T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/661 Esas
KARAR NO : 2024/356
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 25/08/2023
KARAR TARİHİ : 07/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davalı tarafından müvekkili adına kayıtlı bulunan İzmir Çeşme İlçesi Reisdere Mahallesi...Parsel ... nolu bağımsız bölüm ve... parsel ... nolu bağımsız bölümde kain taşınmazlar üzerine haksız ve hukuka aykırı bir şekilde 27.000.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, bu ipotek tesislerinin hukuken geçerli bir usul takip edilmeksizin yapıldığını, borcun kaynağını oluşturan takibin dahi iptal edilmiş durumda olduğunu, davanın yetkili Mahkeme olarak İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinde açıldığını, müvekkilinin... Yapı İnşaat ve Ticaret AŞ tarafından inşa edilecek "..." isimli projeden iki adet taşınmaz almak istediğini, bu kapsamda müvekkilinin yüklenici ve... Yapı ile iletişime geçerek İzmir Çeşme İlçesi ...Mahallesi ... nolu bağımsız bölüm ve...nolu bağımsız bölümlerin alımı konusunda yüklenici... Yapı İnşaat ve Tic Aş ile anlaştığını, ödemelerini düzenli olarak gerçekleştiren müvekkilinin ödeme planına uygun olarak ödemelerini tamamladığını ve gayrimenkulün tapusunu almaya hak kazandığını, müvekkilinin tüm ödemelerini zamanında tamamlamasına, ifa yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesine rağmen taşınmazların tesliminin kendisine yapılmadığını, taşınmazların dava dışı... İnşaat tarafından... isimli kişiye devredildiğini, müvekkilinin... İnşaat Şirketi'ne ulaşmaya çalışırken alt proje yüklenici olarak kendisini tanıtan... Grup'un sahibi ... ... ile görüştüğünde bu sürecin ortaya çıktığını, bu görüşmede müvekkilinin... Firması'nın bu proje için davalı bankadan kredi kullandığını, bu sebeple arsa üzerine 27.000.000,00 TL tutarlı limit ipoteği kurulduğunu, kat irtifakına geçildiğinde de söz konusu ipoteğin proje kapsamındaki toplamda 124 adet bağımsız bölüme aktarıldığını, satış vaadine konu 33 ve 68 nolu bağımsız bölümlerin de ipotekli olduğunu,... Grup'un da alt yüklenici olarak... firmasından alacaklarını alamadığını, satış vaadi sözleşmesine taraf olmadığı halde projeyi... Grup'un tamamlayacağını ancak sözleşmedeki şartların harfiyen yerine getirilmeyeceğini bu haliyle kabul ederse taşınmazların satışını...'in gerçekleştirebileceğini öğrendiğini, müvekkilinin ... ile yaptığı görüşmede tüm ödemelerini tamamladığı taşınmazları üzerinde ipotek olduğunu öğrendiğini,... AŞ'nin taşınmaz yapı ruhsatı aldıktan sonra 18 ay içerisinde tamamlayacağını ve 29.09.2017'de teslim edeceğini bildirdiği taşınmazların zamanında teslim edilmediğini, projenin tamamlanmadığı ve taşınmazlar üzerinde ipotek olduğunun ortaya çıktığını, müvekkilinin yaptığı ödemeleri geri alma imkanı bulunmadığından taşınmazları bu şekilde devralmak zorunda kaldığını, taşınmazların hukuki ve fiili ayıplı olduğunu, müvekkilinin çaresizce 29.03.2018 tarihinde tapuları devraldığını, tapuları aldığı tarihten itibaren yaklaşık 1.5 sene boyunca davalı banka tarafından kendisine herhangi bir ihtarname, ibraname gönderilmediğini, kat ihtarına yönelik bilgi verilmediğini, müvekkilinin borcun ödendiği kanaati ile taşınmazlara pek çok masraf yaptığını, davalı bankanın basiretsiz hareket ettiğini, tahsil etmediği borç için bir yılı aşkın süre beklediğini, ipoteklerin yaklaşık %80'ini fekkettiğini, borca yüksek oranlarda faiz işleterek uzunca bir süre bekledikten sonra kötü niyetli hareket ederek Beyoğlu ... Noterliğinin... yevmiye sayılı 16.05.2019 tarihli ihtarnamesini gönderdiğini, bankanın bu ihtarda kredi borçlusu ve kefilleri muhatap dahi tutmayarak müvekkili ve beraberindeki 14 maliki toplam borç miktarı olan 20.598.364,00 TL'den sorumlu tuttuğunu, ardından İzmir Çeşme... parselde kat irtifakı tapular üzerindeki ipoteğin paraya çevrilmesi için İstanbul... İcra Müdürlüğünün... Sayılı dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlattığını, müvekkilinin davalı bankaya herhangi bir borcu, herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı bankanın keyfi fekler gerçekleştirdiğini, dava dışı... Yapı'nın proje için davalı banka ile imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesi kapsamında kredi kullanması sebebiyle müvekkilinin malik olduğu bağımsız bölümün de dahil olduğu arsa üzerine 27.000.000,00 TL tutarlı limit ipoteği kurulduğunu, daha sonra kat irtifakına geçildiğinde de söz konusu ipoteğin proje kapsamındaki toplamda 124 adet bağımsız bölüme aktarıldığını, davalı bankanın hem müvekkilinin hem de onlarca taşınmaz malikinin ciddi boyutlardaki mağduriyetine yol açtığını, ilk etapta aynı projenin diğer mağdurları olay ... ve ... için ayrı hukuki süreç başlatıldığını, davalı bankanın borçludan hiçbir tahsilat yapmaksızın keyfiyetle birçok bağımsız bölüm üzerindeki ipoteği fekkettiğini, davalı banka ile yüklenici firmanın anlaşması neticesinde 14.09.2017 tarihinde ipotekli 124 bağımsız bölümden malikin yüklenici olduğu toplamda 94 adet bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin kaldırıldığını, müvekkilinin maliki olduğu 33 ve 68 nolu bağımsız bölüm de dahil olmak üzere 30 adet bağımsız bölüm üzerinde her biri 27.000.000 TL'nın tamamından sorumlu olmak üzere ipoteğin devam ettiğini, davalı banka... Yapı'nın 29.09.2017 tarihinde daha inşaatın yarısını dahi tamamlamamış iken 94 bağımsız bölümün fekkini gerçekleştirdiğini, davalı banka tarafından fek işlemi gerçekleştirilecekse bunun inşaatın bitiş durumuna göre ve kademeli olarak gerçekleştirilmesinin açık olduğunu, projenin diğer mağdurlarından ... için İstanbul... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ... için Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası için yürütülen davalar kapsamında Çeşme Tapu Müdürlüğünden gelen müzekkerelerde bağımsız bölümleri, fekkedilen bağımsız bölüm maliklerinin kim olduklarının ortaya çıktığını,... - ... - İch İnşaat firmaları arasında yapılan devirlerde... Yapı'nın 10.10.2017 tarihinde ...Firması'na 53 adet bağımsız bölüm devri yaptığının görüleceğini ve bu bağımsız bölümler üzerindeki ipoteğin hepsinin 21.09.2017 tarihinde fek edildiğinin görüleceğini,... Yapı Şirketi'ne devirler yapıldığı sırada yetkilisinin... ve ..., devir sırasında...isimli firmanın yetkilisinin ... ... olduğunu, bahse konu şahısların aynı zamanda... Firması'nın borçlarından dolayı şahsen olarak da kefil olduklarını, davalı bankanın kredi sözleşmesine kefil olanlara değil ipotekli taşınmazı almak zorunda bırakılmış iyi niyetli üçüncü şahıs maliklere karşı icra takibine geçtiğini, yapılan işlemlerin iyi niyetli olmaktan uzak, şaibeli olduğunu, bahse konu firmaların açıkça organik bağ içerisinde olan kardeş firmalar olduğunu, kredi sözleşmesine kefil olan ...'ın ...Holding ve buna bağlı grup şirketlerinde bulunan mallarının bir kısmını piyasaya borcu bulunmayan grup şirketleriyle kendi şirketlerine ve yakın çevresindeki arkadaş ve akrabalarına geçirdiği gibi bir kısım malları da borsada yapacağı manipülasyonlarda kullanmak ve çok yüksek miktarlarda para kazanmak için sahibi olduğu holding ve bağlı grup şirketlerinin mallarını elden çıkardığını veya devrettiğini, borçlu ve kefil akrabaları, arsa sahibi tanıdıkları, kızları, dünürleri feklerden yararlandığını, projeye işlem yapan taşeron firmaların alacağa karşılık iktisap yaptığını, davalı bankanın bu devirlerin şerhsiz , ipoteksiz bir şekilde devrini sağlayarak duruma adeta aracı olduğunu, borçlusunun talimatıyla 124 adet bağımsız bölümden çoğu ipoteğin fekkedilmesinin açıkça hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı bankanın alacağını tahsil etmemesine rağmen 94 adet taşınmazın üzerindeki ipoteği sebep göstermeden fekkederek ve ipotek yükünü dağıtmaksızın 30 bağımsız bölümün her bir malikini 27 milyon TL borcun tamamından sorumlu tuttuğunu, davalı bankanın uzun yıllar asıl borçluya karşı hiçbir işlem yapmadığını, ipotek bedelinin bağımsız bölümlere paylaştırılmadığını, müvekkilinin borçtan şahsen sorumlu olmadığını, ipotekli taşınmazların maliki konumunda olduğunu, davalı bankanın toplamda 30 adet bağımsız bölüm üzerinde aynı alacak için ve ipotek miktarı dağıtılmaksızın her biri 27 milyon TL ile sorumlu olmak üzere ipoteği bulunduğu halde toplamda 15 adet bağımsız bölümdeki ipoteği paraya çevirmek istemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı bankanın basiretli bir tacir olarak yapması gereken ipotek sorumluluğunu dağıtma işlemini yapmadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin haklı tutularak her bir bağımsız bölüm için 200.000 TL olmak üzere 400.000 TL üzerinden dava açıldığını, davalı bankanın müvekkiline ve diğer taşınmaz maliklerine karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyasından başlatmış olduğu ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin icra takibinin pek çok iptal davasına konu edildiğini, dava açıp kazananlardan birinin müvekkili olduğunu, İstanbul... İcra Hukuk Mahkemesinin... Esas... Karar sayılı dosyasıyla müvekkili bakımından takibin iptal edildiğini, mahkeme kararıyla da takiplerde usulsüzlük olduğunun kesinleşmiş bulunduğunu, gerekçeli kararda açıkça davalı bankanın takip öncesi birçok taşınmazı fekkettiği ancak fekketmediği toplam 25 adet taşınmaz, 30 maliki ipotekli takibi yöneltmesi gerektiğinden takibin bu şekilde başlatılmadığının belirtildiğini, şu aşamada takip dosyasının takipsizlik ile kapatıldığını, davalının art niyetli şekilde faiz işlettiğini, ...Yapı Çelik İnşaat AŞ'nin müşterek ve müteselsil kefil konumunda olduğunu ve bambaşka bir şirket olduğunu, ancak davalı bankanın gönderdiği ve kefiller için açılan icra takiplerinde bu şirketin eski unvan adı altında devre dışı bırakıldığını, asıl borçlu ile hemen hemen aynı unvandaki... İnşaat AŞ'nin taraf gösterildiğinin görüleceğini, mağdur ...ün dava dosyasında alınan bilirkişi heyet raporuyla tüm usulsüzlüklerin ispatlandığını bildirerek davalı banka tarafından kat ihtarının düzenlenmesinden yasal takibe geçilmesi sürecine kadar gerçekleştirilen bütün işlemlerin hukuka aykırılığının tespitine, müvekkilinin davalı bankaya karşı ne asli ne de feri hiçbir borcunun bulunmadığının tespitine, müvekkilinin taşınmazları üzerinde bulunan ipoteğin ivedi olarak fekkedilmesine, davalı banka aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Davacının taşınmazı ipotek yükü ile birlikte ve kat irtifakı kurulduktan sonra devraldığını, taşınmazın iktisabından önce yapılan fek işlemlerinin ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, davacının tapu kaydındaki ipotek şerhinin sonuçlarını bilerek ve görerek satın aldığından ipotek şerhinden haberi olmadığını ileri süremeyeceğini, davacının yaptığı masraflar nedeniyle taşınmazı almak zorunda kaldığında yönelik iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının ipoteğin dağıtılmasına ilişkin iddia ve taleplerinin haksız olduğunu, kredili firma... inşaatın ipotekli taşınmazları devretmiş olduğundan davacının taşınmazı dahil tüm ipotekli taşınmazdan alacaklarını talep etme hakkına haiz olduğunu, davacının müvekkilinin kendisi zararına ipotek fekler yaptığına yönelik iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının malik adına taşınmaz kat irtifakı kurulduktan çok sonra davacıya satıldığını,... Yapı A.Ş. Ye kullandırılan kredilerin banka takip hesaplarına intikal ettiği 26/06/2018 tarihinde toplam 28 adet bağımsız bölüm üzerinde devam eden ipoteklerin mevcut olduğunu, takibe intikal tarihinden önce krediler henüz devam ederken firmanın taşınmazların büyük bir kısmını sattığını ve satış tutarlarını krediye mahsuben bankaya ödenmek suretiyle satılan bu taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kısmen fek edildiğini, söz konusu feklerin tamamının davacı tarafından taşınmaz iktisap edilmeden önce yapıldığını, takibe intikal tarihinden sonra devam eden 28 adet bağımsız bölüm üzerindeki ipotekli taşınmazların maliklerinde bir kısmınında müvekkili bankadan konut kredisi kullandıklarını, banka lehine kurulmuş 27.000.000,00 TL bedelli ipoteğin teminat kapsamına girdiğini, ipotekli taşınmazların ipotek yükü ile satın alan maliklerin bu borçtan da ipotek yükü ile sorumlu olduğunu, daha önce müvekkili aleyhine neticelenen takibin iptali davalarının usulü eksiklik nedeniyle neticelendiğini, önce rehne başvuru kuralının kanunun emredici hükmü olduğunu, bildirerek davalı tarafın ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddine, takip bedelinin %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında icra takibinin... A.Ş. tarafından davacı ...'ın da içinde bulunduğu taraflar aleyhine 45.873.537,79 TL takip çıkış miktarı üzerinden ipotek limiti 27 milyon TL'yi aşmamak üzere İzmir Çeşme... Mah. ... Parselde kayıtlı...sayılı bağımsız bölümler ile ilgili ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibe ilişkin olduğu belirlenmiştir.
Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin Mahkememizce verilen 17/11/2023 tarihli ara karar İzmir BAM .... Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı kararıyla kaldırılarak davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile 250.000 TL nakit veya kesin teminat mektubunun karşılığında davacıya ait olan İzmir Çeşme ilçesi ... Parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 33 ve 68 nolu bağımsız bölüm sayılı taşınmazların İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasından cebri icra yoluyla satışının tedbiren durdurulmasına karar verildiği, kararda belirtilen teminatın ibraz edilmediği belirlenmiştir.
Aşamada davacı vekili 22/03/2024 tarihli dilekçesi ile açtıkları davayı HMK 123. Maddesi kapsamında geri aldıklarını masraf ve vekalet ücreti taleplerinden gerek asaleten gerek vekil sıfatıyla feragat ettiklerini bildirdiği; Davalı vekilinin 26/03/2024 tarihli dilekçesiyle davacı tarafından sunulan geri alma beyanını kabul ettiklerini, herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını beyan ettiklerini bildirdikleri; Davacı vekilinin 03/05/2024 Uyap tarihli dilekçesiyle duruşma günü beklenmeksizin davanın geri alınması taleplerinin kabulüne, davalı vekili 06/05/2024 tarihli dilekçesiyle duruşma günü beklenmeksizin davanın geri alınması ve taraflarının geri almayı kabul beyanları doğrultusunda karar verilmesini talep ettikleri belirlenerek dosya duruşma günü beklenmeksizin ele alınarak HMK 123. Maddesi "(1) Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/10 md.) Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir." hükmü kapsamında davacının davayı geri alması ve davalı tarafça kabul edilmesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın HMK 123. Madde gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın peşin olarak yatırılan 6.831,00 TL ve tamamlama harcı olarak yatırılan 454.261,50 TL toplamı 461.092,50 TL'den mahsubu ile bakiye 460.664,90 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-HUAK 18/A maddesi gereğince Zorunlu Arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL Arabuluculuk giderinin 6831 sayılı yasa hükümlerine göre davacı taraftan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Talep olmadığından davalı taraf lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansının bakiyesinin davacı tarafa iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda tebliğden itibaren iki hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/05/2024
Başkan...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip ...
imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!