T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/704 Esas
KARAR NO : 2024/290
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/09/2022
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkillerinin davaya konu icra dosyasında borçlu konumunda olduklarını, müvekkilleri ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili ... ile davalı arasında borç ilişkisi doğmadığı gibi diğer müvekkilleri yönünden de herhangi bir borç doğurucu işlemin söz konusu olmadığını, müvekkili ...'ın davaya konu çeki davalıya cirolayıp vermediğini, bu konuda kayıtlarında herhangi bir çek tevdiine dair belgenin yer almadığını, müvekkilinin icra takibi ile süreçten haberdar olduğunu, müvekkilleri ... ve ...'ın çekte yer alan ciro kapsamında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkillerinin, davalıya muaccel ve müstakbel herhangi bir ad ve nam altında bir borcunun bulunmadığını, Yargıtay içtihatları gereği menfi tespit davasında ispat yükünün, davalıya ait olduğunu, Müvekkilleri ile davalı arasında hiçbir şekilde bir hukuki ilişki kurulmaması ve borç doğmaması nedeniyle borcun varlığını iddia eden davalının, ispat yükümlülüğü altında olduğunu, çekteki imzanın müvekkillerinin eli ürünü olmadığını, ayrıca çekin kambiyo senedi vasfını taşımaması, çekte yer alan bedelin yazı ve rakam yönüyle farklı olması, çekte yazı ile "bir milyon ikiyüz yetmiş iki"; rakam ile 1.272.000,00 TL ibaresinin yer alması, çekin kayıtsız ve şartsız bir bedel ihtiva etmemesi, çekteki imzaların müvekkilerine ait olmaması ve davalı ile müvekkilleri arasında herhangi bir sözleşmesel ilişki bulunmaması yönleriyle müvekkillerinin, davalıya borçlu olmadıklarının açık olduğunu, TTK'nun 780.maddesi uyarınca çek metninde yer alan bedelin belirli olması gerektiğini, davaya konu çekte bedel noktasında belirsizliğin söz konusu olduğunu, çekin ihtiva ettiği bedelin belirli olmadığını, bu yönüyle takibe konu çekin kambiyo vasfının bulunmadığını, çekte yer alan bedelin belirliliğinin, TTK'nun 780 ve 781. maddeleri gereği çekin unsuru olup, şekil şartında yer alan usulsüzlüğün, çekin kambiyo vasfını ortadan kaldırdığını, davalının kötü niyetli olarak takip açmasının kötü niyet tazminatına mahkum olması sonucunu doğuracak nitelikte olduğunu bildirmiş, davacıların, davaya konu icra dosyası kapsamında borçlu olmadıklarının tespitine, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava; taraflar arasında borçlanmayı gerektirir bir ticari ve hukuki ilişki olmadığı, çekin kambiyo senedi niteliğinde bulunmadığı ve davaya konu icra takibinin dayanağını oluşturan kambiyo senedi niteliğindeki çekte bulunan davacılara ait imzaların davacıların eli ürünü olmadığı iddiası ile davacıların, davaya ve icra takibine konu alacak nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.
Davaya konu, Ödemiş İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında; davalı, 12.05.2020 keşide tarihli çeke dayalı olarak davacılar hakkında 14.08.2020 tarihinde kambiyo senetlerine özgü takip yolu ile icra takibi yapmış, ödeme emirleri davacılara tebliğ edilmiş, davacılar ... ve ... tarafından Ödemiş İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında imzaya ve borca itiraz edilerek dava açılmış, yapılan yargılama sonunda 29.11.2022 tarihli kararla davacı ...'ın imzaya itirazının kabulü ile takibin ... yönünden durdurulmasına, davacı ...'ın davasının reddine karar verilmiş ve bu karara karşı istinaf yoluna gidilmiştir. Kararda, çekin kambiyo senedi vasfı taşıdığı, çek bedelinin rakam ve yazı ile belirtilmiş şeklinin çekin kambiyo senedi vasfını etkilemeyeceği, davacı ...'ın üçüncü kişi ...'ı kambiyo senedi düzenleme konusunda vekaletname ile yetkilendirdiği, davacı ... adına atılan imzaların ...'ın eli ürünü olduğunun belirlendiği, ...'ın kambiyo senedi düzenleme konusunda üçüncü kişileri yetkilendirmediği, Jandarma Kriminal Labaratuvarında alınan raporda, davacı ... adına atılan imzaların ...'ın eli ürünü olmadığının belirlendiği gerekçelerine yer verilmiştir.
Davaya ve icra takibine konu çek, 12.05.2020 keşide tarihlidir. Çekin keşidecisi davacı ..., lehtarı ve ilk cirantası davacı ..., ikinci cirantası davacı ..., son cirantası ise davalı olup, çek yasal ibraz süresi içinde davalı tarafından ibraz edilmiş ve karşılıksız çıkmıştır. Çek bedelinin rakamla yazılı olduğu bölümde, TL yanında 1.272.000 rakamları, yazı ile belirtildiği bölümde ise, bir milyon iki yüz yetmiş iki TL yazıları yer almaktadır.
Dava dilekçesinde, çek bedelinin rakam ve yazı ile belirtilen bölümlerinde uygunluk bulunmaması nedeniyle, çekin kambiyo senedi niteliğinde olmadığı iddia edilmiştir. Çekin rakamla yazılı bölümünde bir miktar hatası bulunmamaktadır. Yazı ile yazılan bölümde, matbu Türk Lirasından önce bin sözcüğü rakamla yazılı miktara göre eksik yazılmıştır. Her iki bedel birlikte göz önünde tutulduğunda, bu eksikliğin bir maddi hatadan kaynaklandığı açık şekilde anlaşılmaktadır. Buna göre, iki ayrı çek bedelinden söz etmek ve yazı ile belirtilmiş çek bedelinin esas alınması usul ve yasaya uygun değildir. Yazılı bölümdeki miktarın rakamla yazılı miktarı teyit ettiği ve her iki çek bedelinin aynı miktarı gösterdiği çek içeriğinden açık ve anlaşılır olmakla davacı tarafın çekin kambiyo senedi niteliğinde bulunmadığına ilişkin iddialarında haklılık görülmemiştir.
Davacı taraf, taraflar arasında davaya konu çekin düzenlenmesini gerektirir hukuki ve ticari bir ilişkinin bulunmaması sebebiyle davacıların davalıya borçlu olmadığını iddia etmiştir. Öncelikle davaya ve takibe konu çekin taraflar arasında bir ticari ilişki veya bir başka hukuki ilişki nedeniyle düzenlendiği konusunda dosyada bir delil toplanmadığı gibi taraflarca da bu yönde bir iddiada bulunulmamıştır. Dava konusu çek kambiyo senedi niteliğinde bulunduğundan, bir hukuki ilişki veya ticari ilişki çerçevesinde düzenlenerek verilmesi zorunlu değildir. Sebepten mücerret olmakla ve kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermekle ödeme tarihi geçen çekin bedelinin talep edilmesi mümkün olmakla tarafların bir ticari ilişki içinde bulunup bulunmadıkları konusunda delil toplanmamış, tarafların ticari defter ve kayıtların incelenmesi yoluna gidilmemiştir.
Davacılar, davaya konu çekteki keşideci, lehtar ve ciranta imzalarının kendilerine ait olmadığı iddiasındadır. Bu iddia çerçevesinde her ne kadar İcra Hukuk Mahkemesinde, İİK 'nın 170.maddesine dayanarak, dava açmış iseler de İcra Hukuk Mahkemesinin dar yetkili olup, vereceği hükmün kesin hüküm delil teşkil etmeyeceği göz önünde tutularak, HMK'nın 211.maddesi hükümleri uyarınca imza incelemesi yapılmış, davacıların imza örnekleri alınmış, imzalarının bulunduğu belge asılları getirtilmiş, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla üç uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınarak, uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir.
Bilirkişi kurulu görüş birliği ile oluşturdukları 02.04.2024 tarihli raporda, davaya konu çekteki keşideci imzasının ...'ın eli ürünü olmadığı, birinci cirodaki imzanın ...'ın eli ürünü olmadığı, ikinci cirodaki imzanın ...'ın eli ürünü olduğunu bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, bilirkişi kurulu raporu ile; dava ve icra takibine konu çekin kambiyo senedi niteliğinde olup, yasal ibraz süresi içinde ibraz edilmesine rağmen karşılıksız çıktığı, davacı tarafça çekin kambiyo senedi niteliğinde olmadığı iddia edilmiş ise de, yukarıda açıklanan gerekçe ile kıymetli evrak niteliğine sahip olduğu, çekin sebepten mücerret olup, kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını içermesi nedeniyle davacı tarafın davaya konu çekin verilmesini gerektirir taraflar arasında ticari ve hukuki bir ilişki bulunmadığı iddiasına yönelik soyut iddiasının dinlenebilir olmadığı, çekteki keşideci imzasının davacı ...'ın, lehtar ve birinci ciranta imzasının ise davacı ...'ın eli ürünü olmadığı, İcra Hukuk Mahkemesince alınan raporda da aynı sonuca ulaşılması nedeniyle raporların birbirlerini doğruladığı gibi çelişki yaratacak bir raporun varlığının bulunmadığı, bu durumun bir sonucu olarak mahkememizce alınan raporun hükmü elverişli olduğu, her ne kadar İcra Hukuk Mahkemesinin gerekçeli kararında davacı ...'ın, davacı ...'a kambiyo senedi düzenlemesine ilişkin vekaletname verdiği, adına atılmış imzanın yetkilendirdiği ...'ın eli ürünü olduğu gerekçesiyle imzaya itirazının haksız olup, çek ve çek borcundan sorumlu bulunduğuna yer ve karar verilmiş ise de, mahkememizdeki davanın, İcra Hukuk Mahkemesinde görülen davadan bağımsız özel hukuk davası olup, HMK hükümleri uyarınca taraflarca getirilme ilkesine bağlı olarak mahkememizce resen delil toplanmasının mümkün bulunmadığı, davalı tarafın, İcra Hukuk Mahkemesinin gerekçesine konu iddiada bulunmadığı ve delil sunmadığı gibi cevap dilekçesi sunmaması nedeniyle HMK'nın 128.maddesi uyarınca, yalnız dava dilekçesinde ileri sürelen vakıaların tamamı inkar etmiş sayılacağı, davacı tarafın ileri sürdüğü vakıalar içinde düzenlenen vekaletnameye veya vekaletnamenin kötüye kullanıldığına ve benzeri sebeplere yer verilmediği yalnız açıklanan üç sebebe dayanılması ile davalı tarafın, dava sebebi olarak ileri sürülen üç ayrı sebep ve vakıayı inkar etmiş sayılması gerektiği, mahkememizce davalı tarafın dile getirmediği savunma sebeplerini gözetmesini ve talep etmediği delilleri toplamasının mümkün bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde, her iki davacının dava konusu çekten sorumlu tutulmalarının mümkün bulunmadığı, ikinci ciranta imzasının davacı ...'ın eli ürünü olduğunun belirlenmesi ile birlikte adı geçen davacı yönünden aksi iddiada haklılık bulunmadığı, davacı tarafça rapora itiraz edilmiş ise de, icra hukuk mahkemesince alınan rapor ile mahkememizce alınan raporun aynı içerikte ve birbirini doğrular nitelikte olup, çelişki yaratan bir raporun bulunmaması nedeniyle davacı tarafın rapora ilişkin itiraz konularında haklılık bulunmadığı göz önünde tutularak, davacılar ... ve ...'ın davasının kabulü ile davaya konu icra dosyasında davalıya borçlu olmadıklarının tespitine davacı ...'ın kanıtlanamayan davasının reddine, davalının, davalarının kabulüne karar verilen davacılar yönünden kötü niyetli olarak icra takibi yaptığına dair dosyada bir delil toplanmadığı gibi davacıların bu yöndeki iddialarını kanıtlar hiçbir delil sunmadıkları, davaya konu çekin, davalıya ciro yoluyla davası reddedilen davacı ...'dan devir ve teslim edilmesi nedeniyle davalının, davası kabul edilen davacıların imzalarının bu davacılara ait olduğunu bilebilecek durumda bulunmadığı birlikte değerlendirildiğinde, davacılar ... ve ...'ın tazminat istemlerinde haklılık bulunmadığı, davacı ...'ın ise davasının reddine karar verilmesi nedeniyle lehine kötü niyet tazminatı verilmesinin mümkün bulunmadığı dikkate alınarak, tüm davacıların kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Davacı ... yönünden davanın REDDİNE,
2-Davacılar ... ve ...'ın davalarının KABULÜ ile;
Davacılar ... ve ...'ın davaya konu Ödemiş İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasında, davalı alacaklı ...'a borçlu olmadıklarının tespitine,
3-Davacıların tazminat istemlerinin REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 98.498,85 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 24.624,72 TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 73.874,13 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça, peşin olarak yatırılan 24.624,72 TL harcın davalıdan alınarak, davacı tarafa verilmesine,
6-Davanın kabul edilen bölümü için davacılar ... ve ... yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) mad. uyarınca takdir edilen 187.355,12 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacılar ... ve ...'a verilmesine,
7-Davacı ...'ın davasının reddine, diğer davacıların davasının kabulüne karar verimesi nedeniyle davacı ...'a ait yargılama giderleri indirildikten sonra geriye kalan ve davacı tarafça yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 11,75 TL on bir adet kep gideri, 37,00 TL dört adet elektronik tebligat gideri, 330,00 TL posta tebligat ücreti, 356,25 TL dosya masrafı ve 7.500,00 TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 8.315,70 TL yargılama giderinden 2/3'ünün karşılığı olan 5.543,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılar ... ve ...'a verilmesine, 1/3'ünün karşılığı olan 2.771,90 TL yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı tarafça, peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Davacılar vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/06/2024
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!