T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/716 Esas
KARAR NO : 2024/235
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 23/09/2023
KARAR TARİHİ : 02/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait elektrik aboneliğinde müvekkili şirketin görevlilerince yapılan denetleme sırasında kaçak elektrik kullanımının tespit edilerek tutanak düzenlendiğini, kaçak elektrik tutanaklarına dayanılarak davalı adına kaçak elektrik faturası oluşturulduğunu, davalının kaçak elektrik faturalarını ödememesi üzerine davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile toplam 76.506,80TL takip çıkışı üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının söz konusu icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenlerle, davalının İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan davalının nasıl alacak tutarının %20’sinden az olmamak üzere İcra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Kimya İnşaat Metal Turizm Danışmanlık Oto Kiralama San. Tic. Ltd Şti'nin kiracı olduğu... Gaziemir / İzmir adresindeki iş yerinde ... Tesisat Numarası ile davalı şirket nezdinde aboneliği bulunduğunu, dava konusu iş yerinin organizasyon konularında ( düğün , nişan , kına v.b ) faaliyet gösterdiğini, söz konusu iş yerinin 2021 - Mart/ Kasım ayları arasında ... isimli alt kiracıya devredildiğini, bu dönem içerisinde alt kiracının mevcut elektrik aboneliğini... Elektrik firmasına taşıdığını, alt kiracının taşınmazı tahliye ettikten sonra tekrar müvekkil şirketin iş yerinde faaliyette bulunmaya başladığını, 2021-Kasım ayında davalı şirkete aboneliğin tekrar taşındığını, hemen akabinde son ödeme tarihi 26.11.2021 olan 3.022,30 TL bedelli elektrik faturasının davalı şirket tarafından düzenlendiğini, bu faturanın müvekkil şirket tarafından ... Gaziemir Şubesine verilen otomatik ödeme talimatı ile ödendiğini, daha öncesinde de müvekkili şirket tarafından faturaların düzenli olarak ödendiğini, bu ödemeden sonra herhangi bir fatura düzenlenmediğini ve müvekkil şirkete gönderilmediğini, bu konuda müvekkil şirket tarafından araştırma yapıldığını ve davalı şirket ile görüşüldüğünü, bunun üzerine müvekkil şirketin abonelik kaydının görünmediği ve olmadığının söylendiğini, akabinde Narlıdere şubesine gidilmesinin müvekkili şirkete iletildiğini, Narlıdere Şubesinde yetkililerle yapılan görüşmeden sonra müvekkil şirketten dilekçe istendiğini, bunun üzerine ... evrak numaralı 15.02.2022 tarihli matbu form çalışanlar tarafından doldurularak imzalatıldığını ve sorunun çözüleceğinin müvekkile iletildiğini, ancak bu tarihten sonra da müvekkil şirkete fatura veya tutanak gönderilmediğini, daha sonra aşağıda detayları belirtilen icra dosyaları işleme konulduğunda yapılan itirazın fatura gelmemesinden kaynaklı şikayet olarak işleme alınmadığı ve kaçak kullanım bedeli itirazı olarak işleme alındığının anlaşıldığını, müvekkili şirket adına... sözleşme hesap numaralı kaçak enerji tüketim bedeli açıklaması altında 75.228,52 TL Kaçak Elektrik Bedeli 1.083,29 TL Gecikmiş Gün Faizi 194,99 TL Faizin KDV 'si olmak üzere 76.506,80 TL toplam tutarında İzmir... İcra Dairesinin ...E. Numaralı dosyasından icra takibi yapıldığını ve 01.04.2022 tarihinde tebliğ olunduğunu, müvekkil şirket tarafından 08.04.2022 tarihinde İzmir ... İcra Dairesinin... E. Numaralı dosyasında yer alan icra takibine itiraz edildiğini, bu süre aralığında müvekkili şirketin davacı şirket yetkilileri ile tekrar görüştüğünü ve yetkililer tarafından abonelik açılışının yapılarak elektriğin kullanılabileceğinin müvekkil şirkete iletildiğini, ancak bu süre zarfında da tekrar herhangi bir fatura müvekkil şirkete tebliğ edilmediğini, bilahare müvekkili şirkete ... fatura numaralı 13.11.2023 son ödeme tutarlı 723.195,47 tutarlı faturanın tahakkuk ettirildiğinin görüldüğünü, İzmir ... İcra Dairesi... E. Numaralı dosyası ile de 723.021,17 TL ( Kaçak Elektrik Bedeli ) , 22.235,33 TL ( Diğer ) , 4.447,07 TL ( Diğer ) olmak üzere 749.703,57 TL Toplam Alacak olmak üzere müvekkil şirket aleyhine takip başlatıldığını, işbu takibe yasal süresi içerisinde borca , faize ve tüm ferilerine de itiraz edildiğini, müvekkili şirketin kaçak elektrik kullanmadığını, dava konusu adreste kullanılmakta olan elektrikli cihazlar ve bunlara bağlı olarak yapılan günlük sarfiyat rakamları göz önüne alındığında, müvekkile tahakkuk edilen faturaların fahiş miktarda olmayıp, müvekkilin ve söz konusu işletmenin ödeme gücünü aşmadığını, bu sebeple müvekkilin kaçak elektrik tüketimi yapmasını gerektirecek bir durumun da söz konusu olmayacağını, müvekkilin makul düzeyde faturaları ödemekten kaçınmak için somut olaydaki gibi yüksek miktarda cezaları ödeme riskine girmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacı şirket tarafından yapılan faturalandırmadaki kaçak kayıt dökümünde kaçak tarifedeki kw hesabının neye göre yapılığı belli olmadığını, ayrıca müvekkili şirkete herhangi bir kaçak elektrik kullanıldığına dair tutanak tebliğ edilmediğini, bu yüzden davacı kurumun hangi neden ve ne şekilde kaçak elektrik kullanıldığını tespit ettiğinin anlaşılamadığını, tutanakta dağıtım şirketi görevlilerinin dışında abone/kullanıcı ve tanık imzalarının olmadığını, ayrıca her ne kadar müvekkilinin bilgisi dışında tutanak tutulmuş olsa bile; tutanakta sayaç bilgileri, sayacın modeli, numarası, olay anındaki kullanım kw değeri, akım oranının yazılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Tarafların iddia ve beyanları,
3-İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dava dosyası,
4-Davalı... Vergi Numaralı...Kimya İnşaat Metal Turizm Danışmanlık Gıda Oto Kiralama Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı, Kaçak Kullanım Faturaları, Kaçak Kayıt Dökümleri ve davaya dayanak oluşturabilecek tüm bilgi ve belgeleri
5-Davalı... Vergi Numaralı ... Kimya İnşaat Metal Turizm Danışmanlık Gıda Oto Kiralama Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nin kaçak kullanım süresince kaçak kullanılan abonelik bilgi ve belgeleri,
6-Elektrik Mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen 22/04/2024 havale tarihli bilirkişi raporu,
7-Davalı vekilinin 24/04/2024 havale tarihli dilekçesi,
8-Sair deliller
DAVA KONUSU :
Açılan dava, davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı kapsamında çerçevesinde davacı şirketi tarafından davalı adına düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının ...Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi olduğu, borçlunun davalı ... Kimya İnşaat Metal Turizm Danışmanlık Gıda Oto Kiralama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 76.506,80-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Davacı vekili, dava konusu itirazın yöneltildiği ödeme emrinin tanzim edildiği icra dosyasından feragat edildiği, bu kapsamda icra dosyasının kapatıldığından davanın konusuz kaldığı beyanını içerir dilekçesini mahkememize sunmuştur.
Uyap sistemi üzerinden yapılan inceleme neticesinde, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında alacaklı davacı vekili tarafından 08/03/2024 tarihli dilekçe ile dosyadan feragat ettiklerini içerir dilekçelerini icra müdürlüğüne sunmuş olduğu, 10/03/2024 tarihli tensip tutanağında belirtildiği üzere alacaklı vekilinin talebi üzerine icra dosyasının kapatılmasına karar verildiği görülmektedir.
Bu aşamada, davanın konusuz kalması hususunda genel açıklama yapılmasında yarar vardır.
İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır (28/11/1956 tarih ve 15/15 sayılı İBK). Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir nedenle dava konusunun ortadan kalkması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır.
Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun yada Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Bu durumda, mahkemenin, bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmesi gerekmektedir.
Borçlunun dava açıldıktan sonra yaptığı ödemeler veya borcu kabul beyanı ise mahkemenin davayı devam ettirip davayı sonuçlandırmasına, takibe yapılan itirazda haksızlık durumuna göre inkar tazminatına hükmetmesine engel teşkil etmez. Ancak verilecek kararda, sonradan yapılan ödemelerin tahsilde tekerrüre meydan verilmemesi kaydıyla infazda nazara alınması belirtilmelidir. ( Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.12.2015 tarih ve 2014/19- 525 E., 2015/2839 K. Sayılı ilamı )
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun esastan sonuçlanmayan davada yargılama giderlerini düzenleyen 331. maddesinde davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir edeceği düzenlenmiştir.
İcra dosyasına sunulan icra takibinin işlemden kaldırılması talepli dilekçede, alacaklı vekilinin dosya borcunun haricen tahsil edildiğinden bahisle dosyanın feragat sebebiyle kapatılmasını talep ettiği görülmekte olup, bu kapsamda davacı, dava açıldıktan sonra takipten feragat etmekle takibinde haksız olduğunu kabullenmiş bulunmaktadır. Hukuk yargılamasının genel ilkelerinden olan ''Her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki sebeplere ilişkin koşullara göre hükme bağlanır.'' ilkesi gereğince takibinde haksız olduğunu kabul etmiş olan davacının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olacağı izahtan varestedir.
Dava dilekçesine konu edilen bedelin faturaya dayalı olduğu, akabinde icra takibi başlatıldıktan sonra alacaklı vekilinin sunmuş olduğu dilekçesi ile dosyanın feragat sebebiyle kapatılmasını talep ettiği gözetildiğinde, takibin açılmasına davacı tarafın sebebiyet verdiği kanaatine varılarak, harçlar, yargılama gideri ve vekalet ücreti bu doğrultuda değerlendirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Dosya ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, davalıya ait ticaret sicil kayıtları, davalıya ait vergi sicil kayıtları, davacı vekilinin 24/04/2024 tarihli beyan dilekçesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı kapsamında çerçevesinde davacı şirketi tarafından davalı adına düzenlenen faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, İzmir,.. Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 76.506,80-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, yargılamanın devam ettiği sırada alacaklı vekilinin talebi üzerine icra dosyasının kapatılması neticesinde davanın konusuz kaldığı, dava dilekçesine konu edilen bedelin faturaya dayalı olduğu, kaçak elektrik kullanım faturasına karşılık olarak davalı tarafından iade faturası düzenlendiği, davacı şirket tarafından faturanın iptal edildiği, akabinde icra takibi başlatıldıktan sonra alacaklı vekilinin sunmuş olduğu dilekçesi ile dosyanın feragat sebebiyle kapataılmasını talep ettiği gözetildiğinde, takibin açılmasına davacı tarafın sebebiyet verdiği göz önünde bulundurularak, açılan davanın konusuz kalması sebebiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın konusuz kalması sebebiyle ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/05/2024
Katip ...
e-imza
Hakim...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!