WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

İZMIR 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/779
KARAR NO : 2024/86
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/10/2022
KARAR TARİHİ : 01/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında ... nolu hat üzerinden kurumsal tip abonelik sözleşmesi imzalandığını, davalı borçlu adına düzenlenen Ocak-Şubat-Mart-Mayıs-Haziran 2021 tarihli faturaların ödenmemesi sebebiyle davalı aleyhine Karşıyaka Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü... MTS sayılı dosyası ile yasal takibe başlandığını, borçlunun süresi içerisinde takibe itiraz etmesi sebebiyle takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri sonucunda taraflar arasında olumlu bir anlaşmaya varılamadığını beyan etmekle, davanın kabulü ile Karşıyaka Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün ... MTS dosyasına itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında Karşıyaka Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü... MTS sayılı dosyası ile yasal takibe başlanıldığını, müvekkilinin tacir olmadığından dolayı görev yönünden davanın reddinin gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin bahsi geçen Ocak, Şubat, Mart, Mayıs, Haziran faturalarını sözleşmede taahhüt ettiği gibi ödediğini ancak davacı tarafın bu faturalarda müvekkilini yanıltarak sözleşmeden aşkın faturaların farklarını istediklerini, sözleşme gereği tüm bedelin müvekkili tarafından davacıya ödediğini, ayrıca müvekkilinin davacı yana borcu olduğunu dahi bilmediğini beyan etmekle, davanın reddini, yargılama giderleri ile sair tüm masrafların davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-Karşıyaka Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü...sayılı dosyası,
3-... Telekomünikasyon Anonim Şirketi nezdindeki, davalı...T.C. Kimlik numaralı ...'a ait... sayılı sözleşme numarasına kayıtlı abonelik sözleşmesi ile ilgili belge ve kayıtlar,
4-Davalıya ait vergi sicil kayıtları,
5-Davalıya ait esnaf sicil kayıtları,
6-Davalıya ait ticaret sicil kayıtları,
7-Taraflara ait ticari defter ve belgeler,
8-Bilirkişi heyetinin 29/05/2023 havale tarihli raporları,
9-Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 27/11/2023 tarihli raporu,
10-Sair deliller,
DAVA KONUSU :
Açılan dava, ... numaralı hat üzerinden taraflar arasında tanzim olunan kurumsal abonelik sözleşmesi çerçevesinde, davacı şirket tarafından verilen abonelik hizmeti karşılığında davalı adına düzenlenen 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine, 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait fatura bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhinde başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesinde İcra Takibine İtirazın İptali; ''Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./11.md.) yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.
İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.
Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İcra ve İflas Kanunu'nun 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (Kuru, B.: İcra ve İflâs Hukuku, 2006, s. 219, 223).
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır.
Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır.
Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir (İİK. m.67/1). Alacaklı, alacağının varlığını Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Dava, özünde tahsil istemini de barındırmakla, burada borçlunun takip sonrası yaptığı ödeme iddialarının da nazara alınması zorunludur. Borçlu, ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olup olmamasına bakılmaksızın, bütün itiraz sebeplerini ileri sürebileceğinden; mahkemenin, borcun sonradan ödendiği itirazını araştırarak, ödemenin takip konusu alacakla ilgili olduğunu belirlemesi halinde, alacaklının dava tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı üzerinden hüküm kurması gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, alacak miktarının, takip ya da dava tarihindeki koşullara göre belirlenmesinin, itirazın iptali davasında hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminat türü olan ve bağımsız bir dava konusu yapılamayan icra inkar tazminatının miktarına da etkili olacağı açıktır.
Yargıtay Daireleri ile Hukuk Genel Kurulunun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak icra inkâr tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmaz.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Nitekim aynı ilkeler Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.02.2020 tarihli ve 2017/3-957 E., 2020/99 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır.
Davaya konu uyuşmazlığın,... numaralı hat üzerinden tanzim olunan kurumsal abonelik sözleşmesi çerçevesinde, davacı şirket tarafından verilen abonelik hizmeti karşılığında davalı adına düzenlenen 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine, 2021 yılı Ocan, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait fatura bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhinde başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, mahkememizce davalının sıfatının tespiti amacıyla yazılan müzekkerelere Bornova Vergi Dairesi tarafından verilen cevapta yer alan bilgi ve belgelerden anlaşıldığı üzere davalının bilanço esasına göre defter tuttuğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi uyarınca esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağladığı, bu kapsamda davalının uyuşmazlığa dayanak sözleşme ve faturaların düzenlendiği tarihte tacir sıfatını haiz olduğu, davacının ticaret şirketi olması sebebiyle tacir sıfatının bulunduğu, sözleşmenin kurumsal abonelik sözleşmesi olduğu dikkate alındığında uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirdiği ve neticeten davanın nispi ticari dava mahiyetinde olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1.maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, belirtilen gerekçeler dahilinde mahkememizin görevli olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin görev itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlığın,... numaralı hat üzerinden tanzim olunan kurumsal abonelik sözleşmesi çerçevesinde, davacı şirket tarafından verilen abonelik hizmeti karşılığında davalı adına düzenlenen 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait fatura bedellerinden kaynaklanan bakiye alacağın davalı şirketten tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde düzenlenen ödeme emrine yöneltilen itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesinde kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi olduğunun düzenlendiği, davaya konu alacak bedelinin faturadan kaynaklandığı, bu kapsamda dava tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin henüz sona ermediği, kaldı ki alacağın tahsili amacıyla Karşıyaka Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğünün ... MTS sayılı dosyasında başlatılan icra takibi çerçevesinde zamanaşımının takip tarihi itibariyle kesilmiş olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
Karşıyaka Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin... sayılı MTS dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... Telekomünikasyon Anonim Şirketi olduğu, borçlunun ...olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 21.017,96-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219. maddesinde; ''Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir.
Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir.'' hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220. maddesinde ise; ''İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.'' hükmü düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. maddesinde de; ''Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.'' hükmüne yer verilmiştir.
22/12/2022 tarihli duruşma tutanağının 6 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davacı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davacı şirkete ticari defter kayıt ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davacı vekilinin davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri bildirir dilekçesini verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmuş olduğu görülmüştür.
22/12/2022 tarihli duruşma tutanağının 7 numaralı ara kararında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 219/2. ve 222/1. maddelerinde tarafların delil olarak dayandığı ticari defter ve kayıtları ibraz ile yükümlü olduğu hüküm altına alındığından, davalı vekiline bilirkişi incelemesine esas olmak üzere davalı şirkete ticari defter kayıt ve belgeleri mahkememize sunmak veya ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri mahkememize bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 220/1. fıkrası uyarınca iki haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş olup, davalı vekilinin davalı şirkete ait ticari defter ve belgelerin bulunduğu yeri bildirir dilekçesini verilen kesin süre içerisinde mahkememize sunmuş olduğu görülmüştür.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak, bir telekomünikasyon alanında uzman bilirkişi ile bir Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiden oluşan heyete tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları,... numaralı hat üzerinden taraflar arasında tanzim olunan kurumsal abonelik sözleşmesi, davacı şirket tarafından verilen abonelik hizmeti karşılığında davalı adına düzenlenen 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait faturalar, Karşıyaka Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin... sayılı MTS dosyası, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler ve sair deliller birlikte değerlendirilerek; davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, davacı şirkete ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu,... numaralı hat üzerinden tanzim olunan kurumsal abonelik sözleşmesi çerçevesinde, davacı şirket tarafından verilen abonelik hizmeti karşılığında davalı adına düzenlenen 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait faturaların ilgili yasal mevzuata ve taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi hükümlerine uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, düzenlenmiş ise davacı şirketin davalıdan hangi miktar mukabilinde alacağı bulunduğu, düzenlenmemiş ise davacı şirketin davalıdan hangi miktar mukabilinde alacağı bulunduğu, davalının 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait faturalar açısından davacı şirkete ödeme yapıp yapmadığı, yapmış ise hangi miktarda ödeme yaptığı, faturalara ait bedellerin toplamından davalı tarafından yapılan ödemeler mahsup edildiği takdirde davacı şirketin davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, var ise fatura bedellerinden kaynaklı olarak davacı şirketin davalıdan ne kadar alacaklı olduğunun belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş,... Talimat dosyası kapsamında alınan bilirkişi heyetinin 29/05/2023 havale tarihli raporlarında sonuç olarak; davalı ve davacı arasında yapılan abonelik sözleşmesinin geçerli ve eksiksiz olduğu, davacı tarafından hesaplanan ve davalıdan talep edilen fatura bedellerinin ilgili sözleşmeye göre geçerli olduğu, davalı tarafın taahhütlü abonelik sözleşmesinin sonucu ödemediği fatura bedelleri açısından davacı tarafa 17.494,70-TL borçlu olduğunu mütalaa etmişlerdir.
Davalı tarafa ait ticari defter ve belgelerin incelenmesi amacıyla dosyanın Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişiye tevdii ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları,... numaralı hat üzerinden taraflar arasında tanzim olunan kurumsal abonelik sözleşmesi, davacı şirket tarafından verilen abonelik hizmeti karşılığında davalı adına düzenlenen 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait faturalar, Karşıyaka Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin ... sayılı MTS dosyası, davacı şirkete ait ticari defter ve belgeler, talimat dosyası ile içeriğinde yer alan bilirkişi raporu, davalıya ait ticari defter ve belgeler ile sair deliller birlikte değerlendirilerek; davalıya ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun şekilde tutulup tutulmadığı, davalıya ait ticari defter ve belgelerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun şekilde yaptırılıp yaptırılmadığı, davalıya ait ticari defter ve belgelerin sahibi lehine delil vasfı taşıyıp taşımadığı, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, var ise hangi sebeplerden kaynaklı olarak ticari ilişki bulunduğu,... numaralı hat üzerinden tanzim olunan kurumsal abonelik sözleşmesi çerçevesinde, davacı şirket tarafından verilen abonelik hizmeti karşılığında davalı adına düzenlenen 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait faturaların dikkate alındığında davacı şirketin davalıdan hangi miktar mukabilinde alacağı bulunduğu, davalının 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait faturalar açısından davacı şirkete ödeme yapıp yapmadığı, yapmış ise hangi miktarda ödeme yaptığı, faturalara ait bedellerin toplamından davalı tarafından yapılan ödemeler mahsup edildiği takdirde davacı şirketin davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı, var ise fatura bedellerinden kaynaklı olarak davacı şirketin davalıdan ne kadar alacaklı olduğunun belirlenerek talimat mahkemesine sunulan bilirkişi raporu da göz önünde bulundurularak düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişi 27/11/2023 havale tarihli raporunda sonuç olarak; davacı ... İletişim Anonim Şirketi firmasının davalı ...firmasından, Karşıyaka Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin...32 sayılı MTS dosyası takibinde, 15.09.2021 takip tarihi itibariyle, 17.434,50-TL asıl alacak, 60,20-TL faizsiz alacak ve 3.519,02-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.013,72-TL alacaklı olduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %48 faiz talep edilebileceğini mütalaa etmiştir.
