T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/551 Esas
KARAR NO : 2024/101
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 13/07/2023
KARAR TARİHİ : 07/02/2024
Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu düzenlemeleri gereği "Serbest tüketici" olarak sınıflandırılmış olan davacı şirket ile davalı şirket arasında 05.01.2022 tarihli 01.02.2022-31.01.2023 dönemine ilişkin "Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma" sözleşmesinin akdedildiğini, sözleşmenin 9.1. maddesinde sözleşmenin sona ermesinden 2 ay önce taraflarca yazılı fesih bildirimi yapılmadığı takdirde sözleşmenin birer yıllık sürelerle uzamış sayılacağının düzenlendiğini, fesih bildirimi yapılması gereken 05.11.2022 tarihine kadar taraflarca fesih bildirimi yapılmadığını ve sözleşmenin bir yıl uzadığını, sözleşmenin 5.1. maddesinde elektrik harcamaların hesaplama yönteminin (...)x... olarak formüle edildiğini ve ... tarafından belirlenen birim fiyatlar üzerinden 5.2. maddede belirlenmiş olan 1,0240 oranındaki ... katsayısı ile çarpılmak suretiyle faturalandırmanın yapıldığını, sözleşmenin uzama süresinden sonra davalı şirketin pazarlama sorumlusu olan ... tarafından sözleşmeyi yenileme ve sabit birim fiyatlı sözleşmeye geçme teklifinde bulunulduğunu, seçim sonrası elektrik fiyatlarının yüksek oranda zamlanacağı söylenerek davacı şirketin 23.12.2022 tarihli “Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma (Sabit Birim Bedelli)” sözleşmesini akdetmeye ikna edildiğini, davalı şirketin pazarlama sorumlusu tarafından elektrik fiyatlarının zamlanacağı söylenmişse de Ocak 2023 tarihi itibariyle elektrik fiyatlarının 490Kr/Kwh kalmaya başladığını, davacı şirketin pazarlama sorumlusu tarafından bu indirimlerin bir seçim yatırımı olduğu, seçimden sonra fiyatların en az 630Kr/Kwh olacağının beyan edildiğini, yanıltıcı bilgi ve beyanlarla, hileli davranışlarla davacı şirketin iradesinin fesada uğratıldığını, davacı şirkete çok büyük zarar edeceği korkusunun verildiğini, davacı şirketin sabit birim bedelli sözleşme yapmaya yönlendirildiğini, davacı şirket tarafından 23.12.2022 tarihli sözleşme ve eki protokolün haklı nedenle feshedildiğini, bunun üzerine davalı şirket tarafından "..." nolu cezai şart bedeli" açıklamalı faturanın tanzim edildiğini, faturaya karşı yasal süresi içerisinde iade ve itiraz işlemlerinin gerçekleştirildiğini, 23.12.2022 tarihli sözleşme nedeniyle sabit birim fiyat üzerinden hesaplanan tutarlar ile sözleşme öncesi taraflar arasında uygulanagelen fatura hesaplamalarına göre olması gereken tutarlar arasındaki farkın haksız olduğu ve iadesinin gerektiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını beyan ederek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 23.12.2022 düzenleme ve 01.02.2023 yürürlük tarihli "Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma (Sabit Birim Bedelli)" sözleşme nedeniyle sabit birim fiyat üzerinden hesaplanan tutarlar ile bu sözleşme öncesi taraflar arasında uygulanagelen önceki fatura hesaplamalarına göre olması gereken tutarlar arasında oluşan farkın şimdilik 1.000,00 TL'sinin haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle; davalı şirketin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından verilen ... elektrik tedarik lisansı kapsamında ülke genelinde son kullanıcılara elektrik enerjisi satışı faaliyetinde bulunduğunu, taraflar arasında akdedilen elektrik enerjisi satış sözleşmesi kapsamında davacı şirkete elektrik enerjisi tedarik edildiğini, davacı şirketin sözleşmeyi süresinden önce haksız şekilde feshederek farklı bir tedarikçiden enerji almaya başladığını, taraflar arasında 05.01.2022 tarihinde 1 yıl süreli "Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma" sözleşmesinin akdedildiğini, enerji tedarikinin 01.02.2022-31.01.2023 tarihleri arasında sağlandığını, sözleşmenin (PTF+YEKDEM)*... formülü ile ifade edilen maliyet esaslı bir sözleşme olduğunu, elektrik piyasasında, elektrik maliyetinin ... (piyasa takas fiyatı) ve ... (yenilenebilir enerji destekleme mekanizması) bedellerinden oluştuğunu, ... olarak ifade edilenin ise tedarik şirketinin finansal maliyeti, işletme maliyeti, işçilik maliyeti gibi enerji tedarik maliyeti dışındaki diğer tüm maliyetler ile makul kar dikkate alınarak belirlenen katsayıyı ifade ettiğini, maliyet esaslı sözleşmede elektrik birim fiyatının sabit olmadığını, PTF'nin saatlik bazda değiştiğini ve buna göre fiyatlandırıldığını, bunun sonucu olarak her ay elektrik birim fiyatının farklı çıkabildiğini, tarafların yeni elektrik tedarik dönemi için 23.12.2022 tarihinde 01.02.2023 tarihinden itibaren 1 yıllık süre için yeni bir sözleşme akdettiklerini, sözleşmenin bazı maddeleri değiştirilerek 23.12.2022 tarihli ek protokolün imzalandığını, 23.12.2022 tarihli sözleşmenin maliyet esaslı değil sabit birim fiyatlı olduğunu, sözleşmeye göre elektrik birim fiyatının 1 yıl boyunca sabit kalacağını, elektrik maliyetleri artsa da azalsa da davacının bundan etkilenmeyeceğini, enerji fiyatının değişmeyeceğini, ek protokolün 5.5. maddesinde birim fiyatın değişmeyeceğinin vurgulandığını, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle davalı şirketin ciddi zarara uğradığını, tarafların ilk sözleşmeyi yenilemek yerine yeni tedarik dönemi için yeni bir sözleşme yapmayı tercih etmeleri nedeniyle ilk sözleşmenin ortadan kalktığını, ilk sözleşmenin yenilendiği şeklindeki iddiaların gerçekle bağdaşmadığını, davacı şirket tarafından yeni sözleşme kapsamında düzenlenen faturalara itiraz edilmediğini ve faturaların ihtirazi kayıtsız ödendiğini, tacir olan davacı şirketin ticari seçenek ve sonuçlarını inceleyerek tercih yaptığını, süresinden önce fesih nedeniyle sözleşmeye uygun olarak ... nolu cezai bedel faturasının tahakkuk ettirdiğini, faturanın ödenmemesi üzerine davacı şirket aleyhine 05.07.2023 tarihinde Merkezi Takip Sistemi ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacı şirket tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, davacı şirketin tacir olduğunu, yıllık tüketim miktarı nedeniyle Son Kaynak Tedarik Tebliği ve EPDK kararları kapsamında yüksek tüketimli müşteri olduğunu, davacı davacı şirketin iradesinin fesada uğratıldığı, yanıltıldığı, korkutulduğu şeklindeki iddiaların dayanaksız ve hukuken geçersiz olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Dava; hile hukuki nedenine dayalı olarak fazladan ödendiği iddia olunan fatura bedellerinin iadesi istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde taraflar arasında akdedilen 23.12.2022 tarihli “Yüksek Tüketimli Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma (Sabit Birim Bedelli)” başlıklı sözleşmenin aldatma (hile) ile yapıldığı iddiasına dayanılmış olup, 6098 sayılı TBK'nın 36/1. maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre hata, hile, ikrah her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Sözleşmeyle bağlı olmadığı bildirimi (iptal hakkı), irade bozukluğunun öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, def'i yahut dava yoluyla da kullanılabilir.
Davacı tacir olup, 6102 sayılı TTK'nın 18/2. maddesi hükmü gereğince ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin tarafların rızası dahilinde yapıldığı, davalı şirketin pazarlama sorumlusu tarafından elektrik fiyatlarının yüksek oranda artacağı şeklindeki bir söylemin hileye sebebiyet vermesi mümkün olmadığı gibi tacir olan ve kanunen basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü olan davacı şirketin davalı şirketin elektrik fiyatlarının yüksek oranda artacağı şeklindeki söylemine rağmen elektrik fiyatlarının artmaması nedeniyle sözleşmenin aldatma sebebiyle geçersiz olduğunu iddia etmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Davanın REDDİNE,
Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,80 TL harcın mahsubu ile 157,80 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Bakiye avans hakkında HMK'nın 333. maddesine göre işlem yapılmasına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında suçüstü ödeneğinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya bulunduğu yerde varsa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, yoksa Asliye Hukuk Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/02/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!