T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/690 Esas
KARAR NO : 2023/638
DAVA : Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ : 09/08/2022
KARAR TARİHİ : 20/09/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını ve borcun sebebi olarak "15.08.2016 -10.000 TL 1 adet alacak" gösterildiğini, müvekkillerinin, alacaklı ... ile ne hukuki ne de ticari hiçbir ilişkisi bulunmadığını, müvekkillerinin itirazlarının reddedildiğini, ...'ın % 90 oranında görme engeli bulunduğunu ve kendisini borç altına sokacak bir işlem yapabilecek durumda olmadığını, 15.08.2016 tarihinde müvekkillerinin İzmir'de değil Malatya ilinde bulunduklarını, alacaklı görünen tarafın mobilya imalatçısı olduğunu öğrendiklerini ve hiçbir ilgilerinin bulunmadığını, icra dosyasından maaş haczi yolu ile ...'ın maaşından bugüne kadar toplamda 9.451,41 TL tahsil edildiğini belirterek tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile müvekkillerinin İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası yönünden davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, müvekkili ...'dan tahsil edilen 9.451,54 TL'nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; gerek İzmir ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasına gerekse İzmir ... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasına konu borcun kaynağının 15/06/2016, 15/07/2016 ve 15/08/2016 tarihli asıl alacaklısı ... olan sıralı senetler olduğunu, dava dışı ...'in müvekkiline olan borçları nedeniyle söz konusu senetleri ciro ettiği senetlerden 15/08/2016 tarihli senedin hatalı düzenlendiğinin müvekkili tarafından tespit edilerek iyi niyetli olarak borçlu taraftan senedin yeniden düzenlenerek kendisine verilmesini talep ettiğini, ancak borçlu tarafından söz konusu senet düzenlenmediği gibi vadesi gelen alacakların müvekkiline ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından borçlu yana başvurulduğunu, mevcut 2 senet için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine gittiklerini, geri kalan bakiye için ise senet borçluları ve ödeme taahhüdünde bulunan ...'a karşı ilamsız icra yoluna başvurulduğunu, gerek davaya konu icra dosyasında aylarca sürmüş olan maaş haczi tahsilatları gerek ise İzmir ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasında yer alan ...'ın borcu üstlendiğini gösterir haciz tutanağı dikkate alındığında davacıların kötü niyetli hareket ettiklerini gösterdiğini belirterek fazlasını talep ve dava etme hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar numaralı 06/07/2023 tarihli kararı ile
"...Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi içerisinde olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine ve davaya bakmakla görevli mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile dosyanın Mahkememize gönderildiği anlaşıldı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Görev hususu, kamu düzenine ilişkin olup re'sen dikkate alınması gerekmektedir. Öte yandan, HMK'da mahkemenin görevli olması, dava şartları arasında sayılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, Asliye Hukuk Mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." düzenlemesine yer verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde "Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı" düzenlemesi; TTK'nın 16/2. maddesinde "Kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari şekilde işletilmek üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kişileri tarafından kurulan teşekkül ve müesseselerin dahi tacir sayılacakları" düzenlemesi benimsenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden (re’sen) dikkate alınmalıdır.
Somut olayda, davacıların İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası yönünden davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ettiği, dava konusu takip türünün ilamsız takip olduğu, Gaziemir Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabında ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... 'ın 13/01/2012 tarihinde Kadifekale Vergi Dairesinden nakil geldiğini, belirli bir mala tahsis edildiğini, mağazalarda bebek ve çocuk giyim eşyası perakende ticareti, bebek giysileri, sporcu giysileri ve diğer giyim eşyalarının toptan ticareti, mobilya ve mobilya aksesuarları toptan ticareti (yatak dahil) faaliyetlerinden dolayı işini 31.10.2021 tarihinde terk ettiğinin bildirildiği, Salihli Vergi Dairesinden gönderilen yazı cevabında ... T.C. / ... vergi kimlik numaralı mükellef ... 05/10/2015 tarihinde ... adresindeki Belirli Bir Mala Tahsis Edilmiş Mağazalarda Elektrikli Olmayan Ev Aletleri İle Çatal Bıçak Takımı, Tabak-Çanak, Cam Eşya, Porselen Ve Çömlek Ürünleri Gibi Züccaciye Ürünlerinin Perakende Ticareti (Metal Tabak-Çanak Hariç) faaliyetinden dolayı mükellefiyet tesis ettirdiği 06/03/2017 tarihinde faaliyetini bıraktığı, 2016 ve 2017 hesap dönemlerin işletme hesabı esasına göre tutulduğunun bildirildiği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın mutlak ticari dava vasfı taşımadığı, davanın nispi ticari dava vasfının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi noktasında ise davaltarafların gerçek kişi olduğu, tacir sıfatının bulunmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği, açıklanan gerekçeler dikkate alındığında taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemeni Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, mahkememizin görevsiz olduğu, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu anlaşılmakla, ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevi mahkememize ait olmayıp, genel hükümlere göre çözülmesi gereken ve genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, karşılıklı görevsizlik kararları nedeniyle ve mahkememiz kararının yasal yollara başvurulmadan kesinleşmesi halinde oluşacak olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi amacıyla HMK'nın 21(c) maddesi uyarınca yargı yerinin belirlenmesi için dosyanın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Daire Başkanlığına gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. (İzmir Bölge Adliye Mahkemesi E: 2019/1562-K:2019/947, Yargıtay 11.HD.2016/69879)
H Ü K Ü M:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK nın 114/1-c maddesinin yollaması ile HMK115/2. maddeleri uyarınca davanın görev dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-İş bu dosyanın İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize gönderilmiş olduğu anlaşıldığından, Mahkememizce verilen iş bu karşı görevsizlik kararının istinaf yasa yoluna başvurulmaksızın kesinleşmesi durumunda, dosyanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 21/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 22. maddesi gereğince görevli Mahkemenin belirlenmesi için İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine,
3-Yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
4-Gerekçeli kararın re'sen taraflara tebliğine,
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.20/09/2023
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!