WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

İZMIR 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/793
KARAR NO : 2024/172
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 12/05/2023
KARAR TARİHİ : 28/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... Ambalaj Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili Av. ...'ın mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı taraf müvekkili firmada Belirsiz Süreli iş sözleşmesi ile grafik sorumlusu olarak çalışmaya başladığını, davalı, 3600 gün ve 15 yıl sürenin dolması üzerine SGK'ya başvurarak kıdem tazminatına esas yazısı akabinde 16/04/2021 tarihinde iş akdini feshettiğini, sigortalı İşten Ayrılış Bildirgesinde de görüleceği üzere iş ilişkisi “Emeklilik için yaş dışında diğer şartların tamamlanması” nedeniyle sona erdiğini, davalı, müvekkili şirkette işe başladığında imzalamış olduğu iş sözleşmesinde ayrıca "işverenin yanında çalıştığı süre zarfında, gerek görevini yapmakta iken ve gerekse sair sebeplerle öğrendiği ve öğreneceği işverene ait mesleki ve sair nitelikteki iş sırlarını hiçbir şekil ve surette ifşa etmeyeceğini, herhangi bir şekilde ifşa ettiği takdirde hakkında yapılabilecek cezai tatbikata şimdiden rıza gösterdiğini kabul ettiği gibi, bundan dolayı işverenin uğrayacağı zararları tazmin edeceğini taahhüt etmektedir." maddesini de imzalayarak kabul ettiğini, davalı bizzat bu ihtarnamede bu sözleşmenin fesihten sonra da geçerli olduğunu, aykırı hareketin cezai anlamda sonuç doğuracağını bildiğini açıkça ikrar ettiğini, iş hayatında işverenin menfaatlerinin korunabilmesi, işletmenin devamının sağlanabilmesi için başvurulan yollardan biri de iş sözleşmesinin bitiminden sonrası için işçiye getirilen rekabet yasağı olduğunu, işçinin rekabet yasağı, iş sözleşmesinin bitmesiyle başladığını, nitekim hizmet ilişkisi içerisindeki sadakat yükümlülüğü, hizmet ilişkisinin bitimi ile birlikte rekabet yasağına dönüşecek ve işçinin yükümlülüğü rekabet yasağı şeklinde adlandırılacağını, Rekabet yasağı ise yine Türk Borçlar Kanunu’nun 444. Maddesi ve devamında düzenlendiğini, müvekkil şirketin iştigal konusu ambalaj üzerine olduğunu, davalı yan, haricen aldıkları bilgiye göre müvekkili şirketten ayrıldıktan çok kısa bir süre sonra müvekkili şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren ... AMBALAJ SAN.TİC.A.Ş (VN ... ) isimli işyerinde çalışmaya başladığını, bu husus SGK kayıtlarıyla da sabit olduğunu, davalı müvekkili firmada grafık sorumlusu olduğundan müvekkili şirketin gizlilik sözleşmesi ile müşterilerinden aldığı ttüm grafik dosyalarına erişimi olduğundan bu dosyaları da alıp yanında götürmüş ve bu bilgiler ile tüm işleri kolayca basabilir hale geldiğini, dolayısıyla imzalamış olduğu iş sözleşmesine aykırı hareket ettiklerini, bunun üzerine müvekkili firmaca İzmir ... Noterliği'nin 25/08/2021 Tarih ve ... Yev. Nolu cezai şartın ödenmesi talebine ilişkin olarak ihtarname gönderilmiş ancak davalı yan tarafından ödeme yapılmadığı için davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile haksız rekabetten kaynaklanan cezai şart alacağına dayalı ilamsız takip başlatıldığını, davalı, iş sözleşmesinde taahhüt etmesine rağmen müvekkili şirket gibi ile aynı faaliyet alanında çalışan bir şirkette çalışmaya başlamakla sözleşmedeki taahhüdüne aykırı davrandığını, davalı yan ile müvekkili şirket arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde belirtilen Cezai Şartın davalıdan tahsili hasıl olduğunu, davalı yan samimiyetten uzak ve sadakat yükümlülüğüne aykırı bir şekilde davrandığını, hukukun böyle bir durumu koruması mümkün olmaması gerektiğini, işverenin en önemli ve asli yükümlülükleri arasında ücret ödeme yükümlülüğü bulunmakta olup, buna paralel olarak da işçinin en önemli ve asli yükümlülükleri arasında sadakat yükümlülüğü bulunduğunu, bu husus sözleşmede kararlaştırılmamış bile olsa, rekabet yasağı, müşterilerin bilgilerini paylaşmama ve sır saklama yükümlülüğü zaten işin doğası gereği olduğunu, yazılı sözleşmede taraflar arasında hüküm dahi tesis edildiğini, çalışan da sözleşmenin varlığını ve uymama halinde sonuçlarını bildiğini bizzat göndermiş olduğu ihtarnamede kabul ettiğini, borçlu, süresi içinde borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz edip takibi durdurduğunu, borçlunun itirazı haksız ve dayanıksız olduğunu, çünkü işyeri kayıtlarına, SGK kayıtlarına ve taraflar arasında imzalanan rekabet yasağı sözleşme şartlarına göre borç sabit olduğunu, buna rağmen borçlu mesnetsiz itirazıyla takibi durdurduğunu, borçlunun itiraz sebepleri yerinde olmayıp gerçeği yansıtmadığını, haksız ve hukuka aykırı olan itirazın kaldırılıp İcra İflas Kanunu madde 68/5 e göre borçlu aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, tüm bunlara ek olarak huzurdaki dava taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi sona ermesinden sonra rekabet yasağına aykırı davranıştan kaynaklı bir dava olduğundan, taraflar arasındaki hizmet akdi devam etmediğinden davaya Ticaret Mahkemesi bakmakla görevli olduğunu, itirazın iptalinin sağlanması ve takibe devam edebilmesi için İzmir Arabuluculuk Bürosu'na başvuruda bulunulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, fazlaya ilişkin hak ve talepleri ile dava hakları saklı tutulmasına, borçlunun haksız ve dayanaksız itirazlarının iptaline, takibin devamına, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı ...'ın vekili Av. ...'ın mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas numaralı dosyası ile müvekkilinin aleyhine ilamsız takip başlatmış ve haksız takibe yönelik itiraz üzerine işbu davayı açtığını, davacı şirketçe ileri sürülen beyan ve iddialar açıkça haksız ve mesnetsiz olduğunu, işbu gerçekdışı ve dayanaksız iddiaların tarafımızca kabulüne olanak bulunmadığını, davanın her yönüyle maddi ve hukuki dayanaktan yoksundur ve reddi gerektiğini, mahkememizin işbu davada yetkili ve görevli olmadığını, dava dilekçesinde taraflar arasındaki ilişkinin işçi-işveren ilişkisi olduğu ve davacı taleplerinin hizmet akdinden kaynaklandığı birçok yerde vurgulandığını, davalı, davacı şirkette üst düzey yönetici olarak görev yapmadığını, bu itibarla, davanın görevli iş mahkemelerinde ikame edilmesi gerekir iken, mahkememizde açılmış olmasının hatalı olduğunu, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi ile işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesi olduğunu, ancak davacı şirket yetkiye ilişkin bu düzenlemeyi yok sayarak davalı müvekkilinin çalıştığı işyerinin Manisa'da bulunduğu ve yine müvekkilinin yerleşim yerinin de Manisa olduğu gözetilmeksizin davayı İzmir'de ikame ettiğini, takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazda bulunulmaması ya da itirazın yetkili icra dairesinin gösterilmemiş olması nedeniyle geçersiz olması gibi hallerde icra dairesinin yetkisinin kesinleşmesi, o takiple ilgili itirazın iptali davasına bakacak mahkemenin yetkisinin de kesinleştiği sonucunu doğurmadığını, diğer bir deyişle, icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmemiş olması, sonradan açılan itirazın iptali davasında, davalının mahkemenin yetkisine itiraz etme hakkını ortadan kaldırmadığını, işbu sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğu ve müvekkili yönünden bir bağlayıcılığı bulunduğunu kabul anlamına gelmemekle beraber belirtmek davacı yanın tarafı olmamakla beraber işbu davada dayandığı sözleşmede dahi, olası uyuşmazlıklarda Manisa Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki şartı bulunduğu görüldüğünü, mahkememizin işbu davada görevsiz ve yetkisiz olmakla dava dilekçesinin görev ve yetki yönünden reddi ile dosyanın görevli ve yetkili Manisa İş Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini, diğer yandan, son dönemde bazı yargı kararlarında itirazın iptali davasının kısmi dava açılabileceği şeklinde hatalı olarak yorumlanan bazı ifadeler yer almakta ise de, işbu dava yönünden davanın 10.000 TL üzerinde kısmi dava şeklinde açılmış olmasının usule aykırı olduğunu, davacı tarafın, davalının takibe itirazının tamamının iptalinin istediği ve talebin itirazın kısmen iptaline değil itirazın tümüyle iptaline yönelik olduğu gözetildiğinde işbu itirazın iptali davasının kısmi dava olarak açılmasında davacının hukuki yararının olmadığını, öncelikle davacıya talebinin açıklattırılması gerektiğini, harç tamamlattırıldıktan sonra davaya devam edilerek hüküm kurulmasını, harç tamamlanmadığı taktirde davanın bu nedenle reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin Manisa Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet göstermekte olan ... Ambalaj A.Ş. bünyesinde 25.06.2002-16.04.2021 tarihleri arasında çalıştığını, şirkette çalıştığı süre boyunca, davalı müvekkili ile ... Ambalaj San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalanmış herhangi bir rekabet yasağı sözleşmesi mevcut olmadığını, icra dosyasında takip dayanağı olarak gösterilen 30.06.2010 tarihli hizmet sözleşmesi incelendiğinde, işbu sözleşme içerisinde rekabet yasağına dair herhangi bir düzenleme de yer almadığını, işverence ibraz edilen sözleşmede sır saklama yükümlülüğü yönünden bir madde mevcut ise de, sır saklama yükümlülüğü ile rekabet yasağı aynı şey olmadığı gibi sır saklama zorunluluğu iş ilişkisinin temel bir unsuru olup bu hususta ayrıca bir sözleşmeye dahi gerek olmadığını, müvekkilinin hiçbir ihlali ve sır saklama yükümlülüğüne aykırı en küçük bir davranışı mevcut olmadığını, aksini iddia eden davacı işveren ihlali kesin bir şekilde ispat etmek zorunda olduğunu, iddia edilen haksız rekabet olgusu gerçekdışı ve davacı talepleri hukuka aykırı olmakla birlikte; işçiye herhangi bir nedenle "20.000 ABD Doları karşılığı Türk Lirası" şeklinde fahiş miktarda bir cezai şartın dayatılması da ayrıca hakkaniyete aykırı olup işçinin böylesi bir cezai şartı isteyerek kabul etmesi de hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davalı tarafın dayandığı iş sözleşmesinde, her ne kadar rekabet yasağı ile ilgili bir düzenleme mevcut değil ise de; sözleşmenin işçi tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedilmesi ihtimali için tek taraflı olarak ve sadece, güçsüz ve işverene tabi durumdaki işçinin aleyhine -üstelik bu denli fahiş miktarda- bir cezai şart konulmuş olması ve hizmet akdinin güçlü tarafı olan işverenin cezai şart vb. herhangi bir yükümlülük altına sokulmamış olması da, açıkça hukuka aykırı olduğunu, böylesi bir cezai şart koşulunun fahiş olduğu ve aynı zamanda müvekkilinin hiçbir şekilde bağlayamayacağının açık olduğunu, herhangi bir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla cezai şarta hükmedilmesini gerektirecek bir hususun mevcut olduğu bir an için varsayıldığında dahi, bu denli yüksek ve fahiş bir tutara hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olmayacağı da ortada olduğunu, davacı şirketin, davalının "davacı şirketin gizlilik sözleşmesi ile müşterilerinden aldığı tüm grafik dosyalarına erişimi olduğundan bu dosyaları da alıp yanında götürmüş ve bu bilgiler ile tüm işleri kolayca basabilir hale gelmiştir" şeklindeki iddialarının hiçbir şekilde gerçekle ilgisi olmadığını ve bu kurgusal ve soyut nitelikteki iddiaların taraflarınca hiçbir surette kabulü mümkün olmadığını, işverenin tek taraflı ve soyut iddialarıyla yetinilmesi mümkün olmadığını, davacı tarafın bu asılsız iddialarını geçerli delillerle ve kesin bir biçimde ispat etmek zorunda olduğunu, yasaya göre, rekabet yasağının geçerli olabilmesi için yasağın işçinin ekonomik geleceğinin hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye girmesine neden olmayacak nitelikte olması ve yer, zaman, işin türü ile nitelikleri bakımından sınırlandırılmış olması zorunlu olduğunu, rekabet yasağı sözleşmelerinin, yazılı olarak yapılması gerektiğini, özellikle cezai şarta ilişkin hükümlerinin işçi ve işveren açısından karşılıklı mahiyette olması gerektiğini, işçinin hayatını idame ettirme imkanını ortadan kaldıracak mahiyette olmaması ve yine iktisadi geleceğini tehlikeye atacak nitelikte olmaması vb. gerektiğini, işçi aleyhine getirilen cezai şarta karşılık işveren aleyhine haksız fesih hali için herhangi bir cezai şart konulmadığını ve sözleşmenin diğer tarafına bir menfaat sağlanmadığı görüldüğünü, dolayısıyla, cezai şartın geçerlilik koşulu olan karşılıklılık prensibine aykırı olduğunu, icra takibine ve işbu davaya dayanak gösterilen cezai şartın bu yönüyle de geçersiz olduğunun sabit olduğunu, davacı şirket ile davalı müvekkili arasında herhangi bir rekabet yasağı sözleşmesi mevcut olmadığından bu hususta herhangi bir iddia ve talepte bulunulması mümkün olmadığını, davada ileri sürülen hususlar da gerçeğe aykırı olduğundan işbu haksız davanın tümden reddi gerektiğini, öncelikle dava dilekçesinin görev ve yetki yönünden reddi ile dosyanın görevli ve yetkili Manisa Nöbetçi İş Mahkemesi'ne gönderilmesini, davacının haksız ve dayanaksız davasının reddini, arabuluculuk sürecine ait avukatlık ücreti dahil olmak üzere tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda 22/05/2023 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verildiği, karar davacı ... Ambalaj Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesinin 27/09/2023 tarih ... esas ve ... karar sayılı kararı ile "...Davacı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE; İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/05/2023 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararının HMK'nın 355. ve 353/1-a-3 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA..." karar verildiği ve dosya mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır.
Dava, itirazın iptaline ilişkindir.
6100 Sayılı HMK.'nun 116. maddesinde ilk itirazlar düzenlenmiştir. İlk itirazlardan biri de kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazıdır. Aynı yasanın 117. maddesinde ilk itirazların hepsinin ileri sürülmesinin zorunlu olduğu, aksi halde dinlenemeyeceği ve ilk itirazların dava şartlarından sonra ön sorunlar gibi incelenip karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Kesin olmayan yetkinin HMK'nın 114. maddesinde sayılan dava şartları arasında bulunmadığı gözetilerek re'sen nazara alınmaması gerekir.
6100 sayılı HMK'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1.fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir."
Kesin olmayan yetki hallerinde yetkiye ilişkin ilk itirazın ileri sürülmesi hususu HMK.'nın 19. md. de hükme bağlamıştır. Anılan Yasa'nın 19/2 maddesine göre "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmü düzenlenmiştir.
Somut olayda; davalı tarafın süresinde yapmış olduğu yetki itirazının HMK 6 maddesinin "genel yetkili mahkeme davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir" hükmü dikkate alındığında davalının ikamet adresinin ... olduğu,
Cevap dilekçesinde yetki itirazı varit olmakla;
08.07.2021’de Resmi Gazete’de yayımlanan ve 01.09.2021 itibari ile yürürlüğe giren 07.07.2021 tarihli 608 sayılı Hsk yargı çevresi kararı mucibince Manisa Ticaret Mahkemesi il genelinde yetkili olmakla,
Bu nedenlerle işbu davada Manisa Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine ve kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde istemde bulunulduğu takdirde dava dosyasının yetkili Manisa Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesisi cihetine karar verilmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davalı tarafın yetki itirazının kabulüne, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2-Dosyanın karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20.maddesi gereğince talep halinde yetkili Manisa Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-Harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece nazara alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yüzüne karşı,
Dair karar gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.28/02/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı