T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/150 Esas
KARAR NO : 2024/156
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/02/2024
KARAR TARİHİ : 18/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
müvekkili hakkında 17/02/2023 tarihinde İzmir .... İcra Dairesi ... E. Sayılı icra dosyası ile icra takibine geçildiğini, müvekkiline ödeme icra emrinin 03/01/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, süresinde takibe itiraz edilememesi sebebiyle takibin kesinleştiğini, müvekkiline gönderilen ödeme icra emrine dayanak olarak 26/01/2023 tarih ve 30.000 TL bedelli ödeme dekontu gönderildiğini ve dekont açıklamasının "... Senet Karşılığı Borç" şeklinde olduğunu, yapılan ödemenin senede karşılık bir borcun ödemesi olduğunu, bir alacağın söz konusu olmadığını, herhangi bir ödünç durumunun olmadığını, senetli bir borcun ödemesinin yapıldığı hususunun bu yazılı delille açıkça ortada olduğunu, taraflarınca İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... D. İş. ve ... K. Sayılı dosya ile teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verildiğini, müvekkilinin havale yolu ile gönderilen bedelden dolayı davalı ...'a herhangi bir borcu olmadığını belirterek İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... D. İş. Ve ... K. Sayılı dosya ile verilen ihtiyati tedbir kararının devamına, İzmir .... İcra Dairesi ... E. Sayılı icra dosyası ile başlatılan takibin durdurulmasına, müvekkilinin davalı ...'a borçlu bulunmadığının tespitine, bu aşamada icra marifetiyle dosyanın tahsili halinde ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle müvekkiline geri ödenmesine, haksız başlatılan icra takibi sebebiyle takip miktarı üzerinden %20' den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
TTK’nın 4. maddesine göre; ticarî davaların iki grup altında incelenmesi mümkündür. Bunlar; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletmeyle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ticarî sayılan davalar (mutlak ticari davalar) ile her iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğan davalar (nispi ticari davalar)dır. Mutlak Ticari Dava; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticari nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava olarak sayılan davalar olup, TTK’nın 4/1. maddesinde a ve f bentlerinde 6 bent halinde sayılan dava türleri mutlak ticari davadır.
Nisbi ticari dava ise; her iki tarafı tacir olan ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nisbi ticari dava olarak adlandırılmaktadır.
TTK’nın gerekçesinde; ticari davalar ile ticari olmayan hukuk davalarını ayırmada kullanılan kıstasın “bir yandan her iki tarafın tacir sıfatı ve uyuşmazlığın konusunu teşkil eden işin bu sebepten dolayı ticari sayılması keyfiyeti, diğer yandan tarafların sıfatına bakılmaksızın sadece işin ticari mahiyeti” olduğu açıklanmıştır.
Bu anlamda bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısında; davacının 01/01/2022-31/12/2022 tarihleri arasında 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80. maddesinin 6. maddesi kapsamında değer artış kazancı (diğer kazanç ve iratlar) yönünden gelir vergisi kaydının açıldığı, bahsi geçen gelir türünün 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 172. maddesinde defter tutmaya mecbur olan gerçek ve tüzel kişiler arasında sayılmadığı dolayısıyla da defter tutma yükümlülüğünün bulunmadığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Ege Vergi Dairesi Müdürlüğünün cevabi yazısında; davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu (2.sınıf tüccar) olduğu bildirilmiştir. Buna göre davacının işletme hesabına göre defter tutan ikinci sınıf tüccar olduğu görülmektedir. İkinci sınıf tüccar, tacir sayılmamaktadır. Davacının tacir olmaması nedeni ile eldeki davanın nispi ticari dava olmadığı görülmüştür.
TTK'nın 5. maddesine göre aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, Asliye Ticaret Mahkemesi, ticari davalara bakmakla görevlidir. Dava konusu uyuşmazlık mutlak veya nısbi ticari dava niteliğinde olmadığından, mahkememizin görevi içine girmemektedir. Uyuşmazlığın ticari dava olmaması nedeniyle genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi bu davanın yargılamasını yapmakta görevlidir.
HMK'nın 114. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendine göre, görev dava şartıdır. Aynı Kanunun 115/1. maddesi gereği mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK'nın 138. maddesine göre, mahkeme dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebilir.
Dosya kapsamına göre, dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu davanın her aşamasında görev ile ilgili karar verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliği nedeni ile, HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerektirici nederlerle:
1-Açılan davanın USULDEN REDDİ İLE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi gereğince, tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceklerinin, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-Tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri durumunda dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/03/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!