WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

İZMIR 7. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/4 Esas
KARAR NO : 2024/59
DAVA : Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/02/2017
KARAR TARİHİ : 25/01/2024
İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/09/2020 tarihli ... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacıların murisinin kiracısı olduğunu, murisin vefatı sonrasında davalı tarafından davacılar aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu 10/01/2014 tanzim ve 24/01/2017 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli borç senedi ile açılan takipte amacın davacılara miras kalan murisin evlerine hakkaniyete aykırı olarak el koymak olduğunu, takip konusu senedin neye karşılık olduğunun anlaşılamadığını, murisin yazı ve imza bilmediğini, senedin tanzim tarihinde 84 yaşında olan murisin yaptığı işlemin sonuçlarını anlayacak ayırtım özelliğine sahip olmadığını bu sebeple yapılan borçlandırma işleminin geçersiz olduğunu, ayrıca senedin hangi alış verişe karşılık düzenlendiğinin davalı tarafça izahının gerektiğini belirterek, İzmir... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı icra takibinden ve 10/01/2014 tanzim 24/01/2017 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli senetten dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı vekili cevap dilekçesi ve beyanlarında özetle; öncelikle davanın konusunun kambiyo alacağına dayandığını ve ticaret mahkemesi görevinde bulunmasından ötürü görevsizlik kararı verilmesini talep etmiş, esasa ilişkin olarak ise, davacı tarafın iddialarının tamemen soyut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacılar her ne kadar senet sebebi ile borçlu olmadıklarını beyan etmiş ise de, yasal mirasçı olmaları sebebi ile murisin tüm alacak ve borçlarından sorumlu olduklarını, davalının 2013 yılı Kurban Bayramında davacıların murisine yatılı olarak bakım ve yardıma başladığını, murise gece gündüz her türlü hizmeti verdiğini, davalının murisin kiracısı olmadığını, aralarında yazılı ya da sözlü herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davalının murisin talebi gereği bakımından ötürü ücret almadığını, murisin bu hizmetlerinin karşılığında evini kendisine bırakacağını ve imzalı boş kağıt vermeyi istediğini, ancak davalının bu isteği kabul etmediğini ve bunun üzerine murisin 100.000,00 TL lik senedi imzaladığını, senedin davalının 4 yıl boyunca murise ücret almaksızın bakması üzerine düzenlendiğini, senedin düzenlendiği tarihte murisin akıl sağlığı yerinde bir kişi olduğunu, tüm bankacılık işlemlerinde imza kullanan murisin yazı ve imza bilmediği iddialarının gerçek dışı olduğunu belirterek, görevsizlik yönündeki taleplerinin reddi halinde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddi ile davacıların %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temelde kambiyo senedinden kaynaklandığı ve yasadan dolayı mutlak ticari dava niteliğinde olduğu gözetildiğinde davanın Asliye Ticaret Mahkemesince görülmesi gerektiğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş, karara karşı taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmaması sebebiyle karar kesinleşmiş, dosya gönderilmesi üzerine İzmir Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu tarafından mahkememize tevzi edilmiş ve yargılamaya mahkememizce devam olunmuştur.
Dava, icra dosyasına dayanak senetteki imzanın davacıların murisi eli ürünü olmadığı, senedin düzenlendiği tarih itibariyle murisin hukuki işlem yapma ehliyetinin bulunmadığı iddiası ile davaya konu icra takibinde talep edilen alacaktan murisin ve dolayısıyla davacı mirasçıların, davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası incelendiğinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlular aleyhine 10/01/2014 tanzim 24/01/2017 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli senet dayanak gösterilerek 100.000,00 TL asıl alacak, 86,99 TL işlemiş faiz ve 300,00 TL komisyon bedeli olmak üzere toplam 100.486,99 TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü icra takibi yapıldığı tespit edilmiştir.
Menfi tespit ve istirdat davalarına ilişkin hususlar 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.
İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.
(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.
(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz.
Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir.
Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir. Başka bir deyişle hukuki yararın bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır.
Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır. Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması hâlinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür.
Borçlu, belirtilen şekilde takipten önce veya sonra alacaklıya karşı bir menfi tespit davası açar; bu davayı kazanırsa, hakkındaki icra takibi iptal edilir ve borcu ödemekten kurtulur. Ancak, borçlu borcunu icra dairesine ödedikten sonra, artık menfi tespit davası açamaz. Bu hâlde, borçlunun sırf borçlu olmadığının tespitinde, hukuki bir yararı yoktur. Bundan sonra, ödediği paranın geri alınması için bir dava açması söz konusu olur ki, bu da istirdat davasıdır (Pekcanıtez, H./ Atalay, O./ Sungurtekin Özkan, M./ Özekes, M.: İcra ve İflas Hukuku, s.156- 164).
Menfi tespit davası, normal bir hukuk davası gibi açılır. Borçlu, itirazın kaldırılması sırasında icra mahkemesinde (m. 68-68a) ileri sürüp ispat edemediği itiraz ve def’ilerini menfi tespit davasında yeniden ileri sürebilir; çünkü itirazın kaldırılması kararı, menfi tespit davasında kesin hüküm teşkil etmez. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 17.03.2010 tarihli ve 2010/19-123 E. 2010/154 K; 07.12.2011 tarihli ve 2011/13-576 E., 2011/747 K. sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Mahkememizce 19/10/2021 tarihli duruşma ara kararı ile "Davacılar murisinin mukayese ve incelemeye esas imza ve yazı örneklerinin asıllarının celbi için banka şubelerine, belediye, seçim işleri müdürlüğü, GSM şirketleri, tapu müdürlüğüne müzekkereler yazılmasına ve davacılar murisinin mümkünse bononun düzenlenme tarihi olan 10/01/2014 tarihlerine yakın imza ve yazı asıllarının incelenip iade edilmek üzere mahkememize gönderilmesinin istenilmesine, imza ve yazı örnekleri geldiğinde icra dosyasındaki bono aslı celp edilip duruşma günü beklenmeksizin bonodaki imza ve yazı örneklerinin davacılar murisinin eli ürünü olup olmadığı hakkında rapor aldırılmak üzere dosyanın A.T.K ilgili ihtisas dairesine gönderilmesine," şeklinde hüküm kurulmuş, gerekli bilgi ve belgelerin temini akabinde dosya İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilerek rapor aldırılmıştır. 30/03/2022 tarihli (29/04/2022 havale tarihli) Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporunda özetle; inceleme konusu senette ...'e atfen atılı imzaların teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, yazı hususunda sağlıklı değerlendirme yapılabilmesi için ...'in başka amaçlarla yazmış olduğu samimi yazılarını içerir; mektup, kartpostal, dilekçe, okul defteri, sınav kağıtları, adres ve telefon fihristi vb... belgelerin temin edilerek, mevcutlar ile birlikte kuruma gönderilmesinin gerektiği hususlarında kanaat bildirilmiştir.
Mahkememizce 02/06/2022 tarihli duruşmada "Davacı ... vekiline müvekkilinin mirasçılarını tespit ederek veraset belgesi alması, davaya dahil etmesi veya davaya muvafakatlarini bildirmesi için gerekli işlemleri yapmak üzere yetki belgesi verilmesine, ayrıca bu işlemleri yapıp veraset belgesini, muvafakat veya davaya dahil edilmeye ilişkin belgeleri dosyaya sunması için gelecek celseye kadar süre verilmesine," şeklinde hüküm kurulmuş, davacılar ..., ... ve ... vekili tarafından 29/09/2022 tarihli dilekçe ile davacının vefat ettiğinin bildirildiği, dilekçe ekindeki İzmir... Sulh Hukuk Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli... Karar sayılı gerekçeli kararının incelenmesinde muris ...'in mirasçılarının ..., ... ve ... olduğu görülmüştür.
Mahkememizce 13/04/2023 tarihli duruşma ara kararı ile "İstanbul Adli Tıp Kurumuna müzekkere yazılarak dosyanın ... İhtisas Dairesine tevdi ile DOSYA KAPSAMI VE DAVACIYA AİT TIBBİ BELGELER ÇERÇEVESİNDE murisin dava konusu 10/01/20214 düzenleme tarihli 24/01/2017 vade tarihli 100.00,-TL Bedelli senedin tanzim tarihi olan 10/01/2014 tarihi itibariyle akli melekelerinin yerinde olup olmadığı, temyiz kudretini haiz olup olmadığı, bu kapsamda fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususlarının belirlenerek düzenlenecek raporun mahkememize sunulmasının istenilmesine, masrafların davacı tarafça yatırılan veya yatırılacak avanstan karşılanmasına," şeklinde hüküm kurularak dosya İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesine gönderilerek rapor düzenlenmesi istenilmiştir. 11/09/2023 tarihli (15/09/2023 havale tarihli) Adli Tıp ... İhtisas Kurulu raporunda özetle; görülmekte olan “Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)” davası nedeniyle “senedin tanzim tarihi olan 10.01.2014 tarihi itibariyle akli meleklelerinin yerinde olup olmadığı, temyiz kudretini haiz olup olmadığı, bu kapsamda fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığı” sorulan... doğumlu, 16.01.2017 tarihinde ölen ... hakkında düzenlenen tıbbi belgeler, davacı-davalı ifadeleri ile dava dosyasının tüm olarak değerlendirilmesinden, muris hakkında işlem tarihinde fiil ehliyetini müessir ve kişide şuur ve hareket serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede akıl hastalığı, akıl zayıflığı, bunama hali veya organik defisiter araz içinde bulunduğunu gösteren tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı, kendisinde mevcut sistemik hastalıkların da tek başına fiil ehliyetini etkilemeyeceği, murisin işlem tarihinde telkinlere mukavim olabileceği, kendi hür iradesi istikametinde serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği tıbbi kanaatine varıldığı, bu duruma göre, ...’in 10.01.2014 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğunun kabulünün uygun bulunduğu hususlarında mütalaa bildirilmiştir.
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak kambiyo senetleri soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Bu nedenle kambiyo senedi uyarınca açılan menfi tespit davasında ispat külfeti davacı borçluya düşer.
Davacıların murisinin dava konusu ve takip dayanağı bono nedeniyle borçlu olmadığı iddiasını HMK’nun 201. maddesi uyarınca yazılı delille veya diğer kesin delillerle ispatlaması gerekmektedir. Davacı vekilince iddiasını ispata yarar bu neviden delil sunulamadığı gibi açıkça imzaya itirazının da bulunmadığı yine davacıların iddialarının Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporu ve tüm dosya kapsamı ile yerinde olmadığı anlaşılmış olmakla davacı taraf davasını yazılı belge veya kesin deliller ile ispatlayamamış bulunmaktadır. Davanın bu nedenlerle reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE;
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken karar ve ilam harcı davanın açılışı sırasında peşin olarak alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yatırılan gider avansından kullanılan 195,00-TL yargılama giderinin, davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalının kendisini vekille temsil ettirdiği göz önünde bulundurularak karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
6-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının talep halinde ve karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı ... vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/01/2024

Katip ...
e-imza

Hakim ...
e-imza