WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 30 Haziran 2026

İZMIR 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/693 Esas
KARAR NO : 2024/36
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 11/09/2023
KARAR TARİHİ : 17/01/2024
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; ... Dondurma Dağıtım ve Pazarlama Tic. Ltd Şti.'ye ait ... plakalı aracın ... numaralı poliçe ile 10.03.2022/2023 tarihleri arasında davacı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müteveffa yaya ...'in 28.04.2022 tarihinde sigortalı araç ile trafik kazasına karıştığını, ...'in kusurlu olarak maddi ve cismani zarara neden olduğunu, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalıya zararı nedeniyle 14.06.2022 tarihinde 35.694,60 TL ödeme yapıldığını, ödeme ile davacı sigorta şirketinin TTK m. 1472 gereğince sigortalının haklarına halef olduğunu, zarardan sorumluluğu bulunan tarafa rücu hakkının doğduğunu, ... aleyhine rücuen tahsili istemiyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 26.770,95 TL asıl alacak ve 816,51 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.587,46 TL alacak üzerinden Urla İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalılar aleyhine müteveffa ...'in mirasçıları sıfatıyla devam edildiğini, davalıların itirazı sebebiyle takip durdurulduğunu, itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, beyan ederek davanın kabulü ile davalıların itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalılar aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesiyle; davalılar murisi ...'e karşı icra takibi başlatıldığını, davalıların daha sonra icra takibine dahil edildiğini, ölü kişiye karşı icra takibi yapılamayacağını, icra takibinin usulsüz olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ödeme emrinde borcun sebebinin "alacaklı müvekkil şirkete kasko sigortalı aracın 28.04.2022 tarihinde hasarlanmasına sebebiyet vermenzi nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın kusurunuz oranında rücüen tahsili talebidir" şeklinde belirtildiğini, hasar bedelinin ve kusur oranın neye göre belirlendiğine dair hiçbir belge gönderilmediğini, davalılara belgeleri inceleyip itiraz veya kabul etme hakkı tanınmadığını, hasar bedelini kabul etmediklerini, davalılar murisinin kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığını, davalılar temerrüde düşürülmeden faiz istenemeyeceğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, yasal şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesini, haksız ve kötüniyetli davacı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
TTK'nın 1472/1. maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472/1. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E. - 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E. - 1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’lerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği gibi eylemin haksız fiîlden kaynaklandığı açıktır. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 06/12/2018 tarihli, Dosya No: 2018/1516 Karar No: 2018/2205 sayılı ilamı)
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli, 37 E. - 9 K. R. G. 3.7.1944 sayılı kararı "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklindedir. (Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin E: 2015/7184 K: 2015/9262 sayılı ilamı)
Somut olayda uyuşmazlık, 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigorta, şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren murisin mirasçıları sıfatıyla davalılardan rücuen tahsili isteminden ibarettir. Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp bu nedenle ticari dava sayılamaz. Uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, HMK.nun 115/2. maddesi uyarınca davanın USULDEN REDDİNE,
2-HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde istemde bulunulduğu takdirde dava dosyasının yetkili İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
Aksi takdirde HMK 20/1. maddesi son cümlesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair ek karar düzenlenmesine,
3-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/01/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı