T.C.
İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/702 Esas
KARAR NO : 2024/542
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/08/2022
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACININ İSTEMİNİN ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibine geçildiğini, ancak davalı tarafın borca itirazı neticesinde arabulucuya başvurulduğunu, davalı tarafın da arabuluculuk görüşmesine katıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını, dilekçe ekinde sunulan fatura ve cari hesap örneğinden de anlaşılacağı üzere davalı borçlunun müvekkiline borcu bulunduğunu, ancak davalı/borçlunun müvekkiline olan borcunu ödemediğini, borcun müvekkili firma tarafından tahsil edilemediğini, müvekkili firmanın davalı borçluya ... isimli kargo şirketi aracılığı ile ... Postabaşı Şubesinden ... seri-sıra no.lu 08.02.2018 teslim tarihli, ... seri-sıra no.lu 08.02.2018 teslim tarihli, ... seri-sıra no.lu 23.01.2018 teslim tarihli, ... seri-sıra no.lu 02.04.2018 teslim tarihli, ... seri-sıra no.lu 27.03.2018 teslim tarihli,... seri-sıra no.lu 12.03.2018 teslim tarihli kargolar ve ... ... Şubesinden ... seri-sıra no.lu 19.04.2018 teslim tarihli, ... seri-sıra no.lu 23.04.2018 teslim tarihli kargolar ile takibe konu faturaları davalı yana gönderdiğini, kargo evrakları ile dosyası ekinde sunulu faturalar incelendiğinde davalının borçlu olduğunun anlaşılacağını beyanla fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı borçlunun davaya konu icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takip konusu alacağın % 20sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. fıkrası uyarınca, davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğunu, davacı gereğini yapmadığı takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, dava konusu bedelin zamanaşımına uğradığını, davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir sözleşme olmadığı gibi, davacı tarafın dava konusu ettiği faturalarla ilgili olarak müvekkili şirkete mal veya hizmet verdiğini kanıtlayamadığını, bu hususta ispat külfetinin davacıda olduğunu, davacı tarafın faturalara konu malların müvekkili şirkete teslim edildiğini ispata yönelik belge (yasal delil) de sunmadığını, davacı tarafından müvekkili şirkete cari hesabın kesildiğine ilişkin herhangi bir bildirim gönderilmediğini, dosyada buna ilişkin bir belge yahut beyan da olmadığını, dava konusu takip tarihi itibariyle davacının hukuken alacaklı sıfatına sahip olmayıp, davanın bu bakımdan da reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, davacı tarafından icra takibinde ve davada "faiz" talep edilmesinin de hukuka aykırı olduğunu , faize ve faiz oranına da ayrı ayrı itiraz ettiklerini, kabul anlamına gelmemek üzere, alacağın likit olmadığından ve müvekkilinin kötü niyetli bulunmadığından, Mahkemece davacının alacaklı olduğu kanaatine ulaşılsa dahi koşulları oluşmadığından müvekkili aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:
1-İlgili Ticaret Sicil Müdürlüklerinden celp edilen taraf şirketlerin en son sicil kayıtları
2-İzmir ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası
UYAP üzerinden celp edilerek dosya arasına alınan dosyanın incelenmesinde; Ankara ...İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile başlatılan takipte borçlu vekilinin yetkiye yaptığı itiraz üzerine yetkisizlik kararı ile gönderilen takip dosyasının İzmir... İcra Müdürlüğünün ... Esas numarasına kaydedildiği, takip alacaklısının dosyamız davacısı... Ürünleri Tic. Ltd. Şti., takip borçlusunun ... İşletmeleri San. Ve Tic. A.Ş. olduğu, 19/09/2018 tanzim 03/11/2018 vade tarihli cari hesap alacağına başlatılan takipte 3.961,99-TL cari hesap alacağı, 334,44-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.296,43-TL nin tahsilinin talep edildiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine borçlu vekilinin 26/04/2021 tarihli itiraz dilekçesi ile müvekkilin şirketin alacaklıya borcu bulunmadığından takibe, takip konusu borcun aslına, işlemiş faize, uygulanması talep edilen faizin türüne ve oranına, icra vekâlet ücretine, takip masraflarına ve borcun bütün fer’ileri ile birlikte tamamına itirazlarının kabulü ile müvekkili şirket hakkında İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından konkordato kesin mühlet kararı verilmiş olması nazara alınarak, İİK.m.66 uyarınca icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini beyan etmiş, İcra Dairesinin 28/04/2021 tarihli kararı ile takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
3-Vergi Dairesi kayıtları
Hasan Tahsin Vergi Dairesinden celp edilen, davalı şirketin 2018-2019 yıllarına ait BA formları dosya arasına alınmıştır.
4- Takibe dayanak Cari Hesap Ekstresi, e- faturalar
5-Kargo şirketleri cevabi yazıları
6- Taraf ticari defterleri
7-Bilirkişi raporları
i)Davacıya ait ticari defterler üzerinden inceleme yaptırılarak SMMM bilirkişiden aldırılan 13/11/2023 havale tarihli raporda özetle; Davacı şirketin 2018 yılında e-defter mükellefi olduğu, davacının ticari defterlerinden envanter defterinin açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yaptırıldığı, oluşturulması gereken e-defter beratlarının yasal süresi içerisinde oluşturulduğu, davacı yasal defterlerinin tek düzen hesap planı tebliğine ve muhasebe usul ve esaslarına göre tutulduğu , defterler kayıtlarının birbirleri ile uyumlu olduğu, davacının incelenen 2018 yılına ait yasal defterlerinin delil olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, davacının yasal defterleri üzerinde yapılan incelemede, davacının davalı taraftan takibine dayanak olarak belirtmiş olduğu 19.09.2018 tarihi itibariyle cari hesap alacağının 5.461,99 TL olarak tespit edildiği, rapor edilmiştir.
ii)Davalıya ait ticari defterler üzerinden inceleme yaptırılarak SMMM bilirkişiden aldırılan 05/04/2024 havale tarihli raporda özetle; Davalıya ait incelemeye konu yasal defterlerinin açılış kayıtlarının muntazaman süresi içinde yaptırıldığı, yine TTK'nun 64/3 ve ilgili maddeleri gereği yaptırılması zorunlu sene sonu ibraz tasdiki süresinin yaptırıldığı, bu haliyle davalıya ait yasal defterlerin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu,
Davalının yasal defter ve dayanağı belgelerinin tetkikinde; taraflar arasında 2017 yılından gelen 2018 yılında sona eren cari hesap çalışması kapsamında davalının kayıtlarında davacının ... hesap altında takibinin yapıldığı, davacının yasal defter ve dayanağı belgeleri kapsamında davacının davalıdan 19.09.2018 tarihinde 5.461,99TL alacaklı olduğu,
Davalının yasal defter ve dayanağı kayıtlarında 19.09.2018 tarihi ve 2018 yıl sonu itibarıyla davalının davacıya borcunun 5.461,99.TL olduğu, akabinde davalının 25.01.2019 tarihinde davacı lehine yapmış olduğu 1.500TL'lık ödemenin tenzili neticesinde davalının davacıya takip tarihi itibarıyla borcunun 3.961,99TL'sına gerilediği ve bu borç bakiyesinin davalı kayıtlarında davacı lehine yer almakta olduğu, tarfların yasal kayıtlarının birbirini teyit ettiği, kargo kayıtlarının teslim tesellüm hususlarının tetkiki ve karşılaştırılması yönünde herhangi bir ihtilafın olmadığı anlaşılmış olduğundan davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 3.961,99TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, rapor edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Arabuluculuk dava şartı yönünden yapılan değerlendirmede;
Dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk sürecinin usulüne uygun şekilde işletilerek son tutanağın düzenlendiği, davalı tarafın arabuluculuk görüşmelerine katıldığı, görüşmenin olumsuz sonuçlandığı anlaşıldığından davalının usule yönelik itirazlarına itibar edilememiştir.
Zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden;
Açılan davanın niteliği ve alacağın TBK m. 146 gereği 10 yıllık genel zamanaşımına tabi olduğu, hak düşürücü sürenin de söz konusu olmadığı değerlendirilerek davalı vekilinin yerinde olmayan itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davanın esası yönünden;
Yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller, iddia ve savunmalar ile tüm dosya kapsamı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı tarafça, davalı şirketin taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle cari hesap alacağına konu faturalardan kaynaklanan borcunun bulunduğu, bakiye alacağın tahsili istemiyle İzmir... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı sayılı dosyasında davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, takibin davalının vaki itirazı sebebiyle durdurulduğundan bahisle itirazın iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili takibe itiraz dilekçesinde, müvekkilinin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili hakkında konkordato kesin mühlet kararı verildiğini beyanla borca, faize ve takibin ferilerine itiraz etmiş, Mahkememize sunulan cevap dilekçesi ile davacının faturalara konu malları sattığı ve teslim ettiği hususunda ispat külfetinin davacıda olduğunu, davacı tarafından müvekkili şirkete cari hesabın kesildiğine ilişkin herhangi bir bildiride bulunulmadığını savunmuştur.
Mahkememizce iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin irdelenmesi için ticari defterler üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, taraf ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeye dair alınan bilirkişi raporları, davalının BA formları ve dosya kapsamındaki delillerden,
Tarafların incelenen ticari defterleri ile sunulan kayıt ve belgelerden, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunduğunun taraflarca iddia ve ispat edilmediği, bu durumda taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, "önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumu" olarak kabul edilen açık hesap ilişkisinin mevcut olduğunun kabul edilmesi gereklidir.
Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporu ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, takibe konu 2018 ila 2019 yıllarına ilişkin açık hesap ilişkisine konu faturaların tamamının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, yine taraf ticari defterlerinde birbiri ile uyumlu olarak davalı tarafça yapılan ödemelerin kaydedildiği, dolayısıyla her iki taraf ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıya 3.961,99-TL borçlu olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan tüm bu hususlar neticesinde davalı taraf, açık hesap ve bu açık hesaba konu faturaları ticari defterlerine kaydetmiş olmakla, karineten malı teslim aldığı sabit olduğundan ve davalı tarafça bakiye borcun ödendiği ispat edilemediğinden, davacı tarafından takip talebinde işlemiş faiz talep edilmiş ise de davalının takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü ispat edilemediğinden davanın 3.961,99-TL asıl alacak miktarı üzerinden kısmen kabulüne, bu miktar yönünden davalının takibe vaki itirazının iptaline, alacak likit olmakla kabul edilen bu bedel üzerinden %20 oranında icra-inkar tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, davalının İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki itirazının 3.961,99-TL'lik asıl alacak kısmı yönünden iptaline, takibin bu miktar ve bu miktara takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen oranda işletilecek faiz üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Hükmolunan alacağın %20'si oranında (792,40-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince İstanbul Arabuluculuk Bürosunun... başvuru sayılı dosyası ile taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından karşılanan 1.560,00-TL arabulucu ücretinin davanın kabul edilen bölümü üzerinden hesaplanan 1.438,56-TL'nin davalıdan alınarak, 121,44-TL'nin davacıdan alınarak, Hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafça peşin harç için yapılan 80,70-TL'nin yargılama giderlerine dahil edilmeksizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davanın red ve kabul edilen bölümleri orantılı olarak nazara alınarak işbu dosyada davacı tarafından yapılan (4.421,00-TL tebligat+posta+bilirkişi ücreti +80,70-TL başvurma harcı) olmak üzere toplam 4.501,70-TL yargılama giderinden 4.151,01-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince davanın kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 3.961,99-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki AAÜT gereğince davanın red edilen miktar üzerinden hesap edilen 334,44-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Kararın kesinleşmesi halinde, ayrıca karar yazmaya gerek görülmeden kalan gider avansının resen taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkça okundu, ana çizgileriyle anlatıldı. 04/07/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!