WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

İZMIR 6. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/504 Esas
KARAR NO : 2024/205
DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 20/06/2023
KARAR TARİHİ : 11/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili, kendisine ait ... ve ... plakalı araçları, şoförleriyle birlikte davalı ... Lojistik Servis Hizmetleri İthalat İhracat San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin (Bu şirketin unvan değişikliği yapmadan önceki unvanı... ve Dış Tic. Ltd. Şti.'dir.) işlerinde aylarca çalıştırdığını, yapılan işler karşılığında fatura düzenlenmesine rağmen, davalı tarafça ödemelerin büyük çoğunluğu yapılmadığını, davalı taraf, müvekkiline ileri tarihli çek vermiş ise de vade tarihinde çekin karşılığının çıkmaması nedeniyle 2022 yılı Temmuz ayından, 2023 yılı Ocak ayına kadar (dahil) yapılan çalışmaların büyük çoğunluğu karşılıksız kaldığını, müvekkili ve ailesi ekonomik zorluk içerisinde bırakıldığını, faturalar, davacının banka hesap hareketleri, tarafların ticari defter ve kayıtları birlikte incelendiğinde haklı alacaklarının varlığı tespit edilmiş olacağını, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi amacıyla arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak davalının ödeme yapmaması sebebiyle anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafın çok sayıda şoförü ve taşımacıyı benzer şekilde mağdur ettiği ve haklı alacaklarını ödemeyip, alabiliyorsanız yargı yoluyla alın şeklinde olumsuz dönüş yaptıklarını öğrendiklerini, İİK madde 257 kapsamında, dava sonunda lehimize hükmedilecek alacak ve tazminat miktarlarının tahsil mütekabiliyetini sağlamak ve müvekkilin haklı alacağına ulaşmasını temin etmek amacıyla, davalı şirketin menkul ve gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının üzerine tedbirde ölçülülük ilkesine riayet edilerek ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla; davaıın kabulüne ve ödenmeyen fatura bedelleri için şimdilik istenen 20.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi ve ekleri tebliğ edilmiş olup, yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT :
Mahkememizin 22/11/2023 tarihli duruşmasının 6 nolu ara kararı uyarınca "Davacı vekiline eksik gider avansını mahkeme veznesine yatırmak üzere iki hafta kesin süre verilmesine, aksi halde HMK 324/2 maddesi uyarınca bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve dosyada usulü işlemlerin yapılamayacağının ihtarına, (ihtarat yapıldı)" davacı vekiline kesin süre verildiği,
Davacı vekili tarafından mahkememizce verilen iki haftalık kesin süreye rağmen ödeme yapılmadığı anlaşıldığı,
1086 sayılı Kanunun yürürlükte olduğu dönemde usulüne uygun olarak düzenlenmiş bulunan senetler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra da geçerliliklerini korur.
Kanun açıkça bir istisna getirmediğine göre dava şartı olarak düzenlenen gider avansının alınması kuralının 1086 Sayılı HUMK döneminde açılan derdest davalarda da uygulanması gerekecektir.
Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır.
HMK.’un 115/2 maddedeki kurala göre ise “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”. Düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise, hakim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir.
Davacı tarafa duruşmada yokluğunda "iki haftalık kesin mehil verilmesine" karar verildiği, ara kararına uyulmamasının doğuracağı sonucun kararda belirtildiği; kesin süreye ilişkin bu ara kararının müteakiben tebliğ edildiği, davacı kesin süreye rağmen bilirkişiye takdir edilen ücreti ödemediği anlaşılmaktadır. Kesin süre içinde yapılması gereken işlemi, süresinde yapmayan tarafın o işlemi yapma hakkı ortadan kalkar. (HMK. m. 94/3)
İkamesi talep edilecek deliller için avans belirlenip, bunun da gösterilmesi ve belirlenen avansın aynı kesin süre içinde yatırılmasının delil bildirmeyle ilgili ara kararında yer alması mecburiyeti de bulunmamaktadır. Tarafların her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece avans belirlenip, bunun yatırılması için ayrıca kesin süre verilmesi mümkündür (6100 s. HMK. m. 324/1). Zira Yönetmeliğin 45/5.maddesinde de delil avansının ödenmesine, hakim tarafından dilekçelerin verilmesi, ön inceleme aşaması veya tahkikatın başında karar verilebileceği düzenlenmiştir.
Açıklanan gerekçelerle; mahkememizce verilen iki hafta kesin süreye ve aksi halde HMK 324/2 maddesi uyarınca bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ihtarına rağmen bilirkişi heyetine takdir olunan ücreti ödemediği ve davacının davasını ispat edemediği,
Konuya ilişkin Yargıtay içtihatları gözönüne alındığında, taraflardan herhangi biri bir delile dayanıyor ise onun masrafını karşılaması zorunlu olup, davacının dava dilekçesinde bilirkişi deliline dayandığından buna ilişkin yargılama giderlerini yatırmakla zorunlu olduğu, tarafların bilirkişi deliline dayanması halinde mahkemenin resen bilirkişi incelemesi yaptıramayacağı, resen bir yargılama giderinin karşılanabilmesi için ancak tarafların dayandıkları delil dışında mahkemece resen toplanması gereken bir delille başvurulması halinde, suç üstü ödeneğinden o masrafın karşılanabileceği, somut olayda bilirkişi incelemesi deliline dayanan davacının yargılamanın diğer aşamalarında da yine bu talebini tekrarlamakla bu delile ilişkin yargılama giderlerini karşılaması gerekirken verilen kesin süre içerisinde bu delil masrafının karşılanmaması nedeniyle dava koşulları oluşmadığından davacı tarafından açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir
HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davanın usulden REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 341,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye 86,05 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama harç ve giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına.
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,
5-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda;
Dair karar gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/03/2024
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza