T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/652
KARAR NO : 2024/84
DAVA : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/08/2022
KARAR TARİHİ : 01/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/09/2019 tarihinde davalı... adına kayıtlı sürücü...'ün idaresindeki davalı sigorta şirket nezdinde ... nolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın müvekkiline çarptığını, müvekkilinin yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkilinin kolunun kırıldığını ve 40 gün kolunun alçıda kaldığını, müvekkilinin kısıtlı olduğunu, hayatının zor şartlarda yürüten müvekkilinin bu kaza sonrasında uzun süre tedavi görmek zorunda kaldığını, kişisel bakımlarını bile yapamadığını, kardeşinin 40 gün boyunca kendine bakmak zorunda kaldığını ve işe gidemediğini, işe gitmek zorunda kaldığı dönemlerde bakıcı tutulduğunu, kaza sonrasında davalı sürücü ...'ün İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesinin... Esas sayılı dosyası ile cezalandırıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ve davalı sigorta şirketinden yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek ve sigorta poliçe kapsamı ile sınırlı olmak kaydıyla tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 15.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılar ... ve ...den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalılar ...'ün cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmaktadır.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının maluliyetinin varlığı ve oranının belirlenmesi gerektiğini, zarar görenin sigorta kuruluşuna başvurmadan doğrudan dava açma haklarının olmadığını, davacının sigorta şirketine sunulması zorunlu tüm evraklarla başvuruda bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı aracın kusuru oranında olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazada kusurlu olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri tazminatının trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
1-İzmir Arabuluculuk Bürosunun... Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı,
2-... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, davacı tarafından meydana gelen trafik kazası nedeniyle şirkete yapılan başvuruya ilişkin dilekçe ve dilekçenin şirkete ulaştığını gösterir tebligat evrakları, dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak açılan hasar dosyası,
3-İzmir... Asliye Ceza Mahkemesinin... Karar sayılı dosyası,
4-İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi nezdinde davacı ...enlenen tedavi evrakları,
5-İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü nezdinde davacı...'a ait olarak bulunan iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli,
6-İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü nezdinde davaya konu 13/09/2019 tarihli yaralamalı trafik kazası nedeniyle yaralanan ... TC Kimlik numaralı ...'a maluliyet ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise peşin sermaye değerine ilişkin olarak bulunan kayıtlar,
7-Trafik alanında uzman bilirkişinin 07/02/2023 tarihli raporu,
8-Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı...öremezlik oranı ile sürekli ya da geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 03/04/2023 havale tarihli maluliyet raporu,
9-Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'ın sürekli iş göremezlik oranı ile sürekli ya da geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 21/09/2023 havale tarihli ek maluliyet raporu,
10-Adli tıp alanında uzman doktor ve aynı zamanda aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisinin 17/11/2023 havale tarihli raporu,
11-Davacı vekilinin 28/12/2023 havale tarihli dava değeri artırım dilekçesi,
12-Sair deliller.
DAVA KONUSU :
Açılan dava, 13/09/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde yaya konumunda iken yaralanan ...n yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğunun belirlenmesi ile muhtaç ise davacının katlanmak durumunda kaldığı bakıcı giderinin, davacının yaralanması sebebiyle katlanmak durumunda kaldığı SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, tedavi amaçlı ulaşım gideri ve tedavi amaçlı sarf malzemesi giderlerinin hesaplanması neticesinde, belirlenecek bakıcı gideri, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ile tedavi amaçlı yol gideri ve tedavi amaçlı sarf malzemesi giderlerinin, davalılar ... yönünden haksız fiil tarihinden, davalı...Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, ayrıca 15.000,00-TL manevi tazminat bedelinin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılar ... ile...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin ekonomik geleceğinin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde; ''Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.'' şeklinde ifade edilmiştir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin bu ihlâl nedeniyle ekonomik geleceği sarsılmış olabilir. Bu tür zararlar çalışma gücünün tamamen veya kısmen kaybı nedeniyle ortaya çıkan zararlar dışında ekonomik geleceğin sarsılmasının meydana getirdiği zararlardır. Ekonomik geleceğin sarsılması nedeniyle ortaya çıkan zararlar müstakbel zararlardır ve bu zararlar çalışma gücünde bir azalma olmasa dahi meydana gelmektedir. Vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişi çalışma gücünde bir azalma meydana gelmese dahi iş piyasasında yeni bir iş bulmakta veya eski işini korumakta güçlük çekmekte veya aynı işte çalışsa dahi ihlâlden öncesine nazaran daha çok emek sarf etmek zorunda kalmaktadır.
Trafik kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi zararların tazmini için dava açmak için yasada öngörülen süre mağdurun uğradığı zararı ve failini öğrendiği tarihten itibaren 2 yıldır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinde de bu süre 2 yıl olarak öngörülmüştür. Kaza sonucu dava açarak zararlarının giderilmesini isteyecek kişiler bu iki yıllık süre içinde dava açmak zorundadır. Her halükarda ise kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra dava açma hakkı zaman aşımına uğrar. Burada bir istisna vardır. O da eğer failin trafik kazası ile sonuçlanan eylemi aynı zamanda ceza kanunlarına göre suç teşkil ediyorsa ve bu suç için ceza kanunlarında daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörülmüş ise tazminat davası açma süresi de ceza kanunlarında düzenlenmiş olan daha uzun zaman aşımı süresine uzar. Bu husus 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesinin birinci fıkrasının 2. cümlesinde ''Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.'' şeklinde ifade edilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, ''işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur'', aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, ''bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı'', aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, ''işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun'un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesiyle de; işletenin aynı Kanun’un 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir.
Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp çözümlenmesi gerekmektedir.
Karayolları Trafik Kanunu’nda zorunlu trafik sigortasına ilişkin olarak, sorumluluğun kapsamı yanında, bu kapsam dışında kalan haller de açıkça düzenlenmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 'Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Dışında Kalan Hususlar' başlıklı 92. maddesinde:
''Aşağıdaki hususlar, zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışındadırlar.
a) İşletenin; bu Kanun uyarınca eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere karşı yöneltebileceği talepler,
b) İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri talepler,
c) İşletenin; bu Kanun uyarınca sorumlu tutulmadığı şeye gelen zararlara ilişkin talepler,
d) Bu Kanun’un 105. maddesinin üçüncü fıkrasına göre zorunlu mali sorumluluk sigortasının teminatı altında yapılacak motorlu araç yarışlarındaki veya yarış denemelerindeki kazalardan doğan talepler,
e) Motorlu araçta taşınan eşyanın uğrayacağı zararlar,
f) Manevi tazminata ilişkin talepler'' hükmü ile zorunlu trafik sigortacısının hangi zararlardan sorumlu olmadığı düzenleme altına alınmış, burada örnekseme yoluna gidilmeyip tek tek ve tahdidi olarak sorumlu olunmayan haller sıralanmıştır.
Bu noktada üzerinde durulması gereken hususlardan birisi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92/b. maddesinde yer alan "İşletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararlar nedeniyle ileri sürebilecekleri taleplerin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğuna'' ilişkin hükümdür.
Bu hükümle kanun koyucu; tehlike sorumlusu zorunlu mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu kapsamından, sadece tehlike sorumlusu olan işletenin eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin mallarına gelen zararları çıkarmıştır.
Şu haliyle, anılan kişilerin mallarına gelen zararlar dışında kalan ölüm ve yaralanmaya ilişkin cismani zararlar ise sigortacının sorumluluğu kapsamında bırakılmış; böylece tehlike sorumlusunun yakınlarının dahi belirtilen anlamda sigorta kapsamında olduğu benimsenmiştir.
Durum bu olunca, işletenin; eşinin, usul ve füruunun, kendisine evlat edinme ilişkisi ile bağlı olanların ve birlikte yaşadığı kardeşlerinin ölümü veya yaralanmaları halinde bundan kaynaklanan zararlarının zorunlu sigorta kapsamında olduğu kabul edilmelidir.
Araç sürücüsünün veya yakınlarının talepleri ise 92. madde kapsamında yer almamakla sigortacının sorumluluğu kapsamında kabul edilmiştir. 14/04/2016 günü yapılan ve 26/04/2016 tarihinde 29695 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik ile;
6704 Sayılı Kanunun üçüncü maddesi ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesi değiştirilmiş, değişik; ''Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.'' hükmü yer almaktadır.
Yine aynı Kanun'un 4. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bentler eklenmiştir.
''g)Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri,
h)İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri,
ı)Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler''in de teminat dışı olduğu düzenlenmiştir.
İş Hukukunda ve Sosyal Güvenlik Hukukunda "sürekli iş göremezlik" olarak adlandırılan bedensel zararlara "kalıcı sakatlık" denildiği gibi, Yargıtay kararlarında ve Adli Tıp Kurumu raporlarında "beden gücü kaybı" veya "çalışma gücü kaybı" ya da "meslekte kazanma gücü kaybı" da denilmektedir. Sürekli iş göremezlik durumu kendi içinde sürekli kısmi iş göremezlik ve sürekli tam iş göremezlik olarak ikiye ayrılmaktadır.
Sürekli kısmi iş göremezlik hâline giren kişi çalışmasını sürdürebilir ise de, yaşıtlarına ve aynı durumda olanlara göre (sakatlığı oranında daha fazla güç ve çaba harcayacağından), kazançlarında bir azalma olmasa bile (sakatlığı oranında) tazminat isteme hakkı bulunduğu kabul edilmektedir.
Sürekli tam iş göremezlik, beden gücünün bütünüyle yitirilmesi durumudur. Bu durumdaki kişi artık çalışamayacak ve kazanç elde edemeyecektir. Bu nedenle tazminat yüzde yüz oranı üzerinden hesaplanacak, giderek başkasının yardımıyla yaşamını sürdürmesi zorunluluğu varsa, ayrıca tazminata bakıcı giderleri de eklenecektir.
Geçici iş göremezlik tazminatı ise, haksız fiil neticesinde yaralanan kişinin, yaralanması neticesinde gördüğü veya göreceği tedavi süresince, sağlıklı iken elde ettiği ancak yaralanması sebebiyle tedavisi tamamlanana kadar mahrum kaldığı gelirlerinden ibarettir. Geçici iş göremezlik tazminatı açısından hak talep edilebilmesi için, bahsedildiği üzere kişinin gelir getirici bir işte çalışması ve yaralanması neticesinde tedavi süresinde gelirlerinden mahrum kalması şarttır.
İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Şubesine müzekkere yazılarak kazaya karışan araçlara ait ruhsat ve tescil belge ve bilgileri dosya arasına alınmıştır.
Davacının tedavi gördüğünü belirttiği hastanelere müzekkere yazılarak, dava konusu trafik kazasında yaralanması çerçevesinde davacı açısından düzenlenen tedavi evrakları celp edilmiştir.
Davacı vekilinin 02/09/2022 havale tarihli dilekçesi doğrultusunda dava dilekçesinde bakıcı gideri tazminatı açısından 400,00-TL, tedavi gideri tazminatı açısından 250,00-TL ve yol gideri açısından 350,00-TL talep edildiği kabul olunarak yargılamaya devam olunmuştur.
Dava konusu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72/1. maddesinde tazminat isteminin, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağının, ancak, tazminatın ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımının uygulanacağının düzenlendiği, dava konusu eylem açısından İzmir... Asliye Ceza Mahkemesinin...Karar sayılı dosyasında sanık... hakkında taksirle bir kişinin neden olma suçundan dolayı yargılama yapıldığı ve sanık ...ün sabit görülen eylemi sebebiyle 2.500,00-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, dava konusu eyleme ilişkin yapılan yargılamaya konu suç açısından zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle ve hali hazırda henüz sona ermediği anlaşılmakla, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
Gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosyanın trafik alanında uzman bilirkişiye tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 13/09/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, İzmir... Asliye Ceza Mahkemesinin... Karar sayılı dosyası ile içeriğinde yer alan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 14/06/2021 tarihli kusur raporu ve sair deliller göz önünde bulundurularak, dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı araç sürücüsü ile yaya ...'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun hangi maddelerini ihlal etmek suretiyle dava konusu olan ve 13/09/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasının oluşumuna sebebiyet verdikleri hususu belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, trafik alanında uzman bilirkişinin 07/02/2023 havale tarihli raporda sonuç olarak;... plakalı otomobil sürücüsü ...'ün geri manevra kurallarına uymadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğunu, yaya...'un yaya yolu varken araç yolundan yürüdüğünden dolayı kazanın oluşumunda etken olduğunu mütalaa etmiştir.
Davacı vekilinin trafik alanında uzman bilirkişinin 07/02/2023 havale tarihli raporuna karşı itirazlarının, İzmir... Asliye Ceza Mahkemesinin... Karar sayılı dosyası içeriğinde yer alan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 14/06/2021 tarihli kusur raporu ile trafik alanında uzman bilirkişinin 07/02/2023 havale tarihli raporunun aynı tespit ve belirlemeleri içerdiği ve birbirini doğruladığı anlaşılmakla reddine karar verilmiştir.
13/09/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, İzmir... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyası içeriğinde yer alan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 14/06/2021 tarihli kusur raporu ile trafik alanında uzman bilirkişinin 07/02/2023 havale tarihli raporu ve kazanın meydana geliş şekilde birlikte değerlendirilerek, dava konusu trafik kazasının... plakalı araç sürücüsünün %75 oranında asli, yaya ...'un %25 oranında tali kusuru neticesinde kusurları neticesinde meydana geldiği kabul olunarak yargılamaya devam olunmuştur.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine müzekkere yazılarak dosyanın Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı ...'a ait Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen tedavi evrakları ile sair deliller birlikte değerlendirilerek, davacı ...un 13/09/2019 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine ihtiyaç duyacağı hususlarının, dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde tespit edilerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 03/04/2023 tarihli raporda sonuç olarak;...'un 13/09/2019 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığını, geçici olarak yardıma ihtiyaç duyacağı sürenin 2 hafta olabileceğinin mütalaa edildiği görülmektedir.
Taraf vekillerinin itirazları ve mahkememizce görülen lüzum üzerine Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine müzekkere yazılarak dosyanın Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, davacı ...'a ait Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen tedavi evrakları ile sair deliller birlikte değerlendirilerek, davacı ...un 13/09/2019 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine ihtiyaç duyacağı hususlarının, davacı...'un yaşı, engel durumu ve fiziksel özelleri göz önünde bulundurulmak ve davacı vekilinin Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı...n yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine ihtiyaç duyacağı hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 03/04/2023 havale tarihli maluliyet raporuna karşı itirazları değerlendirilmek ve gerekçeli şekilde karşılanmak suretiyle dava konusu trafik kazasının gerçekleştiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri çerçevesinde tespit edilerek düzenlenecek EK RAPORUN mahkememize sunulması istenilmiş, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı 21/09/2023 tarihli raporda sonuç olarak; ...'un 13/09/2019 tarihli trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığını, geçici olarak yardıma ihtiyaç duyacağı sürenin 2 hafta olabileceğini, zeka engeli nedeniyle kısıtlı olmanın tıbben iyileşme sürecini etkileyen bir faktör olmadığının mütalaa edildiği görülmektedir.
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı...un yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine ihtiyaç duyacağı hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 03/04/2023 havale tarihli maluliyet raporu ile Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı ...'un yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine ihtiyaç duyacağı hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 21/08/2023 havale tarihli maluliyet ek raporu dikkate alınarak; davacı...'un 13/09/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanması sebebiyle geçici bakıcı refakatine muhtaç olduğu sürenin 2 (iki) hafta olduğu kabul olunarak yargılamaya devam olunmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafın belgelendirilmeyen SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri, yol giderleri ve tedavi sarf malzeme bedelinin belirlenmesi ve yine davacının bakıcı gideri tazminatı taleplerinin hesaplanması amacıyla dosyanın adli tıp alanında uzman doktor ve aynı zamanda aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisine tevdi ile dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, 13/09/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, İzmir ... Asliye Ceza Mahkemesinin... Karar sayılı dosyası ile içeriğinde yer alan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 14/06/2021 tarihli kusur raporu, trafik alanında uzman bilirkişinin 07/02/2023 havale tarihli raporu, davacı...'a ait Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ve İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen tedavi evrakları, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı...'un yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine ihtiyaç duyacağı hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 03/04/2023 havale tarihli maluliyet raporu ile Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı...'un yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine ihtiyaç duyacağı hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 21/08/2023 havale tarihli maluliyet ek raporu, davaya konu 13/09/2019 tarihli yaralamalı trafik kazasında davacı... TC Kimlik numaralı...'a ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise peşin sermaye değerine ilişkin olarak bulunan kayıtlar ve sair deliller birlikte değerlendirilerek, davacı...'un 13/09/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasından dolayı yaralanması sebebiyle katlanmak zorunda kaldığı tedavi giderlerinin (ameliyat, pansuman, tıbbi malzeme vs. tedavi sürecindeki çeşitli giderler) ne kadar olabileceğinin hesaplanması ve Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması gereken ve gerekmeyen tedavi tutarlarının ayrı ayrı belirlenmesi, AYRICA 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu hükümleri ile 13/09/2019 tarihli trafik kazası tespit tutanağı, İzmir... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyası içeriğinde yer alan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 14/06/2021 tarihli kusur raporu ile trafik alanında uzman bilirkişinin 07/02/2023 havale tarihli raporu çerçevesinde yapılan değerlendirme neticesinde, dava konusu trafik kazasının ... plakalı araç sürücüsünün %75 oranında asli, yaya...'un %25 oranında tali kusuru neticesinde kusurları neticesinde meydana geldiği yönünde yapılan mahkememiz kabulü ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı...'un yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine ihtiyaç duyacağı hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 03/04/2023 havale tarihli maluliyet raporu ile Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı...'un yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine ihtiyaç duyacağı hususlarının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 21/08/2023 havale tarihli maluliyet ek raporuna göre davacı...'un 13/09/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanması sebebiyle geçici bakıcı refakatine muhtaç olduğu sürenin 2 (iki) hafta olduğu dikkate alınarak, davacı...'un 13/09/2019 tarihinde gerçekleşen yaralamalı trafik kazasında yaralanmasından dolayı bakıcı gideri, yol ve tedavi gideri ile tedavi amaçlı yapılan sarf malzemeleri harcamalarına ilişkin tazminat talepleri yönünden davacının talep edebileceği tazminat kalemleri ve bu kalemler karşılığında talep edebileceği tazminat miktarlarının her bir alacak kalemi yönünden ayrı ayrı ve açık bir şekilde belirtilerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulması istenilmiş, adli tıp alanında uzman bilirkişinin 14/02/2023 havale tarihli raporunda sonuç olarak; 13.09.2019 tarihinde yaralanan...'un bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 1.192,52-TL olduğunu, SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 300,00-TL olduğunu, tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 460,00 TL olabileceği, %25 oranında kusur indirimi sonrasında davalı tarafın sorumlu olabileceği maddi tazminat bedelinin 1.464,39-TL olduğunu mütalaa etmiştir.
Davacı vekilinin 28/12/2023 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini toplamda 1.464,39-TL'ye artırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı görülmüştür.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi (818 sayılı BK'nun 47. md.) hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Dava konusu trafik kazasının meydana geliş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarih itibarıyla ülkenin mevcut ekonomik koşulları, trafik kazası neticesinde davacının vücut bütünlüğünde sürekli iş göremezlik oranı oluşmaması ve davacının geçici iş göremezlik süresi, davacının geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç hale gelmesi, tarafların kusur durumları ve yargılama neticesinde davacı lehine hüküm altına alınan maddi tazminat bedelleri göz önünde bulundurularak, kazanın meydana gelmesi noktasında ... plakalı araç sürücüsü davalı...'ün %75 oranında asli, davacı...'un ise %25 oranında tali kusurlu oluşları, kaza neticesinde davacının vücut bütünlüğünde sürekli iş göremezlik oluşmaması, yaralanması neticesinde davacının 2 hafta süre ile geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç hale gelmesi ile birlikte hak ve nesafet kuralları ile tarafların mevcut ekonomik durumları dahilinde, davacı lehine 3.000,00-TL manevi tazminat takdirinin uygun olacağı hususunda mahkememiz nezdinde hukuki ve vicdani kanaat hasıl olmuş ve bu doğrultuda hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
Davalılar ...'in ... plakalı aracın maliki, davalı...'ün ise aracın kaza anındaki sürücüsü olduğu gözetildiğinde, davalılar ... yönünden temerrüt olgusunun haksız fiil tarihi olan 13/09/2019 tarihi itibarıyla vuku bulduğu izahtan varestedir.
Dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 02/03/2022 tarihi itibariyle usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 15/02/2022 tarihinde temerrüte düştüğü, ancak davacı vekilinin dava dilekçesinde sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihini dava tarihi olarak talep ettiği göz önünde bulundurularak, davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınmak suretiyle davalı sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihi dava tarihi olarak esas alınmış ve bu doğrultuda hüküm kurma yoluna gidilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun ...Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, ... Sigorta Anonim Şirketi nezdinde ... plakalı araca ilişkin olarak düzenlenen Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi, davacı tarafından meydana gelen trafik kazası nedeniyle şirkete yapılan başvuruya ilişkin dilekçe ve dilekçenin şirkete ulaştığını gösterir tebligat evrakları, dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak açılan hasar dosyası, İzmir...sliye Ceza Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyası, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Uygulama Hastanesi nezdinde davacı...'a ait olarak düzenlenen tedavi evrakları, İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü nezdinde davacı...'a ait olarak bulunan iş yeri sicil dosyası ve hizmet döküm cetveli, İzmir Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü nezdinde davaya konu 13/09/2019 tarihli yaralamalı trafik kazası nedeniyle yaralanan ... TC Kimlik numaralı...'a maluliyet ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin rücuya tabi olup olmadığı, rücuya tabi ise peşin sermaye değerine ilişkin olarak bulunan kayıtlar, trafik alanında uzman bilirkişinin 07/02/2023 tarihli raporu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı...'ın sürekli iş göremezlik oranı ile sürekli ya da geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 03/04/2023 havale tarihli maluliyet raporu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı...'ın sürekli iş göremezlik oranı ile sürekli ya da geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığının tespitine ilişkin olarak düzenlenen 21/09/2023 havale tarihli ek maluliyet raporu, adli tıp alanında uzman doktor ve aynı zamanda aktüerya alanında uzman hesap bilirkişisinin 17/11/2023 havale tarihli raporu, davacı vekilinin 28/12/2023 havale tarihli dava değeri artırım dilekçesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın 13/09/2019 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası neticesinde yaya konumunda iken yaralanan...'un yaralanması sebebiyle sürekli veya geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç olup olmadığı, muhtaç ise ne kadar süre ile bakıcı refakatine muhtaç olduğunun belirlenmesi ile muhtaç ise davacının katlanmak durumunda kaldığı bakıcı giderinin, davacının yaralanması sebebiyle katlanmak durumunda kaldığı SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri, tedavi amaçlı ulaşım gideri ve tedavi amaçlı sarf malzemesi giderlerinin hesaplanması neticesinde, belirlenecek bakıcı gideri, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri ile tedavi amaçlı yol gideri ve tedavi amaçlı sarf malzemesi giderlerinin, davalılar ... ile... yönünden haksız fiil tarihinden, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen, ayrıca 15.000,00-TL manevi tazminat bedelinin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılar ... ile...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu trafik kazasının sürücü...'ün idaresindeki ... plakalı aracıyla... önünden geriye manevra yaptığı esnada aracının arka tampon kısımlarıyla yay...'a çarpması neticesinde meydana geldiği, dava konusu trafik kazasının ... plakalı araç sürücüsünün %75 oranında asli, yaya...'un %25 oranında tali kusuru neticesinde kusurları neticesinde meydana geldiği, kaza sonucunda davacı...'un yaralandığı, yaralanması sebebiyle geçici bakıcı refakatine muhtaç olduğu sürenin 2 (iki) hafta olduğu, yaralanması çerçevesinde bakım giderinden kaynaklı maddi tazminat alacağının 1.192,52-TL olduğu, SGK sorumluluğunda olmayan belgesiz tedavi giderinin 300,00-TL olduğu, tedavi ile ilişkili muhtemel ulaşım giderinin 460,00 TL olduğu, davacı vekilinin 28/12/2023 havale tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini toplamda 1.464,39-TL'ye artırdıklarını beyan ettiği ve artırılan dava değeri üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, davalılar ...'in ... plakalı aracın maliki, davalı...'ün ise aracın kaza anındaki sürücüsü olduğu gözetildiğinde, davalılar ... yönünden temerrüt olgusunun haksız fiil tarihi olan 13/09/2019 tarihi itibarıyla vuku bulduğu, dava açılmadan önce davacı tarafça davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı, başvuru evrakının davalı sigorta şirketine 02/03/2022 tarihi itibariyle usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, davalı sigorta şirketinin rizikonun ihbarı akabinde 8 iş gününün sona erdiği 15/02/2022 tarihinde temerrüte düştüğü, ancak davacı vekilinin dava dilekçesinde sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihini dava tarihi olarak talep ettiği, açıklanan gerekçeler dahilinde dava ve bedel artırım dilekçeleri çerçevesinde davacı tarafın maddi tazminat talepleri yönünden iddialarını usulüne uygun deliller vasıtasıyla kısmen ispatladığı, kazanın meydana gelmesi noktasında ... plakalı araç sürücüsü davalı...'ün %75 oranında asli, davacı...'un ise %25 oranında tali kusurlu oluşları, kaza neticesinde davacının vücut bütünlüğünde sürekli iş göremezlik oluşmaması, yaralanması neticesinde davacının 2 hafta süre ile geçici olarak bakıcı refakatine muhtaç hale gelmesi ile birlikte hak ve nesafet kuralları ile tarafların mevcut ekonomik durumları dahilinde, davacı lehine 3.000,00-TL manevi tazminat takdirinin uygun olacağı kanaatiyle açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE,
1-Maddi tazminat talepleri yönünden davanın KISMEN KABULÜNE,
a)Bakıcı gideri tazminatı talebinin KABULÜNE, 894,39-TL maddi tazminatın, davalılar ... ve... yönünden haksız fiil tarihi olan 13/09/2019 tarihinden, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ve davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak dava tarihi olan 19/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...,... ve ... Sigorta Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı...'a verilmesine,
b)Tedavi gideri talebinin KISMEN KABULÜNE, 225,00-TL maddi tazminatın, davalılar ... ve... yönünden haksız fiil tarihi olan 13/09/2019 tarihinden, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ve davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak dava tarihi olan 19/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...,... ve ... Sigorta Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı...'a verilmesine, 25,00-TL tedavi gideri tazminatı talebine yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
c)Ulaşım gideri talebinin KISMEN KABULÜNE, 345,00-TL maddi tazminatın, davalılar ... ve... yönünden haksız fiil tarihi olan 13/09/2019 tarihinden, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi yönünden ise poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ve davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak dava tarihi olan 19/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...,... ve ... Sigorta Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı...'a verilmesine, 5,00-TL ulaşım gideri tazminatı talebine yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Manevi tazminat talebi yönünden davanın KISMEN KABULÜNE,
-3.000,00-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı...'a verilmesine,
-12.000,00-TL manevi tazminat talebine yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 80,70-TL peşin harç ve 10,00-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 336,90-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Maddi tazminat yönünden davacı tarafından yapılan 97,00-TL elektronik tebligat, 1.583,00-TL tebligat, 202,00-TL posta masrafı ve 2.700,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.582,00-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı dikkate alınarak 4.490,02-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç ve 10,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 171,40-TL giderin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Maddi tazminat yönünden davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 1.464,39-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Maddi tazminat yönünden davalı ... Sigorta Anonim Şirketinin kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 30,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta Anonim Şirketine verilmesine,
8-Manevi tazminat yönünden davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi gereğince ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden tahsili ile Hazineye irat kaydına,
10-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı...'ün yüzlerine karşı, davalı ... ve davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin yokluklarında, maddi tazminat talepleri yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesi gereğince kesin, manevi tazminat talebi yönünden ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.01/02/2024
Katip ...
{E-İMZA}
Hakim ...
{E-İMZA}
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!