T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/13
KARAR NO : 2024/226
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/01/2023
KARAR TARİHİ : 19/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 23/12/2021 tarihinde maliki ve sürücüsü... olan... plakalı aracın, Şanlıurfa İli, Siverek İlçesi sınırları içerisinde kendisine çarpması sonucu yaralandığını ve hastaneye kaldırıldığını, bu kazaya davalı sigorta şirketinin zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu... plakalı aracın sürücüsünün tam ve asli kusuru ile sebebiyet verdiğini, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin ağır bir şekilde yaraldığını, ambulans ile Diyarbakır ...Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne götürüldüğünü, hastanenin yoğunlu sebebiyle ameliyat için burada uzun süre beklemesi gerektiğinin söylenmesi üzerine yakınları tarafından ...Hospital Hastanesine götürüldüğünü, sağ bacağındaki kırıklar sebebiyle bu hastanede ameliyat olan müvekkilinin 5 gün boyunca bu hastanede yatılı olarak kaldığını, müvekkilinin sağ bacağında toplam 3 adet kırık meydana geldiğini, ameliyat sonrasında bacağına platin takıldğını, halen bu platinin bacağında bulunduğunu, hastanede kaldığı süre boyunda müvekkiline annesinin baktığını, ameliyat sonrası fizik tedavi sürecinde müvekkilinin 20 gün boyunca ... Dicle Hastanesi'nde fizik tedavi gördüğünü, bacağındaki kırıklar sebebiyle özel araç ile 20 gün boyunca hastaneye gittiğini, hastane masrafları SGK tarafından karşılanmadığından kendilerinin karşıladığını, fizik tedavi haricinde müvekkilinin her ay özel araç ile ameliyat olduğu...Hospital Hastanesine kontrol için gittiğini ve bu süreçte yol masraflarının gerçekleştiğini, her kontrolde müvekkiline 30'ar günlük rapor verildiğini, platinin 27/12/2022 tarihinde ...Dicle Hastanesi'nde geçirdiği ameliyat sonrası çıkarıldığını, SGK tarafından karşılanmayan bu ameliyatın masraflarını da müvekkilinin karşıladığını, söz konusu zararların tazmini için davalı sigorta şirketine başvurulduğunu ancak zararın karşılanmadığını, arabulucuk görüşmelerinin de olumsuz sonuçlandığını beyan etmekle, fazlaya ilişkin hak ve alacaklar saklı kalmak kaydıyla 200,00-TL iş görememezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte teminat limitleri dahilinde olmak kaydıyla davalıdan tahsiline, 200,00-TL geçici iş görememezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte teminat limitleri dahilinde olmak kaydıyla davalıdan tahsiline, 200,00-TL bakıcı giderlerinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte teminat limitleri dahilinde olmak kaydıyla davalıdan tahsiline, 200,00-TL SGK'nın karşılamadığı tedavi giderlerinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte teminat limitleri dahilinde olmak kaydıyla davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının bulunduğunu, işbu davanın müvekkili şirketin merkezinin yargı çevresinde yer alan İstanbul Anadolu Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından değerlendirilmesine yapılabilmesi için maluliyet raporunu davacıdan istenmesine rağmen, müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, maluliyet raporu sunulmaksızın dava açılmış olması başvuru şartlarının yerine getirilmediğini, davanın usulden reddinin gerektiğinin gerektiğini, müvekkilinin poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğunun zorunlu sigorta limitlerine göre temin edileceğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmaması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin hiçbir mesuliyeti olmamakla birlikte, tazminat hesabı yapılması halinde asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, SGK tarafından davacıya rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması ve ödeme yapıldığının tespiti halinde hesaplanacak tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, ceza yargılaması akıbeti araştırılması neticesinde beraat kararı verildiğinin tespiti halinde davanın reddini talep ettiklerini, maluliyet oranı tespitinin kaza tarihinde yürürlükte bulunanErişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik esas Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Kurulu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin yalnızca dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini beyan etmekle, davanın dava şartı eksikliği sebebiyle, usulden reddine, davanın yetkili mahkemede açılmamış olmaması sebebiyle, davanın usulden reddine, davacının dayanaktan yoksun maddi tazminat talebininin reddine, mahkeme aksi kanaatte olması halinde davacı tarafından mevzuata uygun illiyet bağını ve maluliyet oranını tespit eden maluliyet raporu tanzim edilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur oranlarının tespit edilebilmesi adına kusur raporu tanzim edilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise, tazminat hesaplaması için aktüerya raporu tanzim edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Tarafların iddia ve beyanları,
3-23/12/2021 tarihli trafik kazası tespit tutanağı,
4-Davalı...Katılım Sigorta Anonim Şirketi nezdinde bulunan, dava dışı ...'ya ait... plakalı araca ait olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin, 23/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası kapsamında ... T.C. Kimlik numaralı davacı ... tarafından yapılan başvuruya ilişkin olarak başvuru evrakları ile başvurunun kuruma tebliğini gösterir tebligat evrakları, ödeme evrakları,
5-Diyarbakır ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi nezdinde bulunan, 23/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan... T.C. Kimlik numaralı davacı ...'e ait olarak düzenlenen tedavi evrakları,
6-... Hospital Hastanesi nezdinde bulunan, 23/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı... T.C. Kimlik numaralı davacı ...'e ait olarak düzenlenen tedavi evrakları,
7... Hastanesi nezdinde bulunan, 23/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı ... T.C. Kimlik numaralı davacı ...'e ait olarak düzenlenen tedavi evrakları,
8-Türkiye Noterler Birliği nezdinde bulunan, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 23/12/2021 tarihi ve mevcut durum itibarıyla... plakalı araca ait trafik tescil ve ruhsat belgeleri,
9-Diyarbakır Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü nezdinde bulunan,... T.C. Kimlik numaralı ...'e ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli ile davaya konu 23/12/2021 tarihli yaralamalı trafik kazasında yaralanan davacı...T.C. Kimlik numaralı ...'e ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin belgeler,
10-Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı nezdinde bulunan ...T.C. Kimlik numaralı ...'e ait kayıtlar,
11-Siverek ..Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dava dosyası,
12-Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nin 18/05/2023 tarihli... sayılı raporu,
13-Trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 02/05/2023 havale tarihli bilirkişi raporu,
14-Aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen 01/09/2023 havale tarihli bilirkişi raporu,
15-Davacı vekilinin 18/04/2024 havale tarihli dilekçesi,
16-Sair deliller
DAVA KONUSU :
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde; ''Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.'' şeklinde ifade edilmiştir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin bu ihlâl nedeniyle ekonomik geleceği sarsılmış olabilir. Bu tür zararlar çalışma gücünün tamamen veya kısmen kaybı nedeniyle ortaya çıkan zararlar dışında ekonomik geleceğin sarsılmasının meydana getirdiği zararlardır. Ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar müstakbel zararlardır ve bu zararlar çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi meydana gelmektedir. Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişi çalışma gücünde bir azalma meydana gelmese dahi iş piyasasında yeni bir iş bulmakta veya eski işini korumakta güçlük çekmekte veya aynı işte çalışsa dahi ihlâlden öncesine nazaran daha çok emek sarf etmek zorunda kalmaktadır.
Trafik kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmini için dava açmak için yasada öngörülen süre mağdurun uğradığı zararı ve failini öğrendiği tarihten itibaren 2 yıldır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinde de bu süre 2 yıl olarak öngörülmüştür. Kaza sonucu dava açarak zararlarının giderilmesini isteyecek kişiler bu iki yıllık süre içinde dava açmak zorundadır. Her halükarda ise kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra dava açma hakkı zaman aşımına uğrar. Burada bir istisna vardır. O da eğer failin trafik kazası ile sonuçlanan eylemi aynı zamanda ceza kanunlarına göre suç teşkil ediyorsa ve bu suç için ceza kanunlarında daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörülmüş ise tazminat davası açma süresi de ceza kanunlarında düzenlenmiş olan daha uzun zaman aşımı süresine uzar. Bu husus 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinin birinci fıkrasının 2. cümlesinde ''Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.'' şeklinde ifade edilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, ''işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur'', aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, ''bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı'', aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, ''işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun'un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp çözümlenmesi gerekmektedir.
Karayolları Trafik Kanunu’nda zorunlu trafik sigortasına ilişkin olarak, sorumluluğun kapsamı yanında, bu kapsam dışında kalan haller de açıkça düzenlenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 'Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar' başlıklı 92. maddesinde:
''Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.
a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,
b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,
c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,
d) Bu Kanun’un 105. maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,
e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,
f) Manevi tazminata ilişkin talepler'' hükmü ile zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmış, burada örnekseme yoluna gidilmeyip tek tek ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan haller sıralanmıştır.
Bu noktada üzerinde durulması gereken hususlardan birisi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92/b. maddesinde yer alan "İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri taleplerin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğuna'' ilişkin hükümdür.
Bu hükümle kanun koyucu; tehlike sorumlusu zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu kapsamından, sadece tehlike sorumlusu olan işletenin eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararları çıkarmıştır.
Şu haliyle, anılan kişilerin mallarına gelen zararlar dışında kalan ölüm ve yaralanmaya ilişkin cismani zararlar ise sigortacının sorumluluğu kapsamında bırakılmış; böylece tehlike sorumlusunun yakınlarının dahi belirtilen anlamda sigorta kapsamında olduğu benimsenmiştir.
Durum bu olunca, işletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin ölümü veya yaralanmaları halinde bundan kaynaklanan zararlarının zorunlu sigorta kapsamında olduğu kabul edilmelidir.
Araç sürücüsünün veya yakınlarının talepleri ise 92. madde kapsamında yer almamakla sigortacının sorumluluğu kapsamında kabul edilmiştir. 14/04/2016 günü yapılan ve 26/04/2016 tarihinde 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik ile;
6704 Sayılı Kanunun üçüncü maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi değiştirilmiş, değişik; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü yer almaktadır.
Yine aynı Kanun'un 4. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.
''g)Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,
h)İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,
ı)Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler''in de teminat dışı olduğu düzenlenmiştir.
İş Hukukunda ve Sosyal Güvenlik Hukukunda "sürekli iş göremezlik" olarak adlandırılan bedensel zararlara "kalıcı sakatlık" denildiği gibi, Yargıtay kararlarında ve Adli Tıp Kurumu raporlarında "beden gücü kaybı" veya "çalışma gücü kaybı" ya da "meslekte kazanma gücü kaybı" da denilmektedir. Sürekli iş göremezlik durumu kendi içinde sürekli kısmi iş göremezlik ve sürekli tam iş göremezlik olarak ikiye ayrılmaktadır.
Sürekli kısmi iş göremezlik hâline giren kişi çalışmasını sürdürebilir ise de, yaşıtlarına ve aynı durumda olanlara göre (sakatlığı oranında daha fazla güç ve çaba harcayacağından), kazançlarında bir azalma olmasa bile (sakatlığı oranında) tazminat isteme hakkı bulunduğu kabul edilmektedir.
Sürekli tam iş göremezlik, beden gücünün bütünüyle yitirilmesi durumudur. Bu durumdaki kişi artık çalışamayacak ve kazanç elde edemeyecektir. Bu nedenle tazminat yüzde yüz oranı üzerinden hesaplanacak, giderek başkasının yardımıyla yaşamını sürdürmesi zorunluluğu varsa, ayrıca tazminata bakıcı giderleri de eklenecektir.
Geçici iş göremezlik tazminatı ise, haksız fiil neticesinde yaralanan kişinin, yaralanması neticesinde gördüğü veya göreceği tedavi süresince, sağlıklı iken elde ettiği ancak yaralanması sebebiyle tedavisi tamamlanana kadar mahrum kaldığı gelirlerinden ibarettir. Geçici iş göremezlik tazminatı açısından hak talep edilebilmesi için, bahsedildiği üzere kişinin gelir getirici bir işte çalışması ve yaralanması neticesinde tedavi süresinde gelirlerinden mahrum kalması şarttır.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde mahkememiz dosyası trafik alanında uzman bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 23/12/2021 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, dava dilekçesine ekli fotoğraflar, davalı...Katılım Sigorta Şirketi nezdinde... plakalı araca ait olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, hasar dosyası, dava konusu trafik kazasına karışan araçlara ait tescil belgeleri ile sair deliller göz önünde bulundurularak, dava konusu trafik kazasına karışan... plakalı araç sürücüsü ile yaya davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 23/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu belirlenerek rapor düzenlenmesi istenmiş olmakla, bilirkişi tarafından düzenlenen 02/05/2024 havale tarihli raporun sonuç kısmında;... plakalı otomobil sürücüsü ... dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak park halindeki araca çarptığından dolayı kazanın oluşumunda ETKENDİR, park halindeki... plakalı araç sürücüsünün atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda ETKEN DEĞİLDİR, mağdur yaya ... atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda ETKEN DEĞİLDİR şeklinde kanaat bildirilmiştir.
Davalı vekilinin trafik alanında uzman bilirkişinin 02/05/2023 havale tarihli raporuna karşı itirazlarının, 24/12/2021 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı içeriğinde yer alan olay anlatımında trafik kazasının davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan... plakalı araç sürücüsünün aracının hakimiyetini kaybetmesi neticesinde emniyet şeridinde bulunan davacıya çarpması neticesinde vuku bulduğu göz önünde bulundurularak reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
24/12/2021 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, trafik alanında uzman bilirkişinin 02/05/2023 havale tarihli raporu ve olayın meydana geliş şekilde birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu trafik kazasının... plakalı araç sürücüsü ...'un %100 oranında asli ve tam kusuru neticesinde meydana geldiği kabul olunarak yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı vekilinin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve yaralanması sebebiyle davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca davacı ...'in yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğu hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 24/05/2023 havale tarihli maluliyet raporuna karşı beyan ve itirazları açısından, dilekçenin rapora yönelik herhangi somut bir itiraz barındırmadığı anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli Tıp Kurumu İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmeli, buna göre; 11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 11/10/2008-01/09/2013 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, 01/09/2013 sonrası ile 01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Maluliyet Tespit işlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu (ATK tarafından bu yönetmelik hükümlerine göre rapor düzenlenmesi olasılığının bulunmadığının bildirilmesi durumunda ise 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınması), 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve 20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir.
Davacının maluliyet durumunun belirlenmesi amacıyla dosyanın tevdi edildiği Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve yaralanması sebebiyle davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca davacı ...'in yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğu hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 24/05/2023 havale tarihli maluliyet raporu dikkate alınarak, dava konusu trafik kazasında yaralanması sebebiyle davacı ...'in vücut bütünlüğünde oluşan sürekli iş göremezlik oranının %3 (üç) olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 (dokuz) ay olduğu ve davacının geçici olarak 1 (bir) ay süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğunun kabulü ile yargılamaya devam olunmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin 1. fıkrasına 09.06.2021 tarihli ve 7327 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile eklenen hüküm ile, "b) Destekten yoksun kalma tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak,
c) Sürekli sakatlık tazminatı, ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan hayat tablosu, zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında yüzde 2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranı ve sürekli sakatlık oranı esas alınarak hayat anüiteleri ile genel kabul görmüş aktüerya kurallarına uygun olarak,...” hesaplanacağı yönünde düzenleme yapılmıştır.
Danıştay tarafından da ölüm veya bedensel zarardan kaynaklanan maddi tazminat hesaplamalarında TRH 2010 yaşam tablosunun kullanıldığı görülmektedir. Nitekim Danıştay... Dairesinin 17.06.2021 tarihli ve ... K. sayılı kararında; “..Öncelikle, söz konusu raporda bakiye ömür belirlenmesinde PMF 1931 Hayat Tablosunun esas alındığı görülmektedir.
Destekten yoksun kalma zararı, özü itibarıyla varsayımsal verilere dayanılarak hesaplanmakta ise de; bilirkişi raporunun ilgililerin gerçek maddi zararlarını göstermesi için raporda gerçeğe en yakın ve güncel verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle, tazminat hesabına esas bakiye ömrün belirlenmesinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 tablosunun esas alınması…” gerektiği belirtilmiştir.
Bu noktada vurgulanmalıdır ki, yaşam sürelerinin tespitinde kullanılan tablolar arasında farklılık bulunması tazminat miktarını önemli ölçüde etkilemektedir. Şöyle ki; PMF 1931 yaşam tablosu cinsiyet ayırımı gözetmeyen bir tablo olup, kadın-erkek ayrımı yapılmamıştır. Bu tabloda yeni doğan bir insanın ömrü ortalama 56,64 olarak kabul edilmiştir. Oysa TRH 2010 yaşam tablosunda çok yerinde olarak kadın ve erkekler için ikili bir ayrıma gidilmiştir. TRH 2010 yaşam tablosunda yeni doğan bir insanın ömrü kadınlarda 78,02, erkeklerde ise 71,93 olarak belirlenmiştir. Her iki tablo karşılaştırıldığında başlangıçta yaşam süreleri arasında 15 ilâ 22 yıl arasında değişen sürelerde farklar doğmakta, orta yaşlarda yaşam süreleri birbirine yaklaşmakla birlikte sonuç olarak muhtemel yaşam ve bakiye ömür sürelerinin PMF 1931 tablosunda daha az, TRH 2010 tablosunda daha fazla olduğu anlaşılmaktadır.
Yargıtay... Hukuk Dairesinin 24/02/2021 tarih ve... Karar sayılı ilamında aynen; ''.....Gerçek zarar miktarı; hak sahiplerinin olay tarihindeki bakiye ömrü esas alınarak aktif ve pasif dönemde elde edeceği kazançlar toplamından oluşmaktadır.
Hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvelleri ile saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup, gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda diğer kurumlar ile ve Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi de gözönüne alındığında Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.....'' ibarelerine yer verilmiş ve ölüm veya cismani zarara yönelik olarak tazminat talebi ile ikame edilen davalarda yapılan yargılamalar sırasında desteğin veya hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin TRH-2010 yaşam tablosu esas alınarak belirlenmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir.
Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 10/03/2021 tarih ve...Karar sayılı ilamında aynen; ''.....destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve iskontoya tabi tutulmadan somut olarak, rapor tanzim tarihinden sonraki zarar da bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle hesaplanmalıdır (YHGK., 28.06.1995 tarih,...Karar). Ayrıca; yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre 60 yaşına kadar aktif devre kabul edilmekte olup, 60 yaşını tamamladıktan sonra pasif devre zararı hesaplanması gerekmektedir.
Eldeki dosyada ise, yerel mahkemece hükme esas alınan 03.07.2019 tarihli ek aktüer raporunda; kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde 1931 tarihli PMF yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, aktif devre 65 yaşına kadar kabul edilerek tazminatın belirlendiği, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanırken de, rapor tanzim tarihine kadar gerçekleşen zararın bilinen veriler nazara alınarak ve iskontoya tabi tutulmadan somut olarak, rapor tanzim tarihinden sonraki zarar da bilinen son gelir nazara alınıp 1/Kn katsayısına göre her yıl %10 oranında artırılmak ve iskonto edilmek suretiyle hesaplanmadığı görülmüş olup, bilirkişi raporu yukarıda açıklanan Yargıtay uygulamasına uygun ve hüküm tesisine elverişli değildir.....'' ibarelerine yer verilerek destekten yoksun kalma tazminatı hesabında kullanılması gereken iskonto oranları belirtilmiştir.
Davacı tarafın belgelendirilmeyen tedavi giderlerinin belirlenmesi ve yine davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı taleplerinin hesaplanması amacıyla dosyanın adli tıp alanında uzman doktor ve aynı zamanda aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisine tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 24/12/2021 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, davalı...Katılım Sigorta Anonim Şirketi nezdinde dava dışı ...'ya ait... plakalı araca ait olarak düzenlenen ...numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 23/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası kapsamında ... T.C. Kimlik numaralı davacı ... tarafından yapılan başvuruya ilişkin olarak başvuru evrakları ile başvurunun kuruma tebliğini gösterir tebligat evrakları, başvuru neticesinde açılan hasar dosyası, trafik alanında uzman bilirkişinin 02/05/2023 havale tarihli raporu, davacı ...'e ait Diyarbakır ...Eğitim ve Araştırma Hastanesi,... Hospital Hastanesi ve ... Dicle Hastanesi tarafından düzenlenen tedavi evrakları, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve yaralanması sebebiyle davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca davacı ...'in yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğu hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 24/05/2023 havale tarihli maluliyet raporu, ... T.C. Kimlik numaralı ...'e ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, davaya konu 23/12/2021 tarihli yaralamalı trafik kazasında yaralanan davacı ... numaralı ...'e ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise peşin sermaye değerine ilişkin olarak bulunan kayıtlar ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, davacı ...'in 23/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı yaralanması sebebiyle katlanmak zorunda kaldığı tedavi giderlerinin (ameliyat, pansuman, tıbbi malzeme vs. tedavi sürecindeki çeşitli giderler) ne kadar olabileceğinin hesaplanması ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gereken ve gerekmeyen tedavi tutarlarının ayrı ayrı belirlenmesi, AYRICA güncel Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları doğrultusunda TRH-2010 yaşam tablosunun ve davacı ...'in muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değerinin uygulanması suretiyle, davacı ...'e ait vergilendirilmiş gelir hesaplamaya esas alınarak, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri ile 24/12/2021 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, trafik alanında uzman bilirkişinin 02/05/2023 havale tarihli raporu çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde, dava konusu trafik kazasının... plakalı araç sürücüsü ...'un %100 oranında asli ve tam kusuru neticesinde meydana geldiği yönünde yapılan mahkememiz kabulü ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve yaralanması sebebiyle davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca davacı ...'in yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğu hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 24/05/2023 havale tarihli maluliyet raporuna göre dava konusu trafik kazasında yaralanması sebebiyle davacı ...'in vücut bütünlüğünde oluşan sürekli iş göremezlik oranının %3 (üç) olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 (dokuz) ay olduğu ve davacının geçici olarak 1 (bir) ay süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğu dikkate alınarak, davacı ...'in 23/12/2021 tarihinde gerçekleşen yaralamalı trafik kazasında yaralanmasından dolayı mahrum kaldığı ve kalacağı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı alacaklarının varsa davaya konu 23/12/2021 tarihli yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacı ...'e dava konusu trafik kazasında yaralanması sebebiyle dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumu ve davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda yapılan rücuya tabi ödemenin yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, ödeme günü ile sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatlarının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi ile birlikte hesaplanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatlarından indirilmesi suretiyle hesaplanarak, davaya konu edilen sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve tedavi gideri talepleri yönünden davacının talep edebileceği tazminat kalemleri ve bu kalemler karşılığında talep edebileceği tazminat miktarlarının her bir alacak kalemi yönünden ayrı ayrı ve açık bir şekilde belirtilerek rapor düzenlenmesi istenmiş olup, bilirkişi tarafından düzenlenen 25/08/2023 havale tarihli raporun sonuç kısmında; 23.12.2021 tarihinde yaralanan ...’in geçici iş göremezlikten kaynaklı
maddi tazminat alacağının 69.034,68 TL olduğu, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 161.067,67 TL olduğu, bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 3.577,50 TL olduğu, SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 800,00 TL olduğu, ileriye dönük muhtemel tedavi giderinin 3.500,00 TL olduğu, FTR uygulamasından kaynaklı tedavi giderinin 4.368,00 TL olduğu, tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 1.000,00 TL olaileceği, davacının toplam maddi tazminat alacağının ise 243.347,85 TL’ye tekabül ettiği şeklinde kanaat bildirilmiştir.Davacı tarafın belgelendirilmeyen tedavi giderlerinin belirlenmesi ve yine davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri tazminatı taleplerinin hesaplanması amacıyla dosyanın adli tıp alanında uzman doktor ve aynı zamanda aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisine tevdi ile TÜRKİYE CUMHURİYETİ SAĞLIK BAKANLIĞINA YAZILAN MÜZEKKERE CEVABINDA YER ALAN KAYITLAR DA GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURULMAK SURETİYLE dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 24/12/2021 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, davalı...Katılım Sigorta Anonim Şirketi nezdinde dava dışı ...'ya ait... plakalı araca ait olarak düzenlenen ... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, 23/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası kapsamında ...T.C. Kimlik numaralı davacı ... tarafından yapılan başvuruya ilişkin olarak başvuru evrakları ile başvurunun kuruma tebliğini gösterir tebligat evrakları, başvuru neticesinde açılan hasar dosyası, trafik alanında uzman bilirkişinin 02/05/2023 havale tarihli raporu, davacı ...'e ait Diyarbakır ... ve Araştırma Hastanesi,... Hospital Hastanesi ve ... Dicle Hastanesi tarafından düzenlenen tedavi evrakları, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve yaralanması sebebiyle davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca davacı ...'in yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğu hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 24/05/2023 havale tarihli maluliyet raporu, ... T.C. Kimlik numaralı ...'e ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, davaya konu 23/12/2021 tarihli yaralamalı trafik kazasında yaralanan davacı ... T.C. Kimlik numaralı ...'e ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise peşin sermaye değerine ilişkin olarak bulunan kayıtlar ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, davacı ...'in 23/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı yaralanması sebebiyle katlanmak zorunda kaldığı tedavi giderlerinin (ameliyat, pansuman, tıbbi malzeme vs. tedavi sürecindeki çeşitli giderler) ne kadar olabileceğinin hesaplanması ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gereken ve gerekmeyen tedavi tutarlarının ayrı ayrı belirlenmesi, AYRICA güncel Yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararları doğrultusunda TRH-2010 yaşam tablosunun ve davacı ...'in muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değerinin uygulanması suretiyle, davacı ...'e ait vergilendirilmiş gelir hesaplamaya esas alınarak, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri ile 24/12/2021 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı, trafik alanında uzman bilirkişinin 02/05/2023 havale tarihli raporu çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde, dava konusu trafik kazasının... plakalı araç sürücüsü ...'un %100 oranında asli ve tam kusuru neticesinde meydana geldiği yönünde yapılan mahkememiz kabulü ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'in vücut bütünlüğünde sürekli işgöremezlik oluşup oluşmadığı ve yaralanması sebebiyle davacı ...'in geçici iş göremezlik süresinin (iyileşme süresinin) ne kadar olduğu, ayrıca davacı ...'in yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğu hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 24/05/2023 havale tarihli maluliyet raporuna göre dava konusu trafik kazasında yaralanması sebebiyle davacı ...'in vücut bütünlüğünde oluşan sürekli iş göremezlik oranının %3 (üç) olduğu, geçici iş göremezlik süresinin 9 (dokuz) ay olduğu ve davacının geçici olarak 1 (bir) ay süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğu dikkate alınarak, davacı ...'in 23/12/2021 tarihinde gerçekleşen yaralamalı trafik kazasında yaralanmasından dolayı mahrum kaldığı ve kalacağı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı alacaklarının varsa davaya konu 23/12/2021 tarihli yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacı ...'e dava konusu trafik kazasında yaralanması sebebiyle dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumu ve davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda yapılan rücuya tabi ödemenin yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, ödeme günü ile sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatlarının hesaplandığı güne kadar geçen süredeki işlemiş yasal faizi ile birlikte hesaplanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatlarından indirilmesi suretiyle hesaplanarak, davaya konu edilen sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri ve tedavi gideri talepleri yönünden davacının talep edebileceği tazminat kalemleri ve bu kalemler karşılığında talep edebileceği tazminat miktarlarının her bir alacak kalemi yönünden ayrı ayrı ve açık bir şekilde belirtilerek ek rapor düzenlenmesi istenmiş olup, bilirkişi tarafından düzenlenen 30/11/2023 havale tarihli ek raporun sonuç kısmında; 23.12.2021 tarihinde yaralanan ...’in, maaşını almaya devam ettiği için
geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının bulunmadığı,
sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 262.451,56 TL olduğu,
kök raporda tespit olunan bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 3.577,50 TL olduğu,
kök raporda tespit olunan SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin
800,00 TL olduğu,
SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi giderinin 7.970,50 TL olduğu,
tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 2.550,00 TL olabileceği,
davacının toplam maddi tazminat alacağının ise 277.349,56 TL’ye tekabül ettiği
şeklinde kanaat bildirilmiştir.
Davacı vekilinin adli tıp alanında uzman doktor ve aynı zamanda aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisinin 30/11/2023 havale tarihli ek raporuna karşı beyan ve itirazlarının, davacının geçici iş göremezlik süresi içerisinde maaşını almaya devam ettiği ve herhangi bir ek ücretten mahrum kalmadığı anlaşılmakla reddine, sair olarak dilekçede somut bir itiraz bulunmadığı, sair itirazların soyut beyandan ibaret olduğu anlaşılmakla bu hususta karar verilmesine yer ve gerek olmadığına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dosyanın 30/11/2023 havale tarihli ek raporu tanzim eden adli tıp alanında uzman doktor ve aynı zamanda aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisine tevdi ile 2024 YILI İTİBARIYLA GÜNCEL ÜCRET verileri esas alınmak suretiyle rapor düzenlenmesi istenmiş olup, bilirkişi tarafından sunulan 26/02/2024 havale tarihli ek raporun sonuç kısmında; 23.12.2021 tarihinde yaralanan ...’in, maaşını almaya devam ettiği için geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının bulunmadığı, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 430.456,69 TL olduğu,
kök raporda tespit olunan bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 3.577,50 TL olduğu,
kök raporda tespit olunan SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 800,00 TL olduğu,
ek raporda tespit olunan SGK sorumluluğunda olmayan belgeli tedavi giderinin
7.970,50 TL olduğu,
ek raporda tespit olunan tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 2.550,00 TL
olabileceği,
davacının toplam maddi tazminat alacağının ise 445.354,69 TL’ye tekabül ettiği şeklinde kanaat bildirilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan 26/02/2024 havale tarihli değer arttırım dilekçesi ile, belirsiz alacak davası olarak 800,00-TL tutarında açmış olduğu davasını 444.754,69-TL'ye arttırdığını beyan ettiği ve dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı görülmektedir.
Davacı vekilinin 18/04/2024 havale tarihli dilekçesinde, davalı sigorta şirketi tarafından müvekkilinin maddi zararlarının karşılandığını, tarafların sulh olduklarını, karşılıklı olarak yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, davalı ile anlaşma doğrultusunda arabuluculuk ücretinin davalı tarafça karşılanacağını beyan ettiği görülmektedir.
İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır (28/11/1956 tarih ve 15/15 sayılı İBK). Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir nedenle dava konusunun ortadan kalkması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır.
Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun yada Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Bu durumda, mahkemenin, bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmesi gerekmektedir.
Davacı tarafça ikame edilen dava kapsamında talep edilen alacağın davalı tarafça ödendiği, davalı tarafın ödeme yapmak suretiyle davanın haklılığını kabul etmiş olduğu dikkate alındığında, hukuk yargılamasının genel ilkelerinden olan ''Her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki sebeplere ilişkin koşullara göre hükme bağlanır.'' ilkesi gereğince haksız olduğunu kabul etmiş olan davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olacağı izahtan varestedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun esastan sonuçlanmayan davada yargılama giderlerini düzenleyen 331. maddesinde davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir edeceği düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı, İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, tarafların iddia ve beyanları, 23/12/2021 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, davalı...Katılım Sigorta Anonim Şirketi nezdinde bulunan, dava dışı ...'ya ait... plakalı araca ait olarak düzenlenen... numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin, 23/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası kapsamında ... T.C. Kimlik numaralı davacı ... tarafından yapılan başvuruya ilişkin olarak başvuru evrakları ile başvurunun kuruma tebliğini gösterir tebligat evrakları, ödeme evrakları, ... ve Araştırma Hastanesi nezdinde bulunan, 23/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan ...T.C. Kimlik numaralı davacı ...'e ait olarak düzenlenen tedavi evrakları, ... Hastanesi nezdinde bulunan, 23/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı ... T.C. Kimlik numaralı davacı ...'e ait olarak düzenlenen tedavi evrakları,... Hastanesi nezdinde bulunan, 23/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacı ... T.C. Kimlik numaralı davacı ...'e ait olarak düzenlenen tedavi evrakları, Türkiye Noterler Birliği nezdinde bulunan, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği 23/12/2021 tarihi ve mevcut durum itibarıyla... plakalı araca ait trafik tescil ve ruhsat belgeleri, Diyarbakır Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü nezdinde bulunan,... T.C. Kimlik numaralı ...'e ait iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli ile davaya konu 23/12/2021 tarihli yaralamalı trafik kazasında yaralanan davac...T.C. Kimlik numaralı ...'e ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin belgeler, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı nezdinde bulunan... numaralı ...'e ait kayıtlar, Siverek... Asliye Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dava dosyası, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 18/05/2023 tarihli... sayılı raporu, trafik bilirkişisi tarafından düzenlenen 02/05/2023 havale tarihli bilirkişi raporu, aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen 01/09/2023 havale tarihli bilirkişi raporu, davacı vekilinin 18/04/2024 havale tarihli dilekçesi ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; açılan davanın 23/12/2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde yaya konumunda iken yaralanan ...'in vücut bütünlüğünde kalıcı işgöremezlik oluşup oluşmadığı, geçici iş göremezlik süresinin ne kadar olduğu, ...'in yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğunun belirlenmesi, davacı ...'in varsa sürekli iş göremezlik oranı çerçevesinde ve geçici iş göremezlik süresince mahrum kalacağı gelirlerinin, ayrıca davacının yaralanması sebebiyle katlanmak durumunda kaldığı tedavi giderinin ve muhtaç olduğunun tespit edilmesi durumunda bakıcı giderinin hesaplanması neticesinde, belirlenecek sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri ve bakıcı gideri bedellerinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı...Katılım Sigorta Anonim Şirketinden tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, davacı vekili tarafından sunulan 18/04/2024 havale tarihli dilekçe ile davalı sigorta şirketi tarafından müvekkilinin maddi zararlarının karşılandığını, tarafların sulh olduklarını, karşılıklı olarak yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, davalı ile anlaşma doğrultusunda arabuluculuk ücretinin davalı tarafça karşılanacağını beyan ettiği, açıklanan gerekçeler dahilinde davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın konusuz kalması sebebiyle ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 179,90-TL harç ve 7.600,00-TL ıslah harcından mahsubu ile fazla alınan 7.352,30-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
3-Taraf vekillerinin karşılıklı olarak yargılama gideri talepleri olmadığı göz önünde bulundurularak, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,
4-Taraf vekillerinin karşılıklı olarak vekalet ücreti talepleri olmadığı göz önünde bulundurularak, taraf vekilleri lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yokluklarında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/04/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!