Davalı vekilinin Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 27/11/2023 havale tarihli raporuna karşı itirazlarının, davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davalıya ait ticari defter ve belgelere işlendiği ancak faturalar kapsamında herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı anlaşılmakla reddine karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, Karşıyaka Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü... MTS sayılı dosyası, ... Telekomünikasyon Anonim Şirketi nezdindeki, davalı ... T.C. Kimlik numaralı ...'a ait ... sayılı sözleşme numarasına kayıtlı abonelik sözleşmesi ile ilgili belge ve kayıtlar, davalıya ait vergi sicil kayıtları, davalıya ait esnaf sicil kayıtları, davalıya ait ticaret sicil kayıtları, taraflara ait ticari defter ve belgeler, bilirkişi heyetinin 29/05/2023 havale tarihli raporları, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişinin 27/11/2023 tarihli raporu ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu uyuşmazlığın ... numaralı hat üzerinden taraflar arasında tanzim olunan kurumsal abonelik sözleşmesi çerçevesinde, davacı şirket tarafından verilen abonelik hizmeti karşılığında davalı adına düzenlenen 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmemesi üzerine, 2021 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait fatura bedellerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhinde başlatılan icra takibine davalı tarafından süresinde yapılan itirazın iptali ve asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacı şirkete verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, Karşıyaka Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesinin... sayılı MTS dosyasının incelenmesinde, alacaklının ... Telekomünikasyon Anonim Şirketi olduğu, borçlunun ...olduğu, davacı alacaklı vekilinin davalı borçlu aleyhine 21.017,96-TL asıl alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresinde yapmış olduğu itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, taraflar arasında kurumsa abonelik sözleşmesi bulunduğu ve bu sözleşme kapsamında davacı şirket tarafından davalıya abonelik hizmeti verildiği, her iki tarafa ait ticari defter ve belgeler üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacı şirketin davalıdan 17.434,50-TL tutarında alacaklı olduğu, davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davalıya ait ticari defter ve belgelere işlendiği ancak faturalar kapsamında herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı, düzenlenen faturaların sözleşme ile yasal mevzuata uygun olduğu, sözleşme hükümleri dikkate alındığında davacı şirketin icra dosyasında bulunan ödeme emri çerçevesinde 15.09.2021 takip tarihi itibarıyla 17.434,50-TL asıl alacak, 60,20-TL faizsiz alacak ve 3.519,02-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.013,72-TL alacaklı olduğu, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %48 faiz talep edilebileceği, açıklandığı üzere davalı tarafça ödeme emrine yapılan itirazın 17.434,50-TL asıl alacak, 60,20-TL faizsiz alacak ve 3.519,02-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.013,72-TL alacak bedeli yönünden haksız olduğu, alacağın faturaya dayalı olması sebebiyle likit mahiyette bulunduğu ve icra inkar tazminatı şartları açısından yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla, davacı şirket tarafından kısmen ispatlanan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KABULÜ İLE,
1-Davalı ...'ın Karşıyaka ... İcra Dairesinin ... MTS Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ilişkin İTİRAZININ İPTALİNE, Karşıyaka ... İcra Dairesinin ... MTS Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 17.434,50-TL asıl alacak, 60,20-TL faizsiz alacak, 3.519,02-TL işlemiş faiz ve 4,24-TL masraf bedeli olmak üzere toplamda 21.017,96-TL bedeli üzerinden, asıl alacağa 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun hükümleri uyarınca yıllık %48 oranında ve değişen oranlarda faiz uygulanmak suretiyle devamına,
2-Alacak miktarı likit olduğundan takip konusu kabul edilen asıl alacak miktarı olan 21.017,96-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ...'tan alınarak davacı ...ünikasyon Anonim Şirketine verilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.435,73-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 358,94-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 1.076,79‬‬-‬TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 88,00-TL elektronik tebligat, 605,00-TL posta masrafı, 3.300,00-TL bilirkişi ücreti, 80,70-TL başvurma harcı, 358,94-TL peşin harç olmak üzere toplam 4.432,64‬‬‬‬-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 01/02/2024

Katip ...
E İMZA ¸

Hakim...
E İMZA