T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/668 Esas
KARAR NO : 2024/183
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/08/2023
KARAR TARİHİ : 04/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09.09.2022 tarihli sözleşmeyle,;.../İZMİR adresinde ve tapunun ... daireden oluşan yapı için söz konusu işlerin yapımı konusunda 09/09/2022 tarihinde sözleşme akdedildiğini, bu işlerin bir ay içinde tamamlanacağı karşı taraflarca taahhüt edildiğini, aradan uzun süre geçmesine rağmen dava dilekçesinde belirtilen işlerin yapılmadığı veyahut eksik yapıldığının görüldüğünü, Yine aynı şekilde 09.09.2022 tarihli sözleşmeyle, .../İZMİR adresinde ve tapunun... daireden oluşan yapı için söz konusu işlerin 09/09/2022 tarihinde sözleşme akdedilerek bu işlerin de bir ay içinde tamamlanacağının karşı taraflarca taahhüt edildiğini, aradan yine uzun zaman geçmesine rağmen bu sözleşme ile taahhüt edilen işlerin hiç birinin yapılmadığını ve işe başlanmadığını, tarafların iki inşaat toplamı olarak 510.000-TL bedelle anlaştığını, 12.09.2022 tarihinde 50.000-TL nakit, 15.09.2022 tarihinde 50.000-TL nakit, 08.12.2022 tarihinde 102.500-TL çek, 10.12.2022 tarihinde 102.500-TL çek, 12.12.2022 tarihinde 102.500-TL çek, 14.12.2022 tarihinde 102.500-TL çek olarak ödeme planı belirlendiğini, müvekkilinin ödemeleri yaptığını, ancak karşı taraflarca sözleşmede üstlenilen edimlerin yerine getirilmediğini, karşı taraflara İzmir .... Noterliğinin 08/02/2023 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderildiğini, ihtara rağmen sözleşme konusu işlerin tamamlanmadığını, Şemikler mahallesinde bulunan binanın doğalgaz eksik imalatlarının ise doğalgaz kolon imalatlarının hiç yapılmadığını, iç tesisatının hiç yapılmadığının tespit edildiğini, yapılan tespitlere istinaden toplam 422.000,00 TL tutarında alacak talebi için İzmir .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak takibe itiraz edilmesi sebebiyle takibin durduğunu ve taraflarınca İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açıldığını, davalıların borca itiraz etmesinin hukuki bir dayanağı bulunmadığını, davalıların kendine yapılan ödemeler sebebiyle sebepsiz zenginleştiğini, davalıların eksik ve yapılmayan imalatları nedeniyle müvekkil şirketin 3. Kişilere kira bedeli vermek zorunda kaldığını, bu nedenlerle davanın kabulüne, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; davalıların İzmir ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı takip dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve işlemiş faiziyle birlikte takibin devamına, haksız ve kötü niyetli yapılan itiraz dolayısıyla alacağımızın %20’sinden az olmamak üzere davalıların İcra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının bir örneğin sistem üzerinden mahkememize gönderilmiş ve dosyaya kazandırılmıştır.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. Maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir.
Ticarî davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinde sayılmış olup, buna göre, “Her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın aynı maddenin a), b), c), d), e) ve f) bentlerinde sayılan davalar” ticari dava olarak adlandırılmıştır.
TTK’nun 4. maddesine göre; tarafların tacir olup olmadıklarına ve dava konusu edilen işin ticarî nitelikte olup olmadığına bakılmaksızın ticarî dava olarak sayılan dava türleri mutlak ticarî davalar, tarafları tacir olan ve tarafların ticarî işletmesi ile ilgili olan uyuşmazlıklar nispi ticari davalardır. Bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için; uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticarî işletmesi ile ilgili olması gerekli ve zorunludur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesini değiştiren 6335 sayılı Kanun ile asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp, görev ilişkisi haline getirilmiştir. Görev ilişkisi mahkemece re'sen davanın her aşamasında nazara alınan ve kamu düzeninden sayılan bir dava şartıdır. Ancak, 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi uyarınca 6102 sayılı TTK’na eklenen geçici 9. madde ile bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin, bu kanunun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden önce açılan davalarda uygulanmayacağı, bu davaların açıldıkları tarihte yürürlükte bulunan kanun hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları nispi ticari dava sayılır. Anılan Yasa'nın 5/1. maddesi uyarınca, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalara bakmakla görevlidir.
Somut olayda, davanın mutlak ticari dava vasfı taşımadığı, davanın nispi ticari dava vasfının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi noktasında ise davacının ticaret şirketi olduğu ve tacir sıfatının bulunduğu, ancak davalıların gerçek kişi oldukları, taraflar arasındaki ilişkinin davalıların işletmeleri ile ilgili olup olmadığı, davalıların işletmelerinin ticari işletme vasfında olup olmadığı ve bu itibarla davalıların tacir sayılıp sayılmayacaklarının tespiti için 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında esnaf işletmesi için ön görülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi için İzmir Vergi Dairesine, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevaplarında yer alan veriler çerçevesinde; davalı Boran Atlı'nın ticaret sicil, vergi sicil ve esnaf sicil kaydının bulunmadığı, davalı...'nın ise ... ve Ticaret Limited Şirketi yetkilisi sıfatıyla sicil kaydının bulunduğu, tacir kaydının bulunmadığı, esnaf sicilinde 08/04/2022 tarihinden itibaren ''İklimlendirme, Soğutma Sistemi İmalatı, Kurulumu, Onarımı'' mesleğini haiz olduğu, vergi sicilinde ise 05/04/2022 tarihinden itibaren ''Radyo, TV, Posta veya İnternet Yoluyla Perakende Ticareti'' faaliyeti kapsamında 2. sınıf tüccar kaydı ile işletme hesabına göre defter tuttuğu, 05/04/2022 tarihinde başlama ve 05/04/2022 tarihinde bitiş olarak gözüken ''Bina Veya Diğer İnşaat Projelerinde Isıtma, Havalandırma, Soğutma ve İklimlendirme Sistemlerinin Kurulumu'' faaliyetinin bulunduğu, ancak taraflar arasında tanzim olunan Teklif ve Sözleşme Formunun tanzim edildiği 09/09/2022 tarihi itibarıyla bu faaliyet çerçevesinde kaydının bulunmadığı, açıklanan hususlar dolayısıyla uyuşmazlık konusu anlaşmanın tanzimi sırasında davalıların tacir sıfatını haiz olmadıkları, bahsi geçtiği üzere davalıların tacir sıfatlarının bulunmadığı ve uyuşmazlığın davaların ticari işletmeleri ile ilgili de olmadığı, davanın nispi ticari dava olarak kabulü için her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirir mahiyette bulunması gerektiği, açıklanan gerekçeler dikkate alındığında mahkememizin görevli olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü noktasında görevli mahkemenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetileceği, dava şartı noksanlığını belirleyen hakimin davayı usulden reddetmekle yükümlü olduğu anlaşılmakla, usul ekonomisi ve yargılamanın süratle bitirilmesi ilkeleri nazara alınarak ve takdiren dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi yollamasıyla 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle açılan davanın usulden reddine vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Açılan davanın USULDEN REDDİ İLE, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesi kapsamında İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi gereğince, tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep edebileceklerinin, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-Tarafların görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri durumunda dosyanın görevli İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-Yargılama giderlerinin görevli mahkemece dikkate alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluklarında, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/03/2024
Katip ...
E-imzalıdır
Hakim ...
E-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!