.2022 tescil tarihli, ...başvuru nolu 05.11.2021 tescil tarihli tasarım görsellerini sunduğunu; açıklanan sebeplerden kaynaklı, Davacı Şirket’in, dava dilekçesinde bahsettiği gibi şömine detayının Davacı Şirket’e ait olmadığını ve bir çok firma tarafından kullanıma açık bir tasarım olduğunu; dolayısıyla Müvekkili ... Mobilya ve Sanayi Ticaret Ltd. Şti.’nin, ... tasarım numaralı başvurusunda bulunan karyolanın bütün olarak değerlendirilmesi ve şömine detayının tasarımın bir parçası olduğunun göz önünde bulundurulması gerektiğini; Davacı Şirket’in, şömine simülasyonunu tekelleştirip tasarım üzerinde haksız kazanç sağlamaya çalışmakta olduğunu; Davacı Şirket’in FSEK'e dayanan iddiasının, dayanak ürün tasarımı eser niteliğinde olmadığından hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu; FSEK m. 4/4 uyarınca her tasarımının eser niteliğine sahip olmayacağının açık olduğunu; sadece "estetik değere" sahip olan moda tasarımlarının bu korumadan yararlanabileceğinin düzenlenmiş olduğunu; dava konusu tasarımın eser niteliğinde olduğu iddiasını kabul etmediklerini; Davacı Şirket’in, tasarımının, faydalı model tekniğinin korunması amaçlı yaptığı ... numaralı başvurunun hala neticelenmemiş olduğunu; bu durumda Davacı Şirket’in, tasarımının faydalı model tekniğinin korunduğunu belirterek halihazırda neticelenmemiş başvurusunu dayanak göstererek kötü niyetli olarak işbu davayı açtığının ortada olduğunu; Davacı Şirket’in, tasarımının faydalı model tekniğinin taklit edildiğine ilişkin iddiaları ispatlayacak bir tespiti de bulunmadığını; Davacı’nın ihtiyati tedbir talebinin, hem haksız hem de kapsamı itibarı ile yargılamayı gerektirdiğinden, işin esasına girilmeden, savunma ve karşı dava dinlenmeden ve Davacı lehine dava sonucunu sağlayacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
TPMK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı adına ... nolu tasarım ve ... numaralı faydalı model davalı tarafça tecavüz teşkil edecek şekilde kullanım olup olmadığı haksız rekabetin bulunup bulunmadığı bu fiile bağlı olarak maddi ve manevi tazminat taleplerinin haklı yerinde bir talep olup olmadığına ilişkin yapılan yargılama sonucunda; davacı adına ... ve ... numaralı faydalı modellerinin kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Davacının ... nolu tasarımın yatak başlığı olup gündelik kullanıma mahsus ticari amaçla üretilmiş karyolanın yatak başlığı olarak kullanılmak üzere üretilen ürün olduğu, davalı adına tescilli ... nolu karyola ürününün başlık (yatak başlığı) bölümünün davacıya ait tasarıma genel izlenim itibariyle benzer olduğu sadece desen farklılığının bulunduğu, davacıya ait tasarım ürününden ayırt edici nitelik taşımadığı dolayısıyla davacının bu tasarıma ait hakkını ihlal ettiği (tecavüz fiilinin oluşturduğu) anlaşılmıştır.
Davacı adına ... nolu faydalı modelin istemler bölümünün yapılandırılmasının, bir bağımsız istemi ile bağımsız istemi atıf yoluyla oluşturulmuş altı adet bağımlı istemle şekillendirildiği davalıya ait ürünlerde ise bir nolu bağımsız istemde yer alan unsurların tamamının aynı veya eşdeğer olarak bulunduğu dolayısıyla SMK'nın 141/1-b maddesinde düzenlenen ihlalin oluştuğu dosyadaki tüm bilgi ve belgeler ve alınan bilirkişi raporuyla anlaşılmış olup davacının seçtiği yöntem kapsamında maddi zarar olarak hesaplanan 221.941,35 TL'nin haksız fiil başlangıç tarihinden itibaren manevi tazminat talebinin kısmen kabulüyle 15.000,00 TL'nin haksız rekabet başlangıç tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine fazlaya ilişkin manevi zarar talebinin reddine, davalıların davacıya ait tasarım ve faydalı modellerine tecavüz fiillerinin ve haksız rekabetin tespitine, tespit edilen ürünlere el konulmasına, üretimde kullanılan kalıplara el konulmasına ve bu kalıpların imhasına, iş yerinde dava konusu benzer ürünlere ait broşür, kartvizit ve benzeri iltibasa sebebiyet verecek tüm üretimlerin ortadan kaldırılmasına, tecavüz teşkil eden fiillerin menine, dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kabulü ile, davalıların davacıya ait tasarım ve faydalı modellerine tecavüz fiillerinin ve haksız rekabetin tespitine, tespit edilen ürünlere el konulmasına, üretimde kullanılan kalıplara el konulmasına ve bu kalıpların imhasına, iş yerinde dava konusu benzer ürünlere ait broşür, kartvizit ve benzeri iltibasa sebebiyet verecek tüm üretimlerin ortadan kaldırılmasına, tecavüz teşkil eden fiillerin menine, refine,
2-Davacı vekilinin maddi tazminat talebinin kabulü ile 221.941,35 TL'nin haksız rekabetin fiilinin başlangıç tarihinden itibaren ticari faizle davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
3-Davacı vekilinin manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL'nin haksız rekabetin fiilinin başlangıç tarihinden itibaren ticari faizle davalılardan alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,
4-Alınması gereken 16.185,46 TL peşin karar harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 426,94 TL harç ve 3704,82 TL ıslah harcından mahsubuyla, eksik 12053,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan toplam 4131,76 TL harcın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (tecavüz davası yönünden) hükmedilen ücret hesap ve takdir edilen 25500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (maddi tazminat) hükmedilen ücret hesap ve takdir edilen 35291,20 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne (manevi tazminat talebinin kabulü yönünden) göre hesap ve takdir edilen 15.000 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalılar duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne madde (reddedilen manevi tazminat talebi yönünden ) hükmedilecek ücret, hesap ve takdir edilen 5.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan toplam 6189,00 TL yargılama giderinin kabul/red oranı kapsamında 4951,20 TL'sinin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı ... Mobilya tarafından yapılan toplam 2400,00 TL yargılama giderinin kabul/red oranı kapsamında 480,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı ... tarafından yapılan toplam 2000,00 TL yargılama giderinin kabul/red oranı kapsamında 400,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,
12-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı.18/04/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı