T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/621 Esas
KARAR NO : 2024/110
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 17/08/2023
KARAR TARİHİ : 15/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında 18/03/2023 tarihinde İzmir ili Bornova ilçesinde çarpışmaları nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında kaza tespit tutanağı uyarınca...Plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, müvekkiline ait... plakalı aracın kusurunun bulunmadığı tespit edildiğini,18/03/2023 tarihli kaza neticesinde müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının tespiti için eksper...a dosya teslim edilmiş ve eksper dosyaya tespit raporunu sunduğunu, raporda da görüleceği üzere müvekkilinin aracında 30.000,00 TL değer kaybı tespit edildiğini, ekspere hizmet bedeli olarak 443,31 TL (KDV dahil) ödendiğini, bu zararlarının tazmin edilmesi amacıyla davalı sigorta şirketine 29/05/2023 tarihinde yapılan yazılı olarak başvurulduğunu, başvuru neticesinde sigorta şirketi tarafından müvekkilinin zararı karşılanmadığını, ilgili kusurlu araç kaza tarihini kapsar şekilde ... poliçe numarası ile ... Sigorta A.Ş'nin teminatı kapsamında olduğunu, değer kaybı zararının tespiti için ekspere ödenen 443,31-TL hizmet bedeli de karşılanmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107. Madde uyarınca belirlenebilir olduğunda artırılmak üzere 100,00 TL değer kaybı tazminatının davalıdan (teminat limitleri dahilinde ve temerrüt tarihinden itibaren) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, ekspertiz hizmet bedeli olarak ödenen 443,31 TL'nin yargılama gideri olarak dahil edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin genel müdürlük adresi Sarıyer/ İstanbul olduğunu, bu sebeple yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, zira bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılabilmesi için tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili husustan ...n bir hukuk davası olması gerektiğini, davacı tarafın aracı ticari değil, hususi bir araç olduğunu, bu kapsamda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, işbu dava değer kaybının tazminine ilişkin bir dava olduğunu, araçta oluşan değer kaybı belirlenebilir bir bedel olduğunu, buna rağmen işbu davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını, bu sebeple davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılmasında HMK107. Madde uyarınca hukuki yarar olmadığını, mevcut poliçede limit 108.000,00-TL olduğunu, müvekkili şirketten poliçe limitini aşan veya sigortalısının kusuru ile paralel olmayan bir bedel istenemeyeceğini, müvekkili şirket üzerine düşen mali sorumlulukları...'ya 06/06/2023 tarihinde 16.171,15-TL değer kaybı ödemesi, 18/04/2023 tarihinde 50.000-TL hasar ödemesi ve poliçe kapsamında olmamasına karşılık ekspere 763,50-TL ödemek suretiyle yerine getirdiğini, müvekkili şirket sigortalının Mali Mesuliyet Sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaylı ile davanın öncelikle görevsizlik itirazımızın kabul edilerek görevli mahkemeye gönderilmesine, Mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazımız kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesine, yine Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevaplarımız dikkate alınarak usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevaplarımız dikkate alınarak esastan reddine, Yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde ...r. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan ...n bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, ...n zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.
İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
Dava, trafik kazasına bağlı araç değer kaybından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.
Somut olay mahkememizce değerlendirilerek dosya Otomotiv Uzmanı ile Trafik Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 15/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davaya konu 18.03.2023 tarihli kazanın oluşumunda; ... plakalı otomobil sürücüsü ...kavşakta ilk geçiş hakkını vermediğinden dolayı kazanın oluşumunda etken olduğunu, ... plakalı kamyonet sürücüsü ... atfi kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığını, takdirin mahkemeye ait olduğunu, bahse konu ... plaka sayılı araçta; kaza tarihi itibariyle 30.000,00.-TL değer kaybı meydana gelebileceğini, davalı sigorta şirketinin, davacı tarafa değer kaybı bedeli olarak 06.06.2023 tarihinde 16.171.15.-TL ödeme yaptığı, buna göre davalı sigorta şirketinin bakiye değer kaybı yükümlülüğünün 13.828,85.-TL olabileceği, bahse konu... plaka sayılı aracın, değer kaybı rapor ücretinin 443,31,00.-TL (KDV Dahil) olabileceği kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Davacı vekilinin 08/01/2023 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 13.828,85 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden 18/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte talep ettiklerini beyan ettiği ve dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmış olduğu görülmektedir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 15/12/2023 havale tarihli bilirkişi heyeti raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığın 15/03/2023 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının maliki bulunduğu ... plakalı araçta değer kaybı meydana geldiği, söz konusu kazanın oluşumunda davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının aracında bakiye değer kaybı oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu zararın yukarıda değinilen yasal düzenlemeler karşısında davalıların, mağdur konumundaki tarafın gerçek zararını gidermekle mükellef olduğu kanaatine varılarak bu itibarla davanın kabulüne 13.828,85-TL bakiye değer kaybı bedelinin daval... Sigorta A.Ş yönünden Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası limiti dahilinde 18/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
13.828,85-TL değer kaybı tazminatının, davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde olmak üzere 18/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 944,65-TL nispi karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 269,85-TL peşin harç ile 234,46-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 440,33-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harç ve 234,46-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 774,16-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 60,00-TL elektronik tebligat, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 443,31-TL ekspertiz ücreti ve 5,25-TL posta (KEP) ücreti olmak üzere toplam 4.508,56-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca kabul miktarı üzerinden hesap ve takdir olunan 13.828,85-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/02/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!