WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

İZMIR 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/37 Esas
KARAR NO : 2024/274
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 12/01/2024
KARAR TARİHİ : 01/04/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; ... Uluslararası Nakliyat Otom. Gıda Mad. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait .../... plakalı aracın yurtiçi taşıyıcı mali mesuliyet sigorta poliçesi ile davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, sigortalı araca İstanbul’dan Kahramanmaraş’a gönderilmek üzere 13.12.2019 tarih, ... nolu taşıma irsaliyesi ile ... Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin 14.12.2019 tarihli ... nolu faturası ve 13.12.2019 tarihli ... nolu sevk irsaliyesi ile 1162 koli muhtelif pasta malzemeleri&promosyon emtiasının yüklendiğini, taşıma sırasında 14.12.2019 tarihinde davalının, sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile şerit ihlali yaparak sigortalı aracın sol yan kısmına çarpması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, polis memurlarınca tanzim edilen kaza tespit tutanağı ile sabit olduğu üzere davalının kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle sigortalı araçta taşınan emtiaların zayi olduğunu, ekspertiz raporuna istinaden davacı şirket tarafından poliçe kapsamında dava dışı sigortalıya 172.994,60 TL hasar bedeli ödendiğini, dava dışı sigortalı tarafından sorumlulara karşı rücu haklarının kayıtsız şartsız davacı sigorta şirketine ibraname ile devredildiğini, poliçe döneminde meydana gelen hasar nedeniyle TTK halefiyet hükümleri ve TBK alacağın temliki hükümleri uyarınca sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili talebiyle davalı aleyhine Urla İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve ferilerine itiraz ettiğini, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu beyan ederek davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; dava dilekçesinde uyuşmazlığın taşıma sözleşmesinden kaynaklandığı iddia edilmekte ise de davalı ile dava dışı şirketler arasında akdedilen bir taşıma sözleşmesi ve sigorta sözleşmesi bulunmadığını, davacının emtiayı sigorta ettiren dava dışı şirkete emtia bedelini ödeyerek bu şirketin halefi olduğunu, davalının tacir sıfatına haiz olmadığını, taraflar arasındaki temel ilişkinin haksız fiilden kaynaklandığını, uyuşmazlığın haksız fiil hükümlerine çözümünün gerektiğini, görevli ve yetkili mahkemenin davalının bulunduğu ve takibin yapıldığı yer mahkemesi olan Urla Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı sigorta şirketi tarafından 20.12.2019 tarihli ekspertiz raporuna istinaden 172.994,60 TL ödeme yapıldığını, raporda kusur ve hasara uğrayan emtianın sovtaj değerinin hatalı tespit edildiğini, sevk irsaliyesi ve faturanın kaza tarihinden sonra düzenlenmesi nedeniyle hasara uğrayan emtia ve karşılanan hasar arasında illiyet bağı bulunmadığını, ekspertiz raporunun tespit ve değerlendirme yapmaya elverişli olmaması nedeniyle itirazın haklı olduğunu beyan ederek davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesini, aksi takdirde davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
TTK'nın 1472/1. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472/1. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E. - 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’lerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği gibi eylemin haksız fiîlden kaynaklandığı açıktır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 06/12/2018 tarihli, Dosya No: 2018/1516 Karar No: 2018/2205 sayılı ilamı)
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli, 37 E. - 9 K. R. G. 3.7.1944 sayılı kararı "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklindedir. (Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin E: 2015/7184 K: 2015/9262 sayılı ilamı)
Somut olayda uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, dava sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp bu nedenle ticari dava sayılamaz. Uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca davanın USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nın 20.maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde istemde bulunulduğu takdirde dava dosyasının yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine,
3-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/04/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı