T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/757 Esas
KARAR NO : 2024/152
DAVA : İstirdat
DAVA TARİHİ : 02/10/2023
KARAR TARİHİ : 21/02/2024
Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; 19/06/2022 tarihinde davacının adına kayıtlı, sevk ve idaresindeki ... plakalı araca, ... Danışmanlık Otomotiv Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait, ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı kazası meydana geldiğini, kazada davacıya ait araçta hasar oluştuğunu, ... plakalı aracın kasko sigortasını düzenleyen davalı ... tarafından tüm kusurun davacıda olduğu yönündeki yanlış sbm kusur taksiminden hareketle hasar bedeline ilişkin 50.000,00 TL'nin davacıya ait aracının zmms sigortasını düzenleyen ... Sigorta şirketinden tahsil edildiğini, 38.000,00 TL'lik kısmı için davacı aleyhine İzmir .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine sehven itiraz edilmemesi nedeniyle davacı tarafından 25/04/2023 tarihinde asıl alacak ve ferileri olmak üzere toplam 53.851,31 TL ödeme yapıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan ....E... sayılı başvuru üzerine bilirkişi incelemesi sonucu verilen K-... sayılı kararda kazada davacının %25, ... plakalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğu tespit edilerek davacıya hasar bedeli ve değer kaybı ödemesi yapıldığını, yine ... Danışmanlık tarafından davacı aleyhine değer kaybı ve ticari kazanç kaybı talebiyle açılan İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda davacının %25, ... plakalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, icra tehdidi altında ödenen 53.851,31 TL'nin iadesi için davalı ... şirketine 05/09/2023 tarihinde yapılan başvuruya rağmen yasal 15 günlük süre içinde ödeme yapılmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını beyan ederek davanın kabulü ile ödenmek zorunda kalınan 53.851,31 TL'nin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ticari alacaklara uygulanan avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; davalı şirket nezdinde ... numaralı genişletilmiş kasko filo sigorta poliçesi ile sigortalı ... plakalı araçta 19/06/2022 tarihinde davacının maliki olduğu ... plakalı aracın çarpması neticesinde hasar meydana geldiğini, trafik kazası tespit tutanağında davalının kusurlu olduğunun tespit edildiğini, 15/08/2022 tarihli kesin ekspertiz raporu ile poliçe genel şartlarına uygun olarak sigortalısına 88.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı ... tarafından ödeme ile sigortalısının 3. şahıslara karşı olan talep ve dava hakkının halefiyet ilkesi gereğince temlik alındığını, kazaya karışan diğer araç sigortacısından 50.000,00 TL tahsil edildiğini, bakiye tutarın tahsili tahsili için davalı aleyhine başlatılan İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının kesinleştiğini, davacının kazada kusuru olmadığına dair itirazlarının mesnetsiz olduğunu, davacının kazada %100 kusurlu olduğunu, tahkim ve dava dosyasında davalı ... şirketinin taraf olmadığını, tahkim ve davanın ihbar edilmediğini, itiraz hakkı sunulmadığından söz konusu tespit ve değerlendirmelerin davalı ... şirketini bağlamayacağını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Dava, istirdat istemine ilişkindir.
TTK'nın 1472/1. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472/1. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve ... E. - ... K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve ... E. - ... K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’lerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği gibi eylemin haksız fiîlden kaynaklandığı açıktır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 06/12/2018 tarihli, Dosya No: 2018/1516 Karar No: 2018/2205 sayılı ilamı)
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli, 37 E. - 9 K. R. G. 3.7.1944 sayılı kararı "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklindedir. (Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin E: 2015/7184 K: 2015/9262 sayılı ilamı)
Somut olayda uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca davalı ... tarafından dava dışı sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalıdan rücuen tahsili talebiyle başlatılan icra takibi nedeniyle davacı tarafından yapılan ödemelerin istirdadı istemine ilişkin olup, dava sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp bu nedenle ticari dava sayılamaz. Uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca davanın USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde istemde bulunulduğu takdirde dava dosyasının yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Aksi takdirde HMK 20/1.maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine,
3-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/02/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!