WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

İZMIR 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/687 Esas
KARAR NO : 2024/155
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 06/09/2023
KARAR TARİHİ : 22/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ile dava dışı .... Müh. Doğalgaz Sist. Denetleme Müş. İnş.ve Nak. San.ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan kredi özleşmelerini davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, söz konusu sözleşmeler ile kredi kullandırıldığını, dava dışı asıl borçlu tarafından sözleşmenin kendisine yükümlediği, sorumlukların yerine getirilmemesi üzerine Beşiktaş .... Noterliğinin ... yev no ve 10.01.2019 tarihli ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine 10.01.2019 tarihli ihtarname içeriğinde yer alan risk nolu krediler için davalı borçlular aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... E (eski ... Esas) sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine başlanıldığını, davalıların takip talebinde belirtildiği gibi takip tarihi olan 03.04.2019 itibariyle 3.343.994,86 TL sı Ana Para 367.395,25 TL İşlemiş Faiz + %5 BSMV olmak üzere 3.711.390,11 TL sı borçlu bulunduğunu, faiz oranının yıllık % 39 olduğunu, davalının İzmir ...İcra Müdürlüğüne yapmış olduğu itirazı ile borcun tamamına itiraz ettiğini, itiraz dilekçesinin 18.09.2022 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, davalı itirazlarının haksız ve kötüniyetli olduğunu bildirerek, İzmir ...İcra Müdürlüğünün ... Esas (eski ... Esas) sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; İşbu dosya kapsamında yer alan ödeme emrine 11.04.2019 tarihinde itiraz edildiğini, Kanunda borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edildiği takdirde itirazın tebliğinden itibaren 1 sene içinde itirazın iptali davası açılması gerektiğinin açıkça hüküm altına alındığını, ödeme emrine 11.04.2019 tarihinde itiraz edildiğinden en geç 11.04.2020 tarihine kadar itirazın iptali davası açılması gerektiğini, ancak işbu davanın 06.09.2023 tarihinde açıldığını, davacı vekilinin 05.08.2021 tarihinde takibin kesinleştirilmesi talebinde bulunduğunu, ancak bu talebin 06.08.2021 tarihinde ... İcra Müdürlüğünce reddedildiğini, davacı yanca takibin kesinleştirilmesi talebinin reddedilmesi üzerine itirazın kaldırıldığına dair herhangi bir mahkeme kararının sunulmadığını, her ne kadar davacı tarafa, açılan takibe yaptıkları itirazın davacı tarafın talebi ile 18.09.2022 tarihinde tebliğ olmuş olsa da davacı vekilinin UYAP sistemi üzerinden takibin kesinleştirilmesi talebi gönderirken yapılan itirazdan haberdar olmadığının düşünülemeyeceğini, davacı alacaklı tarafından zaman aşımı süresine riayet edilmeksizin açılan işbu davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı yanca İzmir ... İcra Dairesinin ... (... Eski E.) Esas, İzmir ... İcra Dairesinin ... (... Eski E.) Esas, İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas (...Eski E.), İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas, İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas (... Eski E.), İzmir .... İcra Dairesi ... Esas sayılı takip dosyalarında davacı tarafından müvekkilleri aleyhine takip açıldığını, bu hususun söz konusu dosyaların ilgili icra dairelerinden celbi ile sübuta ereceğini, müvekkillerden talep edilen ancak aslında ipotekle garanti altında olan bu taleplerin asla kabul edilebilir olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı yanca haksız, mesnetsiz ve tahsilde tekerrür oluşturacak biçimde takip başlatılmasının birden fazla vekalet ücreti, birden fazla tahsil harcı ve sair masraflar yönünden müvekkilleri tarafından birden fazla ödeme yapılması sonucunu doğuracağını, bunun da yalnızca müvekkillerinin zararına ve karşı tarafın haksız bir şekilde menfaatine yol açacağını, davacı yanca İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas (eski ... E.) sayılı dosyasında takip konusu yapılan alacağın kabulünün mümkün olmadığını, takibi, borcun tamamını, faizi ve tüm ferilerini kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, mahkemece müvekkillerin ve davacı bankanın ticari defter ve kayıtlarında, hesap hareketlerinde ve ilgili taraflarca sunulmuş ve sunulacak tüm kayıtlara bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesinde müvekkillerin borcunun olmadığı sübuta ereceğini, yine mahkemece bankalar, müşterilerince kullanılan krediler, kredi kartları ve sair için bir risk sepeti oluşturduğunu ve hepsinin tek bir sepetin içinde değerlendirildiğini ancak bu durumun hakkaniyete aykırı olduğunu, borcu hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilleri ... ve ...'nun takibin iptaline konu olan kredi sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte huzurdaki takip iptaline konu olan kredi sözleşmesinin müvekkilleri ... ve ... tarafından borçlu sıfatıyla değil, kefil sıfatıyla imza atıldığını, borcun tahsili için öncelikle borçluya başvurulmasının gerektiğini ancak davacı yanca asıl borçluya başvurulup bu takip sonuçsuz kalmadan, kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzalayan müvekkillerine başvurulup ve aleyhlerine icra takibi başlatılmasının kabulünün mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkillerinin borcunun olup olmadığı hususunun tespitinin yargılamayı gerektirdiğini, yargılama sonucunda bir borcun mevcut olması durumunda, öncelikle asıl borçluya başvurulması gerektiğini, asıl borçluya başvurulmadan ve takip sonuçsuz kalmadan, kefil sıfatındaki müvekkillerine başvurulmasının ve icra inkar tazminatı talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, asıl borçlu ...'nın borca karşılık verdiği ipotekler ve rehinlerin paraya çevrilmeden işbu davanın açılmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, asıl borçlu şirketin ...'nın borca karşılık davacı banka lehine vermiş olduğu ipoteklerin var olan borcu fazlasıyla kapatmaya yeter durumda olduğunu, asıl borçlu tarafından kullanılan kredilerin teminatı olarak ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... parselde ... numaralı bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... parselde ... numaralı bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... parselde ... numaralı bağımsız bölümde kayıtlı taşınmaz, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... ada ... parselde ... numaralı bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edildiğini, işbu dava ikame edilmeden önce davacı yanca ipotekli taşınmazın satışına gidilmesinin, borç olması durumunda borçtan mahsup edilmesi ve adi borcu kapatıp kapatmayacağı hususuna göre davanın ikame edilmesi gerektiğini, ancak davacı yanca müvekkillerine sanki kefil sıfatıyla değil de asıl borçlu sıfatıyla davaya konu kredi sözleşmesini akdetmiş gibi takip başlatıldığını, bunun tersine asıl borçlu sıfatındaki ...'nın kredi borçlarına teminen vermiş olduğu ipoteklerin satışına dahi gidilmediğini, davacı yanca İzmir ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, anılan nedenler ile hiçbir şekilde söz konusu takibi, borcun tamamını, faizini ve tüm ferilerini kabul etmediklerini bildirerek davanın öncelikle usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte olur ise esastan reddine, davacı aleyhine icra takibinin konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davanın ... Bankası tarafından ... ve ... aleyhine İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki davalı itirazın iptaline yönelik olarak açıldığı, incelenen Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile Mahkememizin işbu dosyası arasında sıkı bir şekilde hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, delillerin birlikte toplanıp değerlendirilmesinde hukuki yarar olduğu sonucuna ulaşılarak Mahkememizin iş bu dosyasının Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasıyla HMK 166. Madde gereğince birleştirilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; Ayrıntısı ekli gerekçeli kararda bildirileceği üzere;
1-Aradaki sıkı, fiili ve hukuki irtibat nedeniyle mahkememizin işbu dava dosyasının Mahkememizin derdest ... Esas sayılı dosyası ile HMK 166. maddesi gereğince BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-İşbu dosya esasının kapatılarak bundan sonraki işlemlerin birleşen dosya üzerinden DEVAMINA,
Dair davacı vekili ve davalılar vekilinin yüzüne karşı esas kararla birlikte İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/02/2024
Başkan...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı