T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/463
KARAR NO : 2024/171
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 13/06/2023
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu ... hakkında İzmir ... İcra Dairesinin...Esas dosya numarası ile açmış olduğu icra takibine borçlu tarafından 22.12.2022 tarihinde borca ve tüm ferilerine kötü niyetle itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, tüm borç ve ferilerine itiraz edilmiş olmasına rağmen mevcut borç bakiyesi mevcut faturalarla sabit olduğunu, borca itiraza yönelik yapılan icra takibini durdurma işleminin kötü niyet barındırdığını, borçlunun yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu, zira müvekkili şirketin davalı şirketin talebi doğrultusunda "8Adet Stoc - 7R 230 Beam, 4 Adet Stoc - RL-036 36x12 LED RGBW, 2 Adet Stoc - RP-400 MOLFEYZ, 2 Adet Profil Işık ve 40 Adet Clamp Black" ürünlerini teslim edildiğini, bu işlemler karşılığında toplamda 169.943,60-TL müvekkili adına alacak doğduğunu, ancak bakiye alacak ödenmemiş olması nedeniyle icra aracılığıyla tahsil yoluna gidildiği, İzmir ...İcra Dairesi... Esas sayılı dosya da takip çıkışı 185.009,63-TL olduğunu, 28.04.2022 düzenleme 7.788,00-TL tutarındaki... nolu fatura 7.788,00-TL, 16.04.2022 düzenleme 162.155,60-TL tutarındaki ... nolu fatura, 162.155,60-TL bedellerindeki malzemeler teslim edilmiş olmasına rağmen fatura bedelleri ilgili borçludan tahsil edilmek istendiğinde ilgilinin müvekkili şirketi hep oyaladığını, borcuna sadık davranmayarak telefonları cevapsız bıraktığını, son olarak icra takibine itiraz ederek böyle bir borçları olmadığı iddiası ile kötü niyeti sergilediğini, söz konusu faturaya itiraz TTK ilgili maddeler gereğince fatura teslim tarihinden itibaren 8 günlük yasal süreye tabi olduğunu, ancak kötü niyetle hareket eden borçlu şirket böyle bir itirazda bulunmamakla birlikte herhangi bir yasal işlem yapmadığını, verilen mal bedelleri ile fatura bakiye borçları örtüşmekte olduğunu, söz konusu icra takibi başlatılana kadar teslim almış oldukları faturaya itiraza yönelik herhangi bir işlem yapılmadığını, müvekkili şirketin söz konusu faturaları defterlerine işlediğini, ödemesi gereken Kdv'leri ödediğini, ticari defterler incelendiği takdirde bu durum açıkça ortaya çıkacağını, müvekkilinin hem davalının talep ettiği malları teslim ettiğini hem de fatura Kdv'sini ödeyerek mağdur edildiğini belirterek davanın kabulüne, davalının yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, icra takibinin kaldığı yerden tüm sonuçları ile birlikte devamına, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-İzmir... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyası,
3-Cari hesap kayıtları,
4-Taraflara ait ticaret sicil kayıtları,
5-Taraflara ait vergi sicil kayıtları,
6-Davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler,
7-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 15/02/2024 havale tarihli raporu,
8-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, taraflar arasındaki 8 adet Stoc - 7R 230 Beam, 4 adet Stoc - RL-036 36x12 LED RGBW, 2 adet Stoc - RP-400 MOLFEYZ, 2 adet Profil Işık ve 40 adet Clamp Black ürünleri alım satımına dair ticari ilişki kapsamında, ürünleri davalı şirkete teslim ettiğini iddia eden davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen ile 16/04/2022 tarihli, ... numaralı, 162.155,60-TL tutarındaki fatura ile 28/04/2022 tarihli,... numaralı, 7.788,00-TL tutarındaki faturadan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir ... İcra Dairesinin...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı ... olduğu, borçlunun davalı ... olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 162.155,60-TL asıl alacak, 7.788,00-TL asıl alacak, 14.414,08-TL işlemiş faiz ve 651,95-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 185.009,63-TL üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
16/10/2023 tarihli duruşma tutanağının 6 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ticari defter kayıt ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekilinin davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri bildirir dilekçesini verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmuş olduğu görülmüştür.
16/10/2023 tarihli duruşma tutanağının 7 numaralı ara kararında ise duruşmada hazır bulunmayan davalı ... adına ticari defter ve belgelerini ibraz etmek ya da ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter ve belgeleri iki haftalık kesin süre içerisinde sunmanız veya bulundukları yeri bildirmeniz, verilen kesin süre içinde ticari defterlerin sunulmaması veya bulunduğu yerin bildirilmemesi durumunda söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağınız ihtaren bildirilir." şerhini içeren tebligat çıkartılmasına karar verilmiş, davalı şirket tarafından ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmadığı gibi ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmemiştir.
Davalı şirket tarafından usulüne uygun şekilde yapılan ihtara rağmen ticari defter ve belgelerin verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunulmaması ve ticari defter ve belgelerin bulunduğu yerin verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirilmemesi sebebiyle, davalı şirketin ticari defter ve belgelerine delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.
Davacı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, cari hesap kayıtları İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait vergi sicil kayıtları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadıkları, taraflara ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadıkları, taraflara ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadıkları, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki 8 adet Stoc - 7R 230 Beam, 4 adet Stoc - RL-036 36x12 LED RGBW, 2 adet Stoc - RP-400 MOLFEYZ, 2 adet Profil Işık ve 40 adet Clamp Black ürünleri alım satımına dair ticari ilişki kapsamında, ürünlerin davalı şirkete teslim edilip edilmediği, taraflara ait ticari defter ve belgelerde teslim olgusuna dair herhangi bir yazılı delilin bulunup bulunmadığı, ürünleri davalı şirkete teslim ettiğini iddia eden davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen ile 16/04/2022 tarihli, ... numaralı, 162.155,60-TL tutarındaki fatura ile 28/04/2022 tarihli, ... numaralı, 7.788,00-TL tutarındaki faturaların her iki tarafa ait ticari defter ve belgelere işlenip işlenmediği, faturalardan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usulüne uygun şekilde işletilip işletilmediği hususlarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 15/02/2024 havale tarihli raporunda sonuç olarak, davacı şirketin İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde 09.12.2022 takip tarihi itibarıyla 162.155,60-TL Asıl Alacak + 7.788,00-TL Asıl Alacak + 14.414,08-TL İşlemiş faiz + 651,95-TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 185.009,63-TL, 09.12.2022 takip tarihinden itibaren asıl alacak (169.943,60-TL) tutarına TCMB Avans Faizi talep edilebileceğini mütalaa etmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Dosya ...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, cari hesap kayıtları, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait vergi sicil kayıtları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 15/02/2024 havale tarihli raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasındaki 8 adet Stoc - 7R 230 Beam, 4 adet Stoc - RL-036 36x12 LED RGBW, 2 adet Stoc - RP-400 MOLFEYZ, 2 adet Profil Işık ve 40 adet Clamp Black ürünleri alım satımına dair ticari ilişki kapsamında, ürünleri davalı şirkete teslim ettiğini iddia eden davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen ile 16/04/2022 tarihli, ... numaralı, 162.155,60-TL tutarındaki fatura ile 28/04/2022 tarihli,... numaralı, 7.788,00-TL tutarındaki faturadan kaynaklanan alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 8 adet Stoc - 7R 230 Beam, 4 adet Stoc - RL-036 36x12 LED RGBW, 2 adet Stoc - RP-400 MOLFEYZ, 2 adet Profil Işık ve 40 adet Clamp Black mahiyetindeki ürünlerin davalı şirkete satıldığı, davacı şirket tarafından satılan ürünlere binaen davalı şirket adına toplamda 169.943,60-TL tutarında fatura kesildiği, işlenen faturaların davalı şirket tarafından Vergi Dairesine bildirildiği, bu durumun davalı şirkete ait BA/BS formlarında yer alan 2 belgede davacı şirket ile KDV hariç 144.020,00-TL tutarında mal alışverişi yapılması ile gözükmekte olduğu, ticari ilişkinin ve borç alacak miktarının her iki tarafa ait ticari verileri içerir belgelerde yer aldığı, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı ve davalı şirket tarafından ödeme emrine yöneltilen itirazın haksız olduğu, alacağın faturaya dayanması sebebiyle likit mahiyette olduğu ve icra inkar tazminatı açısından yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1-Davalı ...nin İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ İPTALİNE, İzmir ... İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 162.155,60-TL asıl alacak, 7.788,00-TL asıl alacak, 14.414,08-TL işlemiş faiz ve 651,95-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 185.009,63-TL alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına,
2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 185.009,63-TL'nin takip tarihi itibariyle %20'si oranındaki 37.001,93-TL tutarındaki icra inkar tazminatının davalı ...nden alınarak davacı ...ne verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 12.638,01-TL karar ve ilam harcından, 2.234,46-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 10.403,55-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 20,00-TL elektronik tebligat, 526,00-TL tebligat, 1,25-TL (KEP) posta masrafı, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti, 2.234,46-TL peşin harç ve 179,90-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 4.961,61-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 29.601,54-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/03/2024
Katip ...
E İMZA
Hakim ...
E İMZA
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!