T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/667
KARAR NO : 2024/323
DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 29/08/2023
KARAR TARİHİ : 24/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... vekili Av. ...'in 29/08/2023 tarihli dava dilekçesiyle; 11.01.2023 tarihinde müvekkili olan ...'nın maliki olduğu ... plakalı araç ile, ...SİGORTA A.Ş'nin ZMMS poliçesi ile sigortacısı olduğu, sigortalısı (dava dışı) ...'ya ait ... plakalı araç maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, bu kazanın oluşumunda ...Sigorta A. Ş'nin sigortalısı olan ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğunu, kusura ilişkin ihtilaf bulunmadığını, kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu, dosyada yer alan araç fotoğrafları ile diğer ekli belgelerden görüleceği üzere müvekkiline ait aracın ciddi şekilde hasar aldığını, işbu kaza nedeniyle müvekkilinin aracında değişim, onarım ve boya yapılmış parçalar bulunduğunu, işbu kaza nedeniyle müvekkilinin aracında meydana gelen bakiye hasar tazminatının bakiye değer kaybı bedelinin ve ekspertiz ücretlerinin zararının karşılanması amacıyla davalı sigorta şirketine 05/04/2023 tarihinde başvurulduğunu, ancak sigorta şirketi tarafından 24/04/2023 tarihinde 11.348,27 TL tutarında hasar ödemesine ve 17/03/2023 tarihinde 6.198,00 TL tutarındaki değer kaybı ödenmesine ek olarak başkaca herhangi bir ödeme yapılmadığını, ancak bu ödemenin dava dilekçesi ekinde sundukları bilimsel mütalaadan ve ekspertiz raporlarından görüleceği üzere müvekkilinin zararını karşılamaya yeterli olmadığını, yapılan bu ödemeler müvekkilinin zararını karşılamadığı için zorunlu dava şartı olan arabuluculuk müessesine başvurulduğunu, ancak müzakere görüşmelerinin arlaşamama ile sonuçlandığını, sigorta şirketi tarafından ödemenin tam yapılmasını sağlamak amacıyla ekspertiz raporu ve onarıma ilişkin tüm bilgiler sigorta şirketi ile paylaşıldığını ancak buna rağmen müvekkilinin hasara ilişkin zararlarının tam ve eksiksiz olarak giderilmediğini, bilindiği üzere orijinal parça yerine eşdeğer ya da yan sanayi parça kullandırılmak ve parça fiyatları düşük hesaplandırıldığını, parça fiyatları üzerinden haksız ve hukuka aykırı iskonto yapılarak müvekkilinin mağdur edildiğini, müvekkilinin orjinal parça ile değişim yapılmasını talep etme hakkı bulunduğunu, ancak müvekkiline orijinal parça hakkı tanınmadığını, araçta meydana gelen hasar eşdeğer ya da yan sanayi ürünlerle onarımı yapıldığını, ancak müvekkilinin aracında hasara uğrayan parçaların orijinal olduğunu, onarımın ancak orijinal parça üzerinden yapılması gerektiğini, bu sebeple müvekkilinin uğramış olduğu gerçek zararın davalı sigorta şirketinden tazmin edilmesi gerektiğini, hasar tazminatının ödenmesinde hasar gören orijinal parçanın öncelikle orijinal parça ile değiştirilmesi gerektiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen kaza nedeniyle derhal hasar ihbarı yapıldığını, eksper görevlendirilerek müvekkilin aracının incelendiğini, yapılan ekspertiz incelemesinde müvekkilinin aracının ciddi derecede hasarlandığını beyan edildiğini, ancak buna rağmen müvekkiline gerçek hasar bedelinin çok çok altında olacak şekilde ödeme yapıldığını, müvekkilinin gerek güvenlik açısından gerekse de kazada kusuru olmaması açısından orijinal ya da eş değer nitelikte parçalarla aracın onarımını istemesi en tabi hakkı olduğunu, hasarlı araçta meydana gelen zararın tazmin edilmesi sırasında herhangi bir tedarik iskontosu uygulanmasının kabul edilemez olduğunu, asıl olan gerçek zararın tazmin edilmesi gerektiğini, davalının servis ile anlaşması ve anlaşma doğrultusunda fahiş derecede iskonto uygulanmasına itiraz ettiklerini, davalı sigorta şirketinin hasar bedelini iskontosuz haliyle tanzim edilmesi gerektiğini, sigorta şirketi tarafından müvekkilinin zararının tam ve eksiksiz şekilde karşılanması ... sisteminden ekspertiz raporu düzenlenmesi için talepte bulunulduğunu, odaya kayıtlı bağımsız ekspertiz hizmeti veren ... Sigorta Ekspertiz Hiz.Ltd.Şti. tarafından araçla ilgili hasar raporu düzenlendiğini, sunulan raporda da görüleceği üzere müvekkilinin uğradığı zararın fazlasıyla büyük olduğunu, sigorta şirketi tarafından uğranılan zarar giderilmeyerek müvekkilinin mağdur edildiğini, davalı tarafın asıl yükümlülüğü ZMMS poliçesi kapsamında meydana gelen gerçek zararı tazmin gerektiğini, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortaları sigortalının üçüncü kişilere verdiği zararı gidermek üzere yapıldığını, bu kapsamda zarar sigortası olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve asıl olan gerçek zararın tespit edilerek sigortacı tarafça ödenmesi gerektiğini, bu sebeple aracın ne kadar maliyetle onarıldığı önem taşımadığını, asıl olan aracın onarılması olmadığını, zararın giderilmesi gerektiğini, bu kapsamda herhangi bir fatura ibranıza da gerek bulunulmadığını, ayrıca konu taleplerinin sağlanabilmesi için eksper raporları alındığını ve faturalandırıldığını, işbu bedelin sigortacıdan tahsilinin gerektiğini, davacı tarafından araçta meydana gelen hasarın tespiti için Almanya'da yaptırılan inceleme nedeniyle KDV (%19) dahil .... Avro ödendiğinin sabit olduğunu, aracın kayıtlı alduğı yabancı ülkede yaptırılan eksper hizmeti ücreti talep edilebilir ise de bu gider yargılama giderlerinden olduğundan asıl alacağa eklenmeden ve faiz işletilmeden, yargılama giderine ilave edilerek tazminine karar verilmesi gerekirken ekspertiz giderinin asıl alacakmış gibi tahsiline karar verilmesi doğru bulunmadığını, ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkemece verilen kararın kaldırılmasını, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar tazminatının ve değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile tazminini, ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak sigortacıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini, yapılacak olan yargılamada sigortalı lehine yorum ilkesinin esas alınmasını talep ettiklerini, gerçek zarar ilkesi zarar görenin malvarlığını haksız fiilin meydana gelmesinden önceki duruma getirmeyi amaçladığından müvekkiline ait araçta meydana gelen hasar miktarı sigorta şirketinin sorumluluğunda olduğunu, davalı sigorta şirketi hasar bedelinin tamamından sorumlu olduğu gibi KDV tutarının tamamından da sorumlu olduğunu, öncelikle haklı oldukları davanın kabulüne, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/3370 esas 2017/8807 karar sayılı 09.10.2021 tarihli kararı uyarınca; sigorta poliçe teminat limitinin kaza tarihi itibarındaki maddi teminat limitine göre hesaplanarak (11.01.2023), sigorta şirketinin teminat limitinin ve sigorta şirketinin sorumluğunun bu yönüyle değerlendirilmesini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL hasar tazminatının, (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 100,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı sigorta şirketinden poliçe himitleri dahilinde tahsilini, 927,75 TL hasar tespiti ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin de davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi vekili Av. ...'un cevap dilekçesiyle; davacı tarafın 11.01.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ... plakalı aracın hasara uğradığından bahisle, bakiye hasar ve bakiye değer kaybı tazminatının tazminatın ... plakalı aracın müvekkili olan şirket nezdindeki zorunlu mali mesuliyet poliçesinden tazminini talep ettiğini, müvekkili olan şirkete gönderilen dava dilekçesi ekinde zarara ilişkin hiçbir bilgi ve belge yer almadığını, bu nedenle dava konusunu, talebi, delilleri görüp değerlendirmeden davaya yanıt verebilmelerinin mümkün olmayacağını, öncelikle bu hususların saptanabilmesi, davanın esasına ve usule ilişkin itirazlarımızın sunulabilmesi için dava dilekçesi ve tüm delillerin taraflarına ibrazı gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte delil ve belgelerini göndermemiş olması nedeniyle H.M.K. 121 md. gereğince delillerin müvekkili olan şirkete tebliği gerektiğinden esasa ilişkin diğer cevap ve delil sunma haklarını saklı tuttuklarını, davacının huzurdaki dava ile müvekkili olan şirketten taleplerinin haksız ve yersiz olduğunu, huzurdaki davanın reddi gerektiği kanaatinde olduklarını, ... plakalı araçta meydana gelen hasar ve değer kaybı müvekkili olan şirket tarafından tazmin edildiğini ve müvekkili olan şirketin poliçeden kaynaklanan tüm sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan davanın esastan reddi gerektiğini, dava konusu trafik kazasına karışan ... plakalı araç müvekkili olan şirket nezdinde ... sayılı ve 09.10.2022-09.10.2023 vadeli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkili olan şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğu kazanın poliçe vadesi içinde meydana gelmesi şartıyla poliçe teminat miktarı ile sınırlı olup 120.000,00 TL olduğunu, yapılan ödemelerle birlikte kaza tarihi itibariyle araç hasarına yönelik yapılan ödemelerin tenzili ile bakiye teminat limitlerinin 102.453,73 TL olduğunu, poliçe azami teminatı muaccel ve maktu borç olmayıp ödenecek azami teminat miktarını belirlediğini, müvekkili olan şirketin sigorta şirketinin sorumluluğunun Karayolları Trafik Kanunu ve Poliçe Genel Şartları gereğince “Karayolu”nda meydana gelen zararlarda poliçe limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve gerçek zararın tazmini ile sınırlı olduğunu, davacı tarafından 11.01.2023 tarihli trafik kazası nedeni ile müvekkili olan şirkete müracaatı sonrasında ... nolu hasar dosyası kapsamında yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda yapılan ekspertiz incelemesinde araçta meydana gelen hasarın 11.348,27 TL olarak tespit edildiğini, buna göre ekspertiz raporuna göre 11.348,27 TL 24.02.2023 tarihinde davacı tarafa 11.348,27 TL hasar tazminatı ödendiğini, dava konusu ... plakalı araç onarım görerek hasar tazmin edildiğini, müvekkili olan şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacının gerçek zararının karşılandığını, müvekkili olan şirketin genel şartlar uyarınca tespit ettiği davacının değer kaybı tazminatı olan 6198,00 TL'yi 17.03.2023 tarihinde ödemek suretiyle zararı tazmin etmiş ve poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacının gerçek zararı karşılandığını, müvekkili olan şirket tarafından 13.02.2023 tarihli kaza nedeniyle ... plakalı araçta meydana gelen tüm zarar giderilmiş olduğundan davanın esastan reddi gerektiğini, dava konusu ... plakalı araç için davacı tarafa araç hasar zararı ve değer kaybı ödendiğini, müvekkili olan şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını, davacının bakiye bir zararı bulunmadığını, davanın bu sebeple esastan reddi gerektiğini, müvekkili olan şirketin yapmış olduğu ödemeler nedeniyle bakiye teminat limitinin 102.453,73 TL olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kazanın oluşumunda kusur oranlarının tespiti gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsü tek başına kusurlu olmadığını, müvekkili olan şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olacağından ve taraflar arasındaki asıl ihtilaf kusur durumuna ilişkin olduğundan öncelikle kusur tespiti için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine sevki ile tarafların kusur durumuna ilişkin rapor alınmasını talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıya ait araçta meydana gelen hasar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespitinin gerektiğini, davacı tarafından 11.02.2023 tarihli trafik kazası nedeni ile müvekkili olan şirkete müracaatı sonrasında ... nolu hasar dosyası kapsamında yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda yapılan ekspertiz incelemesinde araçta meydana gelen hasarın 11.348,27 TL olarak tespit edildiğini, buna göre ekspertiz raporuna göre 11.348,27 TL 24.02.2023 tarihinde davacı tarafa 11.348,27 TL hasar tazminatı ödendiğini ve dava konusu ... plakalı araç onarım görerek hasar tazmin edildiğini, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulandığını, yine ticari yaşamın olağan akışı kapsamında davalı sigorta kuruluşunun makul nitelikteki parça tedarik ve işçilik indirim hakkını kullanabilme olanağının olduğunu kabul etmek gerektiğini, nitekim istemde bulunan zarar görenin gerek TTK madde 1448, gerek TMK madde 2 ve 3 uyarınca ödenecek tazminata ilişkin sigortacının zarar ve gideri azaltmasına olanak tanıyacak biçimde iyi niyetli davranması gerektiğini, müvekkili olan şirketin anlaşmalı olduğu onarım merkezinde davacının aracının zararını giderebilecekken müvekkili olan şirketin bu hakkını kullanamadığını, zarara uğradığı iddia edilen bir kişinin pazarlık yoluyla iskonto alabildiği hem piyasa şartlarında mümkün olduğunu, ancak herhangi bir vatandaşın pazarlık yoluyla yaptırabildiği makul iskontodan müvekkili olan şirketin mahrum bırakılması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili olan şirketin davaya konu araçta meydana gelen zararı tazmin etmek ya da onarmakla yükümlü olduğunu, onarımı anlaşmalı servislerinde yapmanın yasal hakkı olduğunu, iskonto edilen kısım poliçe teminatı kapsamında olmamakla birlikte müvekkili olan şirketin onarımı yaparak yasal yükümlülüğünü yerine getirdiğini, bakiye fark açısından başvuran için sebepsiz zenginleşme söz konusu olacağını, müvekkili olan şirketin sorumluluğunun kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, bu sebeplerle müvekkili olan şirketin hasarı yönetim ve iskontolu yedek parça tedarik hakkı bulunduğundan dosya kapsamında yapılacak hesaplamalarda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal ve muadil parçalar da göz önüne alınarak, yedek parça ve işçilik ücretlerinde iskonto uygulanması gerektiğini, araç hasarı talebine ilişkin başvuru sahibini yokluğumuzda tanzim ettirdiği fatura, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının kabulü mümkün olmadığını, fahiş hesaplamanın yer aldığı herhangi bir amortismanın mahsup edilmediği ve ıskonto uygulanmadan hesaplamanın yapıldığı fatura, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, her ne kadar başvuran taraf yapılan onarımın orijinal olmayan parçalar kullanılarak yapıldığını iddia etmek suretiyle tazminat isteminde bulunmuş ise de bu iddiasının hiçbir hukuki dayanağı olmadığını, zira olası hasar durumunda, hasar gören parça, önce onarılmaya çalışılır şayet onarımı mümkün değilse eşdeğer parça ile değiştirilir veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değişim sağlanacağını, şayet bu da yapılamıyorsa ancak hasarlı parça orijinali ile değiştirilebileceğini, kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda ise hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirilebileceğini, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirileceğini, talep sahibinin aracının kaza tarihindeki yaşı 3’ten fazla bir araç olduğu göz önüne alındığında eşdeğer parça kullanılmasını engelleyen herhangi bir durum bulunmayacağını, müvekkil şirketin KDV'den sorumlu olmadığını, KDV hizmetin görülmesi veya malın teslimi ile doğan bir vergi olup fatura tanzimi ile tahakkuk edeceğini, ancak aracın onarımının yapılıp yapılmadığı belirsiz olduğundan ve taraflarına herhangi bir fatura ibrazı yapılmadığından eksper raporunun objektifliğine güvenmenin imkansız olması sebebi ile fatura alınmadan ya da fatura düşük tutulmak üzere KDV ödemekten imtina edilebilecek olması gibi bir durumunda ülkemizde yaygın olması nedeni ile ödendiği belirsiz olan KDV tutarından sorumluluklarının kabul edilmeyeceğini, dosya kapsamında ek onarım faturası bulunmadığını, müvekkili olan şirket aleyhine hasar tazminatına hükmedilmesi durumunda hesaplanan tutardan KDV hariç tutulması gerektiğini, müvekkili olan şirketin davacının değer kaybı zararını karşılamış olup bakiye zararı bulunmadığından davanın esastan reddi gerektiğini, müvekkili olan şirketin genel şartlar uyarınca tespit ettiği davacının değer kaybı tazminatı olan 6198,00 TL'yi 17.03.2023 tarihinde ödemek suretiyle zararı tazmin ettiğini ve poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini, davacının gerçek zararının karşılandığını, araçların kaza geçirmelerinden sonra yapılan onarıma rağmen, aracın marka ve modeli, hasar durumu ve onarım şekli, kullanım şartları ve kilometresine göre aracın ikinci el değerinde azalma meydana geldiğini, mahkememiz nezdinde görülmekte olan davada değer kaybı tespiti alınacak bilirkişi raporunda raporun 04.12.2021 tarihli karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları değişikliğine göre hesaplanması gerektiğini, değer kaybı tazminatı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 90 ıncı maddesi uyarınca aşağıda belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplandığını, dosyanın konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi ile hasar ve değer kaybı tespiti için rapor alınmasını talep ettiklerini, davacının talep etmiş olduğu 927,75 TL ekspertiz ücreti kabul edilemeyeceğini, söz konusu talep dolaylı zarar olup poliçe teminat kapsamında olmadığını, Sigorta Genel Şartları gerek de ZMMS Poliçe Kapsamı haricinde olduğundan tarafları yönünden kabulü mümkün olmadığını, reddini talep ettiklerini, müvekkili olan şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediği gibi temerrüdü de sözkonusu olmadığını, bu nedenle faiz taleplerin haksız olduğunu ve reddi gerektiğini, sigorta bedelinin muaccel hale gelebilmesi için usulünce TTK’nun ilgili maddeleri uyarınca ihbarda bulunulmasını, ihbarın ardından hasar miktarının sigorta şirketi tarafından hesaplanması gerektiğini, sigorta tazminatına faiz uygulanabilmesi için alacağın muaccel hale gelmesi gerektiğini, müvekkili olan şirket tarafından rücuen araç hasar tazminatı ve değer kaybı ödemesi yapıldığını, müvekkili olan sigorta şirketinin temerrüde düştüğü de ileri sürülemeyeceğini, davacının faiz talebinin de haksız ve yersiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıç tarihi de ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz olabileceği gibi yine müvekkili olan şirket dava açılmasına sebebiyet vermediğini ve yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden de sorumlu tutulmaması gerektiğinin kanaatinde olduklarını, müvekkili olan şirket tarafından davacının gerçek zararı karşılanmış olduğundan haksız davanın esastan reddini, aksi halde dosyanın meydana geldiği iddia edilen hasar miktarı ve değer kaybı konusunda uzman bilirkişiye tevdi ile rapor alınmasını, kusurun ve hasarın ispatlanamaması halinde davanın reddi ile yargılama harç ve giderleri ile ücreti-i vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Davalı şirket tarafından sigorta poliçesi, hasar dosyası, ekspertiz raporu ve fotoğrafların gönderilmiştir. Kazaya karışan araçlara ait trafik tescil kayıtlarının temin edilmiştir. Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi tarafından araçların tramer kaydı ve ilgili evrakların gönderildiği görülmüştür.
Trafik Kazasının Oluş Şekli; 11/01/2023 tarihinde saat 13:00 sıralarında İzmir ili, Balçova ilçesi, Yeşilcami sokak ile Timurlenk sokak kavşağı olduğu, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Yeşil Cami sokağından Timurlenk sokak kavşağına geldiği sırada Timurlenk sokağından gelen sürücü E. ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu maddi hasarlı trafik davaya konu kaza meydana geldiği anlaşılmıştır.
Dosyanın resen seçilecek makina mühendisi (otomotiv bilirkişisi) bilirkişisine tevdi edilerek, dosya kapsamı, taraf beyanları ve uyuşmazlık noktaları esas alınarak yasal düzenlemelere uygun olarak tarafların hasar bedeli, değer kaybı ve ikame araç ücreti oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarına ilişkin denetime elverişli, ayrıntılı bilirkişi heyeti raporunda özetle; Mevcut verilere göre:
*... plakalı ...marka davacı aracında meydana gelen toplam hasarın KDV dahil 34.351,88 TL olduğu;
*Davacı aracında meydana gelen değer kaybının 25.000 TL olduğu;
*Davacı aracında değerkaybı ile birlikte toplam hasarın KDV dahil 59.351,88 TL olduğu;
*Davalı sigorta tarafından davacıya toplamda değer kaybı ile birlikte 17.546,27 TL ödenmiş olduğundan hasardan geriye kalan 59.351,88 - 17.546,27 = 41.805,61 TL bedelin daha kaza tarihinden başlamak üzere yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesinden davalı sigortanın sorumlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı rapor edilmiştir.
Davacı ... vekili Av. ...'in 06/02/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle; 100,00 TL olarak talep edilen hasar tazminatı alacağını; 23.003,61 TL (Talep fark 22.903,61 TL) olacak şekilde ıslah ettiklerini, 100,00 TL olarak talep edilen değer kaybı bedeli tazminat alacağını; 18.802,00 TL (Talep fark 18.702,00 TL) olacak şekilde ıslah ettiklerini, ıslah edilen hasar tazminatı bedeline, değer kaybı tazminatı bedeline temerrüt tarihinden itibaren avans faiz işletilmesini, ıslah taleplerinin kabulüne ve ıslah yolu ile artırdıkları kısım ile dava dilekçesinde talep ettikleri miktarların birleştirilmesi sonucu; 23.003,61 TL hasar tazminatı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, ıslah taleplerinin kabulü ve ıslah yolu ile arttırdıkları kısım ile dava dilekçesinde talep ettikleri miktarların birleştirilmesi sonucu; 18.802,00 TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, 927,75 TL hasar tespiti ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiş, dilekçesini harçlandırmış ve davalıya tebliğ edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklı davacı aracında oluşan hasar ve değer bedeline ilişkin maddi tazminat davasıdır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Hadise tarihinde meydana gelen kazaya karışan tarafların kusurlu olup olmadığı, kaza neticesinde dava konusu araçta,hasar, değer kaybı ve ikame araç oluşup oluşmadığı,, hasar,değer kaybı ve ikame araç ücreti oluşması halinde tutarları,davacı tarafın faiz talep edip edemeyeceği, hangi tarihten itibaren ne tür faiz talep edebileceği, netice itibari ile, hasar, değer kaybı ve ikame araç ücretin e dair alacak kalemlerinin talep şartlarının oluşup oluşmadığı ve miktarı, noktalarında toplandığı anlaşılmakla;
Mahkememizce yapılan yargılamada toplanan deliller ve bilirkişi raporunda; ... plakalı ...marka davacı aracında meydana gelen toplam hasarın KDV dahil 34.351,88 TL olduğu, davacı aracında meydana gelen değer kaybının 25.000 TL olduğu, davacı aracında değer kaybı ile birlikte toplam hasarın KDV dahil 59.351,88 TL olduğu. davalı sigorta tarafından davacıya toplamda değer kaybı ile birlikte 17.546,27 TL ödenmiş olduğundan hasardan geriye kalan 59.351,88 - 17.546,27 = 41.805,61 TL davacının alacaklı olduğuna ilişkin ayrıntılı gerekçeli raporu kapsamı birlikte değerlendirilerek ıslah dilekçesindeki talep ile bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın KABULÜNE,
a-)Hasar bedeli olarak ...Sigorta yönünden, 23.003,61 TL alacak kaleminin 12.04.2023’e(müracaat tarihi) KTK 97. Madde mucibince 15 gün ilavesi ile 28.04.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b-)Değer kaybı bedeli olarak ...Sigorta yönünden, 18.802 TL alacak kaleminin 12.04.2023’e(müracaat tarihi) KTK 97. Madde mucibince 15 gün ilavesi ile 28.04.2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 2.855,74 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85 TL peşin harç ve 710,53 TL ıslah harcı toplamı 980,38 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 1.875,36 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 50,00 TL e-tebligat masrafı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 5,25 TL KEP ücreti ve ekspertiz ücreti 927,75 TL toplamı 3.983,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 710,53 TL ıslah harcı toplamı 1.250,23 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve yatırılan delil avansının bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
8-Dosya kapsamına göre, HUAK 18/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk faaliyeti ücreti olarak suçüstü ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin 6831 sayılı yasa hükümlerine göre davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı ...sigorta vekilinin yokluğunda,
Dair karar gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/04/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!