WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

İZMIR 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/692 Esas
KARAR NO : 2024/177
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 15/09/2023
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/04/2023 tarihinde sürücü ... ... idaresindeki... plakalı aracı ile İzmir-Bayraklı Altınyol istikametinde seyir halinde iken önde seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu hasar meydana geldiğini, müvekkiline ait ... 1.6 CRDI Mode , 2017 Model,... plaka sayılı araçta yaklaşık 42.500,79-TL (KDV Dahil) hasar meydana geldiğini, bu hasar nedeniyle kusurlu aracın ZMMS (trafik) ... nolu poliçeyi tanzim eden davalı ...Sigorta A.Ş.’ne ihbarda bulunulduğunu lakin sigorta şirketince değer kaybı bedeli ödemesi yapılmadığını,... plakalı aracın sürücüsü ... ...'ın kaza tespit tutanağı ve kazanın oluş şekli, olay yeri resimleriyle beraber değerlendirildiğinde %100 (tam ve asli) kusurlu olduğunu, bu nedenle trafik sigortacısı olan davalının limiti dahilinde, diğer davalıların ise tüm zarardan tam olarak sorumlu olduklarını, araçta oluşan değer kaybının kaza nedeniyle oluşan hasardan kaynaklanmasından ötürü karşılanması gerekiğini, müvekkilinin meydana gelen trafik kazası sonrasında aracını tamirat için servise bıraktığını, bu nedenle aracından yararlanamadığını, bir çok külfete katlandığını, katlanılan bu külfetlerin tamamının da dava konusu trafik kazası sonucu davacı aracının hasarlanması sebebinden doğduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 10,00 TL değer kaybı bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen hasarı ret tarihinden (sigorta şirketleri açısından ret tarihi- diğer davalı açısından kaza tarihinden), 10,00-TL ikame araç bedelinin ise davalı ... ...'dan kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile yargılama giderleri tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen 13/04/2023 tarihli kazaya karıştığı belirtilen... plakalı aracın müvekkili şirkete 16/09/2022 - 16/09/2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçede belirtilen araç başı teminat limitinin 100.000,00-TL olduğunu, davacının müvekkili şirkete yapmış olduğu başvuru neticesinde hasar dosyası açılarak davacının kasko sigortacısı olan... Sigorta A.Ş.'ye 23.590,08 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, davacı vekiline 29.491,62 TL değer kaybı ödemesi yapıldığını ve müvekkili şirketin bakiye borcu bulunmadığını, Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel ve Özel Şartları uyarınca müvekkili şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunun ancak sigortalısının kusurlu olması halinde doğduğunu ve kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, şayet bir hesaplama yapılacak ise yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar ekine göre yapılması gerektiğini, gerçek değer kaybının belirlenebilmesi için gerekli kriterlerin incelenmesi ve bu incelemenin de alanında uzman bilirkişi kanalı ile yapılması gerektiğini, aracın ağır hasar halinin olup olmadığının tespit edilip aracın ağır hasar kaydı bulunması halinde değer kaybı talebi reddedilmesi gerektiğini,... plakalı aracın daha önce hasara uğrayıp uğramadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının talep etmiş olduğu rapor ücreti, ikame araç bedeli vb. yargılama gideri taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini belirterek yapılan ödeme nedeniyle davanın reddine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise, davacının aracının daha önce kazaya karışıp karışmadığının tramer kayıtlarının celp edilerek tespitine, Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmasına, davacının tazminat talebine yönelik bilirkişi raporu alınmasına ve yapılacak hesaplamanın Yürülükte bulunan ve Resmi Gazete'de Yayınlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar Eki uyarınca yapılmasına, huzurdaki dosyaya yürürlükteki 7327 sayılı Kanunun uygulanmasına, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden, dava tarihinden itibaren taraflar açısından yasal faiz uygulanmasına, haksız ve fahiş olan maddi tazminat talebinin ve davanın reddine, haksız ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddi ile aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; gerçek değer kaybının belirlenebilmesi için gerekli kriterlerin incelenmesi ve bu incelemenin de alanında uzman bilirkişi kanalıyla yapılması gerektiğini, aracın ağır hasar halinin olup olmadığının tespit edilerek aracın ağır hasar kaydı bulunması halinde değer kaybı talebinin reddedilmesi gerektiğini, davacının "10,00TL ikame araç bedelinin ise davalı ... ... 'den kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile yargılama giderlerinin tahsili" istemine ilişkin araçtan mahrumiyet durumunu gösterir herhangi bir delil ileri sürülmediğini ve araç tamirinin ne kadar sürdüğünün de belirtilmediğini, dolayısıyla bu aşamada ikame araç bedeli isteminde bulunulmasının hakkaniyete aykırı ve dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın usulden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU:
Açılan dava, 13/04/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacıya ait... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle oluşan değer kaybı bedeli ve ikame araç bedelinin belirlenmesi ve belirlenecek değer kaybı zararının davalıların tümünden müştereken ve müteselsilen, ikame araç bedelinin ise davalı ... ...'dan olmak üzere tazmini ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.
İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
Somut olay mahkememizce değerlendirilerek gerekli evrak ve belgelerin temini akabinde dosya bir trafik alanında uzman ile bir otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 02.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kazaya karışan... plakalı araç sürücüsü ... ...'ın, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun asli kusurlardan Madde 84 *Arkadan çarpma' ve yönetmeliğin diğer kusurlardan Madde 107 “Araçlar arasındaki mesafe” kuralını ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu, kazaya karışan... plakalı araç sürücüsü ...'ın, bu kazanın oluşumunda etken olmadığı; bahse konu... plaka sayılı araçta kaza tarihi itibariyle 50.000,00.-TL değer kaybı meydana gelebileceği, davalı sigorta şirketinin, davacı tarafa değer kaybı bedeli olarak 04.08.2023 tarihinde 29.491,62.-TL ödeme yaptığı, buna göre davalı sigorta şirketinin bakiye değer kaybı yükümlülüğünün 20.508,38-TL olabileceği kanaatine varıldığı; davaya konu hasarlı... plaka sayılı aracın mevcut hasarı dikkate alındığında makul tamir süresinin düzenli ve sistemli bir çalışmayla 10 iş günü olduğu, yapılan piyasa araştırmaları neticesinde aynı donanım ve teknik özelliklere sahip bir aracın kaza tarihinde günlük kiralama bedelinin 500,00-TL olduğu, buna göre aracın onarımı süresince ikame araç bedelinin 5.000,00-TL olabileceği hususlarında görüş ve kanaatlerini içerir raporlarını dosyaya sunmuşlardır.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında davacı vekilinin 12.01.2024 tarihinde "...İş bu dava konusu değer kaybı bedeli bakımından sigorta şirketinden taleplerimiz karşılanmış olup değer kaybı talebimiz ile ilgili feragaten karar verilme ile tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,arabuluculuk ücretinin sigorta şirketine yüklenmesine,dosyada yer alan ikame araç bedeli talebimizin davalı asil yönünden devamına karar verilmesi vekil eden adına saygıyla arz ve talep olunur." şeklinde beyanını içerir feragat dilekçesini ve ekinde yer alan ibraname ve sulh anlaşmasını dosyaya sunduğu görülmüştür.
Mahkememizin... Esas sayılı dosyasında davalı ...Sigorta Şirketi vekilinin 12.01.2024 tarihinde "davacı vekili ile sulh olmak ve talep hususunda karşılıklı ibralaşmakla; huzurdaki davada, vekalet ücreti ve / veya yargılama gideri hususunda hiçbir talebimizin olmadığını ve doğabilecek arabuluculuk ücreti ve harçlardan davalı müvekkilimiz ...SİGORTA ŞİRKETİ'nin sorumlu olacağını beyan eder, davacının feragat beyanı doğrultusunda gereğinin yapılmasını saygı ile bilvekale arz ve talep ederiz." şeklinde beyanını içerir feragat dilekçesini dosyaya sunduğu görülmüştür.
Vekaletnamesinde özel olarak davadan ve kanun yollarından feragat etmeye yetkisi bulunan davacı vekili 12/01/2024 tarihli dilekçesinde ve 28/03/2024 tarihli duruşmada değer kaybı alacağının ödenmesi nedeniyle davalı ...Sigorta Şirketi yönünden davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Feragat, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 307. maddesinde; ''Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. İrade bozukluğu hâllerinde, feragat ve kabulün iptali istenebilir.
Feragat beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.
Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesinde, davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır, hükmü yer almaktadır.
HMK.nun 310.maddesi hükmüne uygun olarak davacı vekilinin değer kaybı talebinden feragat ettiği anlaşılmakla bu talep yönünden feragat nedeniyle reddine karar verme gereği doğmuştur.
İkame araç bedeli yönünden yapılan inceleme neticesinde;
Davacı vekilinin 12/01/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile özetle; 10,00 TL olarak talep ettikleri ikame araç bedeli taleplerini 4.990,00-TL arttırarak toplamda 50.000,00-TL'ye yükselttiklerini belirterek 5.000,00-TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı asilden tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini beyan ettiği ve dava değeri üzerinden eksik harcı Mahkememiz veznesine yatırdığı anlaşılmıştır
Davacı vekili 28/03/2024 tarihli duruşmada "Değer kaybı alacağımızdan ödeme nedeniyle feragat ediyoruz, ikame araç ücreti talebimiz davalı ... yönünden devam etmektedir, davamızın bu doğrultusunda kabulüne karar verilsin, ayrıca faiz talebimiz kaza tarihinden itibarendir," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi heyetinin 02/01/2024 tarihli raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait aracın, davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile karıştığı trafik kazası neticesinde hasar gördüğü söz konusu trafik kazasının oluşumunda davacıya ait araç sürücünün kusurunun bulunmadığı, davalı sigortalı aracın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere aracın serviste kaldığı süre boyunca 5.000,00 TL ikame araç ücreti oluştuğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler karşısında davalının, mağdur konumundaki tarafın gerçek zararını gidermekle mükellef olduğu kanaatine varılarak taleple bağlılık ilkesi uyarınca davanın kabulüne, 5.000,00-TL ikame araç bedelinin 13/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Değer kaybı yönünden feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
2-İkame araç bedeli hakkındaki davanın KABÜLÜ ile,
a) 5.000,00-TL ikame araç bedelinin 13/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 269,85-TL harçtan mahsubu ile bakiye 157,75-TL karar ve ilam harcının davalı ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Değer kaybı talebine yönelik olarak; davadan feragat edildiği ve davalı ...Sigorta Şirketi vekilinin vekalet ücreti talebi olmadığı anlaşılmakla davalı ...Sigorta Şirketi lehine vekalet ücreti takdirine yer ve gerek olmadığına,
6-İkame araç bedeli talebine yönelik olarak; davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 5.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalı ...Sigorta Şirketinden tahsili ile Hazineye irat kaydına,
8-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafların yokluğunda miktar itibariyle KESİN hükümlü nitelikte olmak üzere karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/03/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza