WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

İZMIR 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/425 Esas
KARAR NO : 2024/26
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/05/2022
KARAR TARİHİ : 11/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait... plaka sayılı aracın 30/11/2021 tarihinde meydana gelen kazada hasara uğradığını ve müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davalı sigorta şirketinden teminat altına alınan kusur konusunda anlaşmazlık bulunmayan... plakalı aracın... nolu trafik poliçesinden... nolu hasar dosyasının açıldığını, davalı tarafından gönderilen sigorta eksperi raporunda 13.863,76 TL yedek parça tutarına 10.533,13 TL iskonto ile 3.330,63 TL ve işçilik 18.000,00 TL ile toplamda KDV dahil 25.170,14 TL tespit yapıldığını fakat yedek parça tutarlarının gerçek zarar ilkesi gereği iskontosuz KDV dahil hesaplanıp tedarik edilmediğini, iskonto yapılarak bulunan fiyatlar ile servisi orijinal parça temin etmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aracın özel servis olan ...Yunusemre/MANİSA'da onarıldığını, müvekkilinin aracının muadil parça ile daha da değer kaybettiğini, İzmir Adli Bilirkişi listesinde kayıtlı bilirkişiden alınan uzman görüşü raporuna göre hasar tutarının KDV dahil 37.599,24 TL olarak hesaplandığını ve hizmetler için 675,00 TL fatura düzenlendiğini, iki ayrı ekspertiz rakamının farklı çıktığını ve söz konusu uyuşmazlığın meydana geldiğini, davalının 25.170,14 TL hasar onarım ödemesi yaptığını, uzman görüşü raporuna göre değer kaybının 15.450,00 TL olarak belirlendiğini ve davalı sigorta şirketinin 19/04/2022'de 2.116,00 TL ödediğini, 13.334,00 TL farkın ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 6100 say.HMK 107.maddeye uygun olarak davalının trafik sigortasını düzenlediği... plakalı aracın tam kusurlu olarak müvekkiline ait... plakalı araca çarpması sonucu müvekkilinin aracında kaza sonrası davalı ... Sigorta A.Ş'nden eksik ödenen hasar tazminatı farkı olarak şimdilik 10,00 TL ile değer kaybı tazminatı farkı olarak şimdilik 10,00 TL nin 15/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğundan bahisle değer kaybı tazminatı talep ettiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının usule aykırı olduğunu ve davanın usulden reddinin gerektiğini, davacıya 19.04.2022 tarihinde 2.116,00 TL ödenerek değer kaybı zararının karşılandığını, hesaplamanın kaza tarihinde geçerli olan Trafik Sigortası Genel Şartları ekinde yer alan kriterlere göre yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun bakiye poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin, davacının aracının tamiratına ilişkin olarak 08.08.2022 tarihinde 21.714,13 TL ve 19.04.2022 tarihinde 2.116.TL değer kaybı ödendiğini, bakiyenin 19.169,87 TL teminat bulunduğunu, müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine, davacının davasının ispatı halinde müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasına, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasına, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Açılan dava, 30/11/2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde davacıya ait... plakalı araçta meydana gelen hasar neticesinde oluşan bakiye hasar ve değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkindir.
Haksız fiil, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 maddesinde; ''Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.'' şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 50. maddesinde ise ''Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.'' hükmü yer almaktadır.
Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğması zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir.
Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır.
Hakim, kusurlu veya hukuka aykırı bir fiili ile başkasına zarar verenin kusur durumunu, zararın ağırlını ve oluşan durumun özelliklerini gözeterek uygun ve hakkaniyete uygun bir tazminat belirler.
Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekmektedir.
Sorumluluk sigortaları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve devamı maddelerinde ''Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.'' şeklinde düzenlenmiştir. Sorumluluk sigortalarında sigorta şirketi tarafından zararı karşılanan kişi sigorta sözleşmesinin tarafı değildir. Sigorta ettiren kendisi ya da sorumluluğu altında bulunan kişiler tarafından üçüncü kişilere verilecek zararları sigorta şirketine ödediği prim karşılığında sigorta ettirmektedir. Sorumluluk sigortası, sigorta ettirenin üçüncü kişilere vereceği zararları teminat altına alırken hem üçüncü kişiyi hem de sigortalıyı koruma altına alan bir sigorta türüdür.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1473. ve 1486. maddelerinde yapılan düzenlemeye göre sorumluluk sigortalarını isteğe bağlı sigortalar ile zorunlu sigortalar olarak ikiye ayırmak gerekir.
Tehlike sorumluluklarında üçüncü kişilerin zararının karşılanması amacıyla bazı alanlarda kamu yararı ve zarar görenlerin korunması gerekçesi ile sorumluluk sigortası yaptırmak yasal zorunluluk haline getirilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun da 1483 ve 1484. maddelerinde de zorunlu sorumluluk sigortalarında uygulanacak hükümler ayrıca düzenlenmiştir. Bu düzenlemelere göre zorunlu sigortalarda sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı olan sorumluluğu kanundan doğan bir sorumluluktur. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 13. maddesi ile bazı hallerde Bakanlar Kurulu'na da zorunlu sigortalar ihdas etme yetkisi verilmiştir. Zorunlu sorumluluk sigortalarının kamu yararı taşıması ve yapılmasının yasa ile zorunlu kılınması nedeniyle zorunlu sigortalarda zarar görenlerin korunması amacıyla bazı düzenlemeler yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, ''İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/1. maddesinde, ''Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.'' hükmüne, aynı Kanun'un 85/son. maddesinde ise, ''İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.'' hükmüne yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, ''sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.'' düzenlemesi yapılmıştır.
Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. (EREN Fikret, Borçlar Hukuku, 9. B, s. 631 vd.; KILIÇOĞLU Ahmet, Borçlar Hukuku, 10. B., s. 264 vd.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Burada kanun koyucu zarar görenin kusuru nispetinde indirim yapılabileceğini öngörmüş ve indirimi zorunlu tutmayarak hâkimin taktirine bırakmıştır. Uygulama ve öğretide de (S. Ünan, “Ergün A. Çetingil ve Rayegan Kender’e 50. Birlikte Çalışma Yılı Armağanı 2007”, s. 1180) bu husus kabul edilmektedir.
Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
Mahkememizce gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosya bir trafik hasar uzmanı ve sigorta hesap uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 10/11/2022 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kusur Komisyonu tarafından davacıya ait... plakalı araç sürücüsünün kusursuz, davalı sigorta şirketine ZMMS Trafik Sigortalı... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu bulunduğu, davacıya ait... plakalı araçta davaya konu trafik kazası sonucunda sağ arka kapı, sağ yan duvar sacı, sağ arka direk, sağ stop sacı, arka tampon demiri, arka panel, sağ yan etek sacı ve tavan sacı kısımlarında meydana gelen hasarların işbu dava konusu kaza ile ilintili olduğu, davacıya ait... plakalı ... marka minibüste meydana gelen gerçek hasar / zarar miktarının KDV HARİÇ 31.863,76 TL - KDV DAHİL 37.599,24 olduğu, davacıya ait... plakalı araçta bahse konu trafik kazası sebebiyle Serbest Piyasa Şartlarına göre aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2.el piyasa rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki fark nedeniyle 14.500.00 TL değer kaybı meydana gelmiş olacağı, davalı sigorta şirketi tarafından davacı ...'e... Bankası A.Ş. 19.04.2022 işlem tarihli dekontu ile 2.116,00 TL değer kaybı ödemesi yapılmış olduğundan davacının bakiye değer kaybı alacağının 12.384,00 TL olduğu, dava dışı... plaka sayılı araç maliki Sevim Kaplan ile davalı sigorta şirketi arasında akdedilen ... Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta Poliçesinin 09.09.2021-2022 tarih aralığı için düzenlenmiş olduğu, huzurdaki dosyada 30.11.2021 tarihli kazanın poliçe vade tarihleri aralığında olduğu, Sayın Mahkemece davalı sigorta şirketinin sigortalısı... plakalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda tek etken taraf olduğu (%100 kusurlu olduğu) yönünde bir takdir oluşması halinde davalı sigorta şirketi tarafından teminat altına alınmış olan sigortalı aracın hukuki sorumluluğunu gerektirecek, başka bir deyişle sigortalı aracın üçüncü kişiye vermiş olduğu bir zarar tespit edildiğinden, davalı sigorta şirketinin Karayolları Trafik Kanunu 85/1 maddesi uyarınca ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.3. ve A.5 maddeleri ve ilgili Yargıtay kararları kapsamında, işbu poliçeden kaynaklı bir sorumluluğunun bulunduğu ve heyetleri tarafından hesaplanan gerçek zararı gerçek hasar / zarar miktarı KDV HARİÇ 31.863,76 TL - KDV DAHİL 37.599,24-TL ile 12.384,00 TL bakiye değer kaybını gidermekle yükümlü olduğu, huzurdaki dosyada yer alan Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinin Kaza Tespit Tutanağı detayına göre 30.11.2021 tarihli kazanın İhbar Tarihi: 02/12/2021, ... Numaralı Eksper Raporunun tarihi ise 05/02/2022 olduğu, işbu tarihe 8 gün eklendiğinde 11/12/2021; eksper raporunun tanzim tarihinin usulüne uygun tüm evrakların temin edildiği tarih olarak kabul edilmesi halinde ise her halükarda 14/02/2022 tarihinin temerrüt tarihi olarak hesaplandığı yönünde görüş bildirmişlerdir.
Mahkememiz 20/09/2023 tarihli ara kararı ile dosya trafik alanında uzman bir bilirkişiye tevdi edilmiştir. 28/09/2023 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle;... plakalı kamyonet sürücüsü ...nin önündeki araç ile güvenli takip mesafesini korumayarak çarptığından dolayı kazanın oluşumunda etken olduğu,... plakalı minibüs sürücüsü ...'ın atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazanın oluşumunda etken olmadığı hususlarında görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce 23/11/2023 tarihli celsenin bir nolu ara kararı ile "Yerleşmiş yargı kararları gereği kusurun ve kusur oranının belirlenmesinin mahkemeye ait olması nedeniyle, gerek aktüer bilirkişinin yaptığı hesaplamanın kusur oranına göre yargılama sırasında belirli olmasının tarafların yapacakları iddia ve savunmalar gereği adil yargılanma hakkı çerçevesinde gerekli olduğu, gerekse davacı tarafça ıslah yoluna gidildiği takdirde ıslahın belirlenen kusur oranı üzerinden yapılabileceği dikkate alınarak, gereksiz ve karmaşıklığa yol açacak yeni sorunların yaratılmaması açısından kusur oranının mahkememizce belirlenip taraflara açıklanmasının gerekli olduğu göz önünde tutularak; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ile mahkememizce alınan kusur bilirkişisi raporu ile davaya konu kazada davalı sigortalı araç sürücüsünün %100, davacının ise kusursuz olduğunun tespitine," şeklinde hüküm kurularak yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı vekilinin 27/11/2023 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile 13.834,90 TL hasar fark tazminatı, 5.334,97 TL değer kaybı tazminatı olmak üzere toplam 19.169,87 TL tazminatın, davalı sigortacının kalan teminat limiti olan 43.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olarak 02/12/2021'den itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporları, ıslah dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıya ait aracın davalı sigorta şirketince ZMMS poliçesi ile sigortalı araç ile karıştığı trafik kazası neticesinde hasar gördüğü söz konusu trafik kazasının oluşumunda davacıya ait araç sürücünün kusurunun bulunmadığı, davalı sigortalı aracın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının aracında 37.599,24 TL hasar ve 14.500,00 değer kaybı oluştuğu, davalı tarafından 08.08.2022 tarihinde 21.714,13 TL hasar onarım bedeli ve 19.04.2022 tarihinde 2.116.TL değer kaybı ödendiği, davacı vekilinin 27/11/2023 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile 13.834,90 TL hasar fark tazminatı, 5.334,97 TL bakiye değer kaybı tazminatı talep ettiği, davacının zararını yukarıda değinilen yasal düzenlemeler karşısında davalının gidermekle mükellef olduğu kanaatine varılarak bu itibarla dava değeri artırım dilekçesi uyarınca davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Davanın KABULÜNE,
13.834,90-TL hasar tazminatının ve 5.334,97-TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla 15/12/2021 den itibaren yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibariyle alınması gereken 1.309,49-TL karar ve ilam harcından, davanın açılışı sırasında peşin olarak yatırılan 80,70-TL harç ile 327,10-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 901,69‬-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 91‬,00-TL elektronik tebligat, 2,25‬-TL (KEP) posta masrafı, 48,50-TL dosya masrafı, 3.000‬,00-TL bilirkişi ücreti, 80,70-TL peşin harç, 80,70-TL başvurma harcı ve 327,10-TL tamamlama harcı, 675,00-TL ekspertiz rapor ücreti olmak üzere toplam 4.305,25‬-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- 7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk yargılama giderinin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibariyle KESİN nitelikte olmak üzere karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/01/2024

Katip...
e-imza

Hakim ...
e-imza