T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/587 Esas
KARAR NO : 2024/111
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/08/2023
KARAR TARİHİ : 15/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07.09.2021 tarihinde müvekkiline ait... Plaka sayılı araç İzmir ili, Bornova ilçesi, seyir halinde iken, seyir halinde olan ... Plaka sayılı araç, müvekkillinin aracına sağ orta tarafına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu hasar sebebiyle müvekkilin aracının gövde kısmı ağırlıklı olmak üzere birçok parçanın değişmesi ya da onarım görmesi gerektiğini, müvekkili işbu hasar sebebiyle... plakalı aracının Kasko poliçesi alan dava dışı ... Sigorta A.Ş.'ye ihbar edildiğini ve... numaralı hasar dosyası açıldığını, davalı sigorta şirketince işbu hasar dosyası kapsamında aracının onarımı yaptığını, davalının sigortalısı adına kayıtlı... plaka sayılı araç...Numaralı ZMMS Poliçesiyle kayıtlı olup meydana gelen kaza neticesinde davacının aracında oluşan maddi zararın, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere karşılama yükümlülüğü bulunduğunu, iş bu davaya konu davacının aracında oluşan değer kaybı bedelinden gerçek zarar kapsamında olduğundan sorumluluğu bulunduğunu, müvekkiline ait araç değerinde, işbu hasar nedeniyle düşüm meydana geldiğini, bu nedenle bedelin tespiti için sigorta eksperi ...’den rapor alındığını ve işbu rapora göre 10.000.-TL TL değer kaybı hesaplandığını, işbu raporla davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ve değer kaybı bedeli talep edildiğini, fakat herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu sebeple mahkemenizce tespit edilecek değer kaybı bedelinin ve 590TL eksper ücretinin davalı yanca karşılanması gerektiğini, müvekkiline ait... plakalı araçta oluşan bu boyuttaki bir hasarın onarılmasından sonra hasar görmüş haldeki 2. el piyasa değerinin kaza öncesi 2. el piyasa değerinden daha az olacağı aşikar olduğunu, nitekim Sigorta Eksperi tarafından hazırlanan sunulu raporda görüleceği üzere müvekkiline ait... plaka sayılı aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değerinin 310.000-TL olduğu, ancak aracın söz konusu kaza nedeniyle onarımı yapıldıktan sonraki ikinci el piyasa rayiç değerinin 300.000-TL olduğu tespit edildiğini, davacı, bahsedilen kaza nedeniyle, araç onarımda kaldığı sürede araçsız kalmış ve araç mahrumiyeti yaşadığını, davacı yanın aracında oluşan hasar kaydı göz önünde bulundurulduğunda aracını kullanamaması ve araç mahrumiyetinin bulunması sabit olup; müvekkilinin aracı tamir süresinde iken, yapabileceği ve gidebileceği birçok işinden de mahrum kaldığını, davalının sorumluluğunun bulunduğunu belirterek fazlaya dair hakları sakla kalmak üzere, HMK 107 uyarınca Sayın Mahkemece toplanacak deliller nazara alınarak, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan şimdilik; 50,00-TL İkame araç bedelinden davalı şahıslar sorumlu olup kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile, 50,00-TL değer kaybı ile 590,00-TL eksper ücretinin (yargılama giderlerinden sayılmasına) tüm davalılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı şahıslar sorumlu olup kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta için ise hasarı ret tarihinden (temerrüt tarihi) itibaren işletilecek avans faizi ile, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dosya kapsamında bakıldığında davacı taraf zamanaşımı süresi sonrasında haksız olarak davayı açtığını, zamanaşımı yönünden usulden reddi gerektiğini, müvekkili, davacının dava dilekçesinde ek 3 de sunmuş olduğu arabuluculuk son tutanağında da görüldüğü üzere toplantıya çağırılmadığını, yalnızca davalı sigorta şirketi ile arabulucuk müzekaresi yürütüldüğünü, müvekkili tarafa bildirim dahi yapılmadığını, arabuluculuk haksız fiilden kaynaklı sigortanın taraf olduğu anlaşmazlıklarda dava şartı olup yalnızca diğer davalı sigorta şirketi toplantıya dahil edildiğini, kaza tespit tutanağında görüldüğü üzere müvekkilinin aracı seyir halinde giderken öndeki aracın durması sonucu arkadan çarparak kaza gerçekleşmiş olup müvekkilinin vurduğu nokta davacının arabasının sağ arka kısmı olduğunu, geri kalan bölgelere kazadan kaynaklı bir hasar gerçekleşmediğini, değişim onarım gerektiren arabanın aksamında herhangi bir sorun tampon bölgesi hariç yaşanmadığını, davacının dava dilekçesinde sunmuş olduğu eklerde mevcut olarak görüldüğünü, davacı taraf haksız ve kötü niyetli olarak işbu davada öne sürdüğü gövde kısmı ağırlıklı bir çok parçanın değişmesi ve onarımı şeklindeki beyanları müvekkilinden kaynaklı olarak gerçekleşmediğini, sağ orta taraf olarak tabir edilen bölgenin gerçek dışı soyut iddia ve ithamlardan öte olmadığını, kaza tespit tutanağı karşılıklı olarak hazırlandığını ve müvekkilince imzalandığını, kaza yapılan bölge araç krokisinde işaretlendiğini, kaldı ki müvekkilinin Zorunlu Trafik Sigortası mevcut olduğunu, davacı taraf diğer davalı sigorta şirketinde başvuruda bulunduğunu belirtsede herhangi bir başvuru yapıldığına dair ihtarname eki dava dilekçesinde belirtmediğini, yalnızca şifahen beyanı bulunduğunu, ekspertiz raporunda mevcut en önemli eksikliklerden biri de aracın kilometresinin tespit edilememesi olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte aracın kilometresinin belirlenmesi değer kaybının belirlenmesi açısından belirleyici olduğu sabit olup eksperce bu tespit yapılmadan niyet okuyarak 10.000-TL bedel belirlenmesi mümkün olmadığını, bilindiği üzere aracın kilometresinin yükseklik oranına göre değer kaybı 0-TL çıktığını, en önemli husus ise davacı tarafın kasko şirketi olan davanın tarafı bulunmayan ... Sigorta şirketince karşılanan onarım bedelinde davacı tarafın sunmuş olduğu ek de görüldüğü üzere aracın rayiç bedeli 275. 000-TL yazıldığını, ekspertiz raporunda ise 300.000-TL bedel belirlendiğini belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Belirsiz alacak davasının menfaat yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, HMK 6. Madde gereği yetkili mahkeme davalı tarafın davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri olduğunu, bu nedenle davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi 'ne gönderilmesini talep ettiklerini, dava, kazaya karışan her iki araç malikinin de ticari işletmesiyle ilgisi olmayan dolayısıyla "ticari iş" niteliğinde olmayan bir trafik kazasından kaynaklandığını, davacı ile müvekkili şirket arasında da bir sözleşme olmadığı olayın haksız fiile dayandığı dikkate alındığında davanın Asliye ticaret mahkemesi değil Asliye hukuk mahkemesi tarafından görülmesi gerektiğini, dolayısıyla sayın mahkemenize görev yönünden itiraz ettiklerini, Türk Ticaret Kanunu 5/3 fıkrası gereği Asliye Hukuk Mahkemeleri ile Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişki kamu düzeninden olan 'görev'e ilişkin olduğundan davada görevsizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, Karayolları Trafik Kanunu 91. Madde gereği ve aynı kanunun 85. Maddesinde düzenlenen işletenin sorumluluğunu mevzuat ve genel şartlar çerçevesinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesini düzenleyen müvekkili şirketin sigortalı aracın işletilmesinden dolayı üçüncü şahısların uğradığı zararları tazminle mükellef olduğu araç başına teminat limitinin de 43.000,00 TL ve kaza olduğunu beyan ettiklerini, davacının aracındaki hasar kasko firması tarafından giderildiğini, işbu nedenle müvekkili şirket tarafından 30/05/2022 tarihinde 4.684,42-TL ve 29/06/2022 tarihinde 489,70-TL ... Sigorta A.Ş kasko firmasına rücu ödemesi yapıldığını, işbu nedenle yapılan ödemenin poliçe limitinde değerlendirilmesi gerektiğini, dosya incelendiğinde görülmüştür ki başvuru sahibinin talebi haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine ... Nolu dosya açılmış olup şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde araçtaki değer kaybı için 15/06/2023 tarihinde 3.375,69 TL (3.000 TL değer kaybı için; 375,69 TL ekspertiz raporu ücreti) ödeme davacı vekiline yapıldığını, müvekkilinin sorumluluğundaki borç, sigortacılık mevzuatı gereği eksiksiz olarak ödendiğinden üzerine düşen edimi ifa eden müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, işbu sebeple talebin reddi gerektiğini belirterek öncelikle davanın yetkili, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesi olmasından dolayı ilk itirazlarının değerlendirilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise esas yönünden izah ettikleri talepler ile inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesini, dava açılmasına neden olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmilini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı...ma altına alan bir sigorta türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin...nması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin...nması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları,...mak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nın 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinde; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5. Bölümünde belirtilen 'Kapsama Giren Teminat Türleri' başlığı altında bulunan (a) bendinde 'Maddi Zararlar Teminatı' kapsamında araçta meydana gelen değer kaybı da sayılmıştır.
İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır.
Dava, trafik kazasına bağlı araç değer kaybından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.
Somut olay mahkememizce değerlendirilerek dosya Otomotiv Uzmanı ile Trafik Uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 18/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davaya konu 07/09/2021 tarihli kazanın oluşumunda; ...3 plakalı otomobil sürücüsü ... önündeki araç ile güvenli takip mesafesini...mayarak çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğunu, ... plakalı otomobil sürücüsü...ı atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı, bahse konu ... plaka sayılı araçta; kaza tarihi itibariyle 10.000,00.-TL değer kaybı meydana gelebileceği, davaya konu hasarlı ... plaka sayılı aracın mevcut hasarı dikkate alındığında, makul tamir süresinin düzenli ve sistemli bir çalışmayla 10 iş günü olduğu, yapılan piyasa araştırmaları neticesinde aynı donanım ve teknik özelliklere sahip bir aracın kaza tarihinde günlük kiralama bedelinin 500,00-TL olduğu, buna göre aracın onarımı süresince ikame araç bedelinin 5.000,00-TL olabileceği görüş ve kanaatine varıldığı, bahse konu ... plaka sayılı aracın sigorta ekspertiz rapor ücretinin 590,00-TL (KDV Dahil) olabileceği kanaatine varıldığını bildirmişlerdir.
Davacı vekilinin 05/01/2023 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 7.000 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden 30/5/2022 tarihinden diğer davalı ... yönünden ise 07/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 5.000-TL ikame araç bedelinin 07/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...den tahsilini talep ettiklerini beyan ettiği ve dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmış olduğu görülmektedir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 18/12/2023 havale tarihli bilirkişi heyeti raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu uyuşmazlığın 07.09.2021 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının maliki bulunduğu... plakalı araçta değer kaybı meydana geldiği, söz konusu kazanın oluşumunda davacıya ait araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının aracında bakiye değer kaybı oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu zararın yukarıda değinilen yasal düzenlemeler karşısında davalıların, mağdur konumundaki tarafın gerçek zararını gidermekle mükellef olduğu kanaatine varılarak bu itibarla davanın kabulüne 7.000-TL bakiye değer kaybı bedelinin davalı... Sigorta A.Ş yönünden Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası limiti dahilinde 30/05/2022 hasarı ret tarihinden, davalı ... yönünden 07/09/2021 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5.000-TL ikame araç bedelinin, davalı ...'den temerrüt tarihi olana 17/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
a)7.000,00-TL bakiye değer kaybı tazminatının, davalı sigorta şirketinden poliçe limitleri dahilinde olmak üzere 30.05.2022 tarihinden, diğer davalı ... yönünden 07.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
b)5.000,00-TL ikame araç bedelinin 07.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 819,72-TL nispi karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 269,85-TL peşin harç ile 204,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 345,87-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harç ve 204,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 743,70-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 80,00-TL elektronik tebligat, 87,00-TL normal tebligat, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti, 214,31-TL ekspertiz ücreti ve 7,00-TL posta (KEP) ücreti olmak üzere toplam 4.388,31-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca kabul miktarı üzerinden hesap ve takdir olunan 7.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca kabul miktarı üzerinden hesap ve takdir olunan 5.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/02/2024
Katip...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!