T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/314
KARAR NO : 2024/87
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 16/11/2022
KARAR TARİHİ : 01/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında navlun (taşımacılık) hizmet bedeline istinaden müvekkili şirket tarafından davalı şirkete 12/02/2021 tarihli ... numaralı fatura ile "Denizli Almanya Navlun Bedeli, Bekleme" hizmet konulu fatura düzenlediğini, faturaya konu navlun bedelinin, deniz ve nehir yolu ile taşınan eşya için taşıma hizmeti karşılığında gemi şirketine ödenen ücret olarak tanımlanmakta olup, davalı şirketin talebi üzerine müvekkili şirket tarafından davalıya ait yüklerin taşındığını ve usulüne uygun olarak da fatura düzenlendiğini, müvekkilinin davalıdan düzenlenmiş olan faturada belirtilen para ödeme borcunu ifa etmesini defalarca talep ettiğini ancak davalının borcunu ifa etmediğini, söz konusu faturanın ödenmemesinden kaynaklanan mağduriyetinin giderilmesi amacıyla İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek davalının haksız itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-İzmir... İcra Dairesinin...Esas sayılı icra dosyası,
3-Dava dilekçesine ekli olarak sunulan e-fatura,
4-Davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
5-Davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları,
6-Davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2021 yıllarına ilişkin BA/BS formları,
7-Davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2021 yıllarına ilişkin BA/BS formları,
8-Davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler,
9-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 09/01/2024 havale tarihli raporu,
10-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, davacı şirket tarafından davalı şirket adına davalı şirkete yüklerin taşınmasına ilişkin navlun hizmeti bedeline yönelik olarak düzenlenen 12/02/2021 tarihli ... numaralı fatura ile "Denizli Almanya Navlun Bedeli, Bekleme" hizmet konulu 4.999,59-EUR bedelli faturanın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesi talebine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının davacı ..., borçlunun davalı ... olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 4.950,00-EUR asıl alacak ve 49,58-EUR işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 4.999,58-EUR alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Dava konusu olan icra takibine dayanak alacağın sebebinin davacı şirketin davalı şirkete ait yüklerin deniz ve nehir yolu ile taşımasına ilişkin düzenlenen 12/02/2021 tarihli... numaralı fatura ile "Denizli Almanya Navlun Bedeli, Bekleme" hizmet konulu 4.999,59-Euro bedelli faturaya ilişkin olduğu görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
26/10/2023 tarihli duruşma tutanağının 6 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ticari defter kayıt ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekilinin davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri bildirir dilekçesini verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmuş olduğu görülmüştür.
26/10/2023 tarihli duruşma tutanağının 7 numaralı ara kararında ise duruşmada hazır bulunmayan davalı ...Medikal İşletmecilik Tekstil Maden Temizlik Hizmetleri Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına ticari defter ve belgelerini ibraz etmek ya da ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter ve belgeleri iki haftalık kesin süre içerisinde sunmanız veya bulundukları yeri bildirmeniz, verilen kesin süre içinde ticari defterlerin sunulmaması veya bulunduğu yerin bildirilmemesi durumunda söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağınız ihtaren bildirilir." şerhini içeren tebligat çıkartılmasına karar verilmiş, usulüne uygun tebliğe rağmen davalı şirket tarafından ticari defter ve belgeleri mahkememize sunulmadığı gibi ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirilmemiştir.
Davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 12/02/2021 tarih ve ... numaralı, 4.950,00-EUR tutarındaki fatura, İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, taraflara ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait vergi sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticari defter ve belgeler, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, talimat dosyası ve içeriğinde yer alan bilirkişi raporu ile sair deliller birlikte değerlendirilerek; davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadıkları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadıkları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadıkları, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu, taraflar arasındaki anlaşmaya binaen davacı şirket tarafından davalı şirkete verildiği iddia olunan taşımacılık hizmetine ilişkin olarak davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 12/02/2021 tarih ve ... numaralı, 4.950,00-EUR tutarındaki faturanın her iki tarafa ait ticari defter ve belgelere işlenip işlenmediği, faturaya konu işin yapıldığına dair davacı şirket ticari defter ve belgelerinde herhangi bir yazılı delil bulunup bulunmadığı, faturadan kaynaklı olarak davacı şirketin davalı şirketten alacağının bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarı, icra takibinde işletilen faiz miktar ve oranının usulüne uygun şekilde işletilip işletilmediği hususlarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 09/01/2024 havale tarihli raporunda sonuç olarak, davacı şirketin davalı şirketten İzmir ... İcra Dairesinin...Esas sayılı icra takibinde 30.11.2021 takip tarihi itibariyle, 4.950,00-EUR asıl alacak ve 17,63-EUR işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.967,63-EUR alacaklı olduğunu, 30.11.2021 takip tarihinden itibaren, asıl alacağa talebe bağlı kalınarak %0,5 faiz (Devlet Bankalarının EUR cinsi yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranını geçmemek kaydıyla) talep edilebileceğini mütalaa etmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Dosya ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, İzmir ... İcra Dairesinin .. Esas sayılı icra dosyası, dava dilekçesine ekli olarak sunulan e-fatura, davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davalı şirkete ait ticaret sicil kayıtları, davacı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2021 yıllarına ilişkin BA/BS formları, davalı şirkete ait vergi sicil kayıtları ile 2021 yıllarına ilişkin BA/BS formları, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 09/01/2024 havale tarihli raporu ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın avacı şirket tarafından davalıya yüklerin taşınması nedeniyle düzenlenen 12/02/2021 tarihli ... numaralı fatura ile "Denizli Almanya Navlun Bedeli, Bekleme" hizmet konulu 4.999,59 Euro bedelli faturanın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhinde başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya verilmesi talebine ilişkin olduğu, İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 4.950,00-EUR asıl alacak ve 49,58-EUR işlemiş faiz bedeli olmak üzere toplamda 4.999,58-EUR alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, davalı ... Medikal İşletmecilik Tekstil Maden Temizlik Hizmetleri Gıda Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak ya da ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca çıkartılan; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter ve belgeleri iki haftalık kesin süre içerisinde sunmanız veya bulundukları yeri bildirmeniz, verilen kesin süre içinde ticari defterlerin sunulmaması veya bulunduğu yerin bildirilmemesi durumunda söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağınız ihtaren bildirilir." şerhini içeren tebligatın 30/10/2023 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı ...Medikal İşletmecilik Tekstil Maden Temizlik Hizmetleri Gıda Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketinin ticari defter ve belgelerini verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmadığı gibi ticari defter ve belgelerinin bulunduğu yeri bildirir verilen kesin süre içerisinde mahkememize bildirmediği, davacı vekilinin dava dilekçesinde her iki tarafın ticari defter ve belgelerine delil olarak dayandığı gözetildiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222/5. maddesi uyarınca davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin kesin delil mahiyeti kazandığı, usulüne uygun şekilde tutulan ve sahibi lehine delil vasfını haiz olan ticari defter ve belgeler uyarınca davacı şirketin davalı şirketten 4.950,00-EUR tutarında alacaklı olduğu, ödeme emrinde yer alan veriler kapsamında davalı şirket tarafından ödeme emrine yöneltilen itirazın 4.950,00-EUR asıl alacak ve 17,63-EUR işlemiş faiz bedeli yönünden haksız olduğu, alacağın faturaya dayanması çerçevesinde likit mahiyette olduğu ve icra inkar tazminatı açısından yasal şartların oluştuğu, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını kısmen ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar davalı şirketin ticari defter ve belgelerini mahkememize sunmadığı ve ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirilmediği tespit edilmiş ise de, davalı şirket yetkilisinin Ankara Hukuk Mahkemeleri Ön Bürosuna 14/11/2023 tarihinde sunmuş olduğu 14/11/2023 tarihli beyan dilekçesi ile davanın esasına ilişkin beyanlarını ve davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirdiği gerekçeli kararın yazım aşamasında tespit edilmiş olup, davalı ... Medikal İşletmecilik Tekstil Maden Temizlik Hizmetleri Gıda Sanayi Ve Dış Ticaret Limited Şirketi adına davalı şirkete ait ticari defter ve belgeleri mahkememize sunmak ya da ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca çıkartılan; "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca bilirkişi incelemesine esas olmak üzere dava konusu ticari defter ve belgeleri iki haftalık kesin süre içerisinde sunmanız veya bulundukları yeri bildirmeniz, verilen kesin süre içinde ticari defterlerin sunulmaması veya bulunduğu yerin bildirilmemesi durumunda söz konusu ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağınız ihtaren bildirilir." şerhini içeren tebligatın 30/10/2023 tarihi itibarıyla usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı şirket yetkilisinin ise ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri verilen kesin sürenin sona erdiği 13/11/2023 tarihi akabinde 14/11/2023 tarihinde mahkememize bildirdiği görülmüş olup, dilekçenin ve ticari defter ve belgelerin yerinin mahkememizce verilen kesin süre sonrasında bildirilmesi çerçevesinde esasa herhangi bir etkisi olmayacağı da dikkate alınarak, yalnızca bu hususa değinilmekle yetinilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,
1-Davalı ...nin İzmir... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ 4.950,00-EUR asıl alacak ve 17,63-EUR işlemiş faiz olmak üzere toplamda 4.967,63-EUR alacak bedeli yönünden KISMEN İPTALİNE, İzmir ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 4.950,00-EUR asıl alacak ve 17,63-EUR işlemiş faiz olmak üzere toplamda 4.967,63-EUR alacak bedeli üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %0,5 oranında ve değişen oranlarda yabancı para cinsinden açılan 1 yıla kadar vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faiz uygulanmak suretiyle devamına, 31,95-EUR işlemiş faiz bedeline yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 4.967,63-EUR'nun takip tarihi itibariyle efektif satış kuru değeri 14,72-TL karşılığı olan 73.123,51-TL'nin %20'si oranındaki 14.624,70-TL tutarındaki icra inkar tazminatının davalı ...nden alınarak davacı ...ne verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 11.164,25-TL karar ve ilam harcından, 865,08-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 10.299,17-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 26.149,60-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 29,00-TL elektronik tebligat, 461,00-TL tebligat, 2,50-TL (KEP) posta masrafı, 2.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.492,50-TL yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 2.476,55-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvurma harcı ve 865,08-TL peşin harç olmak üzere olmak üzere toplam 945,78-TL giderin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davanın kabul oranı dikkate alınarak 9,98-TL'sinin davacıdan, 1.550,02-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
8-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.01/02/2024
Katip ...
[E-İMZA]
Hakim ...
[E-İMZA]
Bu belge 5070 sayılı kanun kapsamında DYS üzerinde hazırlanmış ve e-imza ile imzalanmıştır.
T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/313 Esas
KARAR NO : 2024/103
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/04/2023
KARAR TARİHİ : 08/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ... plakalı aracı kusurunun bulunmadığı 05/10/2022 tarihinde meydana gelen kazada aracının çarpılması sonucu maddi hasara uğradığını, müvekkili aracını dava dışı kasko sigortacısı ...Sigorta A.Ş.'den... nolu poliçesinden yaptırdığını, dava dışı... Sigorta A.Ş trafından görevlendirilen eksper raporunda tespiti yaptığı 18.750,31 TL yedek parça tutarına 7.125,12 TL iskonto yaparak 11.625,19 TL ve işçilik 7.500,00-TL ile toplamda 20.917,73 TL tespit yaptığı görüldüğünü, araç özel servis olan ... Oto Bakım Servisi-Ata... Çiğli/İZMİR de onarıldığını, Yargıtayın kökleşmiş içtihadına göre gerçek zarar iskontosuz kdv dahil olduğunu, sigortacı servis ile anlaşsa dahi mağdur olan 3.kişi konumundaki müvekkilini bağlamadığını, müvekkili kasko sigorta ödemesinin üzerinde kalan kısmı davalılardan talep edebileceğini, uzman görüşü raporu incelendiğinde yedek parça tutarının iskontosuz 18.750,31-TL işçiliğin 7.200,00-TL ,gerçek hasarın kdv dahil 30.621,37-TL olduğu görüldüğünü, iki ayrı ekspertiz rakamı farklı çıkmış ve söz konusu uyuşmazlık meydana geldiğini, uzman görüş raporu için 1.034,39 TL fatura düzenlendiğini, bu ücret ıslaha konu olmayıp TTK 1426 gereği olmasını ve yargı gideri olarak kabul edilmesini talep ettiklerini, davalı sigortacı dava dışı kasko sigortacısına 20.917,73 TL rücu hasar onarım ödemesi yaptığından fark olarak 9.703,64 TL daha ödemeyi 23/02/2023 tarihinden itibaren davalı sigortacıdan, haksız fiil tarihi 05/10/2022 itibari ile ... den avans faizi ile tahsiline karar verilmesini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10,00 TL den dava açıldığını, kaza sonrası müvekkilinin aracında ödenmeyen değer kaybı tazminatının aşağıdaki son emsal karar yargıtayın "kanun yararına bozma kararı" gereği kazadan önceki değeri ile kaza sonrası değeri kriterine göre hesaplama yapılması gerektiğini, davalının uyguladığı formüle dayalı hesaplamalarda çıkan rakam bu kriterin altında kaldığını, Anayasa mahkemesi bu hesaplamayı 14/02/2023 de resmi gazetede değer kaybı hesaplamasını iptal ettiğini, uzman görüşü raporuna göre değer kaybı 30.000,00 TL olduğunu, bu tutarın ödenmesi gerektiğini, davalı avans faiziyle birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10,00 TL den dava açıldığını, müvekkil aracını onarım süresince kullanamadığını, gerek davalı sigortacının görevlendirdiği eksper raporunda gerekse uzman görüşü raporunda aracın onarım gün süresi 7 iş gün olarak belirtildiğini, günlük 1.200,00 TL den 8.400,00 TL kusurlu ... sorumlu olduğunu, bu tazminat trafik sigortası teminatında olmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; 6100 say.HMK 107.maddeye uygun olarak davalının trafik sigortasını düzenlediği ... plakalı aracın tam kusurlu olarak müvekkiline ait... plakalı araca çarpması sonucu müvekkilinin aracında kaza sonrası; her iki davalı yönünden;eksik ödenen hasar tazminatı farkı olarak (hasar tazminatının yargıtay kararlarına göre iskontosuz gerçek zarar fiyatları ile rakama kdv dahil hesabı ile) şimdilik 10,00 TL den... Sigorta A.Ş yönünden 23/02/2023 den (temerrüt tarihi olarak-Yargıtay kararı ektedir. ), diğer davalı ... yönünden ise haksız fiil tarihinden 05/10/2022 den itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini, her iki davalı yönünden; değer kaybı tazminatı farkı olarak (yargıtay kararlarına göre) yine şimdilik 10,00 TL den ...Sigorta A.Ş yönünden 23/02/2023 (temerrüt tarihi olarak-Yargıtay kararı ektedir. ) tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden ise haksız fiil tarihinden 05/10/2022 den itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini, sadece davalı ... yönünden ikame araç 7 gün için araçtan mahrum kalma tazminatı olarak şimdilik 10,00 TL nin, haksiz fiil tarihi 05/10/2022 den itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini, HMK 323. Madde gereği yargı giderlerinden; TTK 1426 gereği uzman görüşü ücret bedeli (1.034,39 TL) HMK 323. Madde gereği diğer yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından araçta oluşan hasarın tespit edildiği iddiası mevcut olduğunu, alacak miktarının (başvuran bakımından) belirlenmiş olmasına rağmen başvuru sahibinin dava dilekçesinden HMK madde 107 doğrultusunda belirsiz alacak davası niteliğinde istemde bulunduğu anlaşılmakta olduğunu, HMK’nın dava şartlarına ilişkin 114-1/h maddesi kapsamında konu davada belirsiz alacak davası açmakta “hukuki yarar yokluğu” nedeniyle dava usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin konu uyuşmazlıkta kdv sorumluluğu bulunmadığını, bilirkişi tarafından, araçta meydana gelen hasar tutarının KDV dâhil olarak belirlendiğini, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, müvekkili sigorta şirketinin KDV’den sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin aracını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma fatura kesmesi gerektiğini, söz konusu başvuruda, başvuran tarafından tamiri gerçekleştiren servise fatura karşılığı bir ödeme yapılmadığı gibi, ödemenin KDV dahil olarak yapıldığına ilişkin dekont da ibraz edilmediği göz önüne alındığında ödenmemiş KDV’nin sigorta şirketinden talep edilmesinin mümkün olmayacağı izahtan vareste olduğunu, zira Trafik sigortasının amacı gerçek zararı karşılamak olup davacı tarafın ödemediği KDV bedeli kadar zenginleşmesi açıkça Trafik Genel Şartlarına aykırı olacağını, kaldı ki KDV ödendiğine ilişkin ispatın başvuran tarafından yapılması gerektiğini, ancak dosya kapsamında davacının KDV ödediğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığını, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu genel şartlara göre belirlenen hasar miktarından iskonto uygulanmak suretiyle sınırlı olduğunu belirterek huzurdaki dava belirsiz alacak davası olarak açılamayacağından başvurunun usulden reddine, her halükârda uyuşmazlığa konu araçta meydana gelen zararın Genel Şartlara göre hesaplanmasına, her durumda sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasına, faize ilişkin taleplerin reddine, eksper yönetmeliğine aykırı atanan eksperin düzenlemiş olduğu raporun hüküm aşamasında dikkate alınmamasına ve eksper ücretinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvuran tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA KONUSU:
Açılan dava,05/10/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacıya ait ...plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle oluşan hasar kaybı, ikame araç bedeli ve değer kaybı bedelinin belirlenmesi ve belirlenecek bedelin davalılardan tazmini ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. İlgili maddede Maddi Zararlar Teminatı; ''Hak sahibinin bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır.'' olarak tanımlanmıştır
Somut olay mahkememizce değerlendirilerek dosya otomotiv uzmanı ve trafik uzmanı bilirkişilerine tevdi edilmiş ve rapor aldırılmıştır. 07/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Kazanın Oluşu ve İhlaller Bakımından,
...plaka sayılı araç sürücüsü ...’ün 2918 sayılı KTK’unun 52/b, 56/c ve 84/d
maddelerini ihlal ettiği,
... plaka sayılı araç sürücüsü ...’ın atfi kabil kusurunun olmadığı,
Onarım Bedeli Bakımından, davaya konu ... plakalı, 2013 model, ...3.20i ED 170 sedan
marka aracın hasar onarım bedelinin, 05.10.2022 kaza tarihi itibarıyla;
Hasar Onarım Bedelinin İskontolu olarak 11.625,19 TL yedek parça, 7.200,00 TL
işçilik olmak üzere toplam 18.825,19 TL+kdv, kdv dahil 20.917,73 TL olduğu,
Hasar Onarım Bedelinin iskontosuz olarak 18.750,31 TL yedek parça, 7.200,00 TL
işçilik olmak üzere toplam 25.950,31 TL+kdv, kdv dahil 30.621,37 TL olduğu,
Aradaki farkın 9.703,64 TL olduğu ve davacının bu bedeli talep ettiği,
Değer Kaybı Bedeli Bakımından,
2013 model Aracın onarımı yapıldıktan sonraki rayiç değeri araştırması neticesinde, kaza tarihi itibarıyla
onarım sonrası rayicinin 770.000 TL ile 774.000 TL olduğu, ortalama değerinin 772.000 TL olduğu,
Yargıtay 17 HD. nin Gerçek zarar ile ilgili “gerçek zarar ve değer kaybının, aracın kaza öncesi rayici ile
(800.000 TL) onarım sonrası rayici (772.000 TL) arasındaki farktır” kararları göz önüne alındığında ve
değerlendirildiğinde aracın piyasa koşullarında değer kaybının 28.000,00 TL olduğu,
Kaza ile hasarın uyumlu olduğu,
İkame Araç Bedeli Bakımından, Davaya konu aracın aynı özelliklerdeki bir aracın, mahrum kalınan onarım süresince yerine ikame araç olarak kullanılması durumunda, aynı, özellik, segment ve konfordaki ikame bir aracın günlük Kira bedelinin 05.10.2022 kaza tarihi itibarıyla 1.000,00 TL/gün, (7 gün x 1.000 TL) toplamda 7.000,00 TL olduğu hususlarındaki görüş kanaat ve tespitlerini bildirdikleri görüldü.
Davacı vekilinin 10/11/2023 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile 9.703,64-TL hasar kaybı tazminatı ve 28.000,00-TL değer kaybı tazminatı olarak 37.703,64-TL'nin temerrüt tarihi olarak sigorta şirketi yönünden 23/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline, diğer davalı ... yönünden haksız fiil tarihi olan 05/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile sadece davalı ... yönünden ise 7.000-TL ikame araç tazminatının haksız fiil tarihi olan 05/10/2022 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsilini talep ettiklerini beyan ettiği ve dava değer üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırmış olduğu görülmektedir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ...Dosya ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, 05/10/2022 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, ... plaka sayılı araç ile ...plakalı araçlara ait trafik tescil kayıtları, ... plakalı araca ait Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi nezdinde bulunan tramer kaydı, Trafik Uzmanı bilirkişi ile otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetinin 09/10/2023 havale tarihli raporu, davacı vekilinin 10/11/2023 havale tarihli dava değeri artırım dilekçesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın davacıya ai... plaka sayılı araç ile davalı ... tarafından sigortalı bulunan ...aka sayılı araçlar arasında 05/10/2022 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle hasar ve değer kaybı bulunup bulunmadığı, bu kaza nedeniyle davalı ... şirketince davacıya ödenmesi gereken hasar tazminatı taleplerine ilişkin olduğu, yerleşmiş yargı kararları gereği kusurun ve kusur oranının belirlenmesinin mahkemeye ait olması nedeniyle, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile mahkememizce alınan kusur bilirkişisi raporu ile davaya konu kazada davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu davacıya ait araç sürücüsünün kusursuz olduğu, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, dava değeri artırım dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hasar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede 7.000,00-TL ikame araç tazminatı, 9.703,64-TL TL'lik hasar kaybı ve 28.000-TL'lik değer kaybının belirlendiği ancak davacı vekilinin 13/12/2022 havale tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava dilekçesinde hasar onarım bedeli yönünden 30,00-TL olarak belirttikleri dava değerini 44.703,64-TL olarak ıslah ettiklerini beyan ettiği ve ıslah edilen dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı anlaşılmakla taleple bağlılık ilkesi gereği açılan davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
A)9.703.64-TL bakiye hasar kaybı tazminatının, Davalı ...Ş yönünden temerrüt tarihi olan 23/02/2023 tarihinden, Davalı ... yönünden 05/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
B)28.000,00-TL bakiye değer kaybı bedelinin, Davalı ...Ş yönünden temerrüt tarihi olan 23/02/2023 tarihinden, Davalı ... yönünden 05/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
C)7.000,00-TL ikame araç bedelinin, davalı ...'den haksız fiil tarihi olana 05/10/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 3.053,70-TL nispi karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 179,90-TL peşin harç ile 762,95-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 2.110,85-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç ve 762,95-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.122,75-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 60,00-TL elektronik tebligat, 435,00-TL normal tebligat, 2.900-TL bilirkişi ücreti, 2,50-TL Kep (posta) masrafı ve 132,00- TL posta ücreti olmak üzere toplam 3.529,50TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca kabul miktarı üzerinden hesap ve takdir olunan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluklarında, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/02/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!