T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/672 Esas
KARAR NO : 2024/148
DAVA : İtirazın İptali (Kaçak Elektrik Kullanıldığı İddiasından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/09/2023
KARAR TARİHİ : 06/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kaçak Elektrik Kullanıldığı İddiasından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkili şirket çalışanlarının sayaç okuma görevini ifa ederken, davalının elektrik enerjisini Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesine aykırı kullandığının tespit edildiğini, tutanağın aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgelerden olduğunu, kaçak kullanım nedeniyle kaçak elektrik kullanım bedeli tahakkuk ettirildiğini ancak davalının herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine davaya konu icra takibinin başlatıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle icra takibinin durduğunu, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını bildirmiş, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın likit olması nedeniyle % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı taraf yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmamış, davalı vekili 01/11/2023 tarihinde sunduğu dilekçesinde; tensip tutanağının 18/10/2023 tarihinde müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, davacının ileri sürdüğü bütün iddiaların tamamının haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin bünyesinde kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığını, aksinin kabulü halinde kullanımın müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilmediğinin kabul edilmesi gerektiğini, kaçak elektrik kullanımından müvekkili şirket yetkililerinin bilgisinin bulunmadığını, müvekkili şirket yetkililerince yapılan inceleme ve araştırmalar neticesinde kaçak elektrik sayacına sadece bir fırının bağlı olduğunun görüldüğünü, fırının yaklaşık 2 senedir kullanılmamakta olup, elektrik tüketiminde bulunmadığını, müvekkili şirkette kullanılan ve elektrik harcayan tüm makinelerin kullanım karşılığının davacı şirket tarafından kesilen faturalarda görüldüğünü, keşif ve bilirkişi raporu ile müvekkili şirketin tamamında yer alan makinaların kullanım gücünün müvekkili şirkete tahakkuk ettirilen kaçak elektrik kullanım bedelini karşılamayacağının açıklığa kavuşacağını, müvekkili şirkette bulunan tüm makinelerin sürekli olarak çalışsa dahi böyle bir kaçak elektrik kullanım bedeline ulaşılamayacağının izahtan vareste olduğunu, zamanaşımına uğrayan alacaklar bakımından zamanaşımı itirazında bulunduklarını bildirmiş, davanın reddine, davacı tarafın alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle sorumlu olduğu ve tahakkuk ettirilen fatura bedelini ödemediği iddiası ile davacı tarafça, davalı hakkında fatura bedelinin tahsili için yapılan icra takibinde davalının borca ve ferilerine ilişkin yaptığı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava İKK'nun 67.maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Davaya konu icra dosyasında; davacı taraf, davalı hakkında kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili amacıyla 12/01/2023 tarihinde ilamsız icra yoluyla takip yapmış, ödeme emrinin tebliğinden sonra yasal süre içinde davalı vekili tarafından sunulan itiraz dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz edilmesi nedeniyle davaya konu icra takibi durmuştur.
Davalı tarafça dava dilekçesi ve eklerinin tebliğinden sonra yasal cevap süresi içinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. Davalı tarafa tebligat 20/09/2023 tarihinde yapılmış, 01/11/2023 tarihli dilekçede tebligatın usulsüz yapıldığı ve bu nedenle davalı şirket yetkililerinin öğrenme tarihi daha geç bir tarih olduğu konusunda davalı vekilinin iddia ve isteminin bulunmaması karşısında tebligatın usulsüz yapılmasına rağmen davalı şirketin tebligatın yapıldığı tarihte davadan ve gönderilen belgelerden haberdar olduğu, buna göre davalı tarafça yasal süre içinde cevap dilekçesi sunulmadığı ön inceleme duruşmasından önce tespit ve kabul edilerek ön inceleme duruşması ve yargılama yapılmış, davalı tarafça zamanaşımı definde bulunulmuş ise de, zamanaşımı definin cevap dilekçesi ile birlikte ve cevap dilekçesi süresi içinde sunulmasının zorunlu olduğu, bu süreden sonra sunulan zamanaşımı definin dikkate alınmasının mümkün bulunmadığı göz önünde tutularak davalı tarafın yasal süre içinde sunulmayan zamanaşımı definin reddine karar verilmiştir.
Davalı taraf tanık dinlenmesi talebinde bulunmuş ise de, bu istemin olumlu karşılanması için öncelikle cevap dilekçesinin yasal süre içinde sunulmuş olması ve cevap dilekçesinde açıkça tanık deliline dayanıldığının bildirilmesi zorunlu olduğundan cevap dilekçesinin yasal süre içinde sunulmamış olması nedeniyle davalı tarafın tanık dinlenmesi isteminin reddine karar verilmiştir.
Davalı taraf yasal süre içinde cevap dilekçesi sunmamış olsa da HMK'nın 128.maddesi hükmü gereği dava dilekçesinde ileri sürelen vakaların tamamını inkar etmiş sayılması gerektiği, kaldı ki davalı vekilince sunulan 01/11/2023 tarihli dilekçede, kaçak elektrik kullanıldığı iddiasının inkar edildiği gibi tahakkuk ettirilen bedelin yönetmelik yükümlerine uygun şekilde tahakkuk ettirilmediği iddiasının da ileri sürüldüğü, davalı tanıklarının dinlenmesinin mümkün bulunmadığı, davalı tarafça kaçak elektrik kullanım tutanağını çürütecek ve aksini kanıtlayacak yazılı bir belge ve delilin dosyaya sunulmadığı gibi 01/11/2023 tarihli dilekçede dile getirilen iddialara ilişkin mahkememizce iddiayı doğrular nitelikle kabul edilebilecek hiç bir delil ve belge örneğinin dosyaya sunulmadığı, tutanakta davaya konu işyerindeki elektrikli aletlerin belirlenip tutanak tarihi ile dava tarihi arasında büyük bir zaman farkı bulunması sebebiyle eletrikli aletlerin iş yerinde bulunup bulunmadığı veya çalışır olup olmadıkları konusunda yerinde bir tespit yapılmasının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olmadığı, tutanaktaki tespitlerin aksinin geçerli nitelikteki delil ve belgelerle davalı tarafça kanıtlanmasının zorunlu bulunduğu göz önünde tutularak; davalıya ait iş yerinde keşif veya bilirkişinin yerinde inceleme yapması suretiyle bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirir usulü ve yasal bir gerekliliğin bulunmadığı anlaşılmakla, dosyada toplanan tüm deliller dikkate alınmak suretiyle dava konusu tutanağın geçerli nitelikte bir tutanak olup olmadığı, tahakkuk ettirilen bedelin yasal düzenlemelere ve somut olaya uygun şekilde tahakkuk ettirilip ettirilmediği, davalı tarafın borca ve ferilerine itiraz etmiş olması nedeniyle davacı tarafın takip ve dava konusu yaptığı alacak kalemlerini tamamen veya kısmen talep edip edemeyeceği konularında uzman bilirkişiden rapor alınması yoluyla uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.
Davaya konu tutanağın içeriğinin davalı tarafça aksi kabul edilebilir nitelikte ve yeterlilikteki delil ve belgelerle kanıtlanamadığı, tutanağın aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğinde olması nedeniyle, kaçak elektrik kullanımına ilişkin maddi vakıanın ve tutanağın geçerli nitelikte belge olup, uzman bilirkişi raporu ile davalının kaçak elektrik kullanımının ve kullanım şeklinin belirlenmiş olduğu dikkate alınarak, davalı tarafın tutanak tarihinde kaçak elektrik kullandığı sabit görülmüştür.
Bilirkişi raporunda; kaçak - usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağında davalıya ait iş yerindeki elektrikle çalışan bütün cihazların yazılı olduğunu, elektriksel güç toplamının 219,3 kw olarak belirtildiğini, davacı çalışanlarının powermetre olarak ifade edilen ölçüm cihazı ile elektrik şebekesinden işyerinin o anda çektiği akım değerinin ölçmesi işleminin neden tercih edilmediğinin anlaşılamadığını ancak tutanakta kayıt altına alınan elektrikli araçların davalıya ait iş yerinin niteliğine ve faaliyetine uygun araçlar niteliğinde olduğunu, makinelerin, davalı şirketin aydınlatma armatür imalatı için kullandığı makineler olduğunu, ayrıca davalının davaya konu iş yeri dışında aboneliğinin bulunduğu ve kapı numarası 11 olan bir iş yerinin bulunduğunu, dava konusu 13/A kapı nolu iş yerindeki yerinde incelemede davalı şirketin 04/09/2023 tarihinde... tesisat nolu aboneliği sonlandırdığı için iş yerinin boş durumda bulunduğunun görüldüğünü, komşularla yaptığı görüşmede iş yerinde var olan 5-6 makinenin bitişikteki 11 kapı nolu yere taşındığı bilgisinin alındığını, 11 nolu iş yerinin 2 katlı ve dava konusu 13/A nolu iş yerinden çok daha büyük mahal olduğunun görüldüğünü, davacı şirket görevlilerinin kaçak - usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı ve periyodik kontrol - tespit tutanağı'nı tanzim ederken davalı şirketin kullanımında bulunan iki iş yerindeki elektrikle çalışan tüm makinelerin tutanaklara yazıldığının anlaşıldığını, periyodik kontrol - tespit tutanağı'nda belirtilen makinelerin büyüklüğü ve miktarının dava konusu tutanakta tespiti yapılan 13/A nolu iş yeri alanında tümünün yerleşimine uygun olmadığının değerlendirildiğini, tutanakta kayıt altına alınan elektrikle çalışan pres makinesi, giyotin, fırın yada vinç olarak adlandırılan makinelerin yanı sıra diğer cihazlarda, imal edilecek aydınlatma armatürünün niteliğine göre farklı zaman dilimlerinde ve güç değerlerinde, makinelerin biri yada birkaçı için elektrik kullanılabileceği aynı anda tümü için elektrik enerjisi kullanılmasının söz konusu olmadığını, davacı şirketin mahkemeye gönderdiği kaçak kullanım fatura hesabında, temel alınan günlük kaçak kullanım miktarının 219,3kW x8 saat=1.754,4 kWh (kilovatsaat) olarak hesaplandığının ve bu işlemin 180 gün müddetle devam ettiğinin varsayılarak 1.754,4x180=315.792 kWh toplam kaçak kullanım miktarına varıldığının anlaşıldığını,... tesisat nolu tüketim noktası ile ilgili elektrik tesisatı endeks dökümünden yararlanılarak dava konusu yerin günlük ortalama elektrik tüketim değerlerinin hesaplandığını, davacı şirketten temin edilen elektrik tesisatı endeks dökümünden yararlanılarak dava konusu yerin günlük ortalama elektrik tüketim değerlerinin hesaplandığını, 13/A kapı nolu (... tesisat nolu) ve 11 kapı nolu (...tesisat nolu) iki çizelgede bulunan sayaç endeks değerleri karşılaştırıldığında 05/01/2022 ile 01/12/2022 tarih aralığında endeks değerinin düştüğünün görüldüğünü, davaya konu tutanakta iki iş yerinde bulunan tüm makinelerin kaçak elektrik kullanıldığı varsayılarak EPTHY 42.madde b bendine göre 180 gün üzerinden hesap yapıldığı için ,tutanakta kaçak kullanım işleminin net bir şekilde ifade edilmediğini, ancak hazırlanan iki çizelgeden her iki aboneye de faturalanan elektrik tüketiminin mevcut olduğunun görüldüğünü, 05/01/2021 ve 05/01/2022 tarihleri aralığında günlük 38,68 kWh ortalama tüketimin, 05/01/2022 ve 01/12/2022 tarih aralığında 24,93 kWh değerine düştüğünü, kaçak kullanım işlemi iptal edildiği tarihten sonra 01/12/2022 ve 03/09/2023 tarihleri aralığında 45,78 kWh değerine yükselme nedeni olarak 13/A kapı nolu (... tesisat nolu) yerde bulunan sayaç öncesi branşman kablosundan ek alınarak davalı tarafından bitişikte bulunan 11 kapı nolu(... tesisat nolu) yerdeki bir yada birden fazla makinenin kaçak olarak beslendiğinin, kaçak işleminin iptali sonrasında sayaç endeksinin yükseldiğinin değerlendirildiğini, EPTHY42. madde (b) bendine göre hesaplamalarda göz önünde bulundurulacak kaçak kullanım gün sayısı miktarının 45.madde de 180 günden daha fazla olamayacağının ifade edildiğini, davacı tarafından hazırlanan tutanağa dayalı fatura hesabında günlük ortalama 219,3x8 = 1.754,4 kWh değerinin baz alındığını, 11 kapı nolu (... tesisat nolu) tüketim noktasının elektrik tüketim endeks dökümünden faydalanılarak 2021-2024 yılları arası yaklaşık altışar aylık (180 Gün) dilimler halinde endeks durumu çizelgesi dikkate alındığında, davacı şirket tarafından temel alınan 06/06/2022 ile 02/12/2022 tarih aralığında günlük ortalama endeks değerinin 22,64 kWh değerine düştüğünü, kaçak elektrik kullanım iptali sonrasında aynı dönem günlük ortalama kullanım miktarının 52,64 kWh değerine ulaştığını, EPTHY 44.maddesinin 3. fıkrası hükmü uyarınca kaçak - usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı mevcut bulunmadığı için ihtilafsız olan aynı dönem endeks değerleri baz alınarak 52,64 kWh x180 gün= 9475,2 kWh miktarı üzerinden hesaplama yapılabileceğini, davacı şirket tarafından hazırlanan kaçak kullanım tüketim faturasında, EPTHY 46.maddesine dayalı olarak kaçak kullanım çarpanının 2 olarak alındığını, dava dosyasında bu işleme yönelik bir evrak ve bilgi olmadığı için 46.maddenin 2.bendine dayalı olarak çarpanın 1,5 olarak dikkate alınması suretiyle hesap yapıldığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 35.maddesi hükmü ile aynı yönetmeliğin Tanımlar ve Kısaltmalar başlıklı 4.i maddesinde; gecikme zammı: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanunun 51.maddesine göre belirlenen gecikme zammını tanımlamak için kullanıldığını, ancak davaya konu alacağın, amme alacağı niteliğinde olmadığı gibi, elektriğin kullanım yerinin ticarethane olarak kayıtlı olduğunu, Yargıtay kararları gereği ticari faiz oranlarının uygulanması gerektiğini, bu sebeplerle mahkemenin takdirine göre iki ayrı faiz türü üzerinden hesaplama yapıldığını, davacı tarafın 6183 sayılı kanun kapsamında talepte bulunabileceğinin kabulü halinde icra takip tarihi itibarıyla 34.050,48TL Kaçak Kullanım Bedeli, 90,80TL İşlemiş Faiz, 16,34TL KDV olmak üzere toplam 34.157,62 TL alacak talebinde bulunabileceğini, ticari faiz oranlarının işletilmesi gerektiğinin kabulü halinde 34.050,48 TL Kaçak Kullanım Bedeli, 74,48TL İşlemiş Faiz, 3,41 TL KDV olmak üzere toplam 34.138,37 TL alacak talep edebileceğini, takip tarihinden itibaren asıl alacağa avans faizi talebinde bulunulabileceğini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, davaya konu icra dosyası, usul, yasa ve dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, gerekçeli, hükme ve denetime elverişli nitelikteki bilirkişi raporu ile; kaçak elektrik kullanımına ilişkin tutanağa konu iş yerinin sahibi ve bu iş yeri nedeniyle elektrik abonesi olan davalının kaçak elektrik kullanımı nedeniyle davaya konu tutanağın düzenlenerek davacı tarafça tahakkukun yapılmasından sonra davaya konu faturanın düzenlendiği, her ne kadar yasal süre içinde davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamış ise de, HMK'nun 128.maddesi uyarınca davalının kaçak elektrik kullanımı iddiasını inkar etmiş sayılmasının gerekmesi ile birlikte dosyaya sundukları dilekçede, kaçak elektrik kullanılmadığı, kullanılmış kabul edilse bile bu durumdan şirket yetkililerinin bilgilerinin bulunmadığı ve kaçak kullanımın sadece bir fırına bağlı olarak yapıldığı ve bu fırınında yaklaşık iki yıldır kullanılmamakta olduğu yönündeki iddialarının davalı tarafça kabul edilebilir yeterlilikte ve nitelikteki delillerle kanıtlanamadığı, tutanağın aksine ve tutanak gücünde bir delil sunulamadığı gibi şirket yetkililerinin kaçak kullanımdan haberdar olmadıklarına ilişkin savunmanın, davalı şirketin sorumluluğunu kaldırır nitelikte olmadığı, yalnız bilirkişinin, raporda ayrıntılarıyla belirttiği üzere tutanağa kaydedilen makinelerin tamamının tutanağa konu iş yerinde fiziki şartlar gereği bulunmasının ve kullanılmasının mümkün olmamasına ve tutanaktan sonra davalının, dava konusu 13/A numaralı iş yerindeki makineleri 11 kapı numaralı yere taşımasına göre bilirkişi tarafından makineler ile makinelerin kullanım gücü ve sürelerine ilişkin yapılan değerlendirme ve hesaplamaların yönetmelik hükümleri, tutanağa konu iş yerinin niteliği ve dosya kapsamına uygun olduğu, bilirkişi tarafından yapılan ayrıntılı, gerekçeli, usul, yasa ve dosya kapsamına uygun tespit, değerlendirme ve hesaplamaların ilgili mevzuata, dosya kapsamına, hükme ve denetime elverişli nitelikte olup, taraf vekillerince rapora itiraz edilmiş ise de, bir başka bilirkişiden rapor veya bilirkişilerden ek rapor alınmasını gerektirir rapor ve ek raporu çürütecek bilimsel verilere ve belgeye dayalı somut ve haklı hiçbir itiraz nedeninin bildirilmemiş olması karşısında, taraf vekillerinin itirazlarında haklılık bulunmamasına bağlı olarak, başkaca bir rapor alınmasına gerek bulunmadığı, davaya konu alacağın, kamu alacağı niteliğinde bulunmaması nedeniyle bilirkişinin raporunda avans faizi üzerinden ve KDV dahil olmak üzere yaptığı hesaplamanın ilgili mevzuata uygun olduğu, her iki tarafın tacir olup, kaçak elektrik kullanımına konu yerin ticarethane nitelikli olması nedeniyle avans faizi niteliğinde işlemiş gecikme faizi ve işleyecek faiz talep edilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulüne, bilirkişi raporunda belirlenen alacak miktarları üzerinden takibin devamına, davacı tarafın, davaya konu icra dosyalarındaki fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı tarafça icra inkar tazminatı talep edilmiş ise de, davaya konu alacağın, kaçak elektrik kullanımı iddiasından kaynaklanıp, uyuşmazlığın ve tahakkuk ettirilmesi gereken bedelin yargılamayı gerektirdiği, davacı tarafın dahi hesaplamayı usul ve yasaya uygun yapamadığı, alınan uzman bilirkişi raporu ile doğru hesaplamanın yapılabilmesinin mümkün olduğu, buna göre hükmedilecek bedelin bilirkişi incelemesi ile tespitinin gerekli olması karşısında alacağın likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiği göz önünde tutularak, davacı tarafın icra inkar tazminatı isteminin reddi ile reddine karar verilen alacaklar bölümü yönünden davalı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de, davacı tarafın reddedilen alacak bölümü yönünden kötü niyetli olarak icra takibini yaptığına ilişkin dosyada bir delil toplanmadığı ve davalı tarafın bu konudaki iddiasını kanıtlar hiçbir delili dosyaya sunmadığı dikkate alınarak, davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının, davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasında borca ve ferilerine ilişkin itirazının kısmen iptali ile takibin;
34.050,48 TL kaçak elektrik bedeli 74,48 TL gecikmiş gün faizi, 13,41 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 34.138,37 TL alacak ile işleyecek faiz yönünden asıl alacağı yıllık %10,75 oranını geçmemek koşuluyla bu oranda ve değişen oranlarda avans faizi ile faizin %18 oranında KDV'si üzerinden devamına,
2-Davanın KISMEN REDDİ İLE;
Davacı tarafın fazlaya ilişkin 2.765.529,75 TL kaçak elektrik bedeli, 4.404,85 TL gecikmiş gün faizi, 792,87 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 2.770.727,47 TL'lik isteminin REDDİNE,
3-Davacı tarafın icra inkar tazminatı ve davalı tarafın kötü niyet tazminatı istemlerinin REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.331,99 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 269,85 TL peşin harç ile 33.400,42 TL tamamlama harcından oluşan toplam 33.670,27 TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 31.338,28 TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine,
5-Davacı tarafça, peşin olarak yatırılan 2.331,99 TL harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davanın kabul edilen bölümü için davacı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) mad. uyarınca takdir edilen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
7-Davanın reddedilen bölümü için davalı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) mad. uyarınca takdir edilen 276.536,37 nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeni ile 1/80'inin karşılığı olan 39,00 TL'nin davalıdan,79/80'inin karşığı olan 3.081,00 TL'sinin davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
9-Davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 8 adet e-tebligat gideri 80,00 TL, 2 adet posta tebligat gideri 174,00 TL, 3 adet kep gideri 5,25 TL, 2 adet müzekkere posta gideri 112,50 TL ve 2000,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 2.641,60 TL yargılama giderinden 1/80'inin karşılığı olan 33,02 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 79/80'inin karşılığı olan 2.608,58 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/03/2024
Başkan...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